KÖK HARFLER: ب ر ج
ANLAM:
بَرِجَ : Belirgin, açık veya aşikar olmak. Yükseltilmiş veya yüksek olmak.
AÇIKLAMA:
بُرُوجٌ: Saraylar, kasırlar, köşkler. Tekili بُرْجٌ şeklinde gelir. Yıldızların kendilerine mahsus konakları بُرُوجُ السَّمَاءِ olarak adlandırılmıştır. Yüce Allah şöyle buyurmuştur: وَالسَّمَاءِ ذَاتِ الْبُرُوجِ Burçları olan göğe andolsun ki (85/1); تَبَارَكَ الَّذِي جَعَلَ فِي السَّمَاء بُرُوجاً Gökteki gezegenlere yörüngeler belirleyen Allah’ın şanı yücedir (25/61); وَلَوْ كُنتُمْ فِي بُرُوجٍ مُشَيَّدَةٍ Surlarla tahkim edilmiş kalelerin içinde bile olsanız, (4/78). Bu âyette geçen بُرُوج kelimesi, yer yüzündeki burçlar için kullanılmış olabiliceği gibi, gökyüzündeki yıldızların burçları için de kullanılmış olabilir.
ثَوْبٌ مُبَرَّجٌ : Üzerine burç figürleri resmedilmiş elbise. Bunun güzelliği göz önünde bulundurularak, “Kadın güzelliklerini göstermede kendini ona benzetti” anlamında تَبَرَّجَتِ اَلمَرْأَةُ denmiştir. Bir görüşe ise bu, ظَهَرَتْ مِنْ بُرْجِهَا “Kadın kendi borcundan yani köşkünden çıkıp göründü” anlamındadır. Yüce Allah’ın şu sözleri de buna delalet etmektedir: وَقَرْنَ فِي بُيُوتِكُنَّ وَلا تَبَرَّجْنَ تَبَرُّجَ الْجَاهِلِيَّةِ اْلاُولَى Evlerinizde oturun, ilk cahiliye dönemi kadınları gibi süslenip çıkmayın (33/33); غَيْرَ مُتَبَرِّجَاتٍ بِزِينَةٍ Zinetlerini gösteriş için açığa çıkarmamaları şartıyla (24/60).
بَرَج : Gözün genişliği ve güzelliği. Her iki hususta da burca benzetilmiştir.
DİĞER BAZI TÜREVLER:
بَرِجَ (geniş zaman يَبْرَجُ mastar isim بَرَجٌ): Belirgin, açık veya aşikardı, yükseltilmiş veya yüksekti ya da o hale geldi.
بَرِجَتْ عَيْنُهُ : Sözleri güzeldi veya parlıyordu.
بَرِجَ اَمْرُهُ : Durumu veya koşulları iaşe açısından bol bol yetecek hale geldi.
تَبَرَّجَتِ الْمَرْاَةُ : Kadın güzel elbiselerini veya ziynetlerini ve bedeninin, formunun veya yüzünün güzelliğini erkeklere ya da yabancılara sergiledi; cemalini gösterdi veya boynunun ya da yüzünün güzelliğini sergiledi.
مُتَبَرِّجَاتٍ : Ziynetlerini, güzel elbiselerini, cemalini vb. erkeklere veya yabancılara gösteren ya da sergileyen kadınlar (24:60).
بُرْجٌ (çoğul hali بُرُوجٌ ve اَبْرَاجٌ ) : Kule; büyük kale; bir kale veya sarayın yan tarafına inşa edilmiş oda; Astrolojik bir burç.
بُرُوجٌ : Ayın ve yıldızların burçları (rotası ya da evreleri); yıldız kümeleri ya da takımyıldızları.
اَبْرَجَ : Bir kale inşa etti.
KUR’ÂN’DA GEÇEN TÜREVLERİ:
Aşağıdaki tabloda Kur’ân’da geçen ve bu kökten gelen kelime türevleri, bunların gramatik adlandırılışları, Kur’ân’da kaç kere geçmiş olduğu belirtilmiş ve örnek bir ayet için, sûre/âyet numarası verilmiştir.
| Tür | Adet | Anlam | Örnek Âyet |
تَبَرَّجَ | fiil-V | 1 | (Kadın) güzel yerlerini ve zinetini erkeklere gösterdi | 33/33 |
تَبَرُّجٌ | isim | 1 | Kadının güzel yerlerini ve zinetini erkeklere göstermesi | 33/33 |
مُتَبَرِّجَةٌ | isim | 1 | Güzel yerlerini ve zinetini erkeklere gösteren kadın | 24/60 |
بُرُوجٌ | isim | 4 | Burç | 4/78 |
| Toplam: | 7 |
|
|
BENZERLİKLER VE FARKLILIKLAR:
Kök Harflerinin Yer Değişimi
Benzer Manada Kelimeler
- تَبَرَّجَ
- بُرْجٌ
Zıt Manada Kelimeler
TÜRKÇEYE GEÇEN KELİMELER:
Aşağıdaki tabloda bu kökten Türkçeye geçmiş olan kelimeler, bunların Arapça yazılışları, Türkçe anlamları verilmiştir. Bu kelimelerin bazılarına günümüz Türkçesinde pek rastlanmaz. Daha çok Osmanlıca metinlerde görülmektedir.
Burc | بُرْج | Kale duvarları üzerindeki yüksek kule. | Çoğul: Bürûc |
Teberrüc | تَبَرُّج | Açık saçık olmak. |
|
ÂYETLER:
DİKKAT! İncelediğimiz kökten gelen kelimeleri, Kur’an-ı Kerim’deki yerlerinde, yakın çevresindeki kelimelerle ilişkilerini gösterecek şekilde listeliyoruz. Uzun ayetlerin sadece bir bölümünü ele aldık. Bazı ayetlerin sadece bir kısmını gördüğümüz için, ayetler hakkında yanlış bir hüküm verilmemesi gerekir. Tamamını ele aldığımız ayetlerin meallerinin sonuna bir yıldız (*) işareti konmuştur.
تَبَرَّجَ : Fiil-V.
33:33 | وَقَرْنَ فِي بُيُوتِكُنَّ وَلَا تَبَرَّجْنَ تَبَرُّجَ الْجَاهِلِيَّةِ الْأُولَىٰ |
Diyanet Meali: | Evlerinizde oturun. Önceki cahiliye dönemi kadınlarının açılıp saçıldığı gibi siz de açılıp saçılmayın. |
تَبَرُّجٌ : İsim. Masdar. Tefa’ul Bâbı (V. Bâb).
33:33 | وَلَا تَبَرَّجْنَ تَبَرُّجَ الْجَاهِلِيَّةِ الْأُولَىٰ |
Diyanet Meali: | Önceki cahiliye dönemi kadınlarının açılıp saçıldığı gibi siz de açılıp saçılmayın. |
مُتَبَرِّجَاتٌ : İsim. İsm-i Fâil. Tefa’ul Bâbı (V. Bâb). Kurallı bayan çoğul. Tekili: مُتَبَرِّجَةٌ
24:60 | فَلَيْسَ عَلَيْهِنَّ جُنَاحٌ أَنْ يَضَعْنَ ثِيَابَهُنَّ غَيْرَ مُتَبَرِّجَاتٍ بِزِينَةٍ |
Diyanet Meali: | Zinetlerini göstermeksizin dış elbiselerini çıkarmalarında kendileri için bir günah yoktur. |
بُرُوجٌ : İsim.
4:78 | أَيْنَمَا تَكُونُوا يُدْرِكْكُمُ الْمَوْتُ وَلَوْ كُنْتُمْ فِي بُرُوجٍ مُشَيَّدَةٍ |
Diyanet Meali: | Nerede olursanız olun, sağlam ve tahkim edilmiş kaleler içinde bulunsanız bile ölüm size ulaşacaktır. |
15:16 | وَلَقَدْ جَعَلْنَا فِي السَّمَاءِ بُرُوجًا وَزَيَّنَّاهَا لِلنَّاظِرِينَ |
Diyanet Meali: | Andolsun, biz gökte burçlar yaptık ve onu, bakanlar için süsledik.* |
25:61 | تَبَارَكَ الَّذِي جَعَلَ فِي السَّمَاءِ بُرُوجًا |
Diyanet Meali: | Göğe burçlar yerleştirenin şanı çok yücedir. |
85:1 | وَالسَّمَاءِ ذَاتِ الْبُرُوجِ |
Diyanet Meali: | Burçlarla dolu göğe andolsun* |