KÖK HARFLER: ب ر م
ANLAM:
بَرَمَ : İpi, iki farklı iplikten yapıp sonra da onu burmak. (İş): Durumu adamakıllı veya baştan sona düzeltmek, halletmek. İşin sonunu düşünerek mevzu üzerine kafa yormak. İşi düşünerek ve önem vererek yapmak. Anlaşmayı kesinleştirmek.
AÇIKLAMA:
اِبْرَامٌ : Bir işi muhkem, sağlam yapmak. Yüce Allah şöyle buyurmuştur: أَمْ أَبْرَمُوا أَمْراً فَإِنَّا مُبْرِمُونَ İşi sıkı mı büktüler, fakat işte sıkı büken Biziz (43/79). Aslı “ipi tekrar tekrar eğirmek, bükmek” demek olan إِبْراَمُ الْحَبْل kullanımından gelir.
بَرِيمٌ kelimesi مُبْرَمَةٌ yani “muhkem, sağlam eğrilmiş bükülmüş” demektir. Fiil olarak (geçişli) أَبْرَمْتُهُ ve (geçersiz) بَرِمَ şeklinde kullanılır.
Buradan hareketle cimriye مَغْلُولُ الْيَد dendiği gibi, benzer olarak “meysir” denen kumara katılmayan cimri kişiye de بَرَمٌ denmiştir.
مُبْرِمٌ : Bir işte ısrar eden ve onu muhkem, sağlam ya da sıkı tutan kişi. Bu kullanımda “muhkem, sağlam bir şekilde ip eğirene” (مُبْرِمُ الْحَبْل) ve aynı şekilde “cimriye” (بَرَمٌ) benzetme yapılmıştır. Ayrıca “hurmaları ikişer ikişer yiyen kimseye” de, “yediklerini birbirine bağlamasından, tutturmasından” dolayı بَرَمٌ denir. Bükülen ipler bazen iki renkli olduğundan dolayı, örneğin siyah ve beyaz renklerin birbirine karıştığı bir ordu gibi veya karışık renkteki bir davar gibi, “iki renkli olan her şeye” بَرِيمٌ adı verilmiştir.
بُرْمَةٌ kelimesi temelde “ibram edilmiş tencere, sağlam kazan” (مُبْرَمَةٌ) anlamındadır. Çoğulu حُفْرَةٌ ve حِفَارٌ kelimelerine benzer olarak بِرَامٌ şeklinde gelir. ضُحْكَةٌ (gülüş) ve هُزْأَةٌ (alay) kelimeleri gibi mef’ul yapısında getirilmiştir.
DİĞER BAZI TÜREVLER:
بَرَمَ (geniş zaman يَبْرُمُ mastar isim بَرْمٌ):
بَرَمَ الْحَبْلَ : İpi, iki farklı iplikten yaptı sonra da onu burdu.
اَبْرَمَ الْاَمْرَ (mastar isim اِبْرَامٌ ): (1) Durumu adamakıllı veya baştan sona düzeltti veya halletti; (2) işin sonunu düşünerek mevzu üzerine kafa yordu; işi düşünerek ve önem vererek yaptı (3) anlaşmayı kesinleştirdi.
مُبْرِمٌ (çoğul hali مُبْرِمُونَ) : Bir şeyi yapmaya kararlı veya emin kişi; durumu adamakıllı veya baştan sona düzelten ya da halleden kişi.
قَضَاءٌ مُبْرِمٌ : Kaçınılmaz hüküm; değiştirilemez bir karar.
KUR’ÂN’DA GEÇEN TÜREVLERİ:
Aşağıdaki tabloda Kur’ân’da geçen ve bu kökten gelen kelime türevleri, bunların gramatik adlandırılışları, Kur’ân’da kaç kere geçmiş olduğu belirtilmiş ve örnek bir ayet için, sûre/âyet numarası verilmiştir.
| Tür | Adet | Anlam | Örnek Âyet |
أَبْرَمَ | fiil-IV | 1 | (İpi) iki kat edip büktü. Mecazen: sağlamlaştırdı, muhkem kıldı. | 43/79 |
مُبْرِمٌ | isim | 1 | Bir şeyi yapmaya kararlı veya emin kişi; durumu adamakıllı veya baştan sona düzelten ya da halleden kişi. قَضَاءٌ مُبْرِمٌ: Kaçınılmaz hüküm; değiştirilemez bir karar. | 43/79 |
| Toplam: | 2 |
|
|
BENZERLİKLER VE FARKLILIKLAR:
Benzer Manada Kelimeler
- أَبْرَمَ (a)
- أَبْرَمَ (b)
- أَبْرَمَ (c)
- تَبَرَّمَ
Zıt Manada Kelimeler
- أَبْرَمَ (a)
- أَبْرَمَ (b)
- أَبْرَمَ (c)
- تَبَرَّمَ
- تَشَوَّقَ
- اِشْتَاقَ
TÜRKÇEYE GEÇEN KELİMELER:
Aşağıdaki tabloda bu kökten Türkçeye geçmiş olan kelimeler, bunların Arapça yazılışları, Türkçe anlamları verilmiştir. Bu kelimelere günümüz Türkçesinde pek rastlanmaz. Daha çok Osmanlıca metinlerde görülmektedir.
İbrâm | إِبْرَام | Israrla rica etmek. Usandırıncaya kadar üzerine düşmek. | Çoğul: İbrâmât |
Mübrim | مُبْرِم |
Zorlayan, zorlayıcı.
|
|
Mübrem | مُبْرَم | Kaçınılmaz olan. Vazgeçilmez olan. Acele yapılması lüzumlu bulunan. Elzem. |
|
Teberrüm | تَبَرُّم | Muztarib olmak, ıztırab ve acı çekmek. |
|
ÂYETLER:
DİKKAT! İncelediğimiz kökten gelen kelimeleri, Kur’an-ı Kerim’deki yerlerinde, yakın çevresindeki kelimelerle ilişkilerini gösterecek şekilde listeliyoruz. Uzun ayetlerin sadece bir bölümünü ele aldık. Bazı ayetlerin sadece bir kısmını gördüğümüz için, ayetler hakkında yanlış bir hüküm verilmemesi gerekir. Tamamını ele aldığımız ayetlerin meallerinin sonuna bir yıldız (*) işareti konmuştur.
أَبْرَمَ : Fiil-IV.
43:79 | أَمْ أَبْرَمُوا أَمْرًا فَإِنَّا مُبْرِمُونَ |
Diyanet Meali: | Yoksa (gerçeği kabul etmeme konusunda) bir işe kesin karar mı verdiler? Şüphesiz biz de (onları cezalandırmakta) kararlıyız.* |
مُبْرِمُونَ : İsim. İsm-i Fâil. İf’âl Bâbı (IV. Bâb). Kurallı Erkek Çoğul. Tekili: مُبْرِمٌ
43:79 | أَمْ أَبْرَمُوا أَمْرًا فَإِنَّا مُبْرِمُونَ |
Diyanet Meali: | Yoksa (gerçeği kabul etmeme konusunda) bir işe kesin karar mı verdiler? Şüphesiz biz de (onları cezalandırmakta) kararlıyız.* |