KÖK HARFLER: ب ق ر
ANLAM:
بَقَرَ : Yarmak, yırtmak, kesmek, boyuna bölmek, içini açmak, genişletmek.
AÇIKLAMA:
بَقَرٌ : Sığır cinsi; öküz veya boğa; inek. Öküzler veya boğalar ve inekler. Tekili بَقَرَةٌ şeklinde gelir. Yüce Allah şöyle buyurmuştur: إِنَّ اْلبَقَرَ تَشَابَهَ عَلَيْنَا Zira o inek bize (başka ineklere) benzer geldi (2/70). Yine şöyle buyurmuştur: بَقَرَةٌ لاَ فَارِضٌ وَلاَ بِكْرٌ Ne yaşlı ne körpe (ikisi arasında) bir inektir (2/68) بَقَرَةٌ صَفْرَاء فَاقِـعٌ لَوْنُهَا Rengi parlak, sarı renkli bir inek (2/69).
Ayrıca çoğulu tıpkı جَامِلٌ kelimesi gibi بَاقِرٌ şeklinde ve حَكِيمٌ kelimesi gibi بَقِيرٌ şeklinde de gelir. Ayrıca بَيْقُورٌ şeklinde çoğulu olduğu da söylenmiştir. Erkeğine ثَوْرٌ denir. Bu bakımdan, devenin erkeğine جَمَلٌ, dişisine نَاقَةٌ denmesine ve insanda da erkeğe رَجُلٌ, kadına ise اِمْرَأَةٌ denmesine benzer.
Kendi lafzından “yaptığı işi anlatan fiil” türetilerek “yeri yardı” anlamında بَقَرَ اْلأَرْضَ denmiştir. Onun açtığı yarıklar geniş çaplı olduğundan “geniş çaplı her yarıkla” ilgili kullanılmıştır. Örneğin, “Onun karnında geniş bir yarık açtım” anlamında بَقَرْتُ بَطْنَه denir.
Ehlibeyt imamlarından Muhammet bin Ali (r.a.) de, ilimlerin ince noktaları üzerinde geniş bir bilgiye sahip olmasından ve onların gizliliklerini yarıp ortaya çıkarmasından dolayı اَلْبَاقِرُ (el-Bâkır) olarak adlandırılmıştır.
بَيْقَرَ الرَّجُلُ فِي الْماَلِ وفِي غَيْرِهِ : Adam malda veya başka bir şeyde bir genişliğe, bolluğa erişti, zenginleşti.
بَيْقَرَ فِي سَفَرِهِ : Yolculuğunda tevessü edip, genişlik kazanıp bir yerden diğerine ya da bir ülkeden diğerine sanki yararcasına gitti.
بَقَّرَ الصِّبْيَانُ : Çocuklar البُقَّيْرَى denen oyunu oynadılar. Çocukların, etrafına çukura benzer yarıklar açarak oynadıkları bir oyundur.
بَيْقَرَان : Bir tür bitki. Bu bitkinin toprağın dışına çıkarken toprağı yardığı ve ayrıca kökleriyle de yardığı söylenmiştir.
DİĞER BAZI TÜREVLER:
بَقَرَ (geniş zaman يَبْقُرُ veya يَبْقَرُ mastar isim بَقْرٌ): Yardı; yırttı; kesti veya boyuna böldü; içini açtı; genişletti.
بَقَرَ هُدْهُدُ الْاَرْضَ : Hüthüt (çavuş kuşu) toprağı açtı ve su çıkardı; o kadar yorgundu ki zar zor görüyordu.
بَقَرٌ : Öküz veya boğa; inek, sığır; (tekil hali: بَقَرَةٌ).
بَقَرٌ aynı zamanda, bakımından bir kişinin sorumlu olduğu aile ve biriyle yaşayan kişi için de geçerlidir.
KUR’ÂN’DA GEÇEN TÜREVLERİ:
Aşağıdaki tabloda Kur’ân’da geçen ve bu kökten gelen kelime türevleri, bunların gramatik adlandırılışları, Kur’ân’da kaç kere geçmiş olduğu belirtilmiş ve örnek bir ayet için, sûre/âyet numarası verilmiştir.
Tür | Adet | Anlam | Örnek Âyet | |
بَقَرٌ | isim | 3 | Sığır (çoğul) | 2/70 |
بَقَرَةٌ | isim | 6 | Sığır (tekil) | 12/43 |
Toplam: | 9 |
BENZERLİKLER VE FARKLILIKLAR:
Kök Harflerinin Yer Değişimi
Mahreci Benzeyen Kökler
Benzer Manada Kelimeler
Zıt Manada Kelimeler
TÜRKÇEYE GEÇEN KELİMELER:
Aşağıdaki tabloda bu kökten Türkçeye geçmiş olan kelimeler, bunların Arapça yazılışları, Türkçe anlamları verilmiştir. Bu kelimelere günümüz Türkçesinde pek rastlanmaz. Daha çok Osmanlıca metinlerde görülmektedir.
Bakar | بَقَر | Öküz. Dana. Sığır. |
Bakara | بَقَرَة | İnek, sığır. |
Bâkır | بَاقِر | Arslan. Çobanları ile beraber olan sığır sürüsü. Geniş. |
Bakarî | بَقَرِي | *Sığır cinsinden olan hayvanlara ait, onlarla ilgili. |
Bakariyye | بَقَرِيَّة | *Sığırlar. |
ÂYETLER:
DİKKAT! İncelediğimiz kökten gelen kelimeleri, Kur’an-ı Kerim’deki yerlerinde, yakın çevresindeki kelimelerle ilişkilerini gösterecek şekilde listeliyoruz. Uzun ayetlerin sadece bir bölümünü ele aldık. Bazı ayetlerin sadece bir kısmını gördüğümüz için, ayetler hakkında yanlış bir hüküm verilmemesi gerekir. Tamamını ele aldığımız ayetlerin meallerinin sonuna bir yıldız (*) işareti konmuştur.
بَقَرٌ : İsim.
2:70 | قَالُوا ادْعُ لَنَا رَبَّكَ يُبَيِّنْ لَنَا مَا هِيَ إِنَّ الْبَقَرَ تَشَابَهَ عَلَيْنَا |
Diyanet Meali: | “Bizim için Rabbine dua et de onun nasıl bir sığır olduğunu bize açıklasın. Çünkü sığırlar, bizce, birbirlerine benzemektedir.” |
6:144 | وَمِنَ الْإِبِلِ اثْنَيْنِ وَمِنَ الْبَقَرِ اثْنَيْنِ |
Diyanet Meali: | Yine (erkek ve dişi olarak) deveden iki, sığırdan da iki. |
6:146 | وَمِنَ الْبَقَرِ وَالْغَنَمِ حَرَّمْنَا عَلَيْهِمْ شُحُومَهُمَا إِلَّا مَا حَمَلَتْ ظُهُورُهُمَا |
Diyanet Meali: | Sığır ve koyunların ise, sırtlarında veya bağırsaklarında bulunanlar, ya da kemiklerine karışanlar dışındaki içyağlarını (yine) onlara haram kıldık. |
بَقَرَةٌ : İsim.
2:67 | وَإِذْ قَالَ مُوسَىٰ لِقَوْمِهِ إِنَّ اللَّهَ يَأْمُرُكُمْ أَنْ تَذْبَحُوا بَقَرَةً |
Diyanet Meali: | Hani Mûsâ kavmine, “Allah, size bir sığır kesmenizi emrediyor” demişti. |
2:68 | قَالَ إِنَّهُ يَقُولُ إِنَّهَا بَقَرَةٌ لَا فَارِضٌ وَلَا بِكْرٌ عَوَانٌ بَيْنَ ذَٰلِكَ |
Diyanet Meali: | Mûsâ şöyle dedi: “Rabbim diyor ki: O, ne yaşlı, ne körpe, ikisi arası bir sığırdır.” |
2:69 | قَالَ إِنَّهُ يَقُولُ إِنَّهَا بَقَرَةٌ صَفْرَاءُ فَاقِعٌ لَوْنُهَا تَسُرُّ النَّاظِرِينَ |
Diyanet Meali: | Mûsâ şöyle dedi: “Rabbim diyor ki, o, sapsarı; rengi, bakanların içini açan bir sığırdır” dedi. |
2:71 | قَالَ إِنَّهُ يَقُولُ إِنَّهَا بَقَرَةٌ لَا ذَلُولٌ تُثِيرُ الْأَرْضَ وَلَا تَسْقِي الْحَرْثَ |
Diyanet Meali: | Mûsâ şöyle dedi: “Rabbim diyor ki; o, çift sürmek, ekin sulamak için boyunduruğa vurulmamış, kusursuz, hiç alacası olmayan bir sığırdır.” |
بَقَرَات : İsim. Kurallı Bayan Çoğul. Tekili: بَقَرَةٌ
12:43 | وَقَالَ الْمَلِكُ إِنِّي أَرَىٰ سَبْعَ بَقَرَاتٍ سِمَانٍ |
Diyanet Meali: | Kral, “Ben rüyamda yedi semiz inek görüyorum” dedi. |
12:46 | يُوسُفُ أَيُّهَا الصِّدِّيقُ أَفْتِنَا فِي سَبْعِ بَقَرَاتٍ سِمَانٍ يَأْكُلُهُنَّ سَبْعٌ عِجَافٌ |
Diyanet Meali: | (Zindana varınca), “Yûsuf! Ey doğru sözlü! Rüyada yedi semiz ineği yedi zayıf ineğin yemesi hakkında bize yorum yap. |