ط ف ل

KÖK HARFLER: ط ف ل

ANLAM: 

طَفُلَ : Yumuşak veya hassas olmak. Erken çocukluk zamanına girmek.

AÇIKLAMA:

طِفْلٌ : Çocuk. Körpeliği, bedeninin yumuşaklığı veya narinliği devam ettikçe böyle denir. Bazen çoğul anlamda kullanılır. Yüce Allah şöyle buyurmuştur: هُوَ الَّذِي خَلَقَكُمْ مِنْ تُرَابٍ ثُمَّ مِنْ نُطْفَةٍ ثُمَّ مِنْ عَلَقَةٍ ثُمَّ يُخْرِجُكُمْ طِفْلًا ثُمَّ لِتَبْلُغُوا أَشُدَّكُمْ ثُمَّ لِتَكُونُوا شُيُوخًا : Sizi; topraktan, sonra bir nutfeden, sonra bir kan pıhtısından yaratan, sonra erginlik çağına ulaşmanız, sonra da yaşlanmanız için sizi bebek olarak dünyaya çıkaran O’dur (40/67); وَقُلْ لِلْمُؤْمِنَاتِ وَلَا يُبْدِينَ زِينَتَهُنَّ إِلَّا أَوِ الطِّفْلِ الَّذِينَ لَمْ يَظْهَرُوا عَلَى عَوْرَاتِ النِّسَاءِ : Mü’min kadınlara da söyle: yahut henüz kadınların gizli kadınlık hususiyetlerinin farkında olmayan çocuklardan başkasına zinetlerini göstermesinler (24/31).

Bazen de çoğul olarak أَطْفَالٌ şeklinde gelir. Yüce Allah şöyle buyurmuştur: وَإِذَا بَلَغَ الْأَطْفَالُ مِنْكُمُ الْحُلُمَ : Çocuklarınız ergenlik çağına girdiklerinde (24/59). 

Çocuktaki körpelik, yumuşaklık veya narinlik göz önünde bulundurularak “yumuşak tenli ya da narin kadın” anlamında اِمْرَأَةٌ طَفْلَةٌ denmiştir. Fiil olarak “körpe, yumuşak veya narin idi ya da o hale geldi” anlamında طَفُلَتْ şeklinde kullanılır. Bu fiilin mastarı طُفُولَةٌ ve طَفَالَةٌ şekillerinde gelir.

“Yavrusu beraberinde olan ceylana” مُطْفِلٌ denir.

طَفَلَتِ الشَّمْسُ : Güneş doğmak üzere ve henüz ışığı yeryüzünün üzerine yayılmadı. 

“Filan kişi davet edilmediği bir yemeğe geldi” anlamına gelen طَفَّلَ fiiline gelince, a) Bir görüşe göre bunun aslı “kişinin طَفَلٌ denen vakitte gelmesi” demek olan طَفَلَ النَّهَارُ sözünden gelir. B Bir görüşe göre ise طَفَّلَ fiili “o kişi Tufeyl el-Arâis’in yaptığı işi yaptı” anlamına gelir. Bu kişi davetlerde hazır bulunuşuyla tanınan Tufeyl adındaki bir adamdı. (Müfredât)

DİĞER BAZI TÜREVLER:

طَفُلَ (geniş zaman يَطْفُلُ mastar isim طُفُولَةٌ ve طَفَالَةٌ): O şey yumuşak veya hassastı ya da o hale geldi.

طَفَلَ ve اَطْفَلَ : Erken çocukluk zamanına girdi.

اَطْفَلَتْ : Çok küçük yaşta bir yavrusu vardı veya doğurdu.

طِفْلٌ : Yavru, bir insan veya hayvan yavrusu; yeni doğmuş bir çocuk; ayrım yapana dek bir çocuk; doğumdan erginlik çağına ulaşana dek çocuk; herhangi bir şeyin herhangi bir parçası veya kısmı; ihtiyaç duyulan her tür nesne, küçük nesne; gece veya onun ilk kısmı; batmak üzereyken güneş; yanan bir kor veya ateş kıvılcımı (çoğul hali اَطْفَالٌ).

هُوَ يَسْعَى فِى اَطْفَالِ الْحَوَائِجِ : İhtiyaç duyulan küçük nesneleri elde etmeye çalışır. 

تَطَايَرَتْ اَطْفَالُ النَّارِ : Ateşin kıvılcımları saçıldı.

اَطْفَالٌ küçük bulutlar, manasına da gelmektedir.

طِفْلٌ hem tekil hem de çoğul olarak kullanılmaktadır.

KUR’ÂN’DA GEÇEN TÜREVLERİ: 

Aşağıdaki tabloda Kur’ân’da geçen ve bu kökten gelen kelime türevleri, bunların gramatik adlandırılışları, Kur’ân’da kaç kere geçmiş olduğu belirtilmiş ve örnek bir ayet için, sûre/âyet numarası verilmiştir.


Tür Adet Anlam Örnek Açıklama
طِفْلٌ isim 4 Çocuk 40/67 Çoğulu: أَطْفَالٌ

Toplam 4


BENZERLİKLER VE FARKLILIKLAR: 

Kök Harflerinin Yer Değişimi

Benzer Manada Kelimeler

  • طِفْلٌ (a)
  • طِفْلٌ (b)
  • طُفُولَةٌ

Zıt Manada Kelimeler

  • طِفْلٌ
  • طُفُولَةٌ

TÜRKÇEYE GEÇEN KELİMELER: 

Aşağıdaki tabloda bu kökten Türkçeye geçmiş olan kelimeler, bunların Arapça yazılışları, Türkçe anlamları verilmiştir. Bu kelimelere günümüz Türkçesinde pek rastlanmaz. Daha çok Osmanlıca metinlerde görülmektedir.

Tıfl طِفْل Küçük çocuk. Tıflâne
Etfâl أَطْفَال Çocuklar, tıfıllar. Tıfl’ın çoğulu
Tafal طَفَل Öksüz.
Tıfliyyet طِفْلِيَّة Çocukluk. Çocuk hali.
Tufeylî ّطُفَيْلِى 1: Asalak. 2: Salaş, virane, yıkık.

ÂYETLER:

DİKKAT! İncelediğimiz kökten gelen kelimeleri, Kur’an-ı Kerim’deki yerlerinde, yakın çevresindeki kelimelerle ilişkilerini gösterecek şekilde listeliyoruz. Uzun ayetlerin sadece bir bölümünü ele aldık. Bazı ayetlerin sadece bir kısmını gördüğümüz için, ayetler hakkında yanlış bir hüküm verilmemesi gerekir. Tamamını ele aldığımız ayetlerin meallerinin sonuna bir yıldız (*) işareti konmuştur.

طِفْلٌ : İsim. Çoğulu: أَطْفَالٌ

22:5 وَنُقِرُّ فِي الْأَرْحَامِ مَا نَشَاءُ إِلَىٰ أَجَلٍ مُسَمًّى ثُمَّ نُخْرِجُكُمْ طِفْلًا
Diyanet Meali: Dilediğimizi belli bir süreye kadar rahimlerde durduruyoruz. Sonra sizi bir çocuk olarak çıkarıyoruz.
24:31 أَوِ الطِّفْلِ الَّذِينَ لَمْ يَظْهَرُوا عَلَىٰ عَوْرَاتِ النِّسَاءِ
Diyanet Meali: Yahut da henüz kadınların mahrem yerlerine vakıf olmayan erkek çocuklar(dan başkalarına göstermesinler).
24:59 وَإِذَا بَلَغَ الْأَطْفَالُ مِنْكُمُ الْحُلُمَ فَلْيَسْتَأْذِنُوا
Diyanet Meali: Çocuklarınız erginlik çağına geldiklerinde izin istesinler.
40:67 هُوَ الَّذِي خَلَقَكُمْ مِنْ تُرَابٍ ثُمَّ مِنْ نُطْفَةٍ ثُمَّ مِنْ عَلَقَةٍ ثُمَّ يُخْرِجُكُمْ طِفْلًا
Diyanet Meali: O, sizi (önce) topraktan, sonra az bir sudan (meniden), sonra “alaka”dan  yaratan, sonra sizi (ana rahminden) çocuk olarak çıkarandır.