ب ك ر

KÖK HARFLER:  ب ك ر

ANLAM: 

بَكَرَ : Sabah erkenden çıkmak.

AÇIKLAMA:

Kelimenin aslı “günün başlarını” ifade eden بُكْرَةٌ kelimesidir. 

Kendi lafzından “yaptığı işi anlatan fiil” türetilerek, “Filan kişi بُكْرَةٌ denen vakitte (yani günün başlarında) çıktı” anlamında بَكَرَهُ فُلاَنٌ denmiştir. Bu fiilin mastarı بُكُورٌ şeklinde gelir. 

بُكُورٌ : Günün başlarında çıkmada mübalağa eden. Aşırı erkenci.

بَكَّرَ فِي حَاجَتِهِ ve ابْتَكَرَ ve باَكَرَ ، مُبَاكَرَةً : İhtiyaç duyulan şeyi yapmak, başarıyla sonuçlandırmak ya da elde etmek için erkenden gitti, davrandı ya da acele etti. Günün diğer vakitlerinden önce gelmesinden dolayı, بُكْرَةٌ’de bir acele etme anlamının olduğu düşünülerek “acele edenlerin tümüne” بَكَّرَ denmiştir.

İlk doğan çocuk بِكْرٌ diye adlandırılmıştır. Doğumunda ana ve babasına da aynı şekilde bu ad verilmiştir. Burada maksat tıpkı بَيْتُ الله ifadesinde olduğu gibi, onu yüceltmektir. Bununla “onun sevabına ve ahrette kullarından salih olanlara hazırladığı, kendisine fenânın, yok olmanın ilişmeyeceği şeylere” işaret edildiği söylenmiştir. Yüce Allah’ın وَاِنَّ الدَّارَ الْاٰخِرَةَ لَهِيَ الْحَيَوَانُۢ Ahiret yurduna gelince, işte gerçek hayat odur (29/64) sözüyle işaret edilen de budur.

Yüce Allah’ın şu sözünde geçen بِكْرٌ kelimesi “hiç yavru doğurmamış (inek)” anlamındadır: لاَ فَارِضٌ وَلاَ بِكْرٌ Ne yaşlı ne de toydur (2/68).

Kadınlar arasında tercih yapılacağında dul olana önceliği olmasından dolayı, dul kadınlar göz önünde bulundurularak, “bekareti bozulmamış kıza” بِكْرٌ denmiştir. بِكْرٌ kelimesinin çoğulu أَبْكاَرٌ şeklinde gelir. Yüce Allah şöyle buyurmuştur: إِنَّا أَنْشَأْنَاهُنَّ إِنْشَاءً … فَجَعَلْنَاهُنَّ أَبْكَاراً Biz onları güzel bir şekilde inşa ettik ve onları bakireler kıldık (56/35-36).

بَكَرَةٌ ve بَكْرَةٌ : Küçük çıkrık. Kendisinde bir süratin, aceleciliğin olduğu düşünülerek böyle adlandırılmıştır.

DİĞER BAZI TÜREVLER:

بَكَرَ (geniş zaman يَبْكُرُ mastar isim بُكُورٌ) ve بَكَّرَ ve اِبْتَكَرَ ve بَاكَرَ ve اَبْكَرَ: Erkenden geldi. (Erkenden gelmekten maksad ya gündüzün başlangıcında gelmek veya herhangi bir vakit acele gelmektir.)

خَرَجَ فِى الْبُكْرَةِ : Sabah erkenden çıktı.

بِكْرٌ (çoğul اَبْكَارٌ ): Bakire; kadın eli değmemiş erkek, (hem erkek hem kadınlar için kullanılabilir); delinmemiş inci; birinin ilk attığı ok; bol bulut ( سَحَابٌ بِكْرٌ ); henüz gebe kalmamış inek; yavru inek; henüz çocuk doğurmamış kadın; sadece bir kere doğum yapmış dişi deve; başka bir ateşten tutuşturulmamış ateş ( نَارٌ بِكْرٌ ); ilk doğan çocuk (erkek veya dişi); herhangi bir şeyin ilki.

ضَرْبَةٌ بِكْرٌ : Aniden öldüren darbe veya vuruş, ikinci bir darbeye hacet vermeyen.

اِبْكَارٌ (mastar)  ve بُكْرَةً : Sabah erken veya günün ilk bölümü; şafak ve güneşin doğuşu arasındaki zaman.

اَتَيْتُهُ بُكْرَةً : Ona sabah erkenden geldim.

بَكْرٌ : Genç erkek deve; gençliğin canlılığını taşıyan kişi (metaforik olarak genç erkekler için de kullanılır).

KUR’ÂN’DA GEÇEN TÜREVLERİ: 

Aşağıdaki tabloda Kur’ân’da geçen ve bu kökten gelen kelime türevleri, bunların gramatik adlandırılışları, Kur’ân’da kaç kere geçmiş olduğu belirtilmiş ve örnek bir ayet için, sûre/âyet numarası verilmiştir.


Tür Adet Anlam Örnek Âyet Açıklama
بُكْرَةٌ isim 7 Erken, gündüzün başlangıcı 76/25
إِبْكَارٌ isim 2 Erken, gündüzün başlangıcı 40/55
بِكْرٌ isim 3 Evlenmemiş, doğurmamış, genç kız 2/68 Çoğulu: أَبْكَارٌ

Toplam: 12


BENZERLİKLER VE FARKLILIKLAR: 

Kök Harflerinin Yer Değişimi

Mahreci Benzeyen Kökler

Benzer Manada Kelimeler

Zıt Manada Kelimeler

  • اِبْتَكَرَ
    • قَلَّدَ > bak: ق ل د
    • اِتَّبَعَ > bak: ت ب ع
    • (اِقْتَدَى (بِ > bak: ق د و
    • حَذَا
    • حَاكَى
  • بِكْرٌ
  • بَاكُورَةٌ

TÜRKÇEYE GEÇEN KELİMELER: 

Aşağıdaki tabloda bu kökten Türkçeye geçmiş olan kelimeler, bunların Arapça yazılışları, Türkçe anlamları verilmiştir. Bu kelimelerin bazılarına günümüz Türkçesinde pek rastlanmaz. Daha çok Osmanlıca metinlerde görülmektedir.

Bekr (Bekir) بَكْر Genç erkek deve.
Bikr (Bikir) بِكْر İlk gelen. Bozulmamış. Temiz. Bekar. El sürülmemiş. Her şeyin evveli. Eşi benzeri görülmemiş, misli sebkat etmemiş her amel ve vaziyet. Çoğul: Ebkâr
Bekrî بَكْرِي Erken. Sabah. İçkiye çok düşkün.
Bükre بُكْرَة Erken. Sabah vakti.
Bekâr بَكَار Evlenmemiş kimse 
Bâkir بَاكِر Taze. El sürülmemiş. Bozulmamış. Erken.
Bâkire بَاكِرَة Cinsel ilişkide bulunmamış dişi, kız, kız oğlan kız.
Bekâret بَكَارَة 1: Kız oğlan kız olma durumu. Kızlık. 2: Saflık, temizlik, masumluk.
Bakûre بَكُورَة Evvel yetişen.
Tebkîr تَبْكِير Acele etmek.
Mübâkere مُبَاكَرَة Bir işe sabahtan başlamak.
İbkâr إِبْكَار Fecirden kuşluğa kadar olan vakit.
İbtikâr اِبْتِكَار Sabahleyin erkenden kalkma.
Makara ——— 1: Üzerine iplik, tel, şerit vb. sarılan, kenarları çıkıntılı, ekseni boyunca delik silindir, bobin. 2: Sürme kapak rayları üzerinde hareket edecek biçimde metal veya plastikten yapılmış değişik tiplerdeki sürme kapak aleti. 3: Bir yükün yukarıya kaldırılmasını sağlayan araç.

ÂYETLER:

DİKKAT! İncelediğimiz kökten gelen kelimeleri, Kur’an-ı Kerim’deki yerlerinde, yakın çevresindeki kelimelerle ilişkilerini gösterecek şekilde listeliyoruz. Uzun ayetlerin sadece bir bölümünü ele aldık. Bazı ayetlerin sadece bir kısmını gördüğümüz için, ayetler hakkında yanlış bir hüküm verilmemesi gerekir. Tamamını ele aldığımız ayetlerin meallerinin sonuna bir yıldız (*) işareti konmuştur.

بُكْرَةٌ : İsim. 

19:11 فَأَوْحَىٰ إِلَيْهِمْ أَنْ سَبِّحُوا بُكْرَةً وَعَشِيًّا
Diyanet Meali: Ve onlara “Sabah akşam Allah’ı tespih edin” diye işaret etti.
19:62 وَلَهُمْ رِزْقُهُمْ فِيهَا بُكْرَةً وَعَشِيًّا
Diyanet Meali: Orada sabah akşam rızıkları da vardır.
25:5 وَقَالُوا أَسَاطِيرُ الْأَوَّلِينَ اكْتَتَبَهَا فَهِيَ تُمْلَىٰ عَلَيْهِ بُكْرَةً وَأَصِيلًا
Diyanet Meali: “(Bu Kur’an, başkalarından) yazıp aldığı öncekilere ait efsanelerdir. Bunlar ona sabah akşam okunmaktadır” dediler.*
33:42 وَسَبِّحُوهُ بُكْرَةً وَأَصِيلًا
Diyanet Meali: O’nu sabah akşam tespih edin.*
48:9 لِتُؤْمِنُوا بِاللَّهِ وَرَسُولِهِ وَتُعَزِّرُوهُ وَتُوَقِّرُوهُ وَتُسَبِّحُوهُ بُكْرَةً وَأَصِيلًا
Diyanet Meali: Ey insanlar! Allah’a ve Peygamberine inanasınız, ona yardım edesiniz, ona saygı gösteresiniz ve sabah akşam Allah’ı tespih edesiniz diye (Peygamber’i gönderdik.)*
76:25 وَاذْكُرِ اسْمَ رَبِّكَ بُكْرَةً وَأَصِيلًا
Diyanet Meali: Sabah akşam Rabbinin adını an.*
54:38 وَلَقَدْ صَبَّحَهُمْ بُكْرَةً عَذَابٌ مُسْتَقِرٌّ
Diyanet Meali: Andolsun, onlara sabahleyin erkenden kalıcı bir azap geldi.*

إِبْكَارٌ : İsim. 

3:41 وَاذْكُرْ رَبَّكَ كَثِيرًا وَسَبِّحْ بِالْعَشِيِّ وَالْإِبْكَارِ
Diyanet Meali: “Ayrıca Rabbini çok an, sabah akşam tesbih et.”
40:55 وَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ بِالْعَشِيِّ وَالْإِبْكَارِ
Diyanet Meali: Akşam-sabah Rabbini hamd ederek tespih et.

بِكْرٌ : İsim. Çoğulu: أَبْكَارٌ 

2:68 قَالَ إِنَّهُ يَقُولُ إِنَّهَا بَقَرَةٌ لَا فَارِضٌ وَلَا بِكْرٌ عَوَانٌ بَيْنَ ذَٰلِكَ
Diyanet Meali: Mûsâ şöyle dedi: “Rabbim diyor ki: O, ne yaşlı, ne körpe, ikisi arası bir sığırdır.”
66:5 عَسَىٰ رَبُّهُ إِنْ طَلَّقَكُنَّ أَنْ يُبْدِلَهُ أَزْوَاجًا خَيْرًا مِنْكُنَّ مُسْلِمَاتٍ مُؤْمِنَاتٍ قَانِتَاتٍ تَائِبَاتٍ عَابِدَاتٍ سَائِحَاتٍ ثَيِّبَاتٍ وَأَبْكَارًا
Diyanet Meali: Eğer o sizi boşarsa, Rabbi ona, sizden daha hayırlı, müslüman, inanan, sebatla itaat eden, tövbe eden, ibadet eden, oruç tutan, dul ve bakire eşler verebilir.*
56:36 فَجَعَلْنَاهُنَّ أَبْكَارًا
Diyanet Meali: Onları bakireler yaptık.*