ت ب ب

KÖK HARFLER:  ت ب ب

ANLAM: 

تَبَّ : Helak olmak, zarar etmek.

AÇIKLAMA:

تَبٌّ ve تَبَابٌ : Zararın, ziyanın sürmesi, devam etmesi.

“Allah (c.c.) onu öyle bir zarara, ziyana ve helâke duçar etsin ki daimi olsun, kurtuluşu olmasın” anlamında beddua olarak تَبّاً لَهُ ve تَبَّ لَهُ denir.

تَبَبْتُهُ : Ona تَبّاً لَهُ dedim.

Süreklilik, devamlılık anlamı taşımasından dolayı “Falan kişinin şu durumu sürmekte, devam etmekte” anlamında اِسْتَتَبَّ لِفُلاَنٍ كََذَا denmiştir.

Yüce Allah’ın şu sözüne gelince, تَبَّتْ يَدَا أَبِي لَهَبٍ وَتَبَّ Ebû Leheb’in iki eli kurusun, kurudu da! (111/1), burada تَبَّتْ fiili “zarar ziyanı sürsün, devam etsin” anlamındadır. Şu sözüne benzer: ذَلِكَ هُوَ الْخُسْرَانُ الْمُبِينُ İşte bu, apaçık bir ziyandır (39/15).

Şu sözüne gelince, وَمَا زَادُوهُمْ غَيْرَ تَتْبِيبٍ Yıkımlarını arttırmaktan başka hiçbir işlerine yaramadılar (11/101), yani “zarar ziyana uğratmaktan başka…”

وَمَا كَيْدُ فِرْعَوْنَ إِلاَّ فِي تَبَابٍ Firavun’un düzeni hep hüsrandadır (40/37).

DİĞER BAZI TÜREVLER:

تَبَّ (geniş zaman يَتِبُّ ve يَتُبُّ mastar isim تَبَابٌ ve تَبٌّ ve تَبِيبٌ): Helak oldu, zarar etti.

تَبَّ الشَّىْءَ : O şeyi kopardı.

تَبَّ فٌلَانًا : Bir şeyi mahvetti.

تَبًّا لَهُ : Yazgısında cehennem azabı olsun; Allah (c.c.) onu zarara veya ziyana uğratsın; yok olsun, helak olsun.

تَبًّا لَكَ ءَ لِهٰذَا جَمَعْتَنَا : Cehennem azabı sizden ayrılmasın, bizi toplayıp tutmanızın nedeni bu muydu?

تَبَابٌ وَ تَتْبِيبٌ : Zarar, ziyan; azap; kayıp.

تَبَّ : Yaşlı bir adam haline geldi.

كُنْتُ شَابًّا فَصِرْتُ تَابًّا : Genç bir adamdım ve yaşlı bir adam haline geldim.

تَبَّبَ : Helak etti, imha etti.

KUR’ÂN’DA GEÇEN TÜREVLERİ: 

Aşağıdaki tabloda Kur’ân’da geçen ve bu kökten gelen kelime türevleri, bunların gramatik adlandırılışları, Kur’ân’da kaç kere geçmiş olduğu belirtilmiş ve örnek bir ayet için, sûre/âyet numarası verilmiştir.


Tür Adet Anlam Örnek Âyet
تَبَّ fiil-I 2 Helak oldu, zarar etti 111/1
تَبَابٌ isim 1 Zarar, ziyan; azap; kayıp 40/37
تَتْبِيبٌ isim 1 Helak etmek, imha etmek 11/101

Toplam 4

BENZERLİKLER VE FARKLILIKLAR: 

Benzer Manada Kelimeler

  • تَبَّ
  • تَتـبِيبٌ
  • اِسْتَتَبَّ
    • اِسْتَقَرَّ > bak: ق ر ر
    • اِنْتَظَمَ
    • تَوَطَّدَ
  • اِسْتِتْبَابٌ

Zıt Manada Kelimeler

  • اِسْتَتَبَّ
  • اِسْتِتْبَابٌ
    • اِضْطِرَابٌ > bak: ض ر ب

TÜRKÇEYE GEÇEN KELİMELER: 

Aşağıdaki tabloda bu kökten Türkçeye geçmiş olan kelimeler, bunların Arapça yazılışları, Türkçe anlamları verilmiştir. Bu kelimelere günümüz Türkçesinde pek rastlanmaz. Daha çok Osmanlıca metinlerde görülmektedir.

Tebb تَبّ Zarar, ziyan, hasar, kayıp.
Tebâb تَبَاب Ziyan, zarar, kayıp, hasar.
Tetbîb تَتْبِيب Ziyan, zarar, kayıp, hasar.

ÂYETLER:

DİKKAT! İncelediğimiz kökten gelen kelimeleri, Kur’an-ı Kerim’deki yerlerinde, yakın çevresindeki kelimelerle ilişkilerini gösterecek şekilde listeliyoruz. Uzun ayetlerin sadece bir bölümünü ele aldık. Bazı ayetlerin sadece bir kısmını gördüğümüz için, ayetler hakkında yanlış bir hüküm verilmemesi gerekir. Tamamını ele aldığımız ayetlerin meallerinin sonuna bir yıldız (*) işareti konmuştur.

تَبَّ : Fiil-I.

111:1 تَبَّتْ يَدَا أَبِي لَهَبٍ وَتَبَّ
Diyanet Meali: Ebû Leheb’in elleri kurusun. Zaten kurudu.*
111:1 تَبَّتْ يَدَا أَبِي لَهَبٍ وَتَبَّ
Diyanet Meali: Ebû Leheb’in elleri kurusun. Zaten kurudu.*

تَبَابٌ : İsim.

40:37 وَمَا كَيْدُ فِرْعَوْنَ إِلَّا فِي تَبَابٍ
Diyanet Meali: Firavun’un tuzağı, tamamen sonuçsuz kaldı.

تَتْبِيبٌ : İsim. Masdar. Tef’îl Bâbı (II. Bâb). 

11:101 وَمَا زَادُوهُمْ غَيْرَ تَتْبِيبٍ
Diyanet Meali: İlâhları onların sadece ziyanlarını artırdı.