KÖK HARFLER: ن س أ
ANLAM:
نَسَأَ : (Deveyi) sevk etmek ya da sürmek; bir şeyi ertelemek ya da geciktirmek.
AÇIKLAMA:
xx
DİĞER BAZI TÜREVLER:
نَسَأَ (geniş zaman يَنْسَأُ mastar isim نَسْأٌ): Bir deveyi sevk etti ya da sürdü; bir şeyi erteledi ya da geciktirdi. Bir şeyi veresiye olarak sattı.
نَسَأَ اللّٰهُ اَجَلَهُ : Allah c.c. onun yaşamının sonunu erteledi.
نَسِىءٌ : Erteleme, ertelenen husus. Borcun ertelenmesi, vade. Cahiliye arapları, üç haram ay olan Zilkade, Zilhicce ve Muharrem’in peş peşe gelmesini meşakkatli bulurlardı. Zira bu aylarda savaş yapmaları yasaktı. Oysa ki savaş, onların geçim kaynaklarından biriydi. Bu durum karşısında onların reislerinden bazısı Mina’dan indikleri vakit Muharrem ayının helal ay kılınıp bedelinde Safer ayının haram kılınmasını kararlaştırırdı. Bu ise Muharrem ayının haram oluşunu erteleme demekti. Bazı tefsirciler de bu ertelemenin kameri seneye birkaç gün eklemek suretiyle şemsî seneyi güneş senesine muadil getirmekle yapıldığı görüşündedirler. Zira böylece hac zamanı hep aynı mevsime denk gelmekteydi.
مِنْسَاَةٌ : Bir değnek. Sopa veya asa bu şekilde adlandırılmaktadır çünkü bir hayvan onunla sevk edilir veya sürülür. Bir çobanın büyük değneği.
KUR’ÂN’DA GEÇEN TÜREVLERİ:
Aşağıdaki tabloda Kur’ân’da geçen ve bu kökten gelen kelime türevleri, bunların gramatik adlandırılışları, Kur’ân’da kaç kere geçmiş olduğu belirtilmiş ve örnek bir ayet için, sûre/âyet numarası verilmiştir.
| Tür | Adet | Anlam | Örnek |
مِنسَأَةٌ | isim | 1 | Değnek | 34/14 |
نَسِىءٌ | isim | 1 | Erteleme, ertelenen husus | 9/37 |
| Toplam | 2 |
|
|
BENZERLİKLER VE FARKLILIKLAR:
Kök Harflerinin Yer Değişimi
Mahreci Benzeyen Kökler
Benzer Manada Kelimeler
- نَسَأَ
- مِنسَأَةٌ
- عَصًا > bak: ع ص و
- عُكَّازٌ
- مِخْصَرَةٌ
Zıt Manada Kelimeler
TÜRKÇEYE GEÇEN KELİMELER:
Aşağıdaki tabloda bu kökten Türkçeye geçmiş olan kelimeler, bunların Arapça yazılışları, Türkçe anlamları verilmiştir. Bu kelimelere günümüz Türkçesinde pek rastlanmaz. Daha çok Osmanlıca metinlerde görülmektedir.
Nes’e | نَسْئَة | Veresiye alma. |
Nesî’ | نَسِيء | Tehir, sonraya bırakma. Cahiliyet devrinde muayyen vakti geciktirilmiş eşhürü’l-hurum. |
Nesîe | نَسِيئَة | Veresiye. |
İstinsâ’ | إِنْتِسَاء | Veresiye isteme. |
ÂYETLER:
DİKKAT! İncelediğimiz kökten gelen kelimeleri, Kur’an-ı Kerim’deki yerlerinde, yakın çevresindeki kelimelerle ilişkilerini gösterecek şekilde listeliyoruz. Uzun ayetlerin sadece bir bölümünü ele aldık. Bazı ayetlerin sadece bir kısmını gördüğümüz için, ayetler hakkında yanlış bir hüküm verilmemesi gerekir. Tamamını ele aldığımız ayetlerin meallerinin sonuna bir yıldız (*) işareti konmuştur.
َمِنسَأَةٌ : İsim.
34:14 | مَا دَلَّهُمْ عَلَىٰ مَوْتِهِ إِلَّا دَابَّةُ الْأَرْضِ تَأْكُلُ مِنْسَأَتَهُ |
Diyanet Meali: | Onun (Süleyman’ın) ölümünü onlara ancak değneğini yemekte olan bir kurt gösterdi. |
نَسِىءٌ : İsim.
9:37 | إِنَّمَا النَّسِيءُ زِيَادَةٌ فِي الْكُفْرِ يُضَلُّ بِهِ الَّذِينَ كَفَرُوا |
Diyanet Meali: | Haram ayları ertelemek, ancak inkârda daha da ileri gitmektir ki bununla inkâr edenler saptırılır. |