ب د أ

KÖK HARFLER:  ب د أ

ANLAM: 

بَدَأَ : Bir şey ile başlamak, onu ilk yapmak, ona öncelik vermek.

AÇIKLAMA:

“Şunu öne aldım, ona öncelik verdim veya onun önceliğe sahip olmasını ya da ilk olmasını sağladım, onunla başladım” anlamında fiil olarak بَدَأْتُ بِكَذَا ve أَبْدَأْتُ بِهِ ve اِبْتَدَأْتُ şeklinde kullanılır.

بَدْءٌ ve اِبْتِدَاء : Bir nesneyi, herhangi bir şekilde, bir diğerine takdim etmek, onun önüne almak, önceliği ona vermek, diğeri karşısında bir önceliğe sahip olmasını sağlamak, diğerinden önce onunla başlamak.

Yüce Allah şöyle buyurmuştur: وَبَدَأَ خَلْقَ اْلاِنْسَانَ مِنْ طِينٍ Ve insanı yaratmaya çamurdan başladı (32/7); كَيْفَ بَدَأَ الْخَلْقَ Nasıl yarattığına bakınız (29/20); اَللّهُ يَبْدَأُ الْخَلْقَ Allah, yaratmayı ilk başta gerçekleştirendir (10/34); كَمَا بَدَأَكُمْ تَعُودُونَ Sizi ilkin yarattığı gibi yine O’na döneceksiniz (7/29).

مَبْدَأُ الشَّيْءِ : Bir nesnenin kendisinden mürekkep olduğu ya da kendisinden oluştuğu şey. Bu açıdan harfler sözün mebdeidir. Ahşap, kapının ve sedirin bir mebdeidir. Hurma çekirdeği hurma ağacının bir mebdeidir. Liderler ya da ileri gelenler sayıldığında ilk olarak kendisiyle başlanan lidere ya da ileri gelene بَدْءٌ denir.

اللهُ هُوَ الْمُبْدِئُ وَالْمُعِيد : “Allah’tır işte o başlatan ve geri döndüren” sözü, başlangıcın ve sonun, nihayetin gerçek sebebi Allah’tır anlamındadır.

“Geldiği yoldan geri döndü” anlamında رَجَعَ عَوْدُهُ عَلَى بَدْئِهِ denir.

فَعَلَ ذلِكَ عَائِدًا وَبَادِئاً وَمُعِيدًا وَمُبْدِئًا : Onu tekrar geri dönerek ve başlayarak, döndürerek ve başlatarak yaptı.

أَبْدَأْتُ مِنْ أَرْضٍ كَذَا : Çıkmaya şöyle bir yerden başladım.

Yüce Allah’ın: بَادِيءَ الرَّأْيِ Sıradan bir insan olduğunu görüyoruz (11/27) âyetinde söz konusu olan, “düşüncenin başlangıcını oluşturan ilk düşüncedir” ki esasında aceleyle oluşturulmuş, ham, olgunlaşmamış bir düşüncedir. Bu kelime hemzesiz olarak بَادِيَ şeklinde de okunmuştur. Bu okuyuşa göre ise “zuhur eden, görünen, üzerinde hiç düşünülmemiş, ilk düşünce” anlamına gelir.

شَيْءٌ بَدِيءٌ : Daha önce bilinmeyen şey. Daha önce imal edilmemiş, işlenmemiş olması yönüyle بَدِيع gibidir. 

بُدْأة : Taksimde kendisiyle başlanan pay. Buradan hareketle “büyük et parçasına” عَظِيمَةُ بَدْءٍ denmiştir.

DİĞER BAZI TÜREVLER:

بَدَأَ (geniş zaman يَبْدَأُ mastar isim بَدْءٌ):

بَدَأَ بِهِ veya اِبْتَدَأَ بِهِ : Onunla başladı; onu ilk yaptı; ona öncelik verdi.

بَدَأَ الشَّىْءُ : O (bir şey) ilk defa başladı; meydana geldi veya var oldu.

بَدَأَ الْخَلْقَ : O (Allah (c.c.)) yaradılışı başlattı veya meydana getirdi.

بَدَأَ الشَّىْءَ ve اَبْدَأَهُ ve اِبْتَدَأَ : Zaten var olan bir şeyi örnek alarak değil, o şeyi başlangıçta ilk o meydana getirdi.

بَدَأَ اَوْ اَبْدَأَ اللّٰهُ الْخَلْقَ : Yaradılışı Allah (c.c.) başlattı veya meydana getirdi.

بَدَأَ الْبِئْرَ : Kuyuyu ilk defa o kazdı.

KUR’ÂN’DA GEÇEN TÜREVLERİ: 

Aşağıdaki tabloda Kur’ân’da geçen ve bu kökten gelen kelime türevleri, bunların gramatik adlandırılışları, Kur’ân’da kaç kere geçmiş olduğu belirtilmiş ve örnek bir ayet için, sûre/âyet numarası verilmiştir.


Tür Adet Anlam Örnek Âyet
بَدَأَ fiil-I 12 Başladı, ilk önce yaptı 29/20
أَبْدَأَ fiil-IV 3 Yoktan yarattı 29/19

Toplam: 15

BENZERLİKLER VE FARKLILIKLAR: 

Kök Harflerinin Yer Değişimi

Mahreci Benzeyen Kökler

Benzer Manada Kelimeler

  • بَدَأَ
  • بَدْءٌ
    • مُقْتَبَلٌ > bak: ق ب ل
    • مُفْتَتَحٌ > bak: ف ت ح
    • بِدَايَةٌ > bu kök
    • مَبْدَأٌ > bu kök

Zıt Manada Kelimeler

TÜRKÇEYE GEÇEN KELİMELER: 

Aşağıdaki tabloda bu kökten Türkçeye geçmiş olan kelimeler, bunların Arapça yazılışları, Türkçe anlamları verilmiştir. Bu kelimelerin bazılarına günümüz Türkçesinde pek rastlanmaz. Daha çok Osmanlıca metinlerde görülmektedir.

Bed’ بَدْء Evvel, iptidai, başlangıç.
Bede’ بَدَأ *Başlayış. Başlama.
Bedet بَدْأَة Başlangıç.
Bidâyet بِدَايَة Başlama, başlangıç.
Mebde’ مَبْدَأ Baş, başlangıç. Baş taraf. Kaynak, kök.  Çoğul: Mebâdî
Mebdeiyyet مَبْدَئِيَّة *Başlangıç olma işi.
İbdâ’ إِبْدَاء Yaratma, yoktan var etme.
Tebeddü’ تَبَدُّأ Başlamak.
İbtidâ’ اِبْتِدَاء Baş taraf. Evvel. Başlangıç. En önce, başta. İbtidâî
Mübtedî مُبْتَدِي Yeni. Başlayan.
Mübtedâ’ مُبْتَدَاء Baş taraf, başlangıç. Baş.

ÂYETLER:

DİKKAT! İncelediğimiz kökten gelen kelimeleri, Kur’an-ı Kerim’deki yerlerinde, yakın çevresindeki kelimelerle ilişkilerini gösterecek şekilde listeliyoruz. Uzun ayetlerin sadece bir bölümünü ele aldık. Bazı ayetlerin sadece bir kısmını gördüğümüz için, ayetler hakkında yanlış bir hüküm verilmemesi gerekir. Tamamını ele aldığımız ayetlerin meallerinin sonuna bir yıldız (*) işareti konmuştur.

بَدَأَ : Fiil-I.

7:29
وَادْعُوهُ مُخْلِصِينَ لَهُ الدِّينَ كَمَا بَدَأَكُمْ تَعُودُونَ
Diyanet Meali: “Dini Allah’a has kılarak O’na ibadet edin. Sizi başlangıçta yarattığı gibi (yine O’na) döneceksiniz.”
9:13 وَهَمُّوا بِإِخْرَاجِ الرَّسُولِ وَهُمْ بَدَءُوكُمْ أَوَّلَ مَرَّةٍ
Diyanet Meali: Peygamberi yurdundan çıkarmaya kalkışan ve üstelik size tecavüzü ilk defa kendileri başlatan (bir kavimle savaşmaz mısınız)?
10:4 إِنَّهُ يَبْدَأُ الْخَلْقَ ثُمَّ يُعِيدُهُ
Diyanet Meali: Şüphesiz O, başlangıçta yaratmayı yapar, sonra, (iman edip salih ameller işleyenleri adaletle mükâfatlandırmak için) onu (yaratmayı) tekrar eder.
10:34 قُلْ هَلْ مِنْ شُرَكَائِكُمْ مَنْ يَبْدَأُ الْخَلْقَ ثُمَّ يُعِيدُهُ
Diyanet Meali: De ki: “Allah’a koştuğunuz ortaklarınızdan, başlangıçta yaratmayı yapacak, sonra onu tekrarlayacak kimse var mı?”
10:34 قُلِ اللَّهُ يَبْدَأُ الْخَلْقَ ثُمَّ يُعِيدُهُ فَأَنَّىٰ تُؤْفَكُونَ
Diyanet Meali: De ki: “Allah, başlangıçta yaratmayı yapar, sonra onu tekrar eder. O hâlde, nasıl oluyor da (haktan) çevriliyorsunuz?”
12:76 فَبَدَأَ بِأَوْعِيَتِهِمْ قَبْلَ وِعَاءِ أَخِيهِ ثُمَّ اسْتَخْرَجَهَا مِنْ وِعَاءِ أَخِيهِ
Diyanet Meali: Bunun üzerine Yûsuf, kardeşinin yükünden önce onların yüklerini aramaya başladı. Sonra su kabını kardeşinin yükünden çıkardı.
21:104 كَمَا بَدَأْنَا أَوَّلَ خَلْقٍ نُعِيدُهُ وَعْدًا عَلَيْنَا إِنَّا كُنَّا فَاعِلِينَ
Diyanet Meali: Başlangıçta ilk yaratmayı nasıl yaptıysak, -üzerimize aldığımız bir vaad olarak- onu yine yapacağız. Biz bunu muhakkak yapacağız.
27:64 أَمَّنْ يَبْدَأُ الْخَلْقَ ثُمَّ يُعِيدُهُ وَمَنْ يَرْزُقُكُمْ مِنَ السَّمَاءِ وَالْأَرْضِ
Diyanet Meali: Yoksa, başlangıçta yaratmayı yapan, sonra onu tekrarlayan ve sizi gökten ve yerden rızıklandıran mı?
29:20 قُلْ سِيرُوا فِي الْأَرْضِ فَانْظُرُوا كَيْفَ بَدَأَ الْخَلْقَ
Diyanet Meali: De ki: “Yeryüzünde dolaşın da Allah’ın başlangıçta yaratmayı nasıl yaptığına bakın.”
30:11 اللَّهُ يَبْدَأُ الْخَلْقَ ثُمَّ يُعِيدُهُ ثُمَّ إِلَيْهِ تُرْجَعُونَ
Diyanet Meali: Allah, başlangıçta yaratmayı yapar, sonra onu tekrar eder. Sonra da yalnız O’na döndürüleceksiniz.*
30:27 وَهُوَ الَّذِي يَبْدَأُ الْخَلْقَ ثُمَّ يُعِيدُهُ وَهُوَ أَهْوَنُ عَلَيْهِ
Diyanet Meali: O, başlangıçta yaratmayı yapan, sonra onu tekrarlayacak olandır. Bu, O’na göre (ilk yaratmadan) daha kolaydır.
32:7 الَّذِي أَحْسَنَ كُلَّ شَيْءٍ خَلَقَهُ وَبَدَأَ خَلْقَ الْإِنْسَانِ مِنْ طِينٍ
Diyanet Meali: O ki, yarattığı her şeyi güzel yaptı. İnsanı yaratmaya da çamurdan başladı.

أَبْدَأَ : Fiil-IV. 

29:19 أَوَلَمْ يَرَوْا كَيْفَ يُبْدِئُ اللَّهُ الْخَلْقَ ثُمَّ يُعِيدُهُ
Diyanet Meali: Onlar, Allah’ın başlangıçta yaratmayı nasıl yaptığını, sonra onu nasıl tekrarladığını görmüyorlar mı?
34:49 قُلْ جَاءَ الْحَقُّ وَمَا يُبْدِئُ الْبَاطِلُ وَمَا يُعِيدُ
Diyanet Meali: De ki: “Hak geldi. Artık batıl yeni bir şey ortaya çıkaramaz, eskiyi de geri getiremez.”*
85:13 إِنَّهُ هُوَ يُبْدِئُ وَيُعِيدُ
Diyanet Meali: Şüphesiz O, başlangıçta yaratmayı yapar, sonra onu tekrarlar.*