ص ب و

KÖK HARFLER: ص ب و

ANLAM: 

صَبَا : Bir delikanlı, oğlan veya çocuk olmak. Tamamen bilgisiz veya cahil bir delikanlı olmak. Aşıkane cilveleşmekten keyif almak.

AÇIKLAMA:

xx

DİĞER BAZI TÜREVLER:

xx

KUR’ÂN’DA GEÇEN TÜREVLERİ: 

Aşağıdaki tabloda Kur’ân’da geçen ve bu kökten gelen kelime türevleri, bunların gramatik adlandırılışları, Kur’ân’da kaç kere geçmiş olduğu belirtilmiş ve örnek bir ayet için, sûre/âyet numarası verilmiştir.


Tür Adet Anlam Örnek
صَبَا fiil-I 1 Kalben meyl etti, iştiyak gösterdi, canı kaynadı 12/33
صَبِىٌّ isim 2 Buluğ çağına ermemiş çocuk 19/12

Toplam 3

BENZERLİKLER VE FARKLILIKLAR: 

Kök Harflerinin Yer Değişimi

Mahreci Benzeyen Kökler

Benzer Manada Kelimeler

Zıt Manada Kelimeler

TÜRKÇEYE GEÇEN KELİMELER: 

Aşağıdaki tabloda bu kökten Türkçeye geçmiş olan kelimeler, bunların Arapça yazılışları, Türkçe anlamları verilmiştir. Bu kelimelerin bazılarına günümüz Türkçesinde pek rastlanmaz. Daha çok Osmanlıca metinlerde görülmektedir.

Sabî صَبِىّ Küçük çocuk.
Sıbyân صِبْيَان Çocuklar, sabiler. Sabî’nin çoğulu
Sıbye صِبْيَة Çocuklar.
Sabiyye صَبِيَّة Büluğa ermemiş veya memeden kesilmemiş kız çocuk.
Mütesabbî مُتَصَبِّى Çocuklaşan, çocuk tavırları takınan.
Sabâ صَبَاء 1: Sabahleyin gün doğusundan esen hafif ve yumuşak rüzgâr. 2: Klasik Türk müziğinde bir birleşik makam.

Sabâ kelimesi, “doğu rüzgârı, gün doğumundan esen rüzgâr” anlamındaki sabâ’ (صباء) sözcüğünden gelmektedir. “Çocuk veya genç idi, taze idi, oğlan idi” anlamındaki sabâ (صبا) fiilinden türetilmiştir. (Nişanyan Sözlük) 

ÂYETLER:

DİKKAT! İncelediğimiz kökten gelen kelimeleri, Kur’an-ı Kerim’deki yerlerinde, yakın çevresindeki kelimelerle ilişkilerini gösterecek şekilde listeliyoruz. Uzun ayetlerin sadece bir bölümünü ele aldık. Bazı ayetlerin sadece bir kısmını gördüğümüz için, ayetler hakkında yanlış bir hüküm verilmemesi gerekir. Tamamını ele aldığımız ayetlerin meallerinin sonuna bir yıldız (*) işareti konmuştur.

صَبَا : Fiil-I. 

12:33 وَإِلَّا تَصْرِفْ عَنِّي كَيْدَهُنَّ أَصْبُ إِلَيْهِنَّ وَأَكُنْ مِنَ الْجَاهِلِينَ
Diyanet Meali: “Onların tuzaklarını benden uzaklaştırmazsan, onlara meyleder ve cahillerden olurum.”

صَبِىٌّ : İsim.

19:12 يَا يَحْيَىٰ خُذِ الْكِتَابَ بِقُوَّةٍ وَآتَيْنَاهُ الْحُكْمَ صَبِيًّا
Diyanet Meali: “Ey Yahya, kitaba sımsıkı sarıl” dedik. Biz, ona daha çocuk iken hikmet vermiştik. *
19:29 فَأَشَارَتْ إِلَيْهِ قَالُوا كَيْفَ نُكَلِّمُ مَنْ كَانَ فِي الْمَهْدِ صَبِيًّا
Diyanet Meali: Bunun üzerine (Meryem, çocukla konuşun diye) ona işaret etti. “Beşikteki bir bebekle nasıl konuşuruz?” dediler. *