KÖK HARFLER: ب غ ض
ANLAM:
بَغَضَ – بَغُضَ : Kin dolu olmak, nefret uyandırmak.
AÇIKLAMA:
بُغْضٌ : Nefsin arzulamadığı, istemediği, uzak durduğu, içtinap ettiği veya imtina ettiği şeyden kaçması, ona karşı nefret duyması. حُبٌّ kelimesinin zıddıdır. Çünkü حُبٌّ, “nefsin istediği, arzuladığı ya da beğendiği şeye doğru cezb edilmesi, çekilmesi” demektir. Fiil olarak “Bir nesne nefret verici, tiksindirici oldu ya da buğzun, nefretin nesnesi idi veya o hale geldi” anlamında بَغُضَ الشَّيْءُ şeklinde kullanılır. Bu fiilin mastarı بُغْضٌ şeklinde gelir.
بَغْضاَءُ , بِغْضَةٌ : Aşırı buğz, nefret. Yüce Allah şöyle buyurmuştur: وَأَلْقَيْنَا بَيْنَهُمُ الْعَدَاوَةَ وَالْبَغْضَاءَ Onların arasına düşmanlık ve nefreti attık (5/64).
Yine şöyle buyurmuştur: إِنَّمَا يُرِيدُ الشَّيْطَانُ أَنْ يُوقِعَ بَيْنَكُمُ الْعَدَاوَةَ وَالْبَغْضَاءَ Şeytanın bütün istediği aranıza düşmanlık ve nefreti yerleştirmektir (5/91).
Allah Resulünün (s.a.v.) şu sözüne gelince, إنَّ اللهَ تَعَالَى يَبْغضُ اْلفَاحِشَ الْمُتَفَحِّشَ : Allah çirkin söz ve fiil sahibine ve zahiren böyle görünmeye, yapmacıktan kendini öyle göstermeye, çalışana buz eder. Allah’ın ona karşı buğzu ile aslında, o kişinin Allah’ın (c.c.) feyzinden ve tevfik-i ihsanından uzak olduğunda dikkatler çekilmektedir.
DİĞER BAZI TÜREVLER:
بَغَضَ ve بَغُضَ (geniş zaman يَبْغُضُ) ve بَغِضَ (geniş zaman يَبْغَضُ mastar isim بَغَاضَةٌ): Kin doluydu, nefret uyandırdı veya o hale geldi.
بَغُضَ جَدُّهُ : Şansı azaldı.
اَبْغَضَهُ : Ondan nefret etti.
تَبَاغَضَ الْقَوْمُ : Toplulukta herkes birbirine kin duydu.
بُغْضٌ : Kin, buğz, hoşlanmama (zıt anlamlısı: حُبٌّ)
بِغْضَةٌ ve بَغْضَاءُ : Kıyasıya nefret.
بَغِيضٌ : Kin dolu; nefret uyandıran; nefret uyandıran bir nesne; nefret edilen.
KUR’ÂN’DA GEÇEN TÜREVLERİ:
Aşağıdaki tabloda Kur’ân’da geçen ve bu kökten gelen kelime türevleri, bunların gramatik adlandırılışları, Kur’ân’da kaç kere geçmiş olduğu belirtilmiş ve örnek bir ayet için, sûre/âyet numarası verilmiştir.
| Tür | Adet | Anlam | Örnek Âyet |
بَغْضَاءُ | isim | 5 | Şiddetli bir şekilde hoşlanmama, kin tutmak | 5/14 |
| Toplam: | 5 |
|
|
BENZERLİKLER VE FARKLILIKLAR:
Kök Harflerinin Yer Değişimi
Benzer Manada Kelimeler
- أَبْغَضَ / بَغَضَ
- بُغْضٌ
- بَغِيضٌ
- مَكْرُوهٌ > bak: ك ر ه
Zıt Manada Kelimeler
- أَبْغَضَ / بَغَضَ
- بُغْضٌ
- بَغِيضٌ
AÇIKLAMA:
‘ADÂVET ile BİĞZA (BUĞZ) kelimeleri arasındaki fark
( ب غ ض – ع د و )
‘Adâvet (düşmanlık), yardım halinden uzaklaşmaktır ve zıddı olan velâyet, “yardıma koşmak” anlamına gelir. Biğza (buğz) ise, “küçümseme ve hafife alma” anlamına gelir. Zıddı olan muhabbet de, “büyütme ve yüceltme iradesi” manasındadır. (Farklar Sözlüğü 178) Bknz: ( ع د و )
TÜRKÇEYE GEÇEN KELİMELER:
Aşağıdaki tabloda bu kökten Türkçeye geçmiş olan kelimeler, bunların Arapça yazılışları, Türkçe anlamları verilmiştir. Bu kelimelerin bazılarına günümüz Türkçesinde pek rastlanmaz. Daha çok Osmanlıca metinlerde görülmektedir.
Buğz | بُغْض | Sevmeme. Birisi hakkında gizli ve kalbi düşmanlık hissetme. Kin, husumet. |
Bâğiz | بَاغِض | Adavet olunmuş, düşmanlık yapılmış. Herkese buğzeden. |
Mebğûz | مَبْغُوض | Sevilmemiş. Buğzedilmiş. Nefret edilmiş. |
Bağîz | بَغِيض | Adavet olunmuş, düşmanlık yapılmış.Herkese buğzeden. |
Bağzâ’ | بَغْضَاء | Şiddetli nefret, hiç sevmeyiş. |
Ebgaz | أَبْغَض | Çok fazla buğzedilen, hiç sevilmeyen, nefret edilen. |
Mübâğaze | مُبَاغَضَة | Kin besleme. |
İbğâz | إِبْغَاض | Buğzetme. |
Tebağğuz | تَبَغُّض | Sevmeme. |
Mütebağğız | مُتَبَغِّض | Kin gösteren, buğz gösteren. |
Tebâğuz | تَبَاغُض | Sevişmeme, gizli kin tutup düşmanlık besleme. |
Mütebâğız | مُتَبَاغِض | Birbirine düşman olan, kin güden, hased eden. |
ÂYETLER:
DİKKAT! İncelediğimiz kökten gelen kelimeleri, Kur’an-ı Kerim’deki yerlerinde, yakın çevresindeki kelimelerle ilişkilerini gösterecek şekilde listeliyoruz. Uzun ayetlerin sadece bir bölümünü ele aldık. Bazı ayetlerin sadece bir kısmını gördüğümüz için, ayetler hakkında yanlış bir hüküm verilmemesi gerekir. Tamamını ele aldığımız ayetlerin meallerinin sonuna bir yıldız (*) işareti konmuştur.
بَغْضَاءُ : İsim.
3:118 | قَدْ بَدَتِ الْبَغْضَاءُ مِنْ أَفْوَاهِهِمْ وَمَا تُخْفِي صُدُورُهُمْ أَكْبَرُ |
Diyanet Meali: | Onların kinleri konuşmalarından apaçık ortaya çıkmıştır. Kalplerinde gizledikleri ise daha büyüktür. |
5:14 | فَأَغْرَيْنَا بَيْنَهُمُ الْعَدَاوَةَ وَالْبَغْضَاءَ إِلَىٰ يَوْمِ الْقِيَامَةِ |
Diyanet Meali: | Bu sebeple, biz de aralarına kıyamet gününe kadar sürecek düşmanlık ve kini salıverdik. |
5:64 | وَأَلْقَيْنَا بَيْنَهُمُ الْعَدَاوَةَ وَالْبَغْضَاءَ إِلَىٰ يَوْمِ الْقِيَامَةِ |
Diyanet Meali: | Biz onların arasına kıyamete kadar düşmanlık ve kin saldık. |
5:91 | إِنَّمَا يُرِيدُ الشَّيْطَانُ أَنْ يُوقِعَ بَيْنَكُمُ الْعَدَاوَةَ وَالْبَغْضَاءَ |
Diyanet Meali: | Şeytan aranıza düşmanlık ve kin sokmak ister. |
60:4 | وَبَدَا بَيْنَنَا وَبَيْنَكُمُ الْعَدَاوَةُ وَالْبَغْضَاءُ أَبَدًا |
Diyanet Meali: | Sizinle bizim aramızda sürekli bir düşmanlık ve nefret belirmiştir. |