ب ط أ

KÖK HARFLER:  ب ط أ

ANLAM: 

بَطُؤَ : Yavaşlamak, gerilemek. Geç ya da ağır olmak.

AÇIKLAMA:

بُطْءٌ :Giderken, yolculuk ederken veya yürürken, hızlanmada, acele etmede, çabuk gitmede ya da çabuk, hızlı olmada gecikmek ya da geri kalmak. Fiil olarak بَطُؤَ ve تَباَطَأَ ve اِسْتَبْطَأَ ve أَبْطَأَ şekillerinde kullanılır. بَطُؤَ fiili, failin hassaten بُطْءٌ özelliğine sahip olduğunda; تَباَطَأَ fiili, fail بُطْءٌ yolu aradığında ve yavaşlar numarası yaptığında; اِسْتَبْطَأَ fiili, fail yavaşlamayı istediğinde ve أَبْطَأَ fiili ise, fail بُطْءٌ sahibi haline geldiğinde kullanılır. 

Ayrıca بَطَّأَ ve أَبْطَأَهُ şekillerinde de kullanılır. 

Yüce Allah’ın şu sözüne gelince: وَإِنَّ مِنْكُمْ لَمَنْ ليُبَطِّئَنَّ Sizden kimileri de, sizi işinizden alıkoymaya/geciktirmeye çalışmaktadır (4/72), yani “başkasını geciktirir, geri bırakır”. Bir görüşe göre ise “kendi nefsinde gecikmeyi, geri kalmayı çoğaltır” anlamındadır. Burada kastedilen aslında şudur: İçinizde öylesi var ki hem kendisi gecikir, geri kalır hem de başkasını geciktirir, geri bırakır.

DİĞER BAZI TÜREVLER:

بَطُؤَ (geniş zaman يَبْطُؤُ mastar isim بَطْءٌ ve بَطَاءٌ ve اَبْطَاءٌ): Yavaşladı veya geriledi, geç ya da ağır oldu. 

اَبْطَأَ مَشْيَهُ : Hızını yavaşlattı.

بَطَّأَ بِهِ (ve بَطَّأَهُ ) : Onu yavaşlattı veya geriletti; onu alıkoydu veya tuttu.

مَنْ بَطَّأَ بِهِ عَمَلُهُ لَمْ يُسْرِعْ بِهِ نَسَبُهُ : Eylemleri kendisini tutmasına neden olan kişinin soyundan gelenler de ilerleyemez.

مَا بَطَّأَكَ : Seni alıkoyan.

KUR’ÂN’DA GEÇEN TÜREVLERİ: 

Aşağıdaki tabloda Kur’ân’da geçen ve bu kökten gelen kelime türevleri, bunların gramatik adlandırılışları, Kur’ân’da kaç kere geçmiş olduğu belirtilmiş ve örnek bir ayet için, sûre/âyet numarası verilmiştir.


Tür Adet Anlam Örnek Âyet
بَطَّأَ fiil-II 1 Yavaş oldu, mani oldu, caydırdı. 4/72

Toplam: 1

BENZERLİKLER VE FARKLILIKLAR: 

Benzer Manada Kelimeler

  • بَطِيءٌ
    • مُتَوَانٍ > bak: و ن ي
    • مُتَمَهِّلٌ > bak: م ه ل
    • مُبْطِئٌ > bu kök
    • مُتَرَيَّثٌ

Zıt Manada Kelimeler

  • بَطِيءٌ

TÜRKÇEYE GEÇEN KELİMELER: 

Aşağıdaki tabloda bu kökten Türkçeye geçmiş olan kelimeler, bunların Arapça yazılışları, Türkçe anlamları verilmiştir. Bu kelimelere günümüz Türkçesinde pek rastlanmaz. Daha çok Osmanlıca metinlerde görülmektedir.

Batî’ بَطِئ Yavaş, ağır.
Butû’ بُطُوء Geç kalma, gecikme.
İbtâ’ إِبْطَاء Gecikme, geciktirme. Ağır hareket.
Tebâtu’ تَبَاطُؤ Ağır davranma. Ağır hareket etme.
Tebtıa تَبْطِئَة *Yavaşlama, ağırlaşma.

ÂYETLER:

DİKKAT! İncelediğimiz kökten gelen kelimeleri, Kur’an-ı Kerim’deki yerlerinde, yakın çevresindeki kelimelerle ilişkilerini gösterecek şekilde listeliyoruz. Uzun ayetlerin sadece bir bölümünü ele aldık. Bazı ayetlerin sadece bir kısmını gördüğümüz için, ayetler hakkında yanlış bir hüküm verilmemesi gerekir. Tamamını ele aldığımız ayetlerin meallerinin sonuna bir yıldız (*) işareti konmuştur.

بَطَّأَ : Fiil-II. 

4:72 وَإِنَّ مِنْكُمْ لَمَنْ لَيُبَطِّئَنَّ
Diyanet Meali: Şüphesiz, aranızda öyle kimseler var ki, (onların her biri savaşa gitme konusunda) hakikaten pek ağır davranır.