KÖK HARFLER: ش ت ت
ANLAM:
شَتَّ : (Bir grubun işlerinin durumu) dağılmış, bozulmuş, ayrılmış veya karışık hale gelmek.
AÇIKLAMA:
شَتٌّ : Bir topluluğun birliğini dağıtma, parçalama veya tarumar etme.
“Toplulukları, birlikleri dağıldı, parçalandı veya tarumar oldu anlamında” شَتَّ جَمْعُهُمْ denir. Bu fiilin mastarı شَتٌّ ve شَتَاتٌ şekillerinde gelir.
جَاؤُوا أَشْتَاتاً : Müteferrik: dağınık, ayrı ayrı düzenler içinde geldiler.
Yüce Allah şöyle buyurmuştur: يَوْمَئِذٍ يَصْدُرُ النَّاسُ أَشْتَاتًا : O gün insanlar, dağınık bir şekilde çıkarlar (99/6).
Şu sözüne gelince: وَأَنْزَلَ مِنَ السَّمَاءِ مَاءً فَأَخْرَجْنَا بِهِ أَزْوَاجًا مِنْ نَبَاتٍ شَتَّى : Allah gökten bir su indirdi. Biz onunla çeşitli bitkilerden çiftler çıkardık (20/53). Yani “farklı türlerdeki bitkilerden…”
Şu sözüne gelince: وَقُلُوبُهُمْ شَتَّى : Onların kalpleri darmadağınıktır (59/14). Yani, onlar Yüce Allah’ın şu sözünde vasfettiği kimselerin tersi bir durumdadır: لَوْ أَنْفَقْتَ مَا فِي اْلأَرْضِ جَمِيعاً مَا أَلَّفْتَ بَيْنَ قُلُوبِهِمْ وَلَكِنَّ اللّهَ أَلَّفَ بَيْنَهُمْ : Yeryüzünde ne varsa hepsini harcasaydın gene de gönüllerini birleştiremezdin onların, fakat Allah, aralarını uzlaştırdı (8/63).
شَتَّانَ kelimesi ise tıpkı وَشْكَانَ kelimesi gibi bir isim fiildir. “İkisinin arasındaki birliğin, birlikteliğin ortadan kalktığı” bildirileceği zaman شَتَّانَ مَا هُمَا ve شَتَّانَ مَا بَيْنَهُمَا (Ne kadar da farklıdırlar!) denir. (Müfredât)
DİĞER BAZI TÜREVLER:
شَتَّ (geniş zaman يَشِتُّ mastar isim شَتٌّ ve شَتَاتٌ): (Bir grubun işlerinin durumu) dağılmış, bozulmuş, ayrılmış veya karışık hale geldi.
شَتٌّ : Ayrılma, bölünme veya dağılma.
شَتٌّ : saçılmış, dağılmış, bölünmüş, ayrılmış, karışmış, karışık, manasına da gelmektedir (çoğul hali اَشْتَاتٌ).
اَمْرٌ شَتٌّ : Dağılmış bir iş durumu.
جَائُوا اَشْتَاتًا : Ayrılmış, bölünmüş olarak geldiler, yani مُتَفَرِّقِين
KUR’ÂN’DA GEÇEN TÜREVLERİ:
Aşağıdaki tabloda Kur’ân’da geçen ve bu kökten gelen kelime türevleri, bunların gramatik adlandırılışları, Kur’ân’da kaç kere geçmiş olduğu belirtilmiş ve örnek bir ayet için, sûre/âyet numarası verilmiştir.
|
| Tür | Adet | Anlam | Örnek | Açıklama |
| أَشْتَاتٌ | isim | 2 | Müteferrik, ayrı ayrı olan, dağınık. (Çoğul) | 24/61 | Tekili: شَتٌّ |
| شَتَّى | isim | 3 | Dağınık, müteferrik. Dağınık olanlar, müteferrikler. | 59/14 | |
|
| Toplam | 5 |
|
|
|
TÜRKÇEYE GEÇEN KELİMELER:
Aşağıdaki tabloda bu kökten Türkçeye geçmiş olan kelimeler, bunların Arapça yazılışları, Türkçe anlamları verilmiştir. Bu kelimelere günümüz Türkçesinde pek rastlanmaz. Daha çok Osmanlıca metinlerde görülmektedir.
| Şett | شَتّ | 1: Perakende olmak. 2: Dağınık olmak. |
| Şette | شَتَّ | Perakende olmak, dağılmak. |
| Şetît | شَتِيت | Dağınık, karışık. |
| Şettâ | شَتَّى | Çeşitli, başka başka, ayrı ayrı. |
| Eştât | أَشْتَات | Takımlar, fırkalar, bölümler. Esnaf, sınıflar. Çeşitler, cinsler, neviler. |
| Teştît | تَشْتِيت | Dağıtma, dağıtılma. |
| Teşettüt | تَشَتُّت | Dağınık olma. |
| Müteşettit | مُتَشَتِّت | Dağılan, dağınık olan. Karışan, karışık bulunan. |
| Münşett | مُنْشَتّ | Dağınık. Perişan. |
| İştitât | اِشْتِتَات | Dağılma. Perişan olma. |
ÂYETLER:
DİKKAT! İncelediğimiz kökten gelen kelimeleri, Kur’an-ı Kerim’deki yerlerinde, yakın çevresindeki kelimelerle ilişkilerini gösterecek şekilde listeliyoruz. Uzun ayetlerin sadece bir bölümünü ele aldık. Bazı ayetlerin sadece bir kısmını gördüğümüz için, ayetler hakkında yanlış bir hüküm verilmemesi gerekir. Tamamını ele aldığımız ayetlerin meallerinin sonuna bir yıldız (*) işareti konmuştur.
أَشْتَاتٌ : İsim. Çoğul. Tekili: شَتٌّ
| 24:61 | لَيْسَ عَلَيْكُمْ جُنَاحٌ أَنْ تَأْكُلُوا جَمِيعًا أَوْ أَشْتَاتًا |
| Diyanet Meali: | Bir arada veya ayrı ayrı olarak yemek yemenizde de bir sakınca yoktur. |
| 99:6 | يَوْمَئِذٍ يَصْدُرُ النَّاسُ أَشْتَاتًا لِيُرَوْا أَعْمَالَهُمْ |
| Diyanet Meali: | O gün insanlar amellerinin kendilerine gösterilmesi için bölük bölük kabirlerinden çıkacaklardır. * |
شَتَّى : İsim.
| 59:14 | تَحْسَبُهُمْ جَمِيعًا وَقُلُوبُهُمْ شَتَّىٰ |
| Diyanet Meali: | Sen onları toplu sanırsın. Hâlbuki kalpleri darmadağınıktır. |
| 92:4 | إِنَّ سَعْيَكُمْ لَشَتَّىٰ |
| Diyanet Meali: | Şüphesiz sizin çabalarınız elbette çeşit çeşittir. * |
| 20:53 | وَأَنْزَلَ مِنَ السَّمَاءِ مَاءً فَأَخْرَجْنَا بِهِ أَزْوَاجًا مِنْ نَبَاتٍ شَتَّىٰ |
| Diyanet Meali: | “(Rabbim), … size gökten yağmur indirendir.” Böylece onunla sizin için yerden türlü türlü bitkileri çift çift çıkardık. |