ث ل ل

KÖK HARFLER:  ث ل ل

ANLAM: 

ثَلَّ : Çukurun içerisini toprakla doldurmak; kazdıktan sonra paraları (çukurun) içine boşaltmak; bir şeyi imha etmek.

AÇIKLAMA:

ثَلَّةٌ : Bir araya toplanmış bir parça yün. Bundan dolayı “davar (koyun ya da keçi) sürüsüne ثَلَّةٌ denmiştir. Buradaki bir araya toplanma anlamı göz önünde bulundurularak şöyle buyrulmuştur: ثُلَّةٌ مِنَ اْلأَوَّلِينَ * وَثُلَّةٌ مِنَ اْلآخِرِينَ Bunların bazıları öncekilerden; bazıları da sonrakilerdendir (56/39-40). Buradaki ثُلَّةٌ kelimesi “topluluk” anlamındadır. 

ثَلَلْتُ كَذَا : Şöyle bir şeyden bir ثُلَّةٌ aldım. 

ثُلَّ عَرْشُهُ : Tahtından bir ثُلَّةٌ düşürüldü. 

ثَلَل : Kendisinden bir ثُلَّةٌ nün kırılıp düşmesi sonucunda dişlerde meydana gelen kısalma. 

أَثَلَّ فَمُهُ : Ağzındaki dişleri düştü. 

تَثَلَّلَتِ الرَّكِيَّةُ : Kuyu yıkıldı. (Müfredât)

Sülle, hep birlikte aynı işi yapan cemaat anlamındadır. (Farklar Sözlüğü 411)

DİĞER BAZI TÜREVLER:

ثَلَّ (geniş zaman يَثُلُّ mastar isim ثَلٌّ ve ثَلَلٌ): Çukurun içerisini toprakla doldurdu; kazdıktan sonra paraları (çukurun) içine boşalttı; bir şeyi imha etti.

ثَلَّ اللّٰهُ عَرْشَهُمْ : Allah (c.c.) onların hâkimiyetini yerle bir etti; Allah (c.c.), güçlerinin onları terk etmesini sağladı.

ثُلَّةٌ : Bir grup insan, topluluk, bölük, çok sayıda insan, kalabalık birlik.

فُلَانٌ لَايَفْرِقُ بَيْنَ الثَّلَّةِ وَالثُّلَّةِ : Böyle biri koyun sürüsüyle erlerden oluşan bir bölüğü ayırt edemez.

KUR’ÂN’DA GEÇEN TÜREVLERİ: 

Aşağıdaki tabloda Kur’ân’da geçen ve bu kökten gelen kelime türevleri, bunların gramatik adlandırılışları, Kur’ân’da kaç kere geçmiş olduğu belirtilmiş ve örnek bir ayet için, sûre/âyet numarası verilmiştir.


Tür Adet Anlam Örnek
ثُلَّةٌ isim 3 Cemaat, ahali, topluluk  56/13

Toplam 3

BENZERLİKLER VE FARKLILIKLAR: 

Mahreci Benzeyen Kökler

Benzer Manada Kelimeler

Zıt Manada Kelimeler

AÇIKLAMA:

SÜLLE, ZÜMRE, CEMAAT, HİZB ve FEVC kelimeleri arasındaki farklar

( ث ل ل – ج م ع – ح ز ب – ز م ر – ف و ج ) 

Sülle, hep birlikte aynı işi yapan cemaattir. 

Zümre, anlaşılmayan bir ses çıkaran cemaattir. Bu topluluğun ayrılığa düşmüş bir topluluk olduğu söylenebilir. 

Hizb, biri ile aynı işi yapan, biri ile yardımlaşan cemaattir. Yani bir kimse vardır, topluluk ona yardım etmektedir ve işler onlar sayesinde kuvvetlenmektedir. 

Cemaat, bu söylenilen toplulukların tamamı için kullanılır. 

Fevc ise pek çok cemaattir. (Farklar Sözlüğü 411) Bknz: ( ج م عح ز بز م رف و ج )

TÜRKÇEYE GEÇEN KELİMELER: 

Aşağıdaki tabloda bu kökten Türkçeye geçmiş olan kelimeler, bunların Arapça yazılışları, Türkçe anlamları verilmiştir. Bu kelimelere günümüz Türkçesinde pek rastlanmaz. Daha çok Osmanlıca metinlerde görülmektedir.

Sülle ثُلَّة Cemaat, topluluk, çok cemaat.

ÂYETLER:

DİKKAT! İncelediğimiz kökten gelen kelimeleri, Kur’an-ı Kerim’deki yerlerinde, yakın çevresindeki kelimelerle ilişkilerini gösterecek şekilde listeliyoruz. Uzun ayetlerin sadece bir bölümünü ele aldık. Bazı ayetlerin sadece bir kısmını gördüğümüz için, ayetler hakkında yanlış bir hüküm verilmemesi gerekir. Tamamını ele aldığımız ayetlerin meallerinin sonuna bir yıldız (*) işareti konmuştur.

 ثُلَّةٌ : İsim.

56:13 ثُلَّةٌ مِنَ الْأَوَّلِينَ
Diyanet Meali: Onların çoğu öncekilerdendir. *
56:39 ثُلَّةٌ مِنَ الْأَوَّلِينَ
Diyanet Meali: Bunların birçoğu öncekilerdendir. *
56:40 وَثُلَّةٌ مِنَ الْآخِرِينَ
Diyanet Meali: Birçoğu da sonrakilerdendir. *