KÖK HARFLER: ج ح د
ANLAM:
جَحَدَ: Bilerek inkâr etmek.
AÇIKLAMA:
جُحُودٌ : Kalpte doğrulanan, onaylanan veya doğruluğu kabul edilen bir şeyi zahiren inkar etmek, reddetmek veya onun doğru olduğunu kabul etmemek ve kalpte inkar edilen, reddedilen veya doğru olduğu kabul edilmeyen bir şeyi zahiren doğrulamak, onaylamak veya doğru olduğunu kabul etmek. Fiil olarak جَحَدَ şeklinde kullanılır. Bu fiilin mastarı جُحُودٌ ve جَحْدٌ şeklinde gelir. Yüce Allah şöyle buyurmuştur: وَجَحَدُوا بِهَا وَاسْتَيْقَنَتْهَا أَنْفُسُهُمْ Ve nefisleri yakînen tatmin olduğu halde… onları şiddetle inkâr ettiler (27/14).
Yine şöyle buyurmuştur: وَمَا كَانُوا بِآيَاتِنَا يَجْحَدُونَ …âyetlerimizi bile bile inkâr ettikleri gibi (7/51).
تَجَحَّدَ : Bir kimse bu جُحُودٌ işini yapmada mütehassıs, uzman oldu.
“Hayrı gayet az, fakirlik izhar eden (kendini fakir gösteren) cimri ya da para canlısı adama رَجُلٌ جَحِدٌ denir.
أَرْضٌ جَحْدَةٌ : Bitkisi gayet az, kuru arazi.
“Allah (c.c.) ona fakirlik ve darlık ya da güçlük versin” anlamında beddua olarak جَحَدًا لَهُ نَكَدًا denir.
أَجْحَدَ : Filan kişi جَحْدٌ’e (hayır azlığını ya da eksikliğine, cimriliğe ve fakirliğe) sahip hale geldi. (Müfredât)
DİĞER BAZI TÜREVLER:
جَحَدَ (geniş zaman يَجْحَدُ mastar isim جَحْدٌ ve جُحُودٌ):
جَحَدَهُ : Bir şeyi inkâr etti; onu reddetti; ona inanmadı; onunla çelişti.
جَحَدَ حَقَّهُ اَوْ بِحَقِّهِ : Öyle olduğunu bilerek hakkını inkâr etti veya reddetti.
جَحَدَهُ ayrıca, onu cimri buldu veya az hayrı olduğunu düşündü anlamına gelir.
جَحِدَ : Cimrice davrandı veya o hale geldi ya da az hayrı dokundu.
جَحِدَتِ الْاَرْضُ : Toprak kurudu ve işe yaramaz hale geldi.
جَحِدَ عَامُنَا : Bizimki az yağmurlu geçen yıllardandı veya öyle oldu.
جَحْدٌ ve جُحْدٌ ve جَحَدٌ : Kazancın azlığı veya yetersizliği; kıtlık.
جَحَدَ عَنِ الْاَمْرِ : Onu sorundan uzak tuttu.
KUR’ÂN’DA GEÇEN TÜREVLERİ:
Aşağıdaki tabloda Kur’ân’da geçen ve bu kökten gelen kelime türevleri, bunların gramatik adlandırılışları, Kur’ân’da kaç kere geçmiş olduğu belirtilmiş ve örnek bir ayet için, sûre/âyet numarası verilmiştir.
| Tür | Adet | Anlam | Örnek |
جَحَدَ | fiil-I | 12 | Bir şeyi inkâr etti, reddetti; ona inanmadı; onunla çelişti | 7/51 |
| Toplam | 12 |
|
|
BENZERLİKLER VE FARKLILIKLAR:
Mahreci Benzeyen Kökler
Benzer Manada Kelimeler
Zıt Manada Kelimeler
AÇIKLAMA:
CAHD ile İNKÂR kelimeleri arasındaki fark
( ج ح د – ن ك ر )
Cahd’ın anlamı daha dar kapsamlıdır. Cahd, “açık bir şeyin inkarı” anlamına gelir. Bir şeyi bilerek inkar etmek demektir. İnkar ise bilgi ile veya bilgisiz olabilir. (Farklar Sözlüğü 40) Bknz: ( ن ك ر )
TÜRKÇEYE GEÇEN KELİMELER:
Aşağıdaki tabloda bu kökten Türkçeye geçmiş olan kelimeler, bunların Arapça yazılışları, Türkçe anlamları verilmiştir. Bu kelimelerin bazılarına günümüz Türkçesinde pek rastlanmaz. Daha çok Osmanlıca metinlerde görülmektedir.
Cahd | جَحْد | Bile bile inkar etme. |
Cühûd | جُحُود | Bilerek inkar etmek. Bildiği halde yanlış söylemek. |
Câhid | جَاحِد | 1: Cehdeden, elinden geldiği kadar çalışan. Allah yolunda savaşan.2: İnkarcı. |
ÂYETLER:
DİKKAT! İncelediğimiz kökten gelen kelimeleri, Kur’an-ı Kerim’deki yerlerinde, yakın çevresindeki kelimelerle ilişkilerini gösterecek şekilde listeliyoruz. Uzun ayetlerin sadece bir bölümünü ele aldık. Bazı ayetlerin sadece bir kısmını gördüğümüz için, ayetler hakkında yanlış bir hüküm verilmemesi gerekir. Tamamını ele aldığımız ayetlerin meallerinin sonuna bir yıldız (*) işareti konmuştur.
جَحَدَ :Fiil-I.
6:33 | وَلَٰكِنَّ الظَّالِمِينَ بِآيَاتِ اللَّهِ يَجْحَدُونَ |
Diyanet Meali: | Fakat o zalimler Allah’ın âyetlerini inadına inkâr ediyorlar. |
7:51 | فَالْيَوْمَ نَنْسَاهُمْ كَمَا نَسُوا لِقَاءَ يَوْمِهِمْ هَٰذَا وَمَا كَانُوا بِآيَاتِنَا يَجْحَدُونَ |
Diyanet Meali: | İşte onlar bu günlerine kavuşacaklarını nasıl unuttular ve âyetlerimizi nasıl inkâr edip durdularsa, biz de onları bugün öyle unuturuz. |
11:59 | وَتِلْكَ عَادٌ جَحَدُوا بِآيَاتِ رَبِّهِمْ وَعَصَوْا رُسُلَهُ |
Diyanet Meali: | İşte Âd kavmi! Rablerinin âyetlerini inkâr ettiler. O’nun peygamberlerine karşı geldiler.. |
16:71 | أَفَبِنِعْمَةِ اللَّهِ يَجْحَدُونَ |
Diyanet Meali: | Şimdi Allah’ın nimetini mi inkâr ediyorlar? |
27:14 | وَجَحَدُوا بِهَا وَاسْتَيْقَنَتْهَا أَنْفُسُهُمْ ظُلْمًا وَعُلُوًّا |
Diyanet Meali: | Kendileri de bunların hak olduklarını kesin olarak bildikleri hâlde, sırf zalimliklerinden ve büyüklük taslamalarından ötürü onları inkâr ettiler. |
29:47 | وَمِنْ هَٰؤُلَاءِ مَنْ يُؤْمِنُ بِهِ وَمَا يَجْحَدُ بِآيَاتِنَا إِلَّا الْكَافِرُونَ |
Diyanet Meali: | Şunlar (Kitap ehlinden çağdaşın olanlar)dan da ona inananlar vardır. Bizim âyetlerimizi ancak kâfirler inkâr ederler. |
29:49 | وَمَا يَجْحَدُ بِآيَاتِنَا إِلَّا الظَّالِمُونَ |
Diyanet Meali: | Bizim âyetlerimizi ancak zalimler inkâr eder. |
31:32 | وَمَا يَجْحَدُ بِآيَاتِنَا إِلَّا كُلُّ خَتَّارٍ كَفُورٍ |
Diyanet Meali: | Bizim âyetlerimizi ise ancak son derece kaypak, son derece nankör olanlar inkâr eder. |
40:63 | كَذَٰلِكَ يُؤْفَكُ الَّذِينَ كَانُوا بِآيَاتِ اللَّهِ يَجْحَدُونَ |
Diyanet Meali: | Allah’ın âyetlerini inkâr etmekte olanlar, işte böyle döndürülürler. * |
41:15 | وَكَانُوا بِآيَاتِنَا يَجْحَدُونَ |
Diyanet Meali: | Onlar bizim âyetlerimizi inkâr ediyorlardı. |
41:28 | لَهُمْ فِيهَا دَارُ الْخُلْدِ جَزَاءً بِمَا كَانُوا بِآيَاتِنَا يَجْحَدُونَ |
Diyanet Meali: | Âyetlerimizi inkâr etmelerinin cezası olarak orada onlar için ebedîlik yurdu vardır. |
46:26 | إِذْ كَانُوا يَجْحَدُونَ بِآيَاتِ اللَّهِ وَحَاقَ بِهِمْ مَا كَانُوا بِهِ يَسْتَهْزِئُونَ |
Diyanet Meali: | Çünkü Allah’ın âyetlerini inkâr ediyorlardı. Alaya aldıkları şey onları kuşattı. |