ه د م

KÖK HARFLER:  ه د م

ANLAM: 

هَدَمَ : Yıkmak, harabeye çevirmek. İhlal etmek, hukukunu çiğnemek.

AÇIKLAMA:

هَدْمٌ : Bir binayı, yapıyı yere atmak, düşürmek veya yıkmak. “Onu yere attım, düşürdüm veya yıktım” anlamında fiil olarak هَدَمْتُهُ şeklinde kullanılır. Bu fiilin mastarı هَدْمٌ şeklinde gelir.

هَدَمٌ : Yere atılan, düşürülen veya yıkılan şey. Buradan müstear olarak “heder olmuş kana” دَمٌ هَدْمٌ denmiştir. Kesralı olarak هِدْمٌ kelimesi de temelde aynı anlamdadır. Fakat sadece “eskiyip yıpranmış elbiseye ya da bez parçasına” ad olarak verilmiştir. Çoğulu أَهْدَامٌ şeklinde gelir. Fiil olarak teksir yapısıyla هَدَّمْتُ şeklinde de kullanılır. Yüce Allah şöyle buyurmuştur: وَلَوْلاَ دَفْعُ اللَّهِ النَّاسَ بَعْضَهُمْ بِبَعْضٍ لَهُدِّمَتْ صَوَامِعُ وَبِيَعٌ وَصَلَوَاتٌ وَمَسَاجِدُ يُذْكَرُ فِيهَا اسْمُ اللَّهِ كَثِيرًا … Eğer Allah insanların bir kısmını bir kısmı ile bertaraf etmeseydi manastırlar, kiliseler, havralar ve içinde Allah’ın adı çok anılan mescitler elbette yıkılırdı (22/40). (Müfredât)

DİĞER BAZI TÜREVLER:

هَدَمَ (geniş zaman يَهْدِمُ mastar isim هَدْمٌ) ve هَدَّمَ:

هَدَمَ اَوْ هَدَّمَ الْبِنَاءَ : Yapıyı yıktı, parçaladı ya da çökertti, onu yerle bir etti.

هَدْمٌ : Yıkım, harap etme, yıkma, imha etme.

KUR’ÂN’DA GEÇEN TÜREVLERİ: 

Aşağıdaki tabloda Kur’ân’da geçen ve bu kökten gelen kelime türevleri, bunların gramatik adlandırılışları, Kur’ân’da kaç kere geçmiş olduğu belirtilmiş ve örnek bir ayet için, sûre/âyet numarası verilmiştir.


Tür Adet Anlam Örnek Âyet Açıklama
هَدَّمَ fiil-II 1 Yıktı, harabeye çevirdi. İhlal etti, hukukunu çiğnedi. 22/40 Meçhulü: هُدِّمَ

Toplam 1


BENZERLİKLER VE FARKLILIKLAR: 

Kök Harflerinin Yer Değişimi

Mahreci Benzeyen Kökler

Benzer Manada Kelimeler

Zıt Manada Kelimeler

TÜRKÇEYE GEÇEN KELİMELER: 

Aşağıdaki tabloda bu kökten Türkçeye geçmiş olan kelimeler, bunların Arapça yazılışları, Türkçe anlamları verilmiştir. Bu kelimelere günümüz Türkçesinde pek rastlanmaz. Daha çok Osmanlıca metinlerde görülmektedir.

Hedm هَدْم Yıkmak, harab etmek. Parçalamak, mahvetmek.
Hâdim هَادِم Hedmeden, yıkan, yıkıcı.
Mehdûm مَهْدُوم Yıkılmış, hedmolunmuş, yıkık.
Tehdîm تَهْدِيم Yıkma.
Teheddüm تَهَدُّم Yıkılma.
Müteheddim مُتَهَدِّم Yıkılan, inhidam eden.
Tehâdüm تَهَادُم Yıkılmak.
İnhidâm اِنْهِدَام Çökme, yıkılma. Viran olma.
Münhedim مُنْهَدِم Yıkılmış, inhidam olmuş, harab olmuş.

ÂYETLER:

DİKKAT! İncelediğimiz kökten gelen kelimeleri, Kur’an-ı Kerim’deki yerlerinde, yakın çevresindeki kelimelerle ilişkilerini gösterecek şekilde listeliyoruz. Uzun ayetlerin sadece bir bölümünü ele aldık. Bazı ayetlerin sadece bir kısmını gördüğümüz için, ayetler hakkında yanlış bir hüküm verilmemesi gerekir. Tamamını ele aldığımız ayetlerin meallerinin sonuna bir yıldız (*) işareti konmuştur.

هَدَّمَ :  Fiil-II. Meçhulü: هُدِّمَ

22:40 وَلَوْلَا دَفْعُ اللَّهِ النَّاسَ بَعْضَهُمْ بِبَعْضٍ لَهُدِّمَتْ صَوَامِعُ وَبِيَعٌ
Diyanet Meali: Eğer Allah’ın, insanların bir kısmını bir kısmıyla defetmesi olmasaydı, içlerinde manastırlar, kiliseler.. muhakkak yerle bir edilirdi.