ه د د

KÖK HARFLER:  ه د د

ANLAM: 

هَدَّ : Yüksek bir gürültü ile binayı yıkmak, indirmek; bir çökme ile binayı zayıflatmak ve yıkmak; binayı büyük bir gürültü ile çökertmek.

AÇIKLAMA:

هَدٌّ : Düşmesi olan (düşme şeklinde) bir yıkılma.

هَدَّةٌ : Düşme sesi. Yüce Allah şöyle buyurmuştur: تَكَادُ السَّمَوَاتُ يَتَفَطَّرْنَ مِنْهُ وَتَنْشَقُّ اْلأَرْض وَتَخِرُّ الْجِبَالُ هَدًّا Az kalsın, söyledikleri sözden gökler çatlayacak, yer yarılacak ve dağlar parçalanıp dağılacaktı (19/90).

هَدَّدْتُ اْلبَقَرَةَ : Boğazlamak için sığırı yere yıktım.

هِدٌّ : Yıkılan şey (مَهْدُودٌ). Bu kelime مَذْبُوحٌ anlamında kullanılan ذِبْحٌ kelimesine benzer. Bununla “zayıf ve korkak kimse” ifade edilir. مَرَرْتُ بِرَجُلٍ هَدَّكَ مِنْ رَجُلٍ şeklinde kullanılmıştır ki bu senin حَسْبُكَ demenle eşanlamlıdır. Hakikatte ise, bununla “onun gibisinin varlığı seni yıkar ve rahatsız edip yerinden koparır” denmek istenir. 

هَدَّدْتُ فُلاَنًا ve تَهَدَّدْتُهُ : Filan kişiyi tehditle yerinden oynattım, sarsıp ırgaladım.

هَدْهَدَةٌ : Uyuması için küçük çocuğu sallamak. 

هُدْهُدٌ : Bildiğimiz çavuş kuşu, ibibik. Yüce Allah şöyle buyurmuştur: وَتَفَقَّدَ الطَّيْرَ فَقَالَ مَا لِيَ لاَ أَرَى الْهُدْهُدَ (Süleyman) Kuşları gözden geçirdikten sonra şöyle dedi: Hüdhüd’ü niçin göremiyorum? (27/20). Çoğulu هَدَاهِدُ şeklinde gelir. Dammeli olarak هُدَاهِدُ kelimesi tekildir. (Müfredât)

DİĞER BAZI TÜREVLER:

هَدَّ (geniş zaman يَهُدُّ mastar isim هَدٌّ):

هَدَّ الْبِنَاءَ : Yüksek bir gürültü ile binayı yıktı, indirdi; binayı büyük bir gürültü ile çökertti.

هَدٌّ : Çökme, çöküş, göçme.

KUR’ÂN’DA GEÇEN TÜREVLERİ: 

Aşağıdaki tabloda Kur’ân’da geçen ve bu kökten gelen kelime türevleri, bunların gramatik adlandırılışları, Kur’ân’da kaç kere geçmiş olduğu belirtilmiş ve örnek bir ayet için, sûre/âyet numarası verilmiştir.


Tür Adet Anlam Örnek Âyet
هَدٌّ isim 1 Çökme; çökmüş, göçmüş 19/90

Toplam 1

BENZERLİKLER VE FARKLILIKLAR: 

Mahreci Benzeyen Kökler

Benzer Manada Kelimeler

  • هَدَّ
    • نَقَضَ > bak: ن ق ض
    • قَوَّضَ
    • أَتْلَفَ

Zıt Manada Kelimeler

TÜRKÇEYE GEÇEN KELİMELER: 

Aşağıdaki tabloda bu kökten Türkçeye geçmiş olan kelimeler, bunların Arapça yazılışları, Türkçe anlamları verilmiştir. Bu kelimelerin bazılarına günümüz Türkçesinde pek rastlanmaz. Daha çok Osmanlıca metinlerde görülmektedir.

Hedd هَدّ Binayı gürültüyle yıkıp göçürmek. 
Hedde هَدَّة Yıkımdan çıkan gürültü, gümbürtü.
Tehdîd تَهْدِيد Göz dağı verme, birisini korkutma.  Tehdîd etmek

ÂYETLER:

DİKKAT! İncelediğimiz kökten gelen kelimeleri, Kur’an-ı Kerim’deki yerlerinde, yakın çevresindeki kelimelerle ilişkilerini gösterecek şekilde listeliyoruz. Uzun ayetlerin sadece bir bölümünü ele aldık. Bazı ayetlerin sadece bir kısmını gördüğümüz için, ayetler hakkında yanlış bir hüküm verilmemesi gerekir. Tamamını ele aldığımız ayetlerin meallerinin sonuna bir yıldız (*) işareti konmuştur.

هَدٌّ : İsim. 

19:90 تَكَادُ السَّمَاوَاتُ يَتَفَطَّرْنَ مِنْهُ وَتَنْشَقُّ الْأَرْضُ وَتَخِرُّ الْجِبَالُ هَدًّا
Diyanet Meali: (Rahman’a çocuk isnat etmelerinden dolayı) neredeyse gökler parçalanacak, yer yarılacak, dağlar yıkılıp çökecektir! *