KÖK HARFLER: ع و ل
ANLAM:
عَالَ:
- Doğru istikametten sapmak, muhakemesinde adaletsizce davranmak, zulmetmek, haksızlık etmek.
- Ailesini doyurmak, beslemek, desteklemek. Geniş bir aileye veya haneye sahip olmak. Yoksul olmak.
AÇIKLAMA:
عَالَهُ ve غَالَهُ fiilleri birbirine yakındır. غَوْلٌ kelimesi “helak eden şeyle” ilgili kullanılırken عَوْلٌ kelimesi ise “kişiye taşıyabileceğinden ağır gelen ya da ona sıkıntı veren” şey ile ilgili kullanılır. Şöyle denir: مَا عَالَكَ فَهُوَ عَائِلٌ لِي (Sana ağır gelen ya da sıkıntı veren şey bana da ağır gelir ya da sıkıntı verir.) “Bir şeyi paylaşırken daha fazlasını alarak paylaşımda adaleti terk etme” anlamına gelen عَوْلٌ kelimesi de buradan gelir.
Yüce Allah şöyle buyurmuştur: ذَلِكَ أَدْنَى أَلَّا تَعُولُوا : Bu adâletten sapmamanıza daha uygundur (4/3).
“Bir farizada, alacaklar için nasla belirlenmiş olan payda bir artma olduğunda” söylenen عَالَتِ الْفَرِيضَةُ kullanımı buradan gelir.
تَعْوِيلٌ : Ağır gelen ya da sıkıntı veren bir şeyde başkasına dayanmak. “Ağır gelen ya da sıkıntı veren musibet” anlamındaki عَوْلٌ kelimesi de buradan gelir. Bu bakımdan وَيْلَهُ وَعَوْلَهُ denir. “İçinde bir ağırlık barındıran şeylerle” ilgili kullanılan عِيَالٌ kelimesi buradan gelir; bunun tekili ise عَيِّلٌ şeklinde gelir.
عَالَهُ : Onun rızkının ağırlığını ya da rızık yükünü yüklendi. Allah Rasulünün (s.a.v.) şu sözünde de buradan gelir: اِبْدَأْ بِنَفْسِكَ ثُمَّ بِمَنْ تَعُولُ “İlk önce kendinden başla sonra da rızık yükünü yüklendiklerinle ilgilen.”
“Bir kimsenin iyâli çoğaldığında” أَعَالَ denir. (Müfredât)
DİĞER BAZI TÜREVLER:
عَالَ (geniş zaman يَعُولُ mastar isim عَوْلٌ):
عَالَ فِى حُكْمِهِ : Doğru istikametten saptı ya da muhakemesinde adaletsizce davrandı, zulmetti, haksızlık etti.
عَالَ فِى الْمِيزَانِ : Sadakatsizce davrandı, sadakatsizdi (eşanlamlısı: خَان).
عَالَ الْمِيزَانَ : Denge bozuktu veya o hale geldi, doğru istikametten saptı.
عَالَ عَيَالَهُ : Ailesini doyurdu, besledi ya da destekledi.
اِبْدَأْ بِمَنْ تَعُولُ : Aileni destekleyenlerle başla.
عَالَ الرَّجُلُ : O kimse geniş bir aileye veya haneye sahipti; yoksuldu ya da o hale geldi.
عَالَ اَمْرُ الْقَوْمِ : İnsanların işi zor, çetin veya sıkıntılı hale geldi.
عَالَ الشَّىْءُ فُلَانًا : O şey falanca birini bunalttı ya da sıktı.
KUR’ÂN’DA GEÇEN TÜREVLERİ:
Aşağıdaki tabloda Kur’ân’da geçen ve bu kökten gelen kelime türevleri, bunların gramatik adlandırılışları, Kur’ân’da kaç kere geçmiş olduğu belirtilmiş ve örnek bir ayet için, sûre/âyet numarası verilmiştir.
|
| Tür | Adet | Anlam | Örnek |
| عَالَ | fiil-I | 1 | Zulmetti, haksızlık etti. | 4/3 |
|
| Toplam | 1 |
|
|
BENZERLİKLER VE FARKLILIKLAR:
Kök Harflerinin Yer Değişimi
Mahreci Benzeyen Kökler
Benzer Manada Kelimeler
- عَالَ (a)
- عَالَ (b)
Zıt Manada Kelimeler
TÜRKÇEYE GEÇEN KELİMELER:
Aşağıdaki tabloda bu kökten Türkçeye geçmiş olan kelimeler, bunların Arapça yazılışları, Türkçe anlamları verilmiştir. Bu kelimelerin bazılarına günümüz Türkçesinde pek rastlanmaz. Daha çok Osmanlıca metinlerde görülmektedir.
| Avl | عَوْل | Feryat, sıkıntı sebebi. Acınma. | Ağla, Ağlama?? |
| Avle | عَوْلَة | Bağırma, feryat. |
|
| Avîl | عَوِيل | Yüksek sesle ağlama. Acınma. Feryad. |
|
| Aile | عَائِلَة | Karı, koca ve çocuklardan oluşan topluluk. |
|
| Iyâl | عِيَال | 1: Bir adamın üzerine nafakasını vermek vacip olan, kendilerini geçindirdiği kimseler. 2: Halk, insanlar. | Tekili: Ayyil |
Aile kelimesi, “bir kişinin bakmakla yükümlü olduğu kişiler, hane halkı” anlamındaki âile (عائلة) sözcüğünden gelmektedir. (Nişanyan Sözlük)
“Aile” ve “ıyal” kelimelerini (ع ي ل) köküne de yazdık. Her iki kökten de geliyor olabilir.
ÂYETLER:
DİKKAT! İncelediğimiz kökten gelen kelimeleri, Kur’an-ı Kerim’deki yerlerinde, yakın çevresindeki kelimelerle ilişkilerini gösterecek şekilde listeliyoruz. Uzun ayetlerin sadece bir bölümünü ele aldık. Bazı ayetlerin sadece bir kısmını gördüğümüz için, ayetler hakkında yanlış bir hüküm verilmemesi gerekir. Tamamını ele aldığımız ayetlerin meallerinin sonuna bir yıldız (*) işareti konmuştur.
عَالَ : Fiil-I.
| 4:3 | ذَٰلِكَ أَدْنَىٰ أَلَّا تَعُولُوا |
| Diyanet Meali: | Bu, adaletten ayrılmamanız için daha uygundur. |