ط ه ر

KÖK HARFLER: ط ه ر

ANLAM: 

طَهَرَ : Temiz olmak. Kir veya pislikten âri olmak. Tertemiz olmak.

AÇIKLAMA:

طَهُرَتِ الْمَرْأَةُ : Kadının hayız kanı kesildi. Kadın gusledip, yıkanıp kendini hayızın pisliğinden vs. temizledi, arındırdı. Mastarı طُهْرٌ ve طَهَارَةٌ şekillerinde gelir Fethalı olarak طَهَرَتْ şeklindeki kullanım kıyasa daha yakındır Zira bu “Kadın hayız gördü” anlamına gelen طَمَثَتْ fiilinin zıddıdır. Ayrıca bunun ism-i faili tıpkı قَائِمَةٌ ve قَائِمٌ kelimelerinde olduğu gibi طَاهِرَةٌ ve طَاهِرٌ şekillerinde gelir. 

طَهَارَةٌ yani temizlik iki türdür. Bedenin temizlenmesi ve nefsin temizlenmesi. Ayetlerin geneli bu iki anlama yorulmuştur. 

طَهَّرْتُهُ : Onu temizledim, arındırdım. 

طَهُرَ ve طَهَرَ : Kirden ya da pislikten uzak veya lekesiz idi ya da o hale geldi. 

تَطَهَّرَ ve اِطَّهَّرَ : Temizlendi, arındırıldı veya kendini temizledi, arındırdı. Yıkandı. 

طَاهِرٌ : Temiz, kirden ya da pislikten uzak, lekesiz. 

مُتَطَهِّرٌ : Temizlenmiş, arındırılmış veya kendini temizleyen, arındıran. Yüce Allah şöyle buyurmuştur: وَإِنْ كُنْتُمْ جُنُبًا فَاطَّهَّرُوا : Eğer cünüpseniz temizlenin (5/6). Yani “temizlenmek için su ya da onun yerine geçecek bir şey kullanın.”

Yine şöyle buyurmuştur: وَيَسْأَلُونَكَ عَنِ الْمَحِيضِ قُلْ هُوَ أَذًى فَاعْتَزِلُوا النِّسَاءَ فِي الْمَحِيضِ وَلَا تَقْرَبُوهُنَّ حَتَّى يَطْهُرْنَ فَإِذَا تَطَهَّرْنَ فَأْتُوهُنَّ مِنْ حَيْثُ أَمَرَكُمُ اللَّهُ : Sana kadınların ay hâlini sorarlar. De ki, o, bir rahatsızlıktır. Bu sebeple ay hâlinde olan kadınlardan uzak durun. Temizleninceye kadar onlara yaklaşmayın. İyice temizlendiklerinde, Allah’ın emrettiği yerden onlara gidin (2/222). Her iki lafızla da Yüce Allah, “onlarla cimanın ancak kadınının hayız kanının kesilmesinden sonra (طَهَارَةٌ) ve gusül abdesti alıp, yıkanıp kendini temizledikten (تَطْهِيرٌ) sonra caiz olduğuna” işaret etmiştir. “Gusül denen temizliği yapıncaya kadar” anlamına gelen حَتَّىَ يَطَّهَّرْنَ okuyuşu da bu görüşü teyit etmektedir. 

Şöyle buyurmuştur: وَيُحِبُّ الْمُتَطَهِّرِينَ : Allah temizlenenleri sever (2/222). Yani “günahı terk edenleri ve salâha çalışanları…” 

Şöyle buyurmuştur: فِيهِ رِجَالٌ يُحِبُّونَ أَنْ يَتَطَهَّرُوا : Onda temizlenmeyi seven adamlar vardır (9/108); أَخْرِجُوهُمْ مِنْ قَرْيَتِكُمْ إِنَّهُمْ أُنَاسٌ يَتَطَهَّرُونَ : Onları kentinizden çıkarın, çünkü onlar, temizlenen insanlarmış (7/82). 

Şu sözüne gelince: وَاللَّهُ يُحِبُّ الْمُطَّهِّرِينَ : Allah temizlenenleri sever (9/108). Yüce Allah burada “nefsin temizlenmesini, arındırılmasını” kastetmektedir. Şu sözüne gelince: وَمُطَهِّرُكَ مِنَ الَّذِينَ كَفَرُوا : Seni o inkâr edenlerden arındıracağım (3/55). Yani “seni onların cümlesinden, yekûnundan veya içinden çıkaracağım ve seni onların fiilini işlemekten nezih, uzak kılacağım.” Şu sözlerinde de şu çerçevededir: إِنَّمَا يُرِيدُ اللَّهُ لِيُذْهِبَ عَنْكُمُ الرِّجْسَ أَهْلَ الْبَيْتِ وَيُطَهِّرَكُمْ تَطْهِيرًا : Ey ehli beyt! Allah sizden kiri gidermek ve sizi tertemiz yapmak istiyor (33/33); وَإِذْ قَالَتِ الْمَلَائِكَةُ يَا مَرْيَمُ إِنَّ اللَّهَ اصْطَفَاكِ وَطَهَّرَكِ وَاصْطَفَاكِ عَلَى نِسَاءِ الْعَالَمِينَ : Melekler şöyle demişlerdi: Ey Meryem, Şüphesiz Allah seni seçti, arındırdı ve seni âlemin kadınlarına üstün kıldı (3/42); ذَلِكُمْ أَزْكَى لَكُمْ وَأَطْهَرُ : Bu, sizin hakkınızda daha hayırlı ve daha temizdir (2/232); ذَلِكُمْ أَطْهَرُ لِقُلُوبِكُمْ وَقُلُوبِهِنَّ : Bu sizin kalpleriniz için ve onların kalpleri için daha temizdir (33/53).

لَا يَمَسُّهُ إِلَّا الْمُطَهَّرُونَ : Ona temizlenenlerden başkası dokunamaz (56/79) sözünün “onun bilgisi hakikatlerine ancak nefsini temizlemiş ve fesadın kirinden, pisliğinden kendini paklamış olan kişiler ulaşabilir” anlamında olduğu söylenmiştir. 

Şu sözüne gelince: إِنَّهُمْ أُنَاسٌ يَتَطَهَّرُونَ : Onlar temizlenen insanlarmış (7/82).

Lut kavmi bu sözlerini, Lut (a.s.) onlara يَا قَوْمِ هَؤُلَاءِ بَنَاتِي هُنَّ أَطْهَرُ لَكُمْ : Ey kavmim! İşte şunlar kızlarımdır (onlarla evlenin); sizin için onlar daha temizdir (11/78) dediği için, alay yollu olarak söylemişlerdir. Şu sözüne gelince: لَهُمْ فِيهَا أَزْوَاجٌ مُطَهَّرَةٌ : Orada (cennette) onlar için tertemiz eşler vardır (4/57-2/25). Yani “dünyanın kirinden ve pisliğinden temizlenmiş eşler vardır.” Yüce Allah’ın عُرُبًا أَتْرَابًا : Yaşıt sevgililer (56/37) sözü delil gösterilerek bunun “kötü huylardan temizlenmiş” anlamında olduğu söylenmiştir.

Yüce Allah şu sözünde Kur’an’ı vasfetmiştir: مَرْفُوعَةٍ مُطَهَّرَةٍ : Yüksek tutulan tertemiz sahifelerde (80/14). Şu sözüne gelince: وَثِيَابَكَ فَطَهِّرْ : Elbiseni temizle (74/4). Bunun “nefsini ayıplardan, kusurlardan uzaklaştır” anlamında olduğu söylenmiştir. 

Şu sözüne gelince: وَطَهِّرْ بَيْتِيَ : Evimi temiz tut (22/26); وَعَهِدْنَا إِلَى إِبْرَاهِيمَ وَإِسْمَاعِيلَ أَنْ طَهِّرَا بَيْتِيَ لِلطَّائِفِينَ وَالْعَاكِفِينَ وَالرُّكَّعِ السُّجُودِ : İbrahim ve İsmail’e de; Evi’mi tavaf edenler, itikâfa çekilenler ve rükû ve secde edenler için temizleyin, diye emir vermiştik (2/125). Burada Kabe’nin putlarının pisliğinden temizlenmesine yönelik bir teşvik bulunmaktadır. Bir görüşe göre ise burada Yüce Allah’ın هُوَ الَّذِي أَنْزَلَ السَّكِينَةَ فِي قُلُوبِ الْمُؤْمِنِينَ لِيَزْدَادُوا إِيمَانًا مَعَ إِيمَانِهِمْ : İnananların, imanlarını kat kat artırmaları için, kalplerine güven indiren O’dur (48/4) sözünde zikredilen sekinetlerin kalbe girmesi için kalbin temizlenmesine yönelik bir teşvik bulunmaktadır. 

طَهُورٌ kelimesi, 

  1. Sibeveyhi’nin naklettiği تَطَهَّرْتُ طَهُورًا ve تَوَضَّأْتُ وَضُوءًا sözlerinde olduğu gibi bazen mastar olur. فَعُولٌ vezninde bir mastardır. وَقَدْتُ وَقُودًا kullanımı buna benzer. 
  2. Bazen “kendisiyle iftar edilen şeyin adı” olan فَطُور kelimesi gibi, mastar değil de isim olur. Bu bakımdan وَجُورٌ (boğaza dökülen ilaç) ve سَعُوطٌ (buruna çekilen ilaç) ve ذَرُورٌ (göz otu/toz) kelimelerine benzer. 
  3. Bazen de رَسُول kelimesi gibi bir sıfat olur. Yüce Allah’ın şu sözünde bu çerçevededir: وَسَقَاهُمْ رَبُّهُمْ شَرَابًا طَهُورًا : Rableri onlara tertemiz bir içecek içirmiştir (76/21). Yüce Allah burada onun, وَيُسْقَى مِنْ مَاءٍ صَدِيدٍ : Orada irinli sudan içirilecektir (14/16) sözünde zikrettiğinin zıddı bir durumda olacağına dikkatleri çekmek için böyle buyurmuştur. 

Şu sözüne gelince: وَأَنْزَلْنَا مِنَ السَّمَاءِ مَاءً طَهُورًا : Gökten tertemiz bir su indirdik (25/48). 

  1. Şafii’nin (r.a.) öğrencileri طَهُورٌ kelimesinin مُطَهِّرٌ (temizleyen) anlamında olduğunu söylemiştir. Bu görüş lafız yönünden doğru değildir. Çünkü فَعُولٌ vezni أَفْعَلَ ve فََعَّلَ bablarından hareketle oluşturulmaz. Bilakis yalnızca فَعُلَ babından hareketle oluşturulur. 
  2. Şöyle denmiştir: Bu kelime anlam itibariyle temizlenmeyi gerektirir. Çünkü طَاهِرٌ kelimesi iki şekilde kullanılır:
  1. Bir kısmında temizlik anlamı başkasına geçişli değildir. Mesela elbisenin temiz olması gibi. Çünkü elbise temizdir ama kendisiyle temizlik yapılan bir şey değildir. 
  2. Diğer kısmında ise, başkasına geçişli olur ve kendisi vasıtasıyla başkası da temiz hale getirilir. Yüce Allah bu anlama dikkatleri çekmek için burada suyu طَهُورًا olarak vasfetmiştir. (Müfredât)

DİĞER BAZI TÜREVLER:

طَهَرَ ve طَهُرَ (geniş zaman يَطْهُرُ mastar isim طُهُورٌ ve طُهْرٌ ve طَهَارَةٌ): O şey temizdi, kir veya pislikten ari idi ya da o hale geldi.

طَهُرَتْ مِنَ الَحَيْضِ اَوْ طَهَرَتْ : Adet akıntısından temizlendi ya da o kesildi.

طَهَرَهُ (geniş zaman يَطْهَرُ ) : O şeyin uzak olmasına sebep oldu.

تَطَهَّرَ ve اِطَّهَرَ : Temizlenmiş veya arınmış hale geldi, temizlendi veya arındı; yıkandı.

تَطَهَّرَتْ وَ اِطَّهَرَتْ : Yıkayarak kirlilikten, adet akıntısından temizlendi ya da arındı (aynı zamanda şu şekilde طَهَرَتْ ve طَهُرَتْ).

تَطَهَّرَ kendini temiz olmayan şeylerden, pisliklerden, alçak veya bayağı alışkanlıklardan uzaklaştırdı; günahtan veya hayırlı olmayandan uzak durdu, manasına da gelmektedir.

تَطَهَّرَ مِنَ الْاِثْمِ : Kendini günahtan uzak tuttu. 

طَهَّرَهُ (mastar isim تَطْهِيرٌ ) : O kişiyi veya şeyi temizledi ya da arındırdı.

طَهَّرَهُ بِالْمَاءِ : O kişiyi veya şeyi suyla yıkadı.

وَ ثِيَابَكَ فَطَهِّرْ : Ve kıyafetlerini kirden temizle, yerde sürünürken onların kirlenmesini önlemek için kıyafetlerini toparla, kalbini veya nefsini arındır, işini doğru yap.

طَهُورٌ : Tertemiz, tertemiz hale getirme; temizleme; birinin sayesinde temizlendiği veya arındığı (su gibi) bir şey (aynı zamanda şu şekilde طُهُورٌ). Şu sözcükle eşanlamlı: طَاهِرٌ 

اَلتَّوْبَةُ طَهُورٌ لِلْمُذْنِبِ : Pişmanlık, günahkârın arınmasının bir yoludur. ( طَهُورٌ ve طُهْرٌ ve طَهَارَةٌ şu sözcükten türeyen eşanlamlı ve mastar sözcüklerdir: طَهَرَ).

اَطْهَرُ : Daha temiz ve en temiz.

اَزْوَاجٌ مُطَهَّرَةٌ : Tertemiz eşler (2:25).

KUR’ÂN’DA GEÇEN TÜREVLERİ: 

Aşağıdaki tabloda Kur’ân’da geçen ve bu kökten gelen kelime türevleri, bunların gramatik adlandırılışları, Kur’ân’da kaç kere geçmiş olduğu belirtilmiş ve örnek bir ayet için, sûre/âyet numarası verilmiştir.


Tür Adet Anlam Örnek Açıklama
طَهَرَ fiil-I 1 Temiz oldu 2/222
طَهَّرَ fiil-II 9 Temizledi 3/42
تَطَهَّرَ fiil-V 5 Temizlendi 9/108
طَهُورٌ isim 2 Temiz, tertemiz 25/48
أَطْهَرُ isim 4 En temiz, daha temiz, en pak 11/78
تَطْهِيرٌ isim 1 Temizlemek 33/33
مُطَهِّرٌ isim 1 Temizleyen, arındıran 3/55
مُطَهَّرٌ isim 6 Temizlenen 56/79 Müennes: مُّطَهَّرَةٌ
مُتَطَهِّرٌ isim 1 Temizlenen 2/222
مُطَّهِّرٌ isim 1 Temizlenen 9/108

Toplam 31


BENZERLİKLER VE FARKLILIKLAR: 

Kök Harflerinin Yer Değişimi

Benzer Manada Kelimeler

  • طَهُرَ
    • صَلُحَ > bak: ص ل ح
    • نَزُهَ
    • نَقِيَ
  • طَهَّرَ
    • أَصْلَحَ > bak: ص ل ح
    • نَقَّى
    • نَزَّهَ
    • نَظَّفَ
  • طَهَارَةٌ

Zıt Manada Kelimeler

  • طَهُرَ
    • تَدَنَّسَ
    • تَوَسَّخَ
    • تَلَطَّخَ
    • تَلَوَّثَ
  • طَهَّرَ
    • دَنَّسَ
    • وَسَّخَ
    • لَطَّخَ
    • لَوَّثَ
  • طَهَارَةٌ

TÜRKÇEYE GEÇEN KELİMELER: 

Aşağıdaki tabloda bu kökten Türkçeye geçmiş olan kelimeler, bunların Arapça yazılışları, Türkçe anlamları verilmiştir. Bu kelimelerin bazılarına günümüz Türkçesinde pek rastlanmaz. Daha çok Osmanlıca metinlerde görülmektedir.

Tuhr طُهْر Paklık, temizlik, taharet.
Tahûr طَهُور Tahir. Hem temiz hem temizleyici. Çok temiz.
Tâhir طَاهِر Temiz. Pak. Abdesti bozacak veya guslü icab ettirecek şeylerden birisiyle özürlü olmayan.
Tahâret طَهَارَة Temizlenmek.
Athar أَطْهَر Daha temiz.
Tathîr تَطْهِير Temizlemek. Yıkayıp pak etmek. Tahir kılmak.
Mutahhir مُطَهِّر Temizleyici. Temiz eden.
Mutahhar مُطَهَّر Temiz. Pak.  Müennes: Mutahhara
Tatahhur تَطَهُّر Temizlenmek. Paklanmak.
Mutatahhir مُتَطَهِّر Pak. Günah işlemekten teberri ve imtina eden, çekinen. Temiz kılınmış.
Mathara مَطْهَرَة 1: Su kabı, matara. 2: Gusülhane.

Matara kelimesi, “taharetleme, temizlenme aracı” anlamında mithera (مِطْهَرَة) sözcüğünden gelmektedir. (Hamza Ermiş)

ÂYETLER:

DİKKAT! İncelediğimiz kökten gelen kelimeleri, Kur’an-ı Kerim’deki yerlerinde, yakın çevresindeki kelimelerle ilişkilerini gösterecek şekilde listeliyoruz. Uzun ayetlerin sadece bir bölümünü ele aldık. Bazı ayetlerin sadece bir kısmını gördüğümüz için, ayetler hakkında yanlış bir hüküm verilmemesi gerekir. Tamamını ele aldığımız ayetlerin meallerinin sonuna bir yıldız (*) işareti konmuştur.

طَهَرَ :  Fiil-I. 

2:222 فَاعْتَزِلُوا النِّسَاءَ فِي الْمَحِيضِ وَلَا تَقْرَبُوهُنَّ حَتَّىٰ يَطْهُرْنَ
Diyanet Meali: “Ay hâlinde kadınlardan uzak durun. Temizleninceye kadar onlara yaklaşmayın.”

طَهَّرَ : Fiil-II. 

2:125 وَعَهِدْنَا إِلَىٰ إِبْرَاهِيمَ وَإِسْمَاعِيلَ أَنْ طَهِّرَا بَيْتِيَ لِلطَّائِفِينَ وَالْعَاكِفِينَ
Diyanet Meali: İbrahim ve İsmail’e şöyle emretmiştik: “Tavaf edenler, kendini ibadete verenler … için evimi (Kâbe’yi) tertemiz tutun.”
3:42 إِنَّ اللَّهَ اصْطَفَاكِ وَطَهَّرَكِ وَاصْطَفَاكِ عَلَىٰ نِسَاءِ الْعَالَمِينَ
Diyanet Meali: “(Ey Meryem!) Allah, seni seçti. Seni tertemiz yaptı ve seni dünya kadınlarına üstün kıldı.”
5:6 وَلَٰكِنْ يُرِيدُ لِيُطَهِّرَكُمْ وَلِيُتِمَّ نِعْمَتَهُ عَلَيْكُمْ
Diyanet Meali: Fakat O, sizi tertemiz yapmak ve üzerinizdeki nimetini tamamlamak ister..
5:41 أُولَٰئِكَ الَّذِينَ لَمْ يُرِدِ اللَّهُ أَنْ يُطَهِّرَ قُلُوبَهُمْ
Diyanet Meali: Onlar, Allah’ın kalplerini temizlemeyi istemediği kimselerdir. 
8:11 وَيُنَزِّلُ عَلَيْكُمْ مِنَ السَّمَاءِ مَاءً لِيُطَهِّرَكُمْ بِهِ
Diyanet Meali: Sizi temizlemek için üzerinize gökten yağmur yağdırıyordu.
9:103 خُذْ مِنْ أَمْوَالِهِمْ صَدَقَةً تُطَهِّرُهُمْ وَتُزَكِّيهِمْ بِهَا
Diyanet Meali: Onların mallarından, onları kendisiyle arındıracağın ve temizleyeceğin bir sadaka (zekât) al..
22:26 وَطَهِّرْ بَيْتِيَ لِلطَّائِفِينَ وَالْقَائِمِينَ وَالرُّكَّعِ السُّجُودِ
Diyanet Meali: “Evimi, tavaf edenler, namaz kılanlar, rükû ve secde edenler için temizle.”
33:33 إِنَّمَا يُرِيدُ اللَّهُ لِيُذْهِبَ عَنْكُمُ الرِّجْسَ أَهْلَ الْبَيْتِ وَيُطَهِّرَكُمْ تَطْهِيرًا
Diyanet Meali: Ey Peygamberin ev halkı! Allah, sizden ancak günah kirini gidermek ve sizi tertemiz yapmak istiyor.
74:4 وَثِيَابَكَ فَطَهِّرْ
Diyanet Meali: Nefsini arındır. *

تَطَهَّرَ : Fiil-V 

2:222 فَإِذَا تَطَهَّرْنَ فَأْتُوهُنَّ مِنْ حَيْثُ أَمَرَكُمُ اللَّهُ
Diyanet Meali: “Temizlendikleri vakit, Allah’ın size emrettiği yerden onlara yaklaşın.”
5:6 وَإِنْ كُنْتُمْ جُنُبًا فَاطَّهَّرُوا
Diyanet Meali: Eğer cünüp iseniz, iyice yıkanarak temizlenin.
7:82 أَخْرِجُوهُمْ مِنْ قَرْيَتِكُمْ إِنَّهُمْ أُنَاسٌ يَتَطَهَّرُونَ
Diyanet Meali: “Çıkarın bunları memleketinizden! Güya onlar kendilerini fazla temiz tutan insanlar!..”
9:108 فِيهِ رِجَالٌ يُحِبُّونَ أَنْ يَتَطَهَّرُوا وَاللَّهُ يُحِبُّ الْمُطَّهِّرِينَ
Diyanet Meali: Orada temizlenmeyi seven adamlar vardır. Allah da tertemiz olanları sever.
27:56 أَخْرِجُوا آلَ لُوطٍ مِنْ قَرْيَتِكُمْ إِنَّهُمْ أُنَاسٌ يَتَطَهَّرُونَ
Diyanet Meali: “Lût’un ailesini memleketinizden çıkarın. Çünkü onlar temiz kalmak isteyen insanlarmış(!)”

 طَهُورٌ : İsim. Sıfat.

25:48 وَأَنْزَلْنَا مِنَ السَّمَاءِ مَاءً طَهُورًا
Diyanet Meali: Gökten tertemiz bir su indirdik.
76:21 وَحُلُّوا أَسَاوِرَ مِنْ فِضَّةٍ وَسَقَاهُمْ رَبُّهُمْ شَرَابًا طَهُورًا
Diyanet Meali: Gümüş bileziklerle süsleneceklerdir. Rableri onlara tertemiz bir içecek içirecektir.

أَطْهَرُ : İsim. 

2:232 ذَٰلِكُمْ أَزْكَىٰ لَكُمْ وَأَطْهَرُ وَاللَّهُ يَعْلَمُ وَأَنْتُمْ لَا تَعْلَمُونَ
Diyanet Meali: Bu, sizin için daha hayırlı ve daha temizdir. Allah bilir, siz bilmezsiniz.
11:78 قَالَ يَا قَوْمِ هَٰؤُلَاءِ بَنَاتِي هُنَّ أَطْهَرُ لَكُمْ
Diyanet Meali: Lût, dedi ki: “Ey Kavmim! İşte kızlarım. Onlar(la nikâhlanmanız) sizin için daha temizdir.”
33:53 ذَٰلِكُمْ أَطْهَرُ لِقُلُوبِكُمْ وَقُلُوبِهِنَّ
Diyanet Meali: Böyle davranmanız hem sizin kalpleriniz, hem de onların kalpleri için daha temizdir.
58:12 فَقَدِّمُوا بَيْنَ يَدَيْ نَجْوَاكُمْ صَدَقَةً ذَٰلِكَ خَيْرٌ لَكُمْ وَأَطْهَرُ
Diyanet Meali: (Peygamber ile baş başa konuşacağınız zaman), baş başa konuşmanızdan önce bir sadaka verin. Bu, sizin için daha hayırlı ve daha temizdir.

 تَطْهِيرٌ : İsim. Masdar. Tef’îl Bâbı (II. Bâb).

33:33 إِنَّمَا يُرِيدُ اللَّهُ لِيُذْهِبَ عَنْكُمُ الرِّجْسَ أَهْلَ الْبَيْتِ وَيُطَهِّرَكُمْ تَطْهِيرًا
Diyanet Meali: Ey Peygamberin ev halkı! Allah, sizden ancak günah kirini gidermek ve sizi tertemiz yapmak istiyor.

مُطَهِّرٌ : İsim. İsm-i Fâil. Tef’îl Bâbı (II. Bâb). 

3:55 إِنِّي مُتَوَفِّيكَ وَرَافِعُكَ إِلَيَّ وَمُطَهِّرُكَ مِنَ الَّذِينَ كَفَرُوا
Diyanet Meali: “(Ey İsa!) Şüphesiz, senin hayatına ben son vereceğim. Seni kendime yükselteceğim. Seni inkâr edenlerden kurtararak temizleyeceğim…”

 مُطَهَّرُونَ : İsim. İsm-i Mef’ûl . Tef’îl Bâbı (II. Bâb). Kurallı Erkek Çoğul. Tekili: مُطَهَّرٌ

56:79 لَا يَمَسُّهُ إِلَّا الْمُطَهَّرُونَ
Diyanet Meali: Ona, ancak tertemiz olanlar dokunabilir. *

مُّطَهَّرَةٌ : İsim. İsm-i Mef’ûl. Tef’îl Bâbı (II. Bâb). Müennes.

2:25 وَلَهُمْ فِيهَا أَزْوَاجٌ مُطَهَّرَةٌ وَهُمْ فِيهَا خَالِدُونَ
Diyanet Meali: Onlar için orada tertemiz eşler de vardır. Onlar orada ebedî kalacaklardır.
3:15 خَالِدِينَ فِيهَا وَأَزْوَاجٌ مُطَهَّرَةٌ وَرِضْوَانٌ مِنَ اللَّهِ
Diyanet Meali: “İçinde ebedî kalacakları (cennetler), tertemiz eşler ve Allah’ın rızası vardır.”
4:57 لَهُمْ فِيهَا أَزْوَاجٌ مُطَهَّرَةٌ وَنُدْخِلُهُمْ ظِلًّا ظَلِيلًا
Diyanet Meali: Onlara orada tertemiz eşler vardır. Onları, koyu gölgeler altında bulunduracağız.
80:14 مَرْفُوعَةٍ مُطَهَّرَةٍ
Diyanet Meali: Yüksek, tertemiz… *
98:2 رَسُولٌ مِنَ اللَّهِ يَتْلُو صُحُفًا مُطَهَّرَةً
Diyanet Meali: Bu delil, tertemiz sahifeleri okuyan, Allah tarafından gönderilen bir peygamberdir. *

 مُتَطَهِّرِينَ : İsim. İsm-i Fâil. Tefa’ul Bâbı (V. Bâb). Kurallı Erkek Çoğul. Nasb / Cerr Hali. Tekili: مُتَطَهِّرٌ

2:222 إِنَّ اللَّهَ يُحِبُّ التَّوَّابِينَ وَيُحِبُّ الْمُتَطَهِّرِينَ
Diyanet Meali: Şüphesiz Allah çok tövbe edenleri sever, çok temizlenenleri sever.”

 مُطَّهِّرِينَ : İsim. İsm-i Fâil. Tefa’ul Bâbı (V. Bâb). Kurallı Erkek Çoğul. Nasb / Cerr Hali. Tekili: مُطَّهِّرٌ

9:108 فِيهِ رِجَالٌ يُحِبُّونَ أَنْ يَتَطَهَّرُوا وَاللَّهُ يُحِبُّ الْمُطَّهِّرِينَ
Diyanet Meali: Orada temizlenmeyi seven adamlar vardır. Allah da tertemiz olanları sever.