ع ر ج

KÖK HARFLER: ع ر ج

ANLAM: 

عَرَجَ: Yükselmek. Bir şeyin üzerine çıkmak. Merdivene tırmanmak ya da çıkmak.

 عَرَجَ / عَرِجَ : Bacağı veya ayağındaki sakatlıktan ötürü topallamak. 

AÇIKLAMA:

عُرُوجٌ : Yukarı çıkarak gitme. Yüce Allah şöyle buyurmuştur: تَعْرُجُ الْمَلَائِكَةُ وَالرُّوحُ إِلَيْهِ فِي يَوْمٍ كَانَ مِقْدَارُهُ خَمْسِينَ أَلْفَ سَنَةٍ : Melekler ve Ruh miktarı elli bin yıl süren bir gün içinde ona çıkar (70/4); وَلَوْ فَتَحْنَا عَلَيْهِمْ بَابًا مِنَ السَّمَاءِ فَظَلُّوا فِيهِ يَعْرُجُونَ : Onlara gökten bir kapı açsak da oradan yukarı çıksalar (15/14).

مَعَارِج : Yükseliş, yukarı çıkış yerleri (مَصَاعِد). Yüce Allah şöyle buyurmuştur: مِنَ اللَّهِ ذِي الْمَعَارِجِ : Yükselme derecelerinin sahibi Allah’tan (70/3). Yüce Allah’ın إِلَيْهِ يَصْعَدُ الْكَلِمُ الطَّيِّبُ : Güzel söz O’na yükselir (35/10) gibi sözlerine işaretle, kendisinde duanın yükselmesinden dolayı Miraç gecesine مِعْرَاجٌ adı verilmiştir.

عَرَجَ : Yukarı çıkarak giden kişinin yürüyüşü gibi yürüdü. Mastarı عُرُوجٌ ve عَرَجَانٌ şekillerinde gelir. Bu kullanımıyla دَرَجٌ’de (yani merdivende) yukarı çıkan kişinin yürüdüğü gibi yürüdü anlamında söylenen دَرَجَ fiiline benzer. 

عَرِجَ : Bu tür yürüyüş onun hilkati, tabiatı haline geldi. 

Hilkati, tabiatı itibariyle bir عَرَجٌ’i olduğundan (aksak, topal gibi yürüdüğünden) dolayı “dişi sırtlana” عَرْجَاءُ denmiştir. 

“Aksak, topal birinin yürüyüşünü taklit etti, aksakmış, topalmış gibi davrandı” anlamına gelen تَعَارَجَ fiili تَضَالَعَ ve تَظَالَعَ fiillerine benzer.

عَرْجٌ : Büyük deve sürüsü. Bununla sanki “deve sürüsünün çokluktan dolayı u’rûc ettiği (عَرَجَ) yani yukarı doğru yükseldiği, çıktığı” söylenmek istenir. (Müfredât)

DİĞER BAZI TÜREVLER:

عَرَجَ (geniş zaman يَعْرُجُ ve يَعْرِجُ mastar isim عُرُوجٌ ve مَعْرَجٌ):

عَرَجَ فِى السُّلَّمِ : Merdivene tırmandı ya da çıktı.

عَرَجَ فِى الشَّىْءِ وَ عَلَيْهِ : O şeyin üzerine çıktı.

عَرَجَ الشَّىْءُ : O şey yükseldi.

عَرَجَ وَ عَرِجَ (geniş zaman يَعْرَجُ mastar isim عَرَجٌ ) : Bacağı veya ayağındaki sakatlıktan ötürü topallıyordu, bir tür sakatlıktan ötürü topallayarak yürüyordu.

عَرَجَتِ الشَّمْسُ : Güneş batıya yöneldi.

اَعْرَجُ : Bacak veya ayaktaki bir rahatsızlıktan kaynaklanan topallık.

مِعْرَاجٌ ve مَعْرَجٌ ve مِعْرَجٌ : Bir merdiven, bir dizi basamak veya merdiven (çoğulu: مَعَارِجُ ve مَعَارِيجُ).

مَعْرَجٌ : Bir yükselme yeri.

اَلْاَعْرَجُ sekme hareketinden dolayı kargaya istinaden de kullanılmaktadır.

KUR’ÂN’DA GEÇEN TÜREVLERİ: 

Aşağıdaki tabloda Kur’ân’da geçen ve bu kökten gelen kelime türevleri, bunların gramatik adlandırılışları, Kur’ân’da kaç kere geçmiş olduğu belirtilmiş ve örnek bir ayet için, sûre/âyet numarası verilmiştir.


Tür Adet Anlam Örnek Açıklama
عَرَجَ fiil-I 5 Çıktı, yükseldi 70/4
أَعْرَجُ isim 2 Aksak, topal 48/17
مَعَارِجُ isim 2 Merdiven, kat, mertebe, rütbe, övülen sıfat, yüksek (çoğul) 70/3 Tekili: مَعْرَجٌ ve مِعْرَاجٌ

Toplam 9


BENZERLİKLER VE FARKLILIKLAR: 

Kök Harflerinin Yer Değişimi

Benzer Manada Kelimeler

Zıt Manada Kelimeler

TÜRKÇEYE GEÇEN KELİMELER: 

Aşağıdaki tabloda bu kökten Türkçeye geçmiş olan kelimeler, bunların Arapça yazılışları, Türkçe anlamları verilmiştir. Bu kelimelerin bazılarına günümüz Türkçesinde pek rastlanmaz. Daha çok Osmanlıca metinlerde görülmektedir.

Arac عَرَج Anadan doğma topal (aksak).
A’rac أَعْرَج Topal ve aksak kişi.
Arcâ’ عَرْجَاء Topal ve aksak kadın.
Urûc عُرُوج Yükselme.
Mi’râc مِعْرَاج Rasülü Ekrem’in göğe yükselmesi.
Mi’râciyye مِعْرَاجِيَّة Mi’raca aid. Mi’rac hakkında. Peygamberimiz Hz. Muhammed’in (A.S.M.) Mi’rac mu’cizesi hakkında yazılmış manzume veya bu hususta yazılan eser.

ÂYETLER:

DİKKAT! İncelediğimiz kökten gelen kelimeleri, Kur’an-ı Kerim’deki yerlerinde, yakın çevresindeki kelimelerle ilişkilerini gösterecek şekilde listeliyoruz. Uzun ayetlerin sadece bir bölümünü ele aldık. Bazı ayetlerin sadece bir kısmını gördüğümüz için, ayetler hakkında yanlış bir hüküm verilmemesi gerekir. Tamamını ele aldığımız ayetlerin meallerinin sonuna bir yıldız (*) işareti konmuştur.

عَرَجَ : Fiil-I. 

15:14وَلَوْ فَتَحْنَا عَلَيْهِمْ بَابًا مِنَ السَّمَاءِ فَظَلُّوا فِيهِ يَعْرُجُونَ
Diyanet Meali:Onlara gökten bir kapı açsak da oradan yukarı çıkmaya koyulsalar…*
32:5ثُمَّ يَعْرُجُ إِلَيْهِ فِي يَوْمٍ كَانَ مِقْدَارُهُ أَلْفَ سَنَةٍ مِمَّا تَعُدُّونَ
Diyanet Meali:Sonra bu işler, süresi sizin hesabınızla bin yıl olan bir günde O’na yükselir.
34:2يَعْلَمُ مَا يَلِجُ فِي الْأَرْضِ وَمَا يَخْرُجُ مِنْهَا وَمَا يَنْزِلُ مِنَ السَّمَاءِ وَمَا يَعْرُجُ فِيهَا وَهُوَ الرَّحِيمُ الْغَفُورُ
Diyanet Meali:Allah, yere gireni, yerden çıkanı; gökten ineni ve oraya yükseleni bilir. O, çok merhamet edicidir, çok bağışlayıcıdır. *
57:4يَعْلَمُ مَا يَلِجُ فِي الْأَرْضِ وَمَا يَخْرُجُ مِنْهَا وَمَا يَنْزِلُ مِنَ السَّمَاءِ وَمَا يَعْرُجُ فِيهَا وَهُوَ مَعَكُمْ أَيْنَ مَا كُنْتُمْ
Diyanet Meali:Yere gireni, ondan çıkanı, gökten ineni, oraya yükseleni bilir. Nerede olsanız, O sizinle beraberdir.
70:4تَعْرُجُ الْمَلَائِكَةُ وَالرُّوحُ إِلَيْهِ
Diyanet Meali:Melekler ve Ruh (Cebrail) ona (süresi elli bin yıl olan bir günde) yükselir.

أَعْرَجُ : İsim. 

24:61لَيْسَ عَلَى الْأَعْمَىٰ حَرَجٌ وَلَا عَلَى الْأَعْرَجِ حَرَجٌ
Diyanet Meali:Köre güçlük yoktur, topala güçlük yoktur…
48:17لَيْسَ عَلَى الْأَعْمَىٰ حَرَجٌ وَلَا عَلَى الْأَعْرَجِ حَرَجٌ
Diyanet Meali:Köre güçlük yoktur, topala güçlük yoktur…

مَعَارِجُ : İsim. Çoğul. Tekili: مَعْرَجٌ ve مِعْرَاجٌ

43:33لَجَعَلْنَا لِمَنْ يَكْفُرُ بِالرَّحْمَٰنِ لِبُيُوتِهِمْ سُقُفًا مِنْ فِضَّةٍ وَمَعَارِجَ عَلَيْهَا يَظْهَرُونَ
Diyanet Meali:Rahmân’ı inkâr edenlerin evlerine gümüşten tavanlar ve üzerine çıkacakları merdivenler yapardık.
70:3مِنَ اللَّهِ ذِي الْمَعَارِجِ
Diyanet Meali:Yükselme yollarının sahibi Allah tarafından…*