KÖK HARFLER: ن ح ر
ANLAM:
نَحَرَ : Kesmek, boğazlamak.
AÇIKLAMA:
xx
DİĞER BAZI TÜREVLER:
نَحَرَ (geniş zaman يَنْحَرُ mastar isim نَحْرٌ): Kesti, boğazladı; bir deveyi veya hayvanı boğazından kesti. (Namazda) elleri göğüs üzerine koydu. Göğsünü kıbleye çevirdi.
نَحَرْتُ الشَّىْءَ عِلْمًا : O şeyi hakkıyla biliyordum.
نَحَرَ الصَّلٰوةَ : Vaktinin ilk kısmında namazı icra etti.
نَحْرٌ : Göğüs veya döşün en üst kısmı, gerdanlık, yaka yeri, göğsün en üst kısmında gırtlağın başladığı kısım.
نَحْرٌ günün veya ayın ilk kısmı veya başlangıcı, manasına da gelmektedir.
قَعَدَ فُلَانٌ فِى نَحْرِ فُلَانٍ : Falanca biri falanca birinin karşısına oturdu.
فَصَلِّ لِرَبِّكَ وَ انْحَرْ : Öyleyse Rabbin için namaz kıl ve kurban kes (108:2).
يَوْمُ النَّحْرِ : Kurban günü.
KUR’ÂN’DA GEÇEN TÜREVLERİ:
Aşağıdaki tabloda Kur’ân’da geçen ve bu kökten gelen kelime türevleri, bunların gramatik adlandırılışları, Kur’ân’da kaç kere geçmiş olduğu belirtilmiş ve örnek bir ayet için, sûre/âyet numarası verilmiştir.
| Tür | Adet | Anlam | Örnek |
نَحَرَ | fiil-I | 1 | Boğazladı | 108/2 |
| Toplam | 1 |
|
|
BENZERLİKLER VE FARKLILIKLAR:
Mahreci Benzeyen Kökler
Benzer Manada Kelimeler
- نَحَرَ
- نَحْرٌ (a)
- تَآكُلٌ > bak: أ ك ل
- تَحَاتٌّ
- نَحْرٌ (b)
- نِحْرِيرٌ / نِحْرٌ
Zıt Manada Kelimeler
TÜRKÇEYE GEÇEN KELİMELER:
Aşağıdaki tabloda bu kökten Türkçeye geçmiş olan kelimeler, bunların Arapça yazılışları, Türkçe anlamları verilmiştir. Bu kelimelere günümüz Türkçesinde pek rastlanmaz. Daha çok Osmanlıca metinlerde görülmektedir.
Nahr | نَحْر | Boğazlamak. | Çoğulu: Nühûr |
Nâhir | نَاحِر | Kasap. |
|
Nahîr | نَحِير | Kesilmiş, boğazlanmış. |
|
Menhar | مَنْحَر | Hayvan kesilecek yer. Hayvan boğazlanan yer. Mezbaha. |
|
İntihâr | إِنْتِحَار | Kendi kendisini öldürmek. |
|
Müntehir | مُنْتَحِر | Kendini öldüren, intihar eden. |
|
ÂYETLER:
DİKKAT! İncelediğimiz kökten gelen kelimeleri, Kur’an-ı Kerim’deki yerlerinde, yakın çevresindeki kelimelerle ilişkilerini gösterecek şekilde listeliyoruz. Uzun ayetlerin sadece bir bölümünü ele aldık. Bazı ayetlerin sadece bir kısmını gördüğümüz için, ayetler hakkında yanlış bir hüküm verilmemesi gerekir. Tamamını ele aldığımız ayetlerin meallerinin sonuna bir yıldız (*) işareti konmuştur.
نَحَرَ : Fiil-I.
108:2 | فَصَلِّ لِرَبِّكَ وَانْحَرْ |
Diyanet Meali: | O hâlde, Rabbin için namaz kıl, kurban kes. * |