KÖK HARFLER: ج ز ع
ANLAM:
جَزَعَ : Kesmek. Sabırsızlık göstermek, ağlayıp sızlanmak.
AÇIKLAMA:
Yüce Allah şöyle buyurmuştur: سَوَاءٌ عَلَيْنَا أَجَزِعْنَا أَمْ صَبَرْنَا Sızlansak da, sabretsek de farketmez (14/21).
جَزَعٌ kelimesi حُزْنٌ kelimesinden daha beliğdir. Çünkü حُزْنٌ kelimesi genel anlamlıdır. جَزَعٌ ise “insanı, yönelmiş olduğu şeyden ya da hedefinden çeviren, uzaklaştıran ve onunla ilişkisini kesmesine neden olan bir حُزْنٌ’dür, hüzün keder ya da tasadır”.
جَزْعٌ kelimesi temelde “ipi yarısından kesmek” anlamına gelir. Fiil olarak “ipi yarısından kestim. Böylece o da yarısından kesildi” anlamında جَزَعْتُ الْحَبْلَ فَانْجَزَعَ şekillerinde kullanılır. Bundaki “kesilme” anlamı göz önünde bulundurulduğundan dolayı “vadinin ya da derenin kıvrım yerine” جِزْعُ اْلوَادِي denmiştir. “Birinden diğerine geçerken rengi değiştiğinden dolayı, rengin kesilmesi nedeniyle, renkli boncuklara veya değerli taşlara” جَزْعٌ denmiştir. Buradan müsteâr olarak, “iki renkli olan, yani içinde beyazlık ve kırmızılık bulunan ete” لَحْمٌ مُجَزَّعٌ denmiştir.
“Olgunluk yarısına ulaşmış, yarısı olgunlaşmış tam gelişmiş olan ham hurmaya مُجَزَّعَة denmiştir.
جَازِعٌ : Çadırın veya odanın ortasına yerleştirilip, diğer ağaçların başlarının iki taraftan üzerine kondu ağaç parçası. Sanki “üzerine yüklenmiş olan yükten dolayı hüzünlendiği” düşünülerek veya “uzunluğuyla ya da boyuyla çadırın veya odanın ortasını kesmesinden” dolayı böyle adlandırılmıştır. (Müfredât)
DİĞER BAZI TÜREVLER:
جَزَعَ (geniş zaman يَجْزَعُ mastar isim جَزْعٌ):
جَزْعٌ : Kesme eylemi.
جَزَعَ الْوَادِىَ : Vadinin diğer tarafına geçti.
جَزَعَ لَهُ مِنْ مَالِهِ جَزْعَةً : O kişi için kendi mülkünden bir kısım ayırdı.
جَزِعَ (geniş zaman يَجْزَعُ): Sabırsızdı ya da o hale geldi; üzüntü ya da endişe duydu; üzgündü.
جَزَعٌ ve جُزُوعٌ (mastar isim): Üzüntü ya da sabırsızlık.
KUR’ÂN’DA GEÇEN TÜREVLERİ:
Aşağıdaki tabloda Kur’ân’da geçen ve bu kökten gelen kelime türevleri, bunların gramatik adlandırılışları, Kur’ân’da kaç kere geçmiş olduğu belirtilmiş ve örnek bir ayet için, sûre/âyet numarası verilmiştir.
| Tür | Adet | Anlam | Örnek |
جَزِعَ | fiil-I | 1 | Sabırsızlık gösterdi, ağlayıp sızlandı, feryad etti. | 14/21 |
جَزُوعٌ | isim | 1 | Feryad eden | 70/20 |
| Toplam | 2 |
|
|
BENZERLİKLER VE FARKLILIKLAR:
Kök Harflerinin Yer Değişimi
Mahreci Benzeyen Kökler
Benzer Manada Kelimeler
- جَزِعَ (a)
- جَزِعَ (b)
Zıt Manada Kelimeler
- جَزِعَ (a)
- جَزِعَ (b)
AÇIKLAMA:
CEZİ‘A ve FEZİ‘A kelimeleri arasındaki benzerlik
( ج ز ع – ف ز ع )
Cezi‘a ile fezi‘a kelimeleri anlam bakımından birbirlerine benzerler. Fezi‘a “korkmak, panik olmak”, cezi‘a ise “feryat etmek, ağlayıp sızlamak” anlamındadır. Bu kelimelerin iki harfleri de ortaktır. Bknz: ( ف ز ع )
CEZİ‘A ile HÜZÜN kelimeleri arasındaki fark
( ج ز ع – ح ز ن )
Cezi‘a fiili “feryad etmek, ağlayıp sızlamak” anlamındadır. Hüzün kelimesinden daha etkilidir. Hüzün geneldir, ceza‘ ise kişiyi işinden gücünden alıkoyan ve onlardan koparan hüzündür. (Müfredât) Bknz: ( ح ز ن )
TÜRKÇEYE GEÇEN KELİMELER:
Aşağıdaki tabloda bu kökten Türkçeye geçmiş olan kelimeler, bunların Arapça yazılışları, Türkçe anlamları verilmiştir. Bu kelimelerin bazılarına günümüz Türkçesinde pek rastlanmaz. Daha çok Osmanlıca metinlerde görülmektedir.
Cezû’ | جَزُوع | Çok sızlanan, kıvranan, feryad eden. Allah’tan gayrısından imdad bekleyen. |
Cezâ’ | جُزَاع | Hüzünle ağlayıp sızlanmak. Sabırsızlık yüzünden telaş ve teessür göstermek. |
ÂYETLER:
DİKKAT! İncelediğimiz kökten gelen kelimeleri, Kur’an-ı Kerim’deki yerlerinde, yakın çevresindeki kelimelerle ilişkilerini gösterecek şekilde listeliyoruz. Uzun ayetlerin sadece bir bölümünü ele aldık. Bazı ayetlerin sadece bir kısmını gördüğümüz için, ayetler hakkında yanlış bir hüküm verilmemesi gerekir. Tamamını ele aldığımız ayetlerin meallerinin sonuna bir yıldız (*) işareti konmuştur.
جَزِعَ : Fiil-I.
14:21 | سَوَاءٌ عَلَيْنَا أَجَزِعْنَا أَمْ صَبَرْنَا مَا لَنَا مِنْ مَحِيصٍ |
Diyanet Meali: | “Şimdi sızlansak da, sabretsek de bizim için birdir. Artık bizim için hiçbir kurtuluş yoktur.” |
جَزُوعٌ : İsim.
70:20 | إِذَا مَسَّهُ الشَّرُّ جَزُوعًا |
Diyanet Meali: | Kendisine kötülük dokunduğu zaman sızlanır. * |