ش ه ق

KÖK HARFLER: ش ه ق

ANLAM: 

شَهَقَ : (Bir şey) yükselmek, yücelmek, yüce veya ulvi olmak. Ağlama sesi göğsünde tekrarlamak. (Eşek) anırmak ya da anırmasının son sesini çıkarmak.

AÇIKLAMA:

xx

DİĞER BAZI TÜREVLER:

شَهَقَ (geniş zaman يَشْهَقُ mastar isim شُهُوقٌ): O şey yükseldi, yüceldi, yüce veya ulvi oldu.

شَهَقَ الرَّجُلُ اَوْ شَهِقَ (mastar isim شَهِيقٌ ): Ağlama sesi göğsünde tekrarladı.

شَهِقَ الْحِمَارُ : Eşek anırdı ya da anırmasının sonunu veya son sesini çıkardı. شَهِيقٌ bir eşeğin bağırması veya anırmasının sonu veya son kısmını ifade etmektedir, bununla birlikte, زَفِيرٌ onun başını ifade etmektedir. Yüksek tonda bir inleme; bir sıkıntı çığlığı.

شَهَقَ فُلَانٌ شَهْقَةً فَمَاتَ : Falanca biri tek bir feryat kopardı ve öldü.

ذُو شَاهِقٍ : Siniri şiddetli olan bir kimse.

KUR’ÂN’DA GEÇEN TÜREVLERİ: 

Aşağıdaki tabloda Kur’ân’da geçen ve bu kökten gelen kelime türevleri, bunların gramatik adlandırılışları, Kur’ân’da kaç kere geçmiş olduğu belirtilmiş ve örnek bir ayet için, sûre/âyet numarası verilmiştir.


Tür Adet Anlam Örnek
شَهِيقٌ isim 2 Nefesi uzun uzadıya içe çekmek, homurtu, inilti 11/106

Toplam 2

BENZERLİKLER VE FARKLILIKLAR: 

Benzer Manada Kelimeler

Zıt Manada Kelimeler

  • شَهَقَ
  • شَاهِقٌ (a)
    • مُنْخَفِضٌ > bak: خ ف ض
    • وَاطِئٌ > bak: و ط أ
    • مُطْمَئِنٌّ > bak: ط م ن
    • مُنْحَدِرٌ
  • شَاهِقٌ (b)
  • شَهِيقٌ
    • ضَحِكٌ > bak: ض ح ك
    • اِبْتِسَامٌ > bak: ب س م
    • فَرَحٌ > bak: ف ر ح
    • طَرَبٌ
    • بَشَاشَةٌ

TÜRKÇEYE GEÇEN KELİMELER: 

Aşağıdaki tabloda bu kökten Türkçeye geçmiş olan kelimeler, bunların Arapça yazılışları, Türkçe anlamları verilmiştir. Bu kelimelere günümüz Türkçesinde pek rastlanmaz. Daha çok Osmanlıca metinlerde görülmektedir.

Şehîk شَهِيق Hıçkırıklarla içini çekme.
Şâhik شَاهِق Yüce, büyük dağ.
Şâhika شَاهِقَة Nefes kesen şey, zirve.
Şehka شَهْقَة Hıçkırık, çığlık.

ÂYETLER:

DİKKAT! İncelediğimiz kökten gelen kelimeleri, Kur’an-ı Kerim’deki yerlerinde, yakın çevresindeki kelimelerle ilişkilerini gösterecek şekilde listeliyoruz. Uzun ayetlerin sadece bir bölümünü ele aldık. Bazı ayetlerin sadece bir kısmını gördüğümüz için, ayetler hakkında yanlış bir hüküm verilmemesi gerekir. Tamamını ele aldığımız ayetlerin meallerinin sonuna bir yıldız (*) işareti konmuştur.

شَهِيقٌ : İsim.

11:106 فَأَمَّا الَّذِينَ شَقُوا فَفِي النَّارِ لَهُمْ فِيهَا زَفِيرٌ وَشَهِيقٌ
Diyanet Meali: Mutsuz olanlara gelince; cehennemdedirler. Onların orada şiddetli bir soluyuşları vardır.  *
67:7 إِذَا أُلْقُوا فِيهَا سَمِعُوا لَهَا شَهِيقًا وَهِيَ تَفُورُ
Diyanet Meali: Oraya atıldıklarında, onun kaynarken çıkardığı korkunç uğultuyu işitirler.  *