KÖK HARFLER: ش ط ر
ANLAM:
شَطَرَ : Bir şeyi ikiye bölmek; o şeyi yarıya bölmek. Bir şeyin yönünü takip etmek. (Ev) uzak olmak.
AÇIKLAMA:
شَطْرُ الشَّيْءِ : Bir nesnenin yarısı ve ortası. Yüce Allah şöyle buyurmuştur: فَوَلِّ وَجْهَكَ شَطْرَ الْمَسْجِدِ الْحَرَامِ : Yüzünü Mescid-i Haram şatrına çevir (2/144). Yani “Mescid-i Haram’ın yönüne ve tarafına…”
Yine şöyle buyurmuştur: وَحَيْثُ مَا كُنْتُمْ فَوَلُّو وُجُوهَكُمْ شَطْرَهُ : Nerede olursanız olunuz, yüzünüzü o yana çevirin (2/150).
“Onunla şöyle bir şeyi yarı yarıya bölüştüm” anlamında شَاطَرْتُهُ كَذَا denir. Bu fiilin mastarı شِطَارٌ şeklinde gelir.
Ayrıca şöyle kullanılmıştır:
شَطَرَ بَصَرَهُ : Gözünü ikiye ayırdı. “Bir kimse hem sana hem de bir başkasına bakmaya başladığında” böyle denir.
حَلَبَ فُلاَنٌ الدَّهْرَ أَشْطُرَهُ sözü temelde “dişi devenin meme uçlarından ikisinin sağılıp diğer ikisinin bırakılması ile” ilgilidir.
نَاقَةٌ شَطُورٌ : Meme uçlarından ikisi kurumuş olan dişi deve.
شَاةٌ شَطُورٌ : İki memesinden biri diğerinden daha büyük (veya daha uzun) olan koyun.
شَطَرَ : Bir شَطْرٌ’ı yani bir tarafı yol olarak tuttu. Ayrıca شَاطِرٌ kelimesi ile “uzak olan” ifade edilir olmuştur. Çoğulu شُطُرٌ şeklinde gelir. Ayrıca yine شَاطِرٌ kelimesi “Haktan uzaklaşan kimse” için kullanılır. Bunun çoğulu ise شُطَّارٌ şeklinde gelir. (Müfredât)
DİĞER BAZI TÜREVLER:
شَطَرَ (geniş zaman يَشْطُرُ mastar isim شَطْرٌ):
شَطَرَهُ : O şeyi ikiye böldü; o şeyi yarıya böldü.
شَطَرَ شَطْرَهُ veya قَصَدَ شَطْرَهُ : Onun yönünü takip etti.
شَطَرَتِ الدَّارُ : Ev ırak veya uzak idi.
شَطَرَ عَلَى اَهْلِهِ : Ailesinden çok uzağa gitti, onlardan koptu ya da kızgınlıkla onları terk etti.
شَطْرٌ : Bir şeyin yarısı; bir şeyin bir parçası veya kısmı. Uzaklık veya mesafe, manasına da gelmektedir.
اَلطُّهُورُ شَطْرُ الْاِيمَانِ : Temizlik inancın bir parçasıdır; bir kişinin baktığı veya gittiği yön.
KUR’ÂN’DA GEÇEN TÜREVLERİ:
Aşağıdaki tabloda Kur’ân’da geçen ve bu kökten gelen kelime türevleri, bunların gramatik adlandırılışları, Kur’ân’da kaç kere geçmiş olduğu belirtilmiş ve örnek bir ayet için, sûre/âyet numarası verilmiştir.
|
| Tür | Adet | Anlam | Örnek |
| شَطْرٌ | isim | 5 | Taraf, yön, cihet. | 2/144 |
|
| Toplam | 5 |
|
|
BENZERLİKLER VE FARKLILIKLAR:
Kök Harflerinin Yer Değişimi
Benzer Manada Kelimeler
- شَطَرَ
- شَطْرٌ
- صَوْبٌ > bak: ص و ب
- نَاحِيَةٌ
Zıt Manada Kelimeler
TÜRKÇEYE GEÇEN KELİMELER:
Aşağıdaki tabloda bu kökten Türkçeye geçmiş olan kelimeler, bunların Arapça yazılışları, Türkçe anlamları verilmiştir. Bu kelimelerin bazılarına günümüz Türkçesinde pek rastlanmaz. Daha çok Osmanlıca metinlerde görülmektedir.
| Şatr | شَطْر | Taraf, cihet, yön, yarım, bölüm, parça. |
|
| Şâtır | شَاطِر | Neşeli, keyifli, şen. |
|
| Şetâret | شَطَارَة | Şenlik. Şaklabanlık. | Şetâretli |
| Teştîr | تَشْطِير | Bir gazeli teşkil eden beyitlerin beher mısraı arasına ikişer mısra ilave etmek. |
|
ÂYETLER:
DİKKAT! İncelediğimiz kökten gelen kelimeleri, Kur’an-ı Kerim’deki yerlerinde, yakın çevresindeki kelimelerle ilişkilerini gösterecek şekilde listeliyoruz. Uzun ayetlerin sadece bir bölümünü ele aldık. Bazı ayetlerin sadece bir kısmını gördüğümüz için, ayetler hakkında yanlış bir hüküm verilmemesi gerekir. Tamamını ele aldığımız ayetlerin meallerinin sonuna bir yıldız (*) işareti konmuştur.
شَطْرٌ : İsim.
| 2:144 | فَلَنُوَلِّيَنَّكَ قِبْلَةً تَرْضَاهَا فَوَلِّ وَجْهَكَ شَطْرَ الْمَسْجِدِ الْحَرَامِ |
| Diyanet Meali: | (Merak etme) elbette seni, hoşnut olacağın kıbleye çevireceğiz. (Bundan böyle), yüzünü Mescid-i Haram yönüne çevir. |
| 2:144 | وَحَيْثُ مَا كُنْتُمْ فَوَلُّوا وُجُوهَكُمْ شَطْرَهُ |
| Diyanet Meali: | (Ey Müslümanlar!) Siz de nerede olursanız olun, (namazda) yüzünüzü hep onun yönüne çevirin. |
| 2:149 | وَمِنْ حَيْثُ خَرَجْتَ فَوَلِّ وَجْهَكَ شَطْرَ الْمَسْجِدِ الْحَرَامِ |
| Diyanet Meali: | (Ey Muhammed!) Nereden yola çıkarsan çık, (namazda) Mescid-i Haram’a doğru dön. |
| 2:150 | وَمِنْ حَيْثُ خَرَجْتَ فَوَلِّ وَجْهَكَ شَطْرَ الْمَسْجِدِ الْحَرَامِ |
| Diyanet Meali: | (Ey Muhammed!) Nereden yola çıkarsan çık, yüzünü Mescid-i Haram’a doğru çevir. |
| 2:150 | وَحَيْثُ مَا كُنْتُمْ فَوَلُّوا وُجُوهَكُمْ شَطْرَهُ |
| Diyanet Meali: | (Ey mü’minler!) Siz de nerede olursanız olun, yüzünüzü onun yönüne doğru çevirin. |