ط ل ل

KÖK HARFLER: ط ل ل

ANLAM: 

طَلَّ : Yağmur çiselemek. Az miktarda yağmak. 

AÇIKLAMA:

طَلٌّ : Yağmur’un en zayıfı, çisenti. Az bir etkiye sahip yağmurdur. Yüce Allah şöyle buyurmuştur: فَإِنْ لَمْ يُصِبْهَا وَابِلٌ فَطَلٌّ : Bol yağmur yağmasa bile bir çisenti düşer (2/265).

طُلَّتِ اْلأَرْضُ : Yerin, arazinin üzerine yağmurun en zayıfı yağdı. “Üzerine yağmurun en zayıfının yağdığı yere, araziye” مَطْلُولَةٌ denir. Buradan hareketle “filan kimsenin kanının önemi, değeri azaldı ve etkisi itibarıyla sanki bir طَلٌّ’miş gibi hale geldi” anlamında طُلَّ دَمُ فُلاَنٍ denir. 

İkisinin arasında bulunan ilginden dolayı “evin kalan kalıntısına” ve ayrıca “bir adamın uzaktan görülen karaltısına” طَلَلٌ denmiştir.

أَطَلَّ فُلاَنٌ : Filan kişi طَلَلٌ’i (yani uzaktan görülen karaltısı) ile yüksek bir yerden baktı. (Müfredât)

DİĞER BAZI TÜREVLER:

طَلَّ (geniş zaman يَطُلُّ mastar isim طَلٌّ):

طَلَّتِ السَّمَاءُ الْاَرْضَ : Gökten toprağa az miktarda yağmur düştü ya da çiseledi.

طَلَّتِ الْاَرْضُ : Toprağa hafif yağmur düştü ya da çiseledi.

طَلَّهَا النَّدَى : Çiğ o şeyi nemlendirdi.

طَلَّتِ السَّمَاءُ : Yağmur şiddetli bir biçimde yağdı.

طَلَّ دَمُهُ : Kanının öcü alınmadı.

طَلَّهُ حَقَّهُ : Onun hakkını inkar etti ya da reddetti; hakkını azalttı; kısmen veya bütünüyle onun hakkını yedi.

طَلٌّ : Az veya hafif yağmur; çiseleme; çiğ. Bu kelime, نَدًى ve مَطَرٌ arasında olan; az etkisi olan yağmuru anlatır.

يَوْمٌ طَلٌّ : Nemli veya rutubetli bir gün. Bu sözcük, kan; süt; güzel veya hoş; yaşlı bir kimse, manasına da gelmektedir.

اِمْرَاَةٌ طَلَّةٌ : Güzel, zarif bir kadın.

KUR’ÂN’DA GEÇEN TÜREVLERİ: 

Aşağıdaki tabloda Kur’ân’da geçen ve bu kökten gelen kelime türevleri, bunların gramatik adlandırılışları, Kur’ân’da kaç kere geçmiş olduğu belirtilmiş ve örnek bir ayet için, sûre/âyet numarası verilmiştir.


Tür Adet Anlam Örnek
طَلٌّ isim 1 Çiseleyen yağmur, çisinti. 2/265

Toplam 1

BENZERLİKLER VE FARKLILIKLAR: 

Mahreci Benzeyen Kökler

Benzer Manada Kelimeler

  • طَلَّ
  • أَطَلَّ
    • عَلَا > bak: ع ل و
    • أَشْرَفَ
  • طَلٌّ

Zıt Manada Kelimeler

TÜRKÇEYE GEÇEN KELİMELER: 

Aşağıdaki tabloda bu kökten Türkçeye geçmiş olan kelimeler, bunların Arapça yazılışları, Türkçe anlamları verilmiştir. Bu kelimelere günümüz Türkçesinde pek rastlanmaz. Daha çok Osmanlıca metinlerde görülmektedir.

İtlâl إِطْلَال Damlatma.
Atlâl أَطْلَال Harabeler.

ÂYETLER:

DİKKAT! İncelediğimiz kökten gelen kelimeleri, Kur’an-ı Kerim’deki yerlerinde, yakın çevresindeki kelimelerle ilişkilerini gösterecek şekilde listeliyoruz. Uzun ayetlerin sadece bir bölümünü ele aldık. Bazı ayetlerin sadece bir kısmını gördüğümüz için, ayetler hakkında yanlış bir hüküm verilmemesi gerekir. Tamamını ele aldığımız ayetlerin meallerinin sonuna bir yıldız (*) işareti konmuştur.

طَلٌّ : İsim. 

2:265 أَصَابَهَا وَابِلٌ فَآتَتْ أُكُلَهَا ضِعْفَيْنِ فَإِنْ لَمْ يُصِبْهَا وَابِلٌ فَطَلٌّ
Diyanet Meali: Bol yağmur alınca iki kat ürün verir. Bol yağmur almasa bile ona çiseleme yeter.