ك ف ر

KÖK HARFLER:  ك ف ر

ANLAM: 

كَفَرَ : Bir şeyi kapamak, örtmek. Bir şeyi yok etmek için kapamak. Mallarını depoya koymak. İnkar etmek. Bir şeyden uzak veya ırak olduğunu beyan etmek.

AÇIKLAMA:

xx

DİĞER BAZI TÜREVLER:

xx

KUR’ÂN’DA GEÇEN TÜREVLERİ: 

Aşağıdaki tabloda Kur’ân’da geçen ve bu kökten gelen kelime türevleri, bunların gramatik adlandırılışları, Kur’ân’da kaç kere geçmiş olduğu belirtilmiş ve örnek bir ayet için, sûre/âyet numarası verilmiştir.


TürAdetAnlamÖrnekAçıklama
كَفَرَfiil-I289Nankörlük etti, gizledi, çiftçilik yaptı31/12Meçhulü: كُفِرَ Meçhul Muzari: يُكْفَرُ
كَفَّرَfiil-II14(Günahları) sildi 47/2
أَكْفَرَfiil-IV.1مَا أَكْفَرَ : Ne kadar nankör!80/17Tam câmid mâzi fiil, taaccüp fiili, مَا أَفْعَلَ kalıbı
كَافِرٌisim156İnkar eden 2/217Kırık Çoğulu: كُفَّار – كَفَرَةٌ 
كَافِرَةٌisim2İnkar eden (müennes)3/13Kırık Çoğulu: كَوَافِرُ
كُفْرٌisim37İnkar, nankörlük9/97
كُفْرَانٌisim1Nankörlük etmek, inanmamak, imandan çıkmak21/94
كَفُورٌisim12İnkara dalan, azılı kafir, çok nankör11/9
كُفُورٌisim3Nankörlük etmek, imandan çıkmak25/50
كَفَّارٌisim5Devamlı iman hududunu aşan, çok inkarcı, çok nankör2/276
كَفَّارَةٌisim4Keffaret5/45
كَافُورٌisim1Tadı acı, şeffaf, billur, beyazımsı, güzel kokulu kafur76/5

Toplam525


BENZERLİKLER VE FARKLILIKLAR: 

Kök Harflerinin Yer Değişimi

Benzer Manada Kelimeler

  • كَفَرَ (a)
  • كَفَرَ (b)
  • كُفْرٌ (a)
    • ضَلَالٌ > bak: ض ل ل
    • إِلْحَادٌ > bak: ل ح د
    • إِشْرَاكٌ > bak: ش ر ك
    • تَجْدِيفٌ
    • زَنْدَقَةٌ
  • كُفْرٌ (b)

Zıt Manada Kelimeler

  • كَفَرَ (a)
  • كَفَرَ (b)
  • كُفْرٌ (a)
  • كُفْرٌ (b)
    • وَقَارٌ > bak: و ق ر
    • اِحْتِشَامٌ

TÜRKÇEYE GEÇEN KELİMELER: 

Aşağıdaki tabloda bu kökten Türkçeye geçmiş olan kelimeler, bunların Arapça yazılışları, Türkçe anlamları verilmiştir. Bu kelimelerin bazılarına günümüz Türkçesinde pek rastlanmaz. Daha çok Osmanlıca metinlerde görülmektedir.

Küfür كُفْر 1: Allah’ın varlığı ve birliği gibi dinin temellerinden sayılan inançları inkâr etme ve bu yolda söylenen söz. 2: Sövme, sövmek için söylenen söz, sövgü 
Kâfir كَافِر 1: Allah’ın varlığını ve birliğini inkâr eden kimse. Genellikle Müslüman olmayanlara verilen ad. 2: Acımasız, zalim kimse.
Kefere كَفَرَة Müslüman olmayanlar, kâfirler.
Küffâr كُفَّار Müslüman olmayanlar, kâfirler.
Küfrân كُفْرَان Nankörlük.
Kâfûr كَافُور Kâfur ağacından elde edilen, hekimlikte kullanılan, beyaz ve yarı saydam, kolaylıkla parçalanan, güzel kokulu bir madde.
Tekfîr تَكْفِير Kâfir sayma.
Keffâret كَفَّارَة 1. Günahı örten. 2. Günahların örtülmesi için ödenmesi gereken bedel.
İkfâr إِكْفَار Birisine kafir demek, kafir denilmek.

Kâfûr kelimesi, Arapça ve Farsçada, “laurus camphora bitkisinden elde edilen Güney Asya kökenli reçine” anlamındaki kâfûr (كافور) sözcüğünden gelmektedir. Bu kelime Fransızca ve İngilizceye de Arapçadan geçmiştir. (Nişanyan Sözlük) 

ÂYETLER:

DİKKAT! İncelediğimiz kökten gelen kelimeleri, Kur’an-ı Kerim’deki yerlerinde, yakın çevresindeki kelimelerle ilişkilerini gösterecek şekilde listeliyoruz. Uzun ayetlerin sadece bir bölümünü ele aldık. Bazı ayetlerin sadece bir kısmını gördüğümüz için, ayetler hakkında yanlış bir hüküm verilmemesi gerekir. Tamamını ele aldığımız ayetlerin meallerinin sonuna bir yıldız (*) işareti konmuştur.

كَفَرَ : Fiil-I. Meçhulü: كُفِرَ Meçhul Muzari: يُكْفَرُ

2:6إِنَّ الَّذِينَ كَفَرُوا سَوَاءٌ عَلَيْهِمْ أَأَنْذَرْتَهُمْ أَمْ لَمْ تُنْذِرْهُمْ لَا يُؤْمِنُونَ
Diyanet Meali:Küfre saplananlara gelince, onları uyarsan da, uyarmasan da, onlar için birdir, inanmazlar.*
2:26وَأَمَّا الَّذِينَ كَفَرُوا فَيَقُولُونَ مَاذَا أَرَادَ اللَّهُ بِهَٰذَا مَثَلًا
Diyanet Meali:Küfre saplananlar ise, “Allah, örnek olarak bununla neyi kastetmiştir?” derler.
2:28كَيْفَ تَكْفُرُونَ بِاللَّهِ وَكُنْتُمْ أَمْوَاتًا فَأَحْيَاكُمْ
Diyanet Meali:Siz cansız (henüz yok) iken sizi dirilten (dünyaya getiren) Allah’ı nasıl inkâr ediyorsunuz?
2:39وَالَّذِينَ كَفَرُوا وَكَذَّبُوا بِآيَاتِنَا أُولَٰئِكَ أَصْحَابُ النَّارِ
Diyanet Meali:İnkâr edenler ve âyetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte bunlar cehennemliktir.
2:61ذَٰلِكَ بِأَنَّهُمْ كَانُوا يَكْفُرُونَ بِآيَاتِ اللَّهِ
Diyanet Meali:Bunun sebebi, onların; Allah’ın âyetlerini inkâr ediyor olmaları idi.
2:85أَفَتُؤْمِنُونَ بِبَعْضِ الْكِتَابِ وَتَكْفُرُونَ بِبَعْضٍ
Diyanet Meali:Yoksa siz Kitab’ın (Tevrat’ın) bir kısmına inanıp, bir kısmını inkâr mı ediyorsunuz?
2:89وَكَانُوا مِنْ قَبْلُ يَسْتَفْتِحُونَ عَلَى الَّذِينَ كَفَرُوا
Diyanet Meali:Oysa, daha önce (bu kitabı getirecek peygamber ile) inkârcılara (Arap müşriklerine) karşı yardım istiyorlardı.
2:89فَلَمَّا جَاءَهُمْ مَا عَرَفُوا كَفَرُوا بِهِ
Diyanet Meali:(Tevrat’tan) tanıyıp bildikleri (bu peygamber) kendilerine gelince ise onu inkâr ettiler.
2:90بِئْسَمَا اشْتَرَوْا بِهِ أَنْفُسَهُمْ أَنْ يَكْفُرُوا بِمَا أَنْزَلَ اللَّهُ
Diyanet Meali:Karşılığında nefislerini sattıkları şeyi (kıskançlıkları sebebiyle Allah’ın, kullarından dilediğine) lütfuyla indirdiği vahyi inkâr etmeleri ne kötüdür!
2:91قَالُوا نُؤْمِنُ بِمَا أُنْزِلَ عَلَيْنَا وَيَكْفُرُونَ بِمَا وَرَاءَهُ
Diyanet Meali:(Onlara, “Allah’ın indirdiğine (Kur’an’a) iman edin” denilince), “Biz sadece bize indirilene (Tevrat’a) inanırız” deyip, ondan sonra geleni (Kur’an’ı) inkâr ederler.
2:99وَمَا يَكْفُرُ بِهَا إِلَّا الْفَاسِقُونَ
Diyanet Meali:Bunları ancak fasıklar inkâr eder.
2:102وَمَا كَفَرَ سُلَيْمَانُ وَلَٰكِنَّ الشَّيَاطِينَ كَفَرُوا
Diyanet Meali:Oysa Süleyman (büyü yaparak) küfre girmedi. Fakat şeytanlar, (insanlara sihri … öğretmek suretiyle) küfre girdiler.
2:102وَمَا كَفَرَ سُلَيْمَانُ وَلَٰكِنَّ الشَّيَاطِينَ كَفَرُوا
Diyanet Meali:Oysa Süleyman (büyü yaparak) küfre girmedi. Fakat şeytanlar, (insanlara sihri … öğretmek suretiyle) küfre girdiler.
2:102وَمَا يُعَلِّمَانِ مِنْ أَحَدٍ حَتَّىٰ يَقُولَا إِنَّمَا نَحْنُ فِتْنَةٌ فَلَا تَكْفُرْ
Diyanet Meali:Hâlbuki o iki melek, “Biz ancak imtihan için gönderilmiş birer meleğiz. (Sihri caiz görüp de) sakın küfre girme” demedikçe, kimseye (sihir) öğretmiyorlardı.
2:105مَا يَوَدُّ الَّذِينَ كَفَرُوا مِنْ أَهْلِ الْكِتَابِ وَلَا الْمُشْرِكِينَ أَنْ يُنَزَّلَ عَلَيْكُمْ مِنْ خَيْرٍ مِنْ رَبِّكُمْ
Diyanet Meali:Ne Kitab ehlinden inkâr edenler ve ne de Allah’a ortak koşanlar, Rabbinizden size bir iyilik gelmesini isterler.
2:121وَمَنْ يَكْفُرْ بِهِ فَأُولَٰئِكَ هُمُ الْخَاسِرُونَ
Diyanet Meali:Onu inkâr edenlere gelince, işte onlar ziyana uğrayanların ta kendileridir.
2:126قَالَ وَمَنْ كَفَرَ فَأُمَتِّعُهُ قَلِيلًا ثُمَّ أَضْطَرُّهُ إِلَىٰ عَذَابِ النَّارِ
Diyanet Meali:Allah da, “İnkâr edeni bile az bir süre, (bu geçici kısa hayatta) rızıklandırır; sonra onu cehennem azabına girmek zorunda bırakırım.” demişti.
2:152فَاذْكُرُونِي أَذْكُرْكُمْ وَاشْكُرُوا لِي وَلَا تَكْفُرُونِ
Diyanet Meali:Öyleyse yalnız beni anın ki ben de sizi anayım. Bana şükredin, sakın nankörlük etmeyin.*
2:161إِنَّ الَّذِينَ كَفَرُوا وَمَاتُوا وَهُمْ كُفَّارٌ أُولَٰئِكَ عَلَيْهِمْ لَعْنَةُ اللَّهِ
Diyanet Meali:Fakat âyetlerimizi inkâr etmiş ve kâfir olarak ölmüşlere gelince, işte Allah’ın, (meleklerin ve bütün insanların) lâneti onların üstünedir.
2:171وَمَثَلُ الَّذِينَ كَفَرُوا كَمَثَلِ الَّذِي يَنْعِقُ بِمَا لَا يَسْمَعُ
Diyanet Meali:İnkâr edenleri imana çağıran (peygamber) ile inkâr edenlerin durumu, (bağırıp çağırmadan başka) bir şey duymayan hayvanlara seslenen (çoban) ile hayvanların durumu gibidir.
2:212زُيِّنَ لِلَّذِينَ كَفَرُوا الْحَيَاةُ الدُّنْيَا وَيَسْخَرُونَ مِنَ الَّذِينَ آمَنُوا
Diyanet Meali:İnkâr edenlere dünya hayatı süslü gösterildi. Onlar iman edenlerle alay etmektedirler.
2:253وَلَٰكِنِ اخْتَلَفُوا فَمِنْهُمْ مَنْ آمَنَ وَمِنْهُمْ مَنْ كَفَرَ
Diyanet Meali:Fakat ayrılığa düştüler. Onlardan inananlar da vardı, inkâr edenler de.
2:256فَمَنْ يَكْفُرْ بِالطَّاغُوتِ وَيُؤْمِنْ بِاللَّهِ فَقَدِ اسْتَمْسَكَ بِالْعُرْوَةِ الْوُثْقَىٰ
Diyanet Meali:O hâlde, kim tâğûtu tanımayıp Allah’a inanırsa, kopmak bilmeyen sapasağlam bir kulpa yapışmıştır.
2:257وَالَّذِينَ كَفَرُوا أَوْلِيَاؤُهُمُ الطَّاغُوتُ
Diyanet Meali:Kâfirlerin velileri ise tâğûttur.
2:258فَبُهِتَ الَّذِي كَفَرَ وَاللَّهُ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الظَّالِمِينَ
Diyanet Meali:Kâfir şaşırıp kaldı. Zaten Allah, zalimler topluluğunu hidayete erdirmez.
3:4إِنَّ الَّذِينَ كَفَرُوا بِآيَاتِ اللَّهِ لَهُمْ عَذَابٌ شَدِيدٌ
Diyanet Meali:Şüphesiz, Allah’ın âyetlerini inkâr edenler için şiddetli bir azap vardır.
3:10إِنَّ الَّذِينَ كَفَرُوا لَنْ تُغْنِيَ عَنْهُمْ أَمْوَالُهُمْ وَلَا أَوْلَادُهُمْ
Diyanet Meali:Şüphesiz, inkâr edenlere, ne malları, ne de evlatları Allah’a karşı hiçbir fayda sağlamaz.
3:12قُلْ لِلَّذِينَ كَفَرُوا سَتُغْلَبُونَ وَتُحْشَرُونَ إِلَىٰ جَهَنَّمَ
Diyanet Meali:İnkâr edenlere de ki: “Siz mutlaka yenilgiye uğrayacak ve toplanıp cehenneme doldurulacaksınız.”
3:19وَمَنْ يَكْفُرْ بِآيَاتِ اللَّهِ فَإِنَّ اللَّهَ سَرِيعُ الْحِسَابِ
Diyanet Meali:Kim Allah’ın âyetlerini inkâr ederse, bilsin ki Allah hesabı çok çabuk görendir.
3:21إِنَّ الَّذِينَ يَكْفُرُونَ بِآيَاتِ اللَّهِ وَيَقْتُلُونَ النَّبِيِّينَ بِغَيْرِ حَقٍّ
Diyanet Meali:Allah’ın âyetlerini inkâr edenler, Peygamberleri haksız yere öldürenler…
3:55إِنِّي مُتَوَفِّيكَ وَرَافِعُكَ إِلَيَّ وَمُطَهِّرُكَ مِنَ الَّذِينَ كَفَرُوا
Diyanet Meali:“(Ey İsa!) Şüphesiz, senin hayatına ben son vereceğim. Seni kendime yükselteceğim. Seni inkâr edenlerden kurtararak temizleyeceğim…”
3:55وَجَاعِلُ الَّذِينَ اتَّبَعُوكَ فَوْقَ الَّذِينَ كَفَرُوا إِلَىٰ يَوْمِ الْقِيَامَةِ
Diyanet Meali:“Ve sana uyanları kıyamete kadar küfre sapanların üstünde tutacağım.”
3:56فَأَمَّا الَّذِينَ كَفَرُوا فَأُعَذِّبُهُمْ عَذَابًا شَدِيدًا فِي الدُّنْيَا وَالْآخِرَةِ
Diyanet Meali:“İnkâr edenlere gelince, onlara dünyada da, ahirette de şiddetli bir şekilde azab edeceğim.”
3:70يَا أَهْلَ الْكِتَابِ لِمَ تَكْفُرُونَ بِآيَاتِ اللَّهِ وَأَنْتُمْ تَشْهَدُونَ
Diyanet Meali:Ey Kitap ehli! (Gerçeğe) şahit olduğunuz hâlde, niçin Allah’ın âyetlerini inkâr ediyorsunuz?*
3:72آمِنُوا بِالَّذِي أُنْزِلَ عَلَى الَّذِينَ آمَنُوا وَجْهَ النَّهَارِ وَاكْفُرُوا آخِرَهُ
Diyanet Meali:(Kitap ehlinden bir grup), “Mü’minlere indirilene günün başlangıcında inanın, sonunda da inkâr edin, (belki onlar size bakarak dönerler” dedi).
3:86كَيْفَ يَهْدِي اللَّهُ قَوْمًا كَفَرُوا بَعْدَ إِيمَانِهِمْ
Diyanet Meali:İman ettikten … sonra inkâr eden bir toplumu Allah nasıl doğru yola eriştirir?
3:90إِنَّ الَّذِينَ كَفَرُوا بَعْدَ إِيمَانِهِمْ ثُمَّ ازْدَادُوا كُفْرًا لَنْ تُقْبَلَ تَوْبَتُهُمْ
Diyanet Meali:Şüphesiz iman ettikten sonra inkâr eden, sonra da inkârda ileri gidenlerin tövbeleri asla kabul edilmeyecektir.
3:91إِنَّ الَّذِينَ كَفَرُوا وَمَاتُوا وَهُمْ كُفَّارٌ فَلَنْ يُقْبَلَ مِنْ أَحَدِهِمْ مِلْءُ الْأَرْضِ ذَهَبًا
Diyanet Meali:Şüphesiz inkâr edip kâfir olarak ölenler var ya, dünya dolusu altını fidye verseler bile bu, hiçbirisinden asla kabul edilmeyecektir.
3:97وَمَنْ كَفَرَ فَإِنَّ اللَّهَ غَنِيٌّ عَنِ الْعَالَمِينَ
Diyanet Meali:Kim inkâr ederse (bu hakkı tanınmazsa), şüphesiz Allah bütün âlemlerden müstağnidir. (Kimseye muhtaç değildir, her şey O’na muhtaçtır.)
3:98لِمَ تَكْفُرُونَ بِآيَاتِ اللَّهِ وَاللَّهُ شَهِيدٌ عَلَىٰ مَا تَعْمَلُونَ
Diyanet Meali:(De ki: “Ey kitab ehli!) Allah, yaptıklarınızı görüp dururken Allah’ın âyetlerini niçin inkâr ediyorsunuz?”
3:101وَكَيْفَ تَكْفُرُونَ وَأَنْتُمْ تُتْلَىٰ عَلَيْكُمْ آيَاتُ اللَّهِ وَفِيكُمْ رَسُولُهُ
Diyanet Meali:Size Allah’ın âyetleri okunup dururken ve Allah’ın Resûlü de aranızda iken dönüp nasıl inkâr edersiniz?
3:106فَأَمَّا الَّذِينَ اسْوَدَّتْ وُجُوهُهُمْ أَكَفَرْتُمْ بَعْدَ إِيمَانِكُمْ
Diyanet Meali:(O gün bazı yüzler ağarır, bazı yüzler kararır.) Yüzleri kararanlara, “İmanınızdan sonra inkâr ettiniz, öyle mi? (Öyle ise inkâr etmenize karşılık azabı tadın” denilir).
3:106أَكَفَرْتُمْ بَعْدَ إِيمَانِكُمْ فَذُوقُوا الْعَذَابَ بِمَا كُنْتُمْ تَكْفُرُونَ
Diyanet Meali:“İmanınızdan sonra inkâr ettiniz, öyle mi? Öyle ise inkâr etmenize karşılık azabı tadın.”
3:112ذَٰلِكَ بِأَنَّهُمْ كَانُوا يَكْفُرُونَ بِآيَاتِ اللَّهِ
Diyanet Meali:Bunun sebebi onların; Allah’ın âyetlerini inkâr ediyor (ve peygamberleri haksız yere öldürüyor) olmaları idi.
3:115وَمَا يَفْعَلُوا مِنْ خَيْرٍ فَلَنْ يُكْفَرُوهُ وَاللَّهُ عَلِيمٌ بِالْمُتَّقِينَ
Diyanet Meali:Onlar ne hayır işlerlerse karşılıksız bırakılmayacaklardır. Allah, kendisine karşı gelmekten sakınanları bilir.*
3:116إِنَّ الَّذِينَ كَفَرُوا لَنْ تُغْنِيَ عَنْهُمْ أَمْوَالُهُمْ وَلَا أَوْلَادُهُمْ
Diyanet Meali:İnkâr edenlerin ne malları ne evlatları, onlara Allah’a karşı bir yarar sağlar.
3:127لِيَقْطَعَ طَرَفًا مِنَ الَّذِينَ كَفَرُوا أَوْ يَكْبِتَهُمْ فَيَنْقَلِبُوا خَائِبِينَ
Diyanet Meali:Bir de Allah bunu, inkâr edenlerden bir kısmını helâk etsin veya perişan etsin de umutsuz olarak dönüp gitsinler diye yaptı.*
3:149إِنْ تُطِيعُوا الَّذِينَ كَفَرُوا يَرُدُّوكُمْ عَلَىٰ أَعْقَابِكُمْ
Diyanet Meali:Siz eğer kâfir olanlara uyarsanız sizi gerisingeriye (küfre) çevirirler.
3:151سَنُلْقِي فِي قُلُوبِ الَّذِينَ كَفَرُوا الرُّعْبَ بِمَا أَشْرَكُوا بِاللَّهِ
Diyanet Meali:Hakkında hiçbir delil indirmediği şeyleri Allah’a ortak koştuklarından dolayı; inkâr edenlerin kalplerine korku salacağız.
3:156يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا لَا تَكُونُوا كَالَّذِينَ كَفَرُوا
Diyanet Meali:Ey iman edenler! (Kardeşleri sefere veya savaşa çıktığında onlar hakkında, “Onlar bizim yanımızda olsalardı, ölmezlerdi ve öldürülmezlerdi” diyen) inkârcılar gibi olmayın.
3:178وَلَا يَحْسَبَنَّ الَّذِينَ كَفَرُوا أَنَّمَا نُمْلِي لَهُمْ خَيْرٌ لِأَنْفُسِهِمْ
Diyanet Meali:İnkâr edenler, kendilerine vermiş olduğumuz mühletin, sakın kendileri için hayırlı olduğunu sanmasınlar.
3:196لَا يَغُرَّنَّكَ تَقَلُّبُ الَّذِينَ كَفَرُوا فِي الْبِلَادِ
Diyanet Meali:Kâfirlerin refah içinde diyar diyar dolaşmaları sakın seni aldatmasın.*
4:42يَوْمَئِذٍ يَوَدُّ الَّذِينَ كَفَرُوا وَعَصَوُا الرَّسُولَ لَوْ تُسَوَّىٰ بِهِمُ الْأَرْضُ
Diyanet Meali:O kıyamet günü, Allah’ı inkâr edip Peygamber’e isyan edenler, yer yarılıp içine girmiş olmayı isterler.
4:51وَيَقُولُونَ لِلَّذِينَ كَفَرُوا هَٰؤُلَاءِ أَهْدَىٰ مِنَ الَّذِينَ آمَنُوا سَبِيلًا
Diyanet Meali:İnkâr edenler için de, “Bunlar, iman edenlerden daha doğru yoldadır” diyorlar.
4:56إِنَّ الَّذِينَ كَفَرُوا بِآيَاتِنَا سَوْفَ نُصْلِيهِمْ نَارًا
Diyanet Meali:Şüphesiz âyetlerimizi inkâr edenleri biz ateşe atacağız.
4:60أَنْ يَتَحَاكَمُوا إِلَى الطَّاغُوتِ وَقَدْ أُمِرُوا أَنْ يَكْفُرُوا بِهِ
Diyanet Meali:Tâğût’u tanımamaları kendilerine emrolunduğu hâlde, onun önünde muhakeme olmak (istiyorlar).
4:76وَالَّذِينَ كَفَرُوا يُقَاتِلُونَ فِي سَبِيلِ الطَّاغُوتِ
Diyanet Meali:İnkâr edenler de tâğût yolunda savaşırlar.
4:84عَسَى اللَّهُ أَنْ يَكُفَّ بَأْسَ الَّذِينَ كَفَرُوا
Diyanet Meali:Umulur ki Allah inkâr edenlerin gücünü kırar.
4:89وَدُّوا لَوْ تَكْفُرُونَ كَمَا كَفَرُوا فَتَكُونُونَ سَوَاءً
Diyanet Meali:Arzu ettiler ki kendilerinin küfre saptıkları gibi siz de sapasınız da beraber olasınız.
4:89وَدُّوا لَوْ تَكْفُرُونَ كَمَا كَفَرُوا فَتَكُونُونَ سَوَاءً
Diyanet Meali:Arzu ettiler ki kendilerinin küfre saptıkları gibi siz de sapasınız da beraber olasınız.
4:101إِنْ خِفْتُمْ أَنْ يَفْتِنَكُمُ الَّذِينَ كَفَرُوا
Diyanet Meali:(Yeryüzünde sefere çıktığınız vakit) kâfirlerin size saldırmasından korkarsanız, (namazı kısaltmanızdan ötürü size bir günah yoktur).
4:102وَدَّ الَّذِينَ كَفَرُوا لَوْ تَغْفُلُونَ عَنْ أَسْلِحَتِكُمْ
Diyanet Meali:İnkâr edenler arzu ederler ki, silâhlarınızdan ve eşyanızdan bir gafil olsanız da (size ani bir baskın yapsalar).
4:131وَإِنْ تَكْفُرُوا فَإِنَّ لِلَّهِ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَمَا فِي الْأَرْضِ
Diyanet Meali:Eğer inkâr ederseniz, (bilin ki) göklerdeki her şey, yerdeki her şey Allah’ındır.
4:136وَمَنْ يَكْفُرْ بِاللَّهِ وَمَلَائِكَتِهِ وَكُتُبِهِ وَرُسُلِهِ وَالْيَوْمِ الْآخِرِ فَقَدْ ضَلَّ ضَلَالًا بَعِيدًا
Diyanet Meali:Kim Allah’ı, meleklerini, kitaplarını, peygamberlerini ve ahiret gününü inkâr ederse, derin bir sapıklığa düşmüş olur.
4:137إِنَّ الَّذِينَ آمَنُوا ثُمَّ كَفَرُوا
Diyanet Meali:İman edip sonra inkâr eden…
4:137ثُمَّ آمَنُوا ثُمَّ كَفَرُوا ثُمَّ ازْدَادُوا كُفْرًا لَمْ يَكُنِ اللَّهُ لِيَغْفِرَ لَهُمْ
Diyanet Meali:(İman edip sonra inkâr eden), sonra inanıp tekrar inkâr eden, sonra da inkârlarında ileri gidenler var ya; Allah, onları bağışlayacak da değildir, (doğru yola iletecek de değildir).
4:140إِذَا سَمِعْتُمْ آيَاتِ اللَّهِ يُكْفَرُ بِهَا وَيُسْتَهْزَأُ بِهَا فَلَا تَقْعُدُوا مَعَهُمْ
Diyanet Meali:(Oysa Allah size Kitap’ta) “Allah’ın âyetlerinin inkâr edildiğini ve onlarla alay edildiğini işittiğiniz zaman, (başka bir söze geçmedikleri müddetçe), onlarla oturmayın, (aksi hâlde siz de onlar gibi olursunuz” diye hüküm indirmiştir).
4:150إِنَّ الَّذِينَ يَكْفُرُونَ بِاللَّهِ وَرُسُلِهِ وَيُرِيدُونَ أَنْ يُفَرِّقُوا بَيْنَ اللَّهِ وَرُسُلِهِ
Diyanet Meali:Şüphesiz, Allah’ı ve peygamberlerini inkâr edenler, Allah’a inanıp peygamberlerine inanmayarak ayrım yapmak isteyenler…
4:150وَيَقُولُونَ نُؤْمِنُ بِبَعْضٍ وَنَكْفُرُ بِبَعْضٍ
Diyanet Meali:“(Peygamberlerin) kimine inanırız, kimini inkâr ederiz” diyenler…
4:167إِنَّ الَّذِينَ كَفَرُوا وَصَدُّوا عَنْ سَبِيلِ اللَّهِ قَدْ ضَلُّوا ضَلَالًا بَعِيدًا
Diyanet Meali:Şüphesiz inkâr edenler, insanları Allah yolundan alıkoyanlar derin bir sapıklığa düşmüşlerdir.*
4:168إِنَّ الَّذِينَ كَفَرُوا وَظَلَمُوا لَمْ يَكُنِ اللَّهُ لِيَغْفِرَ لَهُمْ
Diyanet Meali:Şüphesiz inkâr edenler ve zulmedenler (var ya), Allah onları asla bağışlayacak (ve doğru yola iletecek) değildir.
4:170وَإِنْ تَكْفُرُوا فَإِنَّ لِلَّهِ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ
Diyanet Meali:Eğer inkâr ederseniz bilin ki, göklerdeki her şey, yerdeki her şey Allah’ındır.
5:3الْيَوْمَ يَئِسَ الَّذِينَ كَفَرُوا مِنْ دِينِكُمْ فَلَا تَخْشَوْهُمْ وَاخْشَوْنِ
Diyanet Meali:Bugün kâfirler dininizden (onu yok etmekten) ümitlerini kestiler. Artık onlardan korkmayın, benden korkun.
5:5وَمَنْ يَكْفُرْ بِالْإِيمَانِ فَقَدْ حَبِطَ عَمَلُهُ
Diyanet Meali:Her kim de inanılması gerekenleri inkâr ederse, bütün işlediği boşa gider.
5:10وَالَّذِينَ كَفَرُوا وَكَذَّبُوا بِآيَاتِنَا أُولَٰئِكَ أَصْحَابُ الْجَحِيمِ
Diyanet Meali:İnkâr edip âyetlerimizi yalanlayanlar var ya; işte onlar cehennemliklerdir.*
5:12فَمَنْ كَفَرَ بَعْدَ ذَٰلِكَ مِنْكُمْ فَقَدْ ضَلَّ سَوَاءَ السَّبِيلِ
Diyanet Meali:Ama bundan sonra sizden kim inkâr ederse, mutlaka o, dümdüz yoldan sapmıştır.”
5:17لَقَدْ كَفَرَ الَّذِينَ قَالُوا إِنَّ اللَّهَ هُوَ الْمَسِيحُ ابْنُ مَرْيَمَ
Diyanet Meali:Andolsun, “Allah, Meryem oğlu Mesih’tir”, diyenler kesinlikle kâfir oldular.
5:36إِنَّ الَّذِينَ كَفَرُوا لَوْ أَنَّ لَهُمْ مَا فِي الْأَرْضِ جَمِيعًا وَمِثْلَهُ مَعَهُ
Diyanet Meali:Şüphe yok ki kâfir olanlar, yer yüzündeki her şey ve bunun yanında da bir o kadarı kendilerinin olsa da (kıyamet gününün azabından kurtulmak için onu fidye verseler onlardan asla kabul edilmez.)
5:72لَقَدْ كَفَرَ الَّذِينَ قَالُوا إِنَّ اللَّهَ هُوَ الْمَسِيحُ ابْنُ مَرْيَمَ
Diyanet Meali:Andolsun, “Allah, Meryem oğlu Mesih’tir” diyenler kesinlikle kâfir oldu.
5:73لَقَدْ كَفَرَ الَّذِينَ قَالُوا إِنَّ اللَّهَ ثَالِثُ ثَلَاثَةٍ
Diyanet Meali:Andolsun, “Allah, üçün üçüncüsüdür” diyenler kâfir oldu.
5:73لَيَمَسَّنَّ الَّذِينَ كَفَرُوا مِنْهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ
Diyanet Meali:(Eğer dediklerinden vazgeçmezlerse), andolsun onlardan inkâr edenlere elbette, elem dolu bir azap dokunacaktır.
5:78لُعِنَ الَّذِينَ كَفَرُوا مِنْ بَنِي إِسْرَائِيلَ عَلَىٰ لِسَانِ دَاوُودَ
Diyanet Meali:İsrailoğullarından inkâr edenler, Davud (ve Meryem oğlu İsa) diliyle lânetlendi.
5:80تَرَىٰ كَثِيرًا مِنْهُمْ يَتَوَلَّوْنَ الَّذِينَ كَفَرُوا
Diyanet Meali:Onlardan birçoğunun inkâr edenleri dost edindiklerini görürsün.
5:86وَالَّذِينَ كَفَرُوا وَكَذَّبُوا بِآيَاتِنَا أُولَٰئِكَ أَصْحَابُ الْجَحِيمِ
Diyanet Meali:İnkâr edenlere ve âyetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte onlar cehennemliklerdir.*
5:103وَلَٰكِنَّ الَّذِينَ كَفَرُوا يَفْتَرُونَ عَلَى اللَّهِ الْكَذِبَ
Diyanet Meali:Fakat, inkâr edenler Allah’a karşı yalan uyduruyorlar.
5:110فَقَالَ الَّذِينَ كَفَرُوا مِنْهُمْ إِنْ هَٰذَا إِلَّا سِحْرٌ مُبِينٌ
Diyanet Meali:Onlardan inkâr edenler, “Bu, ancak açık bir büyüdür” demişlerdi.
5:115فَمَنْ يَكْفُرْ بَعْدُ مِنْكُمْ فَإِنِّي أُعَذِّبُهُ عَذَابًا لَا أُعَذِّبُهُ أَحَدًا مِنَ الْعَالَمِينَ
Diyanet Meali:“Ama ondan sonra sizden her kim inkâr ederse, artık ben ona kâinatta hiçbir kimseye etmeyeceğim azabı ederim.” 
6:1ثُمَّ الَّذِينَ كَفَرُوا بِرَبِّهِمْ يَعْدِلُونَ
Diyanet Meali:Böyle iken inkâr edenler başka şeyleri Rablerine denk tutuyorlar.
6:7لَقَالَ الَّذِينَ كَفَرُوا إِنْ هَٰذَا إِلَّا سِحْرٌ مُبِينٌ
Diyanet Meali:(Ey Muhammed! Eğer sana kâğıda yazılı bir kitap indirseydik, onlar da elleriyle ona dokunsalardı), yine o inkâr edenler, “Bu, apaçık büyüden başka bir şey değildir” diyeceklerdi.
6:25يَقُولُ الَّذِينَ كَفَرُوا إِنْ هَٰذَا إِلَّا أَسَاطِيرُ الْأَوَّلِينَ
Diyanet Meali:İnkâr edenler, “Bu (Kur’an) evvelkilerin masallarından başka bir şey değil” derler.
6:30قَالُوا بَلَىٰ وَرَبِّنَا قَالَ فَذُوقُوا الْعَذَابَ بِمَا كُنْتُمْ تَكْفُرُونَ
Diyanet Meali:Onlar, “Evet, Rabbimize andolsun ki, gerçekmiş” diyecekler. (Allah), “Öyleyse inkâr etmekte olduğunuzdan dolayı tadın azabı!” diyecek.
6:70لَهُمْ شَرَابٌ مِنْ حَمِيمٍ وَعَذَابٌ أَلِيمٌ بِمَا كَانُوا يَكْفُرُونَ
Diyanet Meali:Küfre saplanıp kalmalarından dolayı onlara çılgınca kaynamış bir içecek ve elem dolu bir azap vardır.
6:89فَإِنْ يَكْفُرْ بِهَا هَٰؤُلَاءِ فَقَدْ وَكَّلْنَا بِهَا قَوْمًا لَيْسُوا بِهَا بِكَافِرِينَ
Diyanet Meali:Eğer şunlar (inanmayanlar) bunları tanımayıp inkâr ederlerse, biz onları inkâr etmeyecek olan bir kavmi, onlara vekil kılmışızdır.
7:66قَالَ الْمَلَأُ الَّذِينَ كَفَرُوا مِنْ قَوْمِهِ إِنَّا لَنَرَاكَ فِي سَفَاهَةٍ
Diyanet Meali:Kavminin ileri gelenlerinden inkâr edenler dediler ki: “Şüphesiz, biz seni akıl kıtlığı içinde görüyoruz.”
7:90وَقَالَ الْمَلَأُ الَّذِينَ كَفَرُوا مِنْ قَوْمِهِ لَئِنِ اتَّبَعْتُمْ شُعَيْبًا إِنَّكُمْ إِذًا لَخَاسِرُونَ
Diyanet Meali:Şu’ayb’ın kavminden inkâr eden ileri gelenler dediler ki: “(Ey ahali!) Andolsun ki eğer Şu’ayb’a uyarsanız, o takdirde mutlaka siz zarar edenler olursunuz.”*
8:12سَأُلْقِي فِي قُلُوبِ الَّذِينَ كَفَرُوا الرُّعْبَ فَاضْرِبُوا فَوْقَ الْأَعْنَاقِ
Diyanet Meali:“Ben kâfirlerin kalplerine korku salacağım. Şimdi vurun boyunlarının üstüne.”
8:15إِذَا لَقِيتُمُ الَّذِينَ كَفَرُوا زَحْفًا فَلَا تُوَلُّوهُمُ الْأَدْبَارَ
Diyanet Meali:(Ey iman edenler!) Savaş düzeninde iken kâfirlerle karşılaştığınız zaman sakın onlara arkanızı dönmeyin (savaştan kaçmayın).
8:30وَإِذْ يَمْكُرُ بِكَ الَّذِينَ كَفَرُوا لِيُثْبِتُوكَ أَوْ يَقْتُلُوكَ
Diyanet Meali:Hani kâfirler seni tutuklamak veya öldürmek, (ya da Mekke’den çıkarmak) için tuzak kuruyorlardı.
8:35فَذُوقُوا الْعَذَابَ بِمَا كُنْتُمْ تَكْفُرُونَ
Diyanet Meali:Öyle ise (ey müşrikler) inkâr etmekte olduğunuzdan dolayı tadın azabı.
8:36إِنَّ الَّذِينَ كَفَرُوا يُنْفِقُونَ أَمْوَالَهُمْ لِيَصُدُّوا عَنْ سَبِيلِ اللَّهِ
Diyanet Meali:Şüphe yok ki, inkâr edenler mallarını (insanları) Allah yolundan alıkoymak için harcarlar.
8:36وَالَّذِينَ كَفَرُوا إِلَىٰ جَهَنَّمَ يُحْشَرُونَ
Diyanet Meali:İnkâr edenler toplanıp cehenneme sürüleceklerdir.
8:38قُلْ لِلَّذِينَ كَفَرُوا إِنْ يَنْتَهُوا يُغْفَرْ لَهُمْ مَا قَدْ سَلَفَ
Diyanet Meali:Ey Muhammed! İnkâr edenlere söyle: Eğer (iman edip, düşmanlık ve savaştan) vazgeçerlerse, geçmiş günahları bağışlanır.
8:50وَلَوْ تَرَىٰ إِذْ يَتَوَفَّى الَّذِينَ كَفَرُوا الْمَلَائِكَةُ
Diyanet Meali:Melekler, kâfirlerin (yüzlerine ve artlarına vura vura ve “haydi tadın yangın azabını” diyerek) canlarını alırken bir görseydin.
8:52كَفَرُوا بِآيَاتِ اللَّهِ فَأَخَذَهُمُ اللَّهُ بِذُنُوبِهِمْ
Diyanet Meali:Allah’ın âyetlerini inkâr etmişler, Allah da kendilerini günahları sebebiyle hemen yakalamıştı.
8:55إِنَّ شَرَّ الدَّوَابِّ عِنْدَ اللَّهِ الَّذِينَ كَفَرُوا فَهُمْ لَا يُؤْمِنُونَ
Diyanet Meali:Şüphesiz Allah katında, yeryüzünde yürüyen canlıların en kötüsü, inkâr edenlerdir. Artık onlar iman etmezler.*
8:59وَلَا يَحْسَبَنَّ الَّذِينَ كَفَرُوا سَبَقُوا إِنَّهُمْ لَا يُعْجِزُونَ
Diyanet Meali:İnkâr edenler, asla yakayı kurtardıklarını zannetmesinler. Çünkü onlar (sizi) âciz bırakamazlar.*
8:65وَإِنْ يَكُنْ مِنْكُمْ مِائَةٌ يَغْلِبُوا أَلْفًا مِنَ الَّذِينَ كَفَرُوا
Diyanet Meali:Eğer içinizde (sabırlı) yüz kişi bulunursa, inkâr edenlerden bin kişiye galip gelirler.
8:73وَالَّذِينَ كَفَرُوا بَعْضُهُمْ أَوْلِيَاءُ بَعْضٍ
Diyanet Meali:İnkâr edenler de birbirlerinin velileridir.
9:3وَبَشِّرِ الَّذِينَ كَفَرُوا بِعَذَابٍ أَلِيمٍ
Diyanet Meali:İnkârcılara, elem dolu bir azabı müjdele!
9:26وَأَنْزَلَ جُنُودًا لَمْ تَرَوْهَا وَعَذَّبَ الَّذِينَ كَفَرُوا
Diyanet Meali:Bir de sizin göremediğiniz ordular indirdi ve inkâr edenlere azap verdi.
9:30يُضَاهِئُونَ قَوْلَ الَّذِينَ كَفَرُوا مِنْ قَبْلُ
Diyanet Meali:(Onların bu sözleri) daha önce inkâr etmiş kimselerin söylediklerine benziyor.
9:37إِنَّمَا النَّسِيءُ زِيَادَةٌ فِي الْكُفْرِ يُضَلُّ بِهِ الَّذِينَ كَفَرُوا
Diyanet Meali:Haram ayları ertelemek, ancak inkârda daha da ileri gitmektir ki bununla inkâr edenler saptırılır.
9:40إِلَّا تَنْصُرُوهُ فَقَدْ نَصَرَهُ اللَّهُ إِذْ أَخْرَجَهُ الَّذِينَ كَفَرُوا
Diyanet Meali:Eğer siz ona (Peygamber’e) yardım etmezseniz, (biliyorsunuz ki) inkâr edenler onu (iki kişiden biri olarak Mekke’den) çıkardıkları zaman, ona bizzat Allah yardım etmişti.
9:40وَجَعَلَ كَلِمَةَ الَّذِينَ كَفَرُوا السُّفْلَىٰ
Diyanet Meali:Böylece inkâr edenlerin sözünü alçaltmıştı.
9:54وَمَا مَنَعَهُمْ أَنْ تُقْبَلَ مِنْهُمْ نَفَقَاتُهُمْ إِلَّا أَنَّهُمْ كَفَرُوا بِاللَّهِ
Diyanet Meali:Harcamalarının kabul edilmesine, yalnızca, Allah’ı (ve Resûlünü) inkâr etmeleri … engel olmuştur.
9:66لَا تَعْتَذِرُوا قَدْ كَفَرْتُمْ بَعْدَ إِيمَانِكُمْ
Diyanet Meali:Boşuna özür dilemeyin! Çünkü siz, (sözde) iman ettikten sonra küfrünüzü açığa vurdunuz.
9:74وَلَقَدْ قَالُوا كَلِمَةَ الْكُفْرِ وَكَفَرُوا بَعْدَ إِسْلَامِهِمْ
Diyanet Meali:Hâlbuki o küfür sözünü söylediler ve (sözde) müslüman olduktan sonra inkâr ettiler.
9:80ذَٰلِكَ بِأَنَّهُمْ كَفَرُوا بِاللَّهِ وَرَسُولِهِ
Diyanet Meali:Bu, onların Allah ve Resûlünü inkâr etmiş olmaları sebebiyledir.
9:84إِنَّهُمْ كَفَرُوا بِاللَّهِ وَرَسُولِهِ وَمَاتُوا وَهُمْ فَاسِقُونَ
Diyanet Meali:Çünkü onlar Allah’ı ve Resûlünü inkâr ettiler ve fasık olarak öldüler.
9:90سَيُصِيبُ الَّذِينَ كَفَرُوا مِنْهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ
Diyanet Meali:Onlardan kâfir olanlara elem dolu bir azap isabet edecektir.
10:4وَالَّذِينَ كَفَرُوا لَهُمْ شَرَابٌ مِنْ حَمِيمٍ وَعَذَابٌ أَلِيمٌ
Diyanet Meali:Kâfirlere gelince, (inkâr etmekte olduklarından dolayı), onlar için kaynar sudan bir içki ve elem dolu bir azap vardır.
10:4لَهُمْ شَرَابٌ مِنْ حَمِيمٍ وَعَذَابٌ أَلِيمٌ بِمَا كَانُوا يَكْفُرُونَ
Diyanet Meali:nkâr etmekte olduklarından dolayı, onlar için kaynar sudan bir içki ve elem dolu bir azap vardır.
10:70ثُمَّ نُذِيقُهُمُ الْعَذَابَ الشَّدِيدَ بِمَا كَانُوا يَكْفُرُونَ
Diyanet Meali:Sonra da, inkâr etmekte olduklarına karşılık onlara şiddetli azabı tattıracağız.
11:7لَيَقُولَنَّ الَّذِينَ كَفَرُوا إِنْ هَٰذَا إِلَّا سِحْرٌ مُبِينٌ
Diyanet Meali:İnkârcılar “Mutlaka bu, apaçık bir büyüdür” derler.
11:17وَمَنْ يَكْفُرْ بِهِ مِنَ الْأَحْزَابِ فَالنَّارُ مَوْعِدُهُ
Diyanet Meali:Gruplardan her kim onu inkâr ederse, ateş onun varacağı yerdir.
11:27فَقَالَ الْمَلَأُ الَّذِينَ كَفَرُوا مِنْ قَوْمِهِ مَا نَرَاكَ إِلَّا بَشَرًا مِثْلَنَا
Diyanet Meali:Kavminin inkâr eden ileri gelenleri, “Biz, senin ancak bizim gibi bir insan olduğunu görüyoruz…” dediler.
11:60أَلَا إِنَّ عَادًا كَفَرُوا رَبَّهُمْ أَلَا بُعْدًا لِعَادٍ قَوْمِ هُودٍ
Diyanet Meali:Biliniz ki Âd kavmi, Rablerini inkâr etti. (Yine) biliniz ki Hûd’un kavmi Âd, Allah’ın rahmetinden uzaklaştı.
11:68أَلَا إِنَّ ثَمُودَ كَفَرُوا رَبَّهُمْ أَلَا بُعْدًا لِثَمُودَ
Diyanet Meali:Biliniz ki Semûd kavmi Rablerini inkâr etti. (Yine) biliniz ki Semûd kavmi Allah’ın rahmetinden uzaklaştı.
13:5أُولَٰئِكَ الَّذِينَ كَفَرُوا بِرَبِّهِمْ وَأُولَٰئِكَ الْأَغْلَالُ فِي أَعْنَاقِهِمْ
Diyanet Meali:İşte bunlar Rablerini inkâr edenlerdir. İşte onlar boyunlarına demir halkalar vurulanlardır.
13:7وَيَقُولُ الَّذِينَ كَفَرُوا لَوْلَا أُنْزِلَ عَلَيْهِ آيَةٌ مِنْ رَبِّهِ
Diyanet Meali:İnkâr edenler, “Ona Rabbinden bir mucize indirilseydi ya!” diyorlar.
13:27وَيَقُولُ الَّذِينَ كَفَرُوا لَوْلَا أُنْزِلَ عَلَيْهِ آيَةٌ مِنْ رَبِّهِ
Diyanet Meali:İnkâr edenler diyorlar ki: “Ona (Muhammed’e) Rabbinden bir mucize indirilseydi ya!”
13:30لِتَتْلُوَ عَلَيْهِمُ الَّذِي أَوْحَيْنَا إِلَيْكَ وَهُمْ يَكْفُرُونَ بِالرَّحْمَٰنِ
Diyanet Meali:(Ey Muhammed! Böylece seni, kendilerinden önce nice ümmetlerin geçmiş olduğu bir ümmete gönderdik ki), onlar Rahmân’ı inkâr ederken sana vahyettiğimizi kendilerine okuyasın.
13:31وَلَا يَزَالُ الَّذِينَ كَفَرُوا تُصِيبُهُمْ بِمَا صَنَعُوا قَارِعَةٌ
Diyanet Meali:(Allah’ın sözü yerine gelinceye kadar), inkâr edenlere yaptıkları işler sebebiyle devamlı olarak, ya büyük bir felaket gelecek (veya o felaket yurtlarının yakınına inecektir).
13:32فَأَمْلَيْتُ لِلَّذِينَ كَفَرُوا ثُمَّ أَخَذْتُهُمْ فَكَيْفَ كَانَ عِقَابِ
Diyanet Meali:Ben inkâr edenlere bir süre (mühlet) verdim, sonra da onları yakalayıverdim. Benim cezalandırmam nasılmış!
13:33بَلْ زُيِّنَ لِلَّذِينَ كَفَرُوا مَكْرُهُمْ وَصُدُّوا عَنِ السَّبِيلِ
Diyanet Meali:Hayır, inkâr edenlere hileleri güzel gösterildi ve onlar doğru yoldan saptırıldılar.
13:43وَيَقُولُ الَّذِينَ كَفَرُوا لَسْتَ مُرْسَلًا
Diyanet Meali:İnkâr edenler, “Sen peygamber değilsin” diyorlar.
14:7وَلَئِنْ كَفَرْتُمْ إِنَّ عَذَابِي لَشَدِيدٌ
Diyanet Meali:“Eğer nankörlük ederseniz, hiç şüphesiz azabım çok şiddetlidir.”
14:8وَقَالَ مُوسَىٰ إِنْ تَكْفُرُوا أَنْتُمْ وَمَنْ فِي الْأَرْضِ جَمِيعًا فَإِنَّ اللَّهَ لَغَنِيٌّ حَمِيدٌ
Diyanet Meali:Mûsâ, şöyle dedi: “Siz ve yeryüzünde bulunanların hepsi nankörlük etseniz de gerçek şu ki, Allah her bakımdan sınırsız zengindir, övgüye lâyık olandır.”*
14:9وَقَالُوا إِنَّا كَفَرْنَا بِمَا أُرْسِلْتُمْ بِهِ
Diyanet Meali:“Biz sizinle gönderileni inkâr ediyoruz…” dediler.
14:13وَقَالَ الَّذِينَ كَفَرُوا لِرُسُلِهِمْ لَنُخْرِجَنَّكُمْ مِنْ أَرْضِنَا
Diyanet Meali:İnkâr edenler, peygamberlerine; “Andolsun, ya sizi yurdumuzdan çıkaracağız, (ya da bizim dinimize dönersiniz)” dediler.
14:18مَثَلُ الَّذِينَ كَفَرُوا بِرَبِّهِمْ أَعْمَالُهُمْ كَرَمَادٍ اشْتَدَّتْ بِهِ الرِّيحُ
Diyanet Meali:Rablerini inkâr edenlerin durumu şudur: Onların işleri, (fırtınalı bir günde) rüzgârın şiddetle savurduğu küle benzer.
14:22إِنِّي كَفَرْتُ بِمَا أَشْرَكْتُمُونِ مِنْ قَبْلُ
Diyanet Meali:“Şüphesiz ben, daha önce sizin, beni Allah’a ortak koşmanızı kabul etmemiştim.”
15:2رُبَمَا يَوَدُّ الَّذِينَ كَفَرُوا لَوْ كَانُوا مُسْلِمِينَ
Diyanet Meali:İnkâr edenler, “Keşke müslüman olsaydık” diye çok arzu edeceklerdir.*
16:39وَلِيَعْلَمَ الَّذِينَ كَفَرُوا أَنَّهُمْ كَانُوا كَاذِبِينَ
Diyanet Meali:(Diriltecek ki ayrılığa düştükleri şeyi onlara anlatsın) ve kâfir olanlar da kendilerinin yalancı olduklarını bilsinler!
16:55لِيَكْفُرُوا بِمَا آتَيْنَاهُمْ فَتَمَتَّعُوا فَسَوْفَ تَعْلَمُونَ
Diyanet Meali:Kendilerine verdiğimiz nimetlere karşı nankörlük etmek için böyle yaparlar. Bir süre daha faydalanın bakalım! Yakında bileceksiniz!*
16:72أَفَبِالْبَاطِلِ يُؤْمِنُونَ وَبِنِعْمَتِ اللَّهِ هُمْ يَكْفُرُونَ
Diyanet Meali:Öyleyken onlar batıla inanıyorlar da Allah’ın nimetini inkâr mı ediyorlar?
16:84ثُمَّ لَا يُؤْذَنُ لِلَّذِينَ كَفَرُوا وَلَا هُمْ يُسْتَعْتَبُونَ
Diyanet Meali:Sonra inkâr edenlere ne (özür dilemeleri için) izin verilecek, ne de Allah’ın rızasını kazandıracak amelleri işleme istekleri kabul edilecek.
16:88الَّذِينَ كَفَرُوا وَصَدُّوا عَنْ سَبِيلِ اللَّهِ زِدْنَاهُمْ عَذَابًا
Diyanet Meali:İnkâr eden ve insanları Allah’ın yolundan alıkoyanların, (yapmakta oldukları bozgunculuklarına karşılık azaplarının üstüne) azap ekleriz.
16:106مَنْ كَفَرَ بِاللَّهِ مِنْ بَعْدِ إِيمَانِهِ إِلَّا مَنْ أُكْرِهَ وَقَلْبُهُ مُطْمَئِنٌّ بِالْإِيمَانِ
Diyanet Meali:Kalbi imanla dolu olduğu hâlde zorlanan kimse hariç, inandıktan sonra Allah’ı inkâr eden (ve böylece göğsünü küfre açanlara Allah’tan gazap iner).
16:112فَكَفَرَتْ بِأَنْعُمِ اللَّهِ فَأَذَاقَهَا اللَّهُ لِبَاسَ الْجُوعِ
Diyanet Meali:Fakat Allah’ın nimetlerine nankörlük ettiler; (bu yüzden yaptıklarına karşılık), Allah onlara şiddetli açlık (ve korku) ızdırabını tattırdı.
17:69فَيُرْسِلَ عَلَيْكُمْ قَاصِفًا مِنَ الرِّيحِ فَيُغْرِقَكُمْ بِمَا كَفَرْتُمْ
Diyanet Meali:(Yahut sizi tekrar denize döndürüp) üstünüze, kasıp kavuran bir fırtına yollayarak nankörlüğünüz sebebiyle sizi boğmasından (… güvende misiniz)?
17:98ذَٰلِكَ جَزَاؤُهُمْ بِأَنَّهُمْ كَفَرُوا بِآيَاتِنَا
Diyanet Meali:Bu, onların cezasıdır. Çünkü onlar âyetlerimizi inkâr ettiler.
18:29فَمَنْ شَاءَ فَلْيُؤْمِنْ وَمَنْ شَاءَ فَلْيَكْفُرْ
Diyanet Meali:“Artık dileyen iman etsin, dileyen inkâr etsin.”
18:37أَكَفَرْتَ بِالَّذِي خَلَقَكَ مِنْ تُرَابٍ ثُمَّ مِنْ نُطْفَةٍ
Diyanet Meali:“Seni topraktan, sonra bir damla döl suyundan yaratan, (sonra da seni eksiksiz bir insan şeklinde düzenleyen) Allah’ı inkâr mı ediyorsun?”
18:56وَيُجَادِلُ الَّذِينَ كَفَرُوا بِالْبَاطِلِ لِيُدْحِضُوا بِهِ الْحَقَّ
Diyanet Meali:İnkâr edenler ise, hakkı batılla çürütmek için mücadele ederler.
18:102أَفَحَسِبَ الَّذِينَ كَفَرُوا أَنْ يَتَّخِذُوا عِبَادِي مِنْ دُونِي أَوْلِيَاءَ
Diyanet Meali:İnkâr edenler, beni bırakıp da kullarımı dost edineceklerini mi sandılar?
18:105أُولَٰئِكَ الَّذِينَ كَفَرُوا بِآيَاتِ رَبِّهِمْ وَلِقَائِهِ
Diyanet Meali:Onlar, Rab’lerinin âyetlerini ve O’na kavuşacaklarını inkâr eden … kimselerdir.
18:106ذَٰلِكَ جَزَاؤُهُمْ جَهَنَّمُ بِمَا كَفَرُوا وَاتَّخَذُوا آيَاتِي وَرُسُلِي هُزُوًا
Diyanet Meali:İşte böyle. İnkâr etmeleri, âyetlerimi ve Peygamberlerimi alay konusu yapmaları yüzünden onların cezası cehennemdir.*
19:37فَوَيْلٌ لِلَّذِينَ كَفَرُوا مِنْ مَشْهَدِ يَوْمٍ عَظِيمٍ
Diyanet Meali:Büyük bir günü görüp yaşayacakları için vay kâfirlerin hâline!
19:73قَالَ الَّذِينَ كَفَرُوا لِلَّذِينَ آمَنُوا أَيُّ الْفَرِيقَيْنِ خَيْرٌ مَقَامًا
Diyanet Meali:İnkâr edenler, inananlara, “İki topluluktan hangisinin bulunduğu yer daha hayırlı meclis (ve mahfili daha güzeldir)?” dediler.
19:77أَفَرَأَيْتَ الَّذِي كَفَرَ بِآيَاتِنَا وَقَالَ لَأُوتَيَنَّ مَالًا وَوَلَدًا
Diyanet Meali:Âyetlerimizi inkâr edip “Bana elbette mal ve evlat verilecek!” diyen kimseyi gördün mü?*
19:82كَلَّا سَيَكْفُرُونَ بِعِبَادَتِهِمْ وَيَكُونُونَ عَلَيْهِمْ ضِدًّا
Diyanet Meali:Hayır! İlâhları, onların ibadetlerini inkâr edecekler ve kendilerine düşman olacaklar.*
21:30أَوَلَمْ يَرَ الَّذِينَ كَفَرُوا أَنَّ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضَ كَانَتَا رَتْقًا
Diyanet Meali:İnkâr edenler, göklerle yer bitişikken, (bizim onları ayırdığımızı …) görmediler mi?
21:36وَإِذَا رَآكَ الَّذِينَ كَفَرُوا إِنْ يَتَّخِذُونَكَ إِلَّا هُزُوًا
Diyanet Meali:İnkâr edenler seni gördükleri zaman ancak alaya alırlar.
21:39لَوْ يَعْلَمُ الَّذِينَ كَفَرُوا حِينَ لَا يَكُفُّونَ عَنْ وُجُوهِهِمُ النَّارَ
Diyanet Meali:İnkâr edenler, yüzlerinden (ve sırtlarından) ateşi savamayacakları (ve hiçbir yardım da görmeyecekleri) vakti bir bilseler!
21:97فَإِذَا هِيَ شَاخِصَةٌ أَبْصَارُ الَّذِينَ كَفَرُوا
Diyanet Meali:Bir de bakarsın inkâr edenlerin gözleri açılıp donakalmıştır.
22:19فَالَّذِينَ كَفَرُوا قُطِّعَتْ لَهُمْ ثِيَابٌ مِنْ نَارٍ
Diyanet Meali:Bunlardan inkâr edenler için ateşten giysiler biçilmiştir.
22:25إِنَّ الَّذِينَ كَفَرُوا وَيَصُدُّونَ عَنْ سَبِيلِ اللَّهِ وَالْمَسْجِدِ الْحَرَامِ
Diyanet Meali:İnkâr edenler ile Allah’ın yolundan ve Mescid-i Haram’dan alıkoyanlar (azabı hak etmişlerdir.)
22:55وَلَا يَزَالُ الَّذِينَ كَفَرُوا فِي مِرْيَةٍ مِنْهُ حَتَّىٰ تَأْتِيَهُمُ السَّاعَةُ بَغْتَةً
Diyanet Meali:İnkâr edenler, kendilerine kıyamet ansızın gelinceye dek o Kur’an’dan bir şüphe içinde kalırlar.
22:57وَالَّذِينَ كَفَرُوا وَكَذَّبُوا بِآيَاتِنَا فَأُولَٰئِكَ لَهُمْ عَذَابٌ مُهِينٌ
Diyanet Meali:İnkâr edip âyetlerimizi yalanlamış olanlara gelince, onlar için de alçaltıcı bir azap vardır.*
22:72تَعْرِفُ فِي وُجُوهِ الَّذِينَ كَفَرُوا الْمُنْكَرَ
Diyanet Meali:(Kendilerine âyetlerimiz açık açık okunduğu zaman), o kâfirlerin yüz ifadelerinden inkârlarını anlarsın.
22:72النَّارُ وَعَدَهَا اللَّهُ الَّذِينَ كَفَرُوا وَبِئْسَ الْمَصِيرُ
Diyanet Meali:(De ki: “Şimdi size bu durumdan daha beterini haber vereyim mi:) Ateş.. Allah, onu kâfirlere vaad etti. Ne kötü varış yeridir orası!”
23:24فَقَالَ الْمَلَأُ الَّذِينَ كَفَرُوا مِنْ قَوْمِهِ مَا هَٰذَا إِلَّا بَشَرٌ مِثْلُكُمْ
Diyanet Meali:Bunun üzerine kendi kavminden inkâr eden ileri gelenler şöyle dediler: “Bu ancak sizin gibi bir beşerdir…”
23:33وَقَالَ الْمَلَأُ مِنْ قَوْمِهِ الَّذِينَ كَفَرُوا وَكَذَّبُوا بِلِقَاءِ الْآخِرَةِ
Diyanet Meali:O peygamberin kavminden, Allah’ı inkâr eden, ahireti yalanlayan (ve bizim dünya hayatında kendilerine bol bol nimet verdiğimiz) ileri gelenler şöyle dediler…
24:39وَالَّذِينَ كَفَرُوا أَعْمَالُهُمْ كَسَرَابٍ بِقِيعَةٍ
Diyanet Meali:İnkâr edenlere gelince; onların amelleri ıssız bir çöldeki serap gibidir.
24:55وَمَنْ كَفَرَ بَعْدَ ذَٰلِكَ فَأُولَٰئِكَ هُمُ الْفَاسِقُونَ
Diyanet Meali:Artık bundan sonra kimler inkâr ederse, işte onlar fasıkların ta kendileridir.
24:57لَا تَحْسَبَنَّ الَّذِينَ كَفَرُوا مُعْجِزِينَ فِي الْأَرْضِ
Diyanet Meali:İnkâr edenlerin (Allah’ı) yeryüzünde âciz bırakacaklarını sanma!
25:4وَقَالَ الَّذِينَ كَفَرُوا إِنْ هَٰذَا إِلَّا إِفْكٌ افْتَرَاهُ
Diyanet Meali:İnkâr edenler, “Bu Kur’an, Muhammed’in uydurduğu bir yalandan başka bir şey değildir…” dediler.
25:32وَقَالَ الَّذِينَ كَفَرُوا لَوْلَا نُزِّلَ عَلَيْهِ الْقُرْآنُ جُمْلَةً وَاحِدَةً
Diyanet Meali:İnkâr edenler, “Kur’an ona bir defada toptan indirilseydi ya!” dediler.
27:40قَالَ هَٰذَا مِنْ فَضْلِ رَبِّي لِيَبْلُوَنِي أَأَشْكُرُ أَمْ أَكْفُرُ
Diyanet Meali:Şöyle dedi: “Bu, şükür mü, yoksa nankörlük mü edeceğim diye beni denemek için, Rabbimin bana bir lütfudur.”
27:40وَمَنْ شَكَرَ فَإِنَّمَا يَشْكُرُ لِنَفْسِهِ وَمَنْ كَفَرَ فَإِنَّ رَبِّي غَنِيٌّ كَرِيمٌ
Diyanet Meali:“Kim şükrederse ancak kendisi için şükretmiş olur. Kim de nankörlük ederse (bilsin ki) Rabbim her bakımdan sınırsız zengindir, cömerttir.”
27:67وَقَالَ الَّذِينَ كَفَرُوا أَإِذَا كُنَّا تُرَابًا وَآبَاؤُنَا أَئِنَّا لَمُخْرَجُونَ
Diyanet Meali:İnkâr edenler dediler ki: “Biz ve babalarımız toprak olmuş iken mi, gerçekten bizler mi (diriltilip) çıkarılacağız?”*
28:48أَوَلَمْ يَكْفُرُوا بِمَا أُوتِيَ مُوسَىٰ مِنْ قَبْلُ
Diyanet Meali:Onlar daha önce Mûsâ’ya verilen (mucize)leri inkâr etmemişler miydi?
29:12وَقَالَ الَّذِينَ كَفَرُوا لِلَّذِينَ آمَنُوا اتَّبِعُوا سَبِيلَنَا
Diyanet Meali:İnkâr edenler iman edenlere, “Yolumuza uyun da (sizin günahlarınızı yüklenelim)” derler.
29:23وَالَّذِينَ كَفَرُوا بِآيَاتِ اللَّهِ وَلِقَائِهِ أُولَٰئِكَ يَئِسُوا مِنْ رَحْمَتِي
Diyanet Meali:Allah’ın âyetlerini ve O’na kavuşmayı inkâr edenler var ya; işte onlar benim rahmetimden ümit kesmişlerdir.
29:25ثُمَّ يَوْمَ الْقِيَامَةِ يَكْفُرُ بَعْضُكُمْ بِبَعْضٍ وَيَلْعَنُ بَعْضُكُمْ بَعْضًا
Diyanet Meali:“Sonra kıyamet gününde kiminiz kiminizi inkâr edip tanımayacak; kiminiz kiminize lânet edecektir.”
29:52وَالَّذِينَ آمَنُوا بِالْبَاطِلِ وَكَفَرُوا بِاللَّهِ أُولَٰئِكَ هُمُ الْخَاسِرُونَ
Diyanet Meali:“Batıla inanıp Allah’ı inkâr edenler var ya; işte onlar asıl ziyana uğrayanlardır.”
29:66لِيَكْفُرُوا بِمَا آتَيْنَاهُمْ وَلِيَتَمَتَّعُوا فَسَوْفَ يَعْلَمُونَ
Diyanet Meali:Kendilerine verdiğimiz nimetlere nankörlük etsinler ve bir süre daha faydalansınlar bakalım! İleride bilecekler.*
29:67أَفَبِالْبَاطِلِ يُؤْمِنُونَ وَبِنِعْمَةِ اللَّهِ يَكْفُرُونَ
Diyanet Meali:Onlar hâlâ batıla inanıyorlar da Allah’ın nimetini inkâr mı ediyorlar?
30:16وَأَمَّا الَّذِينَ كَفَرُوا وَكَذَّبُوا بِآيَاتِنَا وَلِقَاءِ الْآخِرَةِ فَأُولَٰئِكَ فِي الْعَذَابِ مُحْضَرُونَ
Diyanet Meali:İnkâr edip âyetlerimizi ve ahirete kavuşmayı yalanlayanlara gelince, işte onlar azabın içine atılacaklardır.*
30:34لِيَكْفُرُوا بِمَا آتَيْنَاهُمْ فَتَمَتَّعُوا فَسَوْفَ تَعْلَمُونَ
Diyanet Meali:Kendilerine verdiğimiz nimetleri inkâr etsinler bakalım! Haydi (şimdilik) yararlanın, ama yakında bileceksiniz.*
30:44مَنْ كَفَرَ فَعَلَيْهِ كُفْرُهُ وَمَنْ عَمِلَ صَالِحًا فَلِأَنْفُسِهِمْ يَمْهَدُونَ
Diyanet Meali:Kim inkâr ederse, inkârı kendi aleyhinedir. Kimler de salih amel işlerse, ancak kendileri için (cennette yer) hazırlarlar.*
30:51وَلَئِنْ أَرْسَلْنَا رِيحًا فَرَأَوْهُ مُصْفَرًّا لَظَلُّوا مِنْ بَعْدِهِ يَكْفُرُونَ
Diyanet Meali:Andolsun, eğer (ekinlerine zararlı) bir rüzgâr göndersek de o ekini sararmış görseler, ardından mutlaka nankörlük etmeye başlarlar.*
30:58وَلَئِنْ جِئْتَهُمْ بِآيَةٍ لَيَقُولَنَّ الَّذِينَ كَفَرُوا اِنْ اَنْتُمْ اِلَّا مُبْطِلُونَ
Diyanet Meali:Andolsun, eğer sen onlara bir âyet getirsen, inkâr edenler mutlaka, “Siz ancak asılsız şeyler uyduranlarsınız” derler.
31:12وَمَنْ يَشْكُرْ فَإِنَّمَا يَشْكُرُ لِنَفْسِهِ وَمَنْ كَفَرَ فَإِنَّ اللَّهَ غَنِيٌّ حَمِيدٌ
Diyanet Meali:Kim şükrederse, ancak kendisi için şükretmiş olur. Kim de nankörlük ederse, bilsin ki Allah her bakımdan sınırsız zengindir, övülmeye lâyıktır.
31:23وَمَنْ كَفَرَ فَلَا يَحْزُنْكَ كُفْرُهُ
Diyanet Meali:Kim inkâr ederse, onun inkârı seni üzmesin.
32:29قُلْ يَوْمَ الْفَتْحِ لَا يَنْفَعُ الَّذِينَ كَفَرُوا إِيمَانُهُمْ وَلَا هُمْ يُنْظَرُونَ
Diyanet Meali:De ki: “Fetih (Kıyamet) günü, inkâr edenlere iman etmeleri fayda vermeyecektir. Onlara göz de açtırılmayacaktır.”*
33:25وَرَدَّ اللَّهُ الَّذِينَ كَفَرُوا بِغَيْظِهِمْ لَمْ يَنَالُوا خَيْرًا
Diyanet Meali:Allah, inkâr edenleri, hiçbir hayra ulaşmaksızın kin ve öfkeleriyle geri çevirdi.
34:3وَقَالَ الَّذِينَ كَفَرُوا لَا تَأْتِينَا السَّاعَةُ
Diyanet Meali:İnkâr edenler, “Kıyamet bize gelmeyecektir” dediler.
34:7وَقَالَ الَّذِينَ كَفَرُوا هَلْ نَدُلُّكُمْ عَلَىٰ رَجُلٍ يُنَبِّئُكُمْ إِذَا مُزِّقْتُمْ كُلَّ مُمَزَّقٍ إِنَّكُمْ لَفِي خَلْقٍ جَدِيدٍ
Diyanet Meali:Yine inkâr edenler şöyle dediler: “Çürüyüp ufalandıktan sonra sizin yeniden diriltileceğinizi söyleyen bir adamı size gösterelim mi?*
34:17ذَٰلِكَ جَزَيْنَاهُمْ بِمَا كَفَرُوا وَهَلْ نُجَازِي إِلَّا الْكَفُورَ
Diyanet Meali:Nimetlere karşı nankörlük etmeleri sebebiyle onları işte böyle cezalandırdık. Biz (bu şekilde) ancak nankörleri cezalandırırız.*
34:31وَقَالَ الَّذِينَ كَفَرُوا لَنْ نُؤْمِنَ بِهَٰذَا الْقُرْآنِ وَلَا بِالَّذِي بَيْنَ يَدَيْهِ
Diyanet Meali:İnkâr edenler, “Biz bu Kur’an’a da ondan önceki kitaplara da asla inanmayız” dediler.
34:33إِذْ تَأْمُرُونَنَا أَنْ نَكْفُرَ بِاللَّهِ وَنَجْعَلَ لَهُ أَنْدَادًا
Diyanet Meali:“Çünkü siz bize Allah’ı inkâr etmemizi ve O’na eşler koşmamızı emrediyordunuz.”
34:33وَجَعَلْنَا الْأَغْلَالَ فِي أَعْنَاقِ الَّذِينَ كَفَرُوا
Diyanet Meali:Biz de inkâr edenlerin boyunlarına demir halkalar geçiririz.
34:43وَقَالَ الَّذِينَ كَفَرُوا لِلْحَقِّ لَمَّا جَاءَهُمْ إِنْ هَٰذَا إِلَّا سِحْرٌ مُبِينٌ
Diyanet Meali:Yine hak kendilerine geldiğinde onu inkâr edenler, “Bu, ancak apaçık bir büyüdür” dediler.
34:53وَقَدْ كَفَرُوا بِهِ مِنْ قَبْلُ وَيَقْذِفُونَ بِالْغَيْبِ مِنْ مَكَانٍ بَعِيدٍ
Diyanet Meali:Oysa daha önce onu inkâr etmişlerdi ve uzak bir yerden gayb hakkında atıp tutuyorlardı.*
35:7الَّذِينَ كَفَرُوا لَهُمْ عَذَابٌ شَدِيدٌ
Diyanet Meali:İnkâr edenler için çetin bir azap vardır.
35:14وَيَوْمَ الْقِيَامَةِ يَكْفُرُونَ بِشِرْكِكُمْ وَلَا يُنَبِّئُكَ مِثْلُ خَبِيرٍ
Diyanet Meali:Kıyamet günü de sizin ortak koştuğunuzu inkâr ederler. Bunları sana hiç kimse, hakkıyla haberdar olan (Allah) gibi haber veremez.
35:26ثُمَّ أَخَذْتُ الَّذِينَ كَفَرُوا فَكَيْفَ كَانَ نَكِيرِ
Diyanet Meali:Sonra ben inkâr edenleri yakaladım. Beni inkâr etmenin sonucu nasıl oldu!*
35:36وَالَّذِينَ كَفَرُوا لَهُمْ نَارُ جَهَنَّمَ لَا يُقْضَىٰ عَلَيْهِمْ فَيَمُوتُوا
Diyanet Meali:İnkâr edenler için ise cehennem ateşi vardır. Öldürülmezler ki ölsünler.
35:39هُوَ الَّذِي جَعَلَكُمْ خَلَائِفَ فِي الْأَرْضِ فَمَنْ كَفَرَ فَعَلَيْهِ كُفْرُهُ
Diyanet Meali:O, sizi yeryüzünde halifeler kılandır. Artık kim inkâr ederse inkârı kendi aleyhinedir.
36:47قَالَ الَّذِينَ كَفَرُوا لِلَّذِينَ آمَنُوا أَنُطْعِمُ مَنْ لَوْ يَشَاءُ اللَّهُ أَطْعَمَهُ
Diyanet Meali:(Onlara, “Allah’ın sizi rızıklandırdığı şeylerden Allah yolunda harcayın” denildiği zaman), inkâr edenler iman edenlere, “Allah’ın, dilemiş olsa kendilerini doyurabileceği kimselere mi yedireceğiz?” derler.
36:64اصْلَوْهَا الْيَوْمَ بِمَا كُنْتُمْ تَكْفُرُونَ
Diyanet Meali:“İnkâr ettiğinizden dolayı bugün girin oraya!”*
37:170فَكَفَرُوا بِهِ فَسَوْفَ يَعْلَمُونَ
Diyanet Meali:Fakat (kitap gelince) onu inkâr ettiler. Yakında (sonlarının ne olacağını) bilecekler.*
38:2بَلِ الَّذِينَ كَفَرُوا فِي عِزَّةٍ وَشِقَاقٍ
Diyanet Meali:Fakat inkâr edenler bir büyüklenme ve ayrılık içindedirler.*
38:27ذَٰلِكَ ظَنُّ الَّذِينَ كَفَرُوا
Diyanet Meali:Bu (yaratılanların boş yere yaratıldığı iddiası) inkâr edenlerin zannıdır.
38:27فَوَيْلٌ لِلَّذِينَ كَفَرُوا مِنَ النَّارِ
Diyanet Meali:Cehennem ateşinden dolayı vay inkâr edenlerin hâline!
39:7إِنْ تَكْفُرُوا فَإِنَّ اللَّهَ غَنِيٌّ عَنْكُمْ
Diyanet Meali:Eğer inkâr ederseniz, şüphesiz ki Allah sizin iman etmenize muhtaç değildir.
39:63وَالَّذِينَ كَفَرُوا بِآيَاتِ اللَّهِ أُولَٰئِكَ هُمُ الْخَاسِرُونَ
Diyanet Meali:Allah’ın âyetlerini inkâr edenler var ya, işte onlar ziyana uğrayanların ta kendileridir.
39:71وَسِيقَ الَّذِينَ كَفَرُوا إِلَىٰ جَهَنَّمَ زُمَرًا
Diyanet Meali:İnkâr edenler grup grup cehenneme sevk edilirler.
40:4مَا يُجَادِلُ فِي آيَاتِ اللَّهِ إِلَّا الَّذِينَ كَفَرُوا
Diyanet Meali:Allah’ın âyetleri hakkında inkâr edenlerden başkası tartışmaya girişmez.
40:6وَكَذَٰلِكَ حَقَّتْ كَلِمَتُ رَبِّكَ عَلَى الَّذِينَ كَفَرُوا اَنَّهُمْ اَصْحَابُ النَّارِ
Diyanet Meali:Böylece Rabbinin, inkâr edenler hakkındaki, “Onlar cehennemliklerdir” sözü gerçekleşmiş oldu.*
40:10إِنَّ الَّذِينَ كَفَرُوا يُنَادَوْنَ لَمَقْتُ اللَّهِ أَكْبَرُ مِنْ مَقْتِكُمْ أَنْفُسَكُمْ
Diyanet Meali:İnkâr edenler var ya, muhakkak onlara: “Allah’ın (size) gazabı, sizin kendinize olan gazabınızdan daha büyüktür…” diye seslenilir.
40:10إِذْ تُدْعَوْنَ إِلَى الْإِيمَانِ فَتَكْفُرُونَ
Diyanet Meali:“Çünkü siz imana çağırılırdınız da inkâr ederdiniz.” 
40:12ذَٰلِكُمْ بِأَنَّهُ إِذَا دُعِيَ اللَّهُ وَحْدَهُ كَفَرْتُمْ
Diyanet Meali:“Bu, sizin tevhid çerçevesinde Allah’a çağrıldığında inkâr etmeniz, (O’na ortak koşulduğunda ise inanmanız) sebebiyledir.”
40:22ذَٰلِكَ بِأَنَّهُمْ كَانَتْ تَأْتِيهِمْ رُسُلُهُمْ بِالْبَيِّنَاتِ فَكَفَرُوا فَأَخَذَهُمُ اللَّهُ
Diyanet Meali:Bunun sebebi şu idi: Peygamberleri onlara apaçık mucizeler getiriyorlardı da onlar inkâr ediyorlardı. Bu yüzden Allah da onları yakalayıverdi.
40:42تَدْعُونَنِي لِأَكْفُرَ بِاللَّهِ وَأُشْرِكَ بِهِ مَا لَيْسَ لِي بِهِ عِلْمٌ
Diyanet Meali:“Siz beni Allah’ı inkâr etmeye ve hakkında hiçbir bilgim olmayan şeyleri O’na ortak koşmaya çağırıyorsunuz.”
40:84قَالُوا آمَنَّا بِاللَّهِ وَحْدَهُ وَكَفَرْنَا بِمَا كُنَّا بِهِ مُشْرِكِينَ
Diyanet Meali:(Azabımızı gördükleri zaman), “Yalnız Allah’a inandık; O’na ortak koşmakta olduğumuz şeyleri inkâr ettik” dediler.
41:9قُلْ أَئِنَّكُمْ لَتَكْفُرُونَ بِالَّذِي خَلَقَ الْأَرْضَ فِي يَوْمَيْنِ
Diyanet Meali:De ki: “Siz mi yeri iki günde (iki evrede) yaratanı inkâr ediyorsunuz?”
41:26وَقَالَ الَّذِينَ كَفَرُوا لَا تَسْمَعُوا لِهَٰذَا الْقُرْآنِ وَالْغَوْا فِيهِ
Diyanet Meali:İnkâr edenler dediler ki: “Bu Kur’an’ı dinlemeyin. (Baskın çıkmak için) o okunurken yaygara koparın.”
41:27فَلَنُذِيقَنَّ الَّذِينَ كَفَرُوا عَذَابًا شَدِيدًا
Diyanet Meali:İnkâr edenlere mutlaka şiddetli bir azabı tattıracağız.
41:29وَقَالَ الَّذِينَ كَفَرُوا رَبَّنَا أَرِنَا اللَّذَيْنِ أَضَلَّانَا مِنَ الْجِنِّ وَالْإِنْسِ
Diyanet Meali:(Ateşe giren) inkârcılar şöyle derler: “Rabbimiz! Cinlerden ve insanlardan bizi saptıranları bize göster…”
41:41إِنَّ الَّذِينَ كَفَرُوا بِالذِّكْرِ لَمَّا جَاءَهُمْ وَإِنَّهُ لَكِتَابٌ عَزِيزٌ
Diyanet Meali:Kur’an kendilerine geldiğinde onu inkâr edenler mutlaka cezalarını göreceklerdir. Şüphesiz o, çok değerli ve sağlam bir kitaptır.*
41:50فَلَنُنَبِّئَنَّ الَّذِينَ كَفَرُوا بِمَا عَمِلُوا وَلَنُذِيقَنَّهُمْ مِنْ عَذَابٍ غَلِيظٍ
Diyanet Meali:Andolsun, biz inkâr edenlere yaptıklarını mutlaka haber vereceğiz ve andolsun, onlara mutlaka ağır azaptan tattıracağız.
41:52قُلْ أَرَأَيْتُمْ إِنْ كَانَ مِنْ عِنْدِ اللَّهِ ثُمَّ كَفَرْتُمْ بِهِ
Diyanet Meali:De ki: “Ne dersiniz? Eğer o (Kur’an) Allah katından olup da siz de onu inkâr etmişseniz, (o zaman derin bir ayrılık içinde bulunan kimseden daha sapık kim olabilir)?”
43:33لَجَعَلْنَا لِمَنْ يَكْفُرُ بِالرَّحْمَٰنِ لِبُيُوتِهِمْ سُقُفًا مِنْ فِضَّةٍ
Diyanet Meali:(Eğer bütün insanlar kâfirlere verdiğimiz nimetlere bakıp küfürde birleşen bir tek ümmet olacak olmasalardı), Rahmân’ı inkâr edenlerin evlerine gümüşten tavanlar (ve üzerine çıkacakları merdivenler) yapardık.
45:11وَالَّذِينَ كَفَرُوا بِآيَاتِ رَبِّهِمْ لَهُمْ عَذَابٌ مِنْ رِجْزٍ أَلِيمٌ
Diyanet Meali:Rablerinin âyetlerini inkâr edenlere ise elem dolu çok kötü bir azap vardır.
45:31وَأَمَّا الَّذِينَ كَفَرُوا أَفَلَمْ تَكُنْ آيَاتِي تُتْلَىٰ عَلَيْكُمْ
Diyanet Meali:İnkâr edenlere gelince, onlara şöyle denir: “Âyetlerim size okunmuştu da (sizler büyüklük taslamış ve günahkâr bir kavim olmuş değil miydiniz)?”
46:3وَالَّذِينَ كَفَرُوا عَمَّا أُنْذِرُوا مُعْرِضُونَ
Diyanet Meali:İnkâr edenler ise, uyarıldıkları şeylerden yüz çevirmektedirler.
46:7قَالَ الَّذِينَ كَفَرُوا لِلْحَقِّ لَمَّا جَاءَهُمْ هَٰذَا سِحْرٌ مُبِينٌ
Diyanet Meali:(Âyetlerimiz onlara açıkça okunduğu zaman), o küfredenler kendilerine geldiğinde Hak (kitap Kur’an) için, düşünmeden “Bu, apaçık bir büyüdür” dediler.
46:10قُلْ أَرَأَيْتُمْ إِنْ كَانَ مِنْ عِنْدِ اللَّهِ وَكَفَرْتُمْ بِهِ
Diyanet Meali:De ki: “Ne dersiniz? Şayet bu, Allah katından ise ve siz onu inkâr etmişseniz…”
46:11وَقَالَ الَّذِينَ كَفَرُوا لِلَّذِينَ آمَنُوا لَوْ كَانَ خَيْرًا مَا سَبَقُونَا إِلَيْهِ
Diyanet Meali:İnkâr edenler, inananlar için, “Eğer o Kur’an iyi bir şey olsaydı, onlar onu kabulde, bizi geçemezlerdi” dediler.
46:20وَيَوْمَ يُعْرَضُ الَّذِينَ كَفَرُوا عَلَى النَّارِ أَذْهَبْتُمْ طَيِّبَاتِكُمْ فِي حَيَاتِكُمُ الدُّنْيَا
Diyanet Meali:İnkâr edenler ateşe sunuldukları gün, (onlara şöyle denir:) “Dünyadaki hayatınızda güzelliklerinizi bitirdiniz…”
46:34وَيَوْمَ يُعْرَضُ الَّذِينَ كَفَرُوا عَلَى النَّارِ أَلَيْسَ هَٰذَا بِالْحَقِّ
Diyanet Meali:İnkâr edenlere ateşe sunuldukları gün, “Bu gerçek değil miymiş?” denir.
46:34قَالُوا بَلَىٰ وَرَبِّنَا قَالَ فَذُوقُوا الْعَذَابَ بِمَا كُنْتُمْ تَكْفُرُونَ
Diyanet Meali:Onlar, “Evet, Rabbimize andolsun ki gerçekmiş” derler. Allah, “Öyle ise inkâr etmekte olduğunuzdan dolayı azabı tadın!” der.
47:1الَّذِينَ كَفَرُوا وَصَدُّوا عَنْ سَبِيلِ اللَّهِ أَضَلَّ أَعْمَالَهُمْ
Diyanet Meali:İnkâr edenler ve Allah yolundan alıkoyanlar var ya; işte, Allah onların bütün amellerini boşa çıkarmıştır.*
47:3ذَٰلِكَ بِأَنَّ الَّذِينَ كَفَرُوا اتَّبَعُوا الْبَاطِلَ
Diyanet Meali:Bu, inkâr edenlerin batıla uymaları (ve inananların Rablerinden gelen gerçeğe uymaları)ndan dolayıdır.
47:4فَإِذَا لَقِيتُمُ الَّذِينَ كَفَرُوا فَضَرْبَ الرِّقَابِ
Diyanet Meali:(Savaşta) inkâr edenlerle karşılaştığınız zaman boyunlarını vurun.
47:8وَالَّذِينَ كَفَرُوا فَتَعْسًا لَهُمْ وَأَضَلَّ أَعْمَالَهُمْ
Diyanet Meali:İnkâr edenlere gelince, yıkım onlara! Allah, onların işlerini boşa çıkarmıştır.*
47:12وَالَّذِينَ كَفَرُوا يَتَمَتَّعُونَ وَيَأْكُلُونَ كَمَا تَأْكُلُ الْأَنْعَامُ
Diyanet Meali:İnkâr edenler ise (dünya zevklerinden) yararlanırlar ve hayvanların yediği gibi yerler.
47:32إِنَّ الَّذِينَ كَفَرُوا وَصَدُّوا عَنْ سَبِيلِ اللَّهِ وَشَاقُّوا الرَّسُولَ مِنْ بَعْدِ مَا تَبَيَّنَ لَهُمُ الْهُدَىٰ لَنْ يَضُرُّوا اللَّهَ شَيْئًا
Diyanet Meali:İnkâr edenler, Allah yolundan alıkoyanlar ve kendilerine hidayet yolu belli olduktan sonra Peygamber’e karşı gelenler hiçbir şekilde Allah’a zarar veremezler.
47:34إِنَّ الَّذِينَ كَفَرُوا وَصَدُّوا عَنْ سَبِيلِ اللَّهِ ثُمَّ مَاتُوا وَهُمْ كُفَّارٌ فَلَنْ يَغْفِرَ اللَّهُ لَهُمْ
Diyanet Meali:İnkâr eden, Allah yolundan alıkoyan, sonra da inkârcılar olarak ölenler var ya, Allah onları asla bağışlamayacaktır.*
48:22وَلَوْ قَاتَلَكُمُ الَّذِينَ كَفَرُوا لَوَلَّوُا الْأَدْبَارَ
Diyanet Meali:İnkâr edenler sizinle savaşsalardı, arkalarını dönüp kaçarlardı…
48:25هُمُ الَّذِينَ كَفَرُوا وَصَدُّوكُمْ عَنِ الْمَسْجِدِ الْحَرَامِ
Diyanet Meali:Onlar, inkâr edenler ve sizi Mescid-i Haram’ı ziyaretten … alıkoyanlardır.
48:25لَوْ تَزَيَّلُوا لَعَذَّبْنَا الَّذِينَ كَفَرُوا مِنْهُمْ عَذَابًا أَلِيمًا
Diyanet Meali:Eğer, inananlarla inkârcılar birbirinden ayrılmış olsalardı, onlardan inkâr edenleri elem dolu bir azaba uğratırdık.
48:26إِذْ جَعَلَ الَّذِينَ كَفَرُوا فِي قُلُوبِهِمُ الْحَمِيَّةَ حَمِيَّةَ الْجَاهِلِيَّةِ
Diyanet Meali:Hani inkâr edenler kalplerine taassubu, cahiliye taassubunu yerleştirmişlerdi.
51:60فَوَيْلٌ لِلَّذِينَ كَفَرُوا مِنْ يَوْمِهِمُ الَّذِي يُوعَدُونَ
Diyanet Meali:Uyarıldıkları günlerinden dolayı vay o inkâr edenlerin hâline!*
52:42أَمْ يُرِيدُونَ كَيْدًا فَالَّذِينَ كَفَرُوا هُمُ الْمَكِيدُونَ
Diyanet Meali:Yoksa, bir tuzak mı kurmak istiyorlar? Asıl, inkâr edenler tuzağa düşecek olanlardır.*
54:14تَجْرِي بِأَعْيُنِنَا جَزَاءً لِمَنْ كَانَ كُفِرَ
Diyanet Meali:Gemi, inkâr edilen kimseye (Nuh’a) bir mükâfat olarak gözetimimiz altında yüzüyordu.*
57:15فَالْيَوْمَ لَا يُؤْخَذُ مِنْكُمْ فِدْيَةٌ وَلَا مِنَ الَّذِينَ كَفَرُوا
Diyanet Meali:Bugün artık ne sizden, ne de inkâr edenlerden bir fidye alınır.
57:19وَالَّذِينَ كَفَرُوا وَكَذَّبُوا بِآيَاتِنَا أُولَٰئِكَ أَصْحَابُ الْجَحِيمِ
Diyanet Meali:İnkâr edip âyetlerimizi yalanlayanlara gelince; işte onlar cehennemliklerdir.
59:2هُوَ الَّذِي أَخْرَجَ الَّذِينَ كَفَرُوا مِنْ أَهْلِ الْكِتَابِ مِنْ دِيَارِهِمْ لِأَوَّلِ الْحَشْرِ
Diyanet Meali:O, kitap ehlinden inkâr edenleri ilk toplu sürgünde yurtlarından çıkarandır.
59:11أَلَمْ تَرَ إِلَى الَّذِينَ نَافَقُوا يَقُولُونَ لِإِخْوَانِهِمُ الَّذِينَ كَفَرُوا
Diyanet Meali:(Kitap ehlinden) o inkâr eden kardeşlerine, … diyerek münafıklık yapanlara bakmaz mısın?
59:16كَمَثَلِ الشَّيْطَانِ إِذْ قَالَ لِلْإِنْسَانِ اكْفُرْ
Diyanet Meali:(Münafıkların durumu ise) tıpkı şeytanın durumu gibidir. Çünkü şeytan insana, “İnkâr et” der…
59:16فَلَمَّا كَفَرَ قَالَ إِنِّي بَرِيءٌ مِنْكَ
Diyanet Meali:İnsan inkâr edince de, “Şüphesiz ben senden uzağım.” der.
60:1تُلْقُونَ إِلَيْهِمْ بِالْمَوَدَّةِ وَقَدْ كَفَرُوا بِمَا جَاءَكُمْ مِنَ الْحَقِّ
Diyanet Meali:Siz onlara sevgi gösteriyorsunuz. Hâlbuki onlar size gelen hakkı inkâr ettiler.
60:2وَيَبْسُطُوا إِلَيْكُمْ أَيْدِيَهُمْ وَأَلْسِنَتَهُمْ بِالسُّوءِ وَوَدُّوا لَوْ تَكْفُرُونَ
Diyanet Meali:Size ellerini ve dillerini kötülükle uzatırlar ve inkâr etmenizi arzu ederler.
60:4كَفَرْنَا بِكُمْ وَبَدَا بَيْنَنَا وَبَيْنَكُمُ الْعَدَاوَةُ وَالْبَغْضَاءُ أَبَدًا
Diyanet Meali:“(Biz sizden ve Allah’ı bırakıp taptıklarınızdan uzağız.) Sizi tanımıyoruz. (Siz bir tek Allah’a inanıncaya kadar), sizinle bizim aramızda sürekli bir düşmanlık ve nefret belirmiştir”
60:5رَبَّنَا لَا تَجْعَلْنَا فِتْنَةً لِلَّذِينَ كَفَرُوا وَاغْفِرْ لَنَا رَبَّنَا
Diyanet Meali:“Ey Rabbimiz! Bizi, inkâr edenlerin zulmüne uğratma. Bizi bağışla. Ey Rabbimiz!”
61:14فَآمَنَتْ طَائِفَةٌ مِنْ بَنِي إِسْرَائِيلَ وَكَفَرَتْ طَائِفَةٌ
Diyanet Meali:Bunun üzerine İsrailoğullarından bir kesim inanmış, bir kesim de inkâr etmişti.
63:3ذَٰلِكَ بِأَنَّهُمْ آمَنُوا ثُمَّ كَفَرُوا فَطُبِعَ عَلَىٰ قُلُوبِهِمْ فَهُمْ لَا يَفْقَهُونَ
Diyanet Meali:Bu, onların önce iman edip sonra inkâr etmeleri, bu yüzden de kalplerine mühür vurulması sebebiyledir. Artık onlar anlamazlar.*
64:5أَلَمْ يَأْتِكُمْ نَبَأُ الَّذِينَ كَفَرُوا مِنْ قَبْلُ فَذَاقُوا وَبَالَ أَمْرِهِمْ
Diyanet Meali:Daha önce inkâr edip de inkârlarının cezasını tadanların haberi size gelmedi mi?
64:6فَقَالُوا أَبَشَرٌ يَهْدُونَنَا فَكَفَرُوا وَتَوَلَّوْا
Diyanet Meali:(Bu, peygamberlerinin, onlara apaçık mucizeler getirmeleri) ve onların da, “(Bizim gibi) insanlar mı bizi doğru yola iletecekmiş?” deyip de inkâr etmeleri ve yüz çevirmeleri sebebiyledir.
64:7زَعَمَ الَّذِينَ كَفَرُوا أَنْ لَنْ يُبْعَثُوا
Diyanet Meali:İnkâr edenler, kesinlikle, öldükten sonra diriltilmeyeceklerini iddia ettiler.
64:10وَالَّذِينَ كَفَرُوا وَكَذَّبُوا بِآيَاتِنَا أُولَٰئِكَ أَصْحَابُ النَّارِ
Diyanet Meali:İnkâr eden ve âyetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte onlar, (içinde ebedî kalmak üzere) cehennemliklerdir.
66:7يَا أَيُّهَا الَّذِينَ كَفَرُوا لَا تَعْتَذِرُوا الْيَوْمَ
Diyanet Meali:Ey inkâr edenler! Bu gün özür dilemeyin!
66:10ضَرَبَ اللَّهُ مَثَلًا لِلَّذِينَ كَفَرُوا امْرَأَتَ نُوحٍ وَامْرَأَتَ لُوطٍ
Diyanet Meali:Allah, inkâr edenlere, Nûh’un karısı ile Lût’un karısını örnek gösterdi.
67:6وَلِلَّذِينَ كَفَرُوا بِرَبِّهِمْ عَذَابُ جَهَنَّمَ وَبِئْسَ الْمَصِيرُ
Diyanet Meali:Rablerini inkâr edenler için cehennem azabı vardır. Ne kötü varılacak yerdir orası!*
67:27فَلَمَّا رَأَوْهُ زُلْفَةً سِيئَتْ وُجُوهُ الَّذِينَ كَفَرُوا
Diyanet Meali:Onu (azabı) yakından gördükleri zaman inkâr edenlerin yüzleri kötüleşir.
68:51وَإِنْ يَكَادُ الَّذِينَ كَفَرُوا لَيُزْلِقُونَكَ بِأَبْصَارِهِمْ
Diyanet Meali:Şüphesiz inkâr edenler Zikr’i (Kur’an’ı) duydukları zaman neredeyse seni gözleriyle devirecekler.
70:36فَمَالِ الَّذِينَ كَفَرُوا قِبَلَكَ مُهْطِعِينَ
Diyanet Meali:Şimdi, inkâr edenlere ne oluyor ki, (boyunlarını uzatarak alay etmek için sağdan soldan gruplar hâlinde) sana doğru koşuyorlar?*
73:17فَكَيْفَ تَتَّقُونَ إِنْ كَفَرْتُمْ يَوْمًا يَجْعَلُ الْوِلْدَانَ شِيبًا
Diyanet Meali:Hâl böyle iken inkâr ederseniz, çocukları ak saçlı ihtiyarlara çevirecek olan bir günden (kıyametten) nasıl korunursunuz?*
74:31وَمَا جَعَلْنَا عِدَّتَهُمْ إِلَّا فِتْنَةً لِلَّذِينَ كَفَرُوا
Diyanet Meali:Onların sayısını inkâr edenler için bir imtihan vesilesi yaptık.
84:22بَلِ الَّذِينَ كَفَرُوا يُكَذِّبُونَ
Diyanet Meali:Daha doğrusu, inkâr edenler (Kur’an’ı) yalanlıyorlar.*
85:19بَلِ الَّذِينَ كَفَرُوا فِي تَكْذِيبٍ
Diyanet Meali:Hayır, inkâr edenler, hâlâ yalanlamaktadırlar.*
88:23إِلَّا مَنْ تَوَلَّىٰ وَكَفَرَ
Diyanet Meali:Ancak, kim yüz çevirir, inkâr ederse…
90:19وَالَّذِينَ كَفَرُوا بِآيَاتِنَا هُمْ أَصْحَابُ الْمَشْأَمَةِ
Diyanet Meali:Âyetlerimizi inkâr edenler ise; kötülüğe batmış kimselerdir.*
98:1لَمْ يَكُنِ الَّذِينَ كَفَرُوا مِنْ أَهْلِ الْكِتَابِ وَالْمُشْرِكِينَ مُنْفَكِّينَ
Diyanet Meali:Kitap ehlinden inkâr edenler ile Allah’a ortak koşanlar, (kendilerine apaçık delil gelinceye kadar küfürden) ayrılacak değillerdi.
98:6إِنَّ الَّذِينَ كَفَرُوا مِنْ أَهْلِ الْكِتَابِ وَالْمُشْرِكِينَ فِي نَارِ جَهَنَّمَ
Diyanet Meali:Şüphesiz, inkâr eden kitap ehli ile Allah’a ortak koşanlar, (içinde ebedî kalmak üzere) cehennem ateşindedirler.

كَفَّرَ : Fiil-II.

2:271وَيُكَفِّرُ عَنْكُمْ مِنْ سَيِّئَاتِكُمْ وَاللَّهُ بِمَا تَعْمَلُونَ خَبِيرٌ
Diyanet Meali:Ve günahlarınızdan bir kısmına da keffaret olur. Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.
3:193رَبَّنَا فَاغْفِرْ لَنَا ذُنُوبَنَا وَكَفِّرْ عَنَّا سَيِّئَاتِنَا وَتَوَفَّنَا مَعَ الْأَبْرَارِ
Diyanet Meali:“Rabbimiz! Günahlarımızı bağışla. Kötülüklerimizi ört. Canımızı iyilerle beraber al.”
3:195لَأُكَفِّرَنَّ عَنْهُمْ سَيِّئَاتِهِمْ وَلَأُدْخِلَنَّهُمْ جَنَّاتٍ تَجْرِي مِنْ تَحْتِهَا الْأَنْهَارُ
Diyanet Meali:(Hicret edenler, yurtlarından çıkarılanlar, yolumda eziyet görenler, savaşanlar ve öldürülenlerin de) andolsun, günahlarını elbette örteceğim. (Allah katından bir mükâfat olmak üzere), onları içinden ırmaklar akan cennetlere koyacağım.”
4:31إِنْ تَجْتَنِبُوا كَبَائِرَ مَا تُنْهَوْنَ عَنْهُ نُكَفِّرْ عَنْكُمْ سَيِّئَاتِكُمْ
Diyanet Meali:Eğer size yasaklanan (günah)ların büyüklerinden kaçınırsanız, sizin küçük günahlarınızı örteriz…
5:12لَأُكَفِّرَنَّ عَنْكُمْ سَيِّئَاتِكُمْ وَلَأُدْخِلَنَّكُمْ جَنَّاتٍ تَجْرِي مِنْ تَحْتِهَا الْأَنْهَارُ
Diyanet Meali:“(Andolsun eğer namazı kılar, zekâtı verir ve elçilerime inanır, onları desteklerseniz, fakirlere gönülden yardımda bulunarak Allah’a güzel bir borç verirseniz), elbette sizin kötülüklerinizi örterim ve andolsun sizi, içinden ırmaklar akan cennetlere koyarım.”
5:65لَكَفَّرْنَا عَنْهُمْ سَيِّئَاتِهِمْ وَلَأَدْخَلْنَاهُمْ جَنَّاتِ النَّعِيمِ
Diyanet Meali:(Eğer kitap ehli iman etseler ve Allah’a karşı gelmekten sakınsalardı), muhakkak onların kötülüklerini örterdik ve onları Naim cennetlerine koyardık.
8:29إِنْ تَتَّقُوا اللَّهَ يَجْعَلْ لَكُمْ فُرْقَانًا وَيُكَفِّرْ عَنْكُمْ سَيِّئَاتِكُمْ
Diyanet Meali:Eğer Allah’a karşı gelmekten sakınırsanız; O, size iyiyi kötüden ayırt edecek bir anlayış verir ve sizin kötülüklerinizi örter…
29:7وَالَّذِينَ آمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ لَنُكَفِّرَنَّ عَنْهُمْ سَيِّئَاتِهِمْ
Diyanet Meali:İman edip salih amel işleyenlerin kötülüklerini elbette örteceğiz.
39:35لِيُكَفِّرَ اللَّهُ عَنْهُمْ أَسْوَأَ الَّذِي عَمِلُوا وَيَجْزِيَهُمْ أَجْرَهُمْ
Diyanet Meali:Allah, işlediklerinin en kötüsünü örtmek ve onlara (yaptıklarının en güzeli ile) karşılık vermek için (onları böyle mükâfatlandırdı).
47:2كَفَّرَ عَنْهُمْ سَيِّئَاتِهِمْ وَأَصْلَحَ بَالَهُمْ
Diyanet Meali:(İnanıp salih ameller işleyenlerin ve Muhammed’e indirilene -ki o Rablerinden gelen haktır- inananların ise) Allah günahlarını örtmüş ve hâllerini düzeltmiştir.
48:5وَيُكَفِّرَ عَنْهُمْ سَيِّئَاتِهِمْ وَكَانَ ذَٰلِكَ عِنْدَ اللَّهِ فَوْزًا عَظِيمًا
Diyanet Meali:(Bütün bunlar Allah’ın; inanan erkek ve kadınları, içlerinden ırmaklar akan, içinde temelli kalacakları cennetlere koyması), onların kötülüklerini örtmesi içindir. İşte bu, Allah katında büyük bir başarıdır.
64:9وَمَنْ يُؤْمِنْ بِاللَّهِ وَيَعْمَلْ صَالِحًا يُكَفِّرْ عَنْهُ سَيِّئَاتِهِ
Diyanet Meali:Kim Allah’a inanır ve salih amel işlerse, Allah onun kötülüklerini örter.
65:5وَمَنْ يَتَّقِ اللَّهَ يُكَفِّرْ عَنْهُ سَيِّئَاتِهِ وَيُعْظِمْ لَهُ أَجْرًا
Diyanet Meali:Kim Allah’a karşı gelmekten sakınırsa, Allah onun kötülüklerini örter ve onun mükâfatını büyütür.
66:8عَسَىٰ رَبُّكُمْ أَنْ يُكَفِّرَ عَنْكُمْ سَيِّئَاتِكُمْ وَيُدْخِلَكُمْ جَنَّاتٍ
Diyanet Meali:Umulur ki, Rabbiniz sizin kötülüklerinizi örter, … sizi, (içlerinden ırmaklar akan) cennetlere sokar.

أَكْفَرَ : Fiil-IV (Tam câmid mâzi fiil, taaccüp fiili, مَا أَفْعَلَ kalıbı).

80:17قُتِلَ الْإِنْسَانُ مَا أَكْفَرَهُ
Diyanet Meali:Kahrolası (inkârcı) insan! Ne nankördür o!*

كَافِرٌ : İsim. İsm-i Fâil. Kırık Çoğulu: كُفَّار – كَفَرَةٌ

2:41وَآمِنُوا بِمَا أَنْزَلْتُ مُصَدِّقًا لِمَا مَعَكُمْ وَلَا تَكُونُوا أَوَّلَ كَافِرٍ بِهِ
Diyanet Meali:Elinizdeki Tevrat’ı tasdik edici olarak indirdiğimize (Kur’an’a) iman edin. Onu inkâr edenlerin ilki olmayın.
2:109وَدَّ كَثِيرٌ مِنْ أَهْلِ الْكِتَابِ لَوْ يَرُدُّونَكُمْ مِنْ بَعْدِ إِيمَانِكُمْ كُفَّارًا
Diyanet Meali:Kitap ehlinden birçoğu, (hak kendilerine belirdikten sonra dahi, içlerindeki kıskançlıktan ötürü) sizi, imanınızdan sonra küfre döndürmek isterler.
2:161إِنَّ الَّذِينَ كَفَرُوا وَمَاتُوا وَهُمْ كُفَّارٌ أُولَٰئِكَ عَلَيْهِمْ لَعْنَةُ اللَّهِ
Diyanet Meali:Fakat âyetlerimizi inkâr etmiş ve kâfir olarak ölmüşlere gelince, işte Allah’ın, (meleklerin ve bütün insanların) lâneti onların üstünedir.
2:217وَمَنْ يَرْتَدِدْ مِنْكُمْ عَنْ دِينِهِ فَيَمُتْ وَهُوَ كَافِرٌ فَأُولَٰئِكَ حَبِطَتْ أَعْمَالُهُمْ
Diyanet Meali:Sizden kim dininden döner de kâfir olarak ölürse, öylelerin bütün yapıp ettikleri (dünyada da, ahirette de) boşa gitmiştir.
3:91إِنَّ الَّذِينَ كَفَرُوا وَمَاتُوا وَهُمْ كُفَّارٌ فَلَنْ يُقْبَلَ مِنْ أَحَدِهِمْ مِلْءُ الْأَرْضِ ذَهَبًا وَلَوِ افْتَدَىٰ بِهِ
Diyanet Meali:Şüphesiz inkâr edip kâfir olarak ölenler var ya, dünya dolusu altını fidye verseler bile bu, hiçbirisinden asla kabul edilmeyecektir.
4:18وَلَا الَّذِينَ يَمُوتُونَ وَهُمْ كُفَّارٌ أُولَٰئِكَ أَعْتَدْنَا لَهُمْ عَذَابًا أَلِيمًا
Diyanet Meali:(Yoksa makbul tövbe, kötülükleri yapıp yapıp da kendisine ölüm gelip çatınca, “İşte ben şimdi tövbe ettim” diyen kimseler ile) kâfir olarak ölenlerinki değildir. Bunlar için ahirette elem dolu bir azap hazırlamışızdır.
5:57لَا تَتَّخِذُوا الَّذِينَ اتَّخَذُوا دِينَكُمْ هُزُوًا وَلَعِبًا مِنَ الَّذِينَ أُوتُوا الْكِتَابَ مِنْ قَبْلِكُمْ وَالْكُفَّارَ أَوْلِيَاءَ
Diyanet Meali:Sizden önce kendilerine kitap verilenlerden dininizi alaya alıp oyuncak edinenleri ve öteki kâfirleri dost edinmeyin.
9:68وَعَدَ اللَّهُ الْمُنَافِقِينَ وَالْمُنَافِقَاتِ وَالْكُفَّارَ نَارَ جَهَنَّمَ
Diyanet Meali:Allah, erkek münafıklara, kadın münafıklara ve kâfirlere, (içinde ebedî kalmak üzere) cehennem ateşini va’detti.
9:73يَا أَيُّهَا النَّبِيُّ جَاهِدِ الْكُفَّارَ وَالْمُنَافِقِينَ وَاغْلُظْ عَلَيْهِمْ
Diyanet Meali:Ey peygamber! Kâfirlere ve münafıklara karşı cihad et ve onlara karşı çetin ol.
9:120وَلَا يَطَئُونَ مَوْطِئًا يَغِيظُ الْكُفَّارَ وَلَا يَنَالُونَ مِنْ عَدُوٍّ نَيْلًا إِلَّا كُتِبَ لَهُمْ بِهِ عَمَلٌ صَالِحٌ
Diyanet Meali:(Çünkü onların, Allah yolunda çektikleri susuzluk, yorgunluk, açlık), kâfirleri öfkelendirmek üzere bir yere adım atmaları ve düşmana karşı herhangi bir başarı kazanmaları gibi hiçbir olay yoktur ki karşılığında kendilerine iyi bir amel(in sevabı) yazılmış olmasın.
9:123يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا قَاتِلُوا الَّذِينَ يَلُونَكُمْ مِنَ الْكُفَّارِ
Diyanet Meali:Ey iman edenler! Kâfirlerden (öncelikle) yakınınızda olanlarla savaşın…
13:42وَسَيَعْلَمُ الْكُفَّارُ لِمَنْ عُقْبَى الدَّارِ
Diyanet Meali:İnkâr edenler de dünya yurdunun sonunun kime ait olduğunu bileceklerdir.
25:55وَكَانَ الْكَافِرُ عَلَىٰ رَبِّهِ ظَهِيرًا
Diyanet Meali:Kâfir, Rabbine karşı (şeytana) arka çıkandır.
47:34إِنَّ الَّذِينَ كَفَرُوا وَصَدُّوا عَنْ سَبِيلِ اللَّهِ ثُمَّ مَاتُوا وَهُمْ كُفَّارٌ
Diyanet Meali:İnkâr eden, Allah yolundan alıkoyan, sonra da inkârcılar olarak ölenler var ya, (Allah onları asla bağışlamayacaktır).
48:29مُحَمَّدٌ رَسُولُ اللَّهِ وَالَّذِينَ مَعَهُ أَشِدَّاءُ عَلَى الْكُفَّارِ
Diyanet Meali:Muhammed, Allah’ın Resûlüdür. Onunla beraber olanlar, inkârcılara karşı çetin, (birbirlerine karşı da merhametlidirler).
48:29فَاسْتَوَىٰ عَلَىٰ سُوقِهِ يُعْجِبُ الزُّرَّاعَ لِيَغِيظَ بِهِمُ الْكُفَّارَ
Diyanet Meali:(Onlar filizini çıkarmış, onu kuvvetlendirmiş, kalınlaşmış), gövdesi üzerine dikilmiş, ziraatçıların hoşuna giden bir ekin gibidirler. Allah, kendileri sebebiyle inkârcıları öfkelendirmek için onları böyle sağlam ve dirençli kılar.
54:43أَكُفَّارُكُمْ خَيْرٌ مِنْ أُولَٰئِكُمْ أَمْ لَكُمْ بَرَاءَةٌ فِي الزُّبُرِ
Diyanet Meali:(Ey Mekkeliler!) Sizin kâfirleriniz onlardan daha mı hayırlı? Yoksa sizin için kitaplarda bir berat mı var?*
57:20كَمَثَلِ غَيْثٍ أَعْجَبَ الْكُفَّارَ نَبَاتُهُ ثُمَّ يَهِيجُ فَتَرَاهُ مُصْفَرًّا
Diyanet Meali:Tıpkı şöyle: Bir yağmur ki, bitirdiği bitki çiftçilerin hoşuna gider. Sonra kurumaya yüz tutar da sen onu sararmış olarak görürsün.
60:10فَإِنْ عَلِمْتُمُوهُنَّ مُؤْمِنَاتٍ فَلَا تَرْجِعُوهُنَّ إِلَى الْكُفَّارِ
Diyanet Meali:Eğer siz onların inanmış kadınlar olduklarını anlarsanız, onları kâfirlere geri göndermeyin.
60:11وَإِنْ فَاتَكُمْ شَيْءٌ مِنْ أَزْوَاجِكُمْ إِلَى الْكُفَّارِ فَعَاقَبْتُمْ
Diyanet Meali:Eğer eşlerinizden biri kâfirlere kaçar ve siz de onlarla çarpışıp ganimet alırsanız, (eşleri gidenlere sarf ettikleri mehir kadarını verin).
60:13قَدْ يَئِسُوا مِنَ الْآخِرَةِ كَمَا يَئِسَ الْكُفَّارُ مِنْ أَصْحَابِ الْقُبُورِ
Diyanet Meali:(Ey iman edenler! Kendilerine Allah’ın gazap ettiği), kabirlerdeki kâfirlerin ümit kestikleri gibi tamamen ahiretten ümitlerini kesmiş bir toplumu (dost edinmeyin).
64:2هُوَ الَّذِي خَلَقَكُمْ فَمِنْكُمْ كَافِرٌ وَمِنْكُمْ مُؤْمِنٌ
Diyanet Meali:O, sizi yaratandır. Böyle iken kiminiz kâfir, kiminiz mü’mindir.
66:9يَا أَيُّهَا النَّبِيُّ جَاهِدِ الْكُفَّارَ وَالْمُنَافِقِينَ وَاغْلُظْ عَلَيْهِمْ
Diyanet Meali:Ey Peygamber! Kâfirlere ve münafıklara karşı cihad et, onlara karşı sert davran.
78:40وَيَقُولُ الْكَافِرُ يَا لَيْتَنِي كُنْتُ تُرَابًا
Diyanet Meali:İnkârcının, “Keşke toprak olaydım!” diyeceği (günde…)
80:42أُولَٰئِكَ هُمُ الْكَفَرَةُ الْفَجَرَةُ
Diyanet Meali:İşte onlar, kâfirlerdir, günaha dalanlardır.*
83:34فَالْيَوْمَ الَّذِينَ آمَنُوا مِنَ الْكُفَّارِ يَضْحَكُونَ
Diyanet Meali:İşte bugün de mü’minler kâfirlere gülerler.*
83:36هَلْ ثُوِّبَ الْكُفَّارُ مَا كَانُوا يَفْعَلُونَ
Diyanet Meali:Nasıl, kâfirler yapmakta olduklarının karşılığını buldular mı?*

كَافِرُونَ : İsim. İsm-i Fâil. Kurallı Erkek Çoğul. Tekili: كَافِرٌ

2:19وَاللَّهُ مُحِيطٌ بِالْكَافِرِينَ
Diyanet Meali:Oysa Allah, kâfirleri çepeçevre kuşatmıştır.
2:24فَاتَّقُوا النَّارَ الَّتِي وَقُودُهَا النَّاسُ وَالْحِجَارَةُ أُعِدَّتْ لِلْكَافِرِينَ
Diyanet Meali:O hâlde yakıtı insanlarla taşlar olan ateşten sakının. O ateş kâfirler için hazırlanmıştır.
2:34فَسَجَدُوا إِلَّا إِبْلِيسَ أَبَىٰ وَاسْتَكْبَرَ وَكَانَ مِنَ الْكَافِرِينَ
Diyanet Meali:(Hani meleklere, “Âdem için saygı ile eğilin” demiştik de) İblis hariç bütün melekler hemen saygı ile eğilmişler, İblis (bundan) kaçınmış, büyüklük taslamış ve kâfirlerden olmuştu.
2:89فَلَمَّا جَاءَهُمْ مَا عَرَفُوا كَفَرُوا بِهِ فَلَعْنَةُ اللَّهِ عَلَى الْكَافِرِينَ
Diyanet Meali:(Tevrat’tan) tanıyıp bildikleri (bu peygamber) kendilerine gelince ise onu inkâr ettiler. Allah’ın lâneti inkârcıların üzerine olsun.
2:90فَبَاءُوا بِغَضَبٍ عَلَىٰ غَضَبٍ وَلِلْكَافِرِينَ عَذَابٌ مُهِينٌ
Diyanet Meali:Bu yüzden gazap üstüne gazaba uğradılar. İnkâr edenlere alçaltıcı bir azap vardır.
2:98فَإِنَّ اللَّهَ عَدُوٌّ لِلْكَافِرِينَ
Diyanet Meali:Allah da inkâr edenlerin düşmanıdır.
2:104وَقُولُوا انْظُرْنَا وَاسْمَعُوا وَلِلْكَافِرِينَ عَذَابٌ أَلِيمٌ
Diyanet Meali:“Unzurnâ (bize bak)” deyin ve dinleyin. Kâfirler için acıklı bir azap vardır.
2:191فَإِنْ قَاتَلُوكُمْ فَاقْتُلُوهُمْ كَذَٰلِكَ جَزَاءُ الْكَافِرِينَ
Diyanet Meali:Sizinle savaşırlarsa (siz de onlarla savaşın) onları öldürün. Kâfirlerin cezası böyledir.
2:254وَالْكَافِرُونَ هُمُ الظَّالِمُونَ
Diyanet Meali:İnkâr edenler ise zalimlerin ta kendileridir.
3:28لَا يَتَّخِذِ الْمُؤْمِنُونَ الْكَافِرِينَ أَوْلِيَاءَ مِنْ دُونِ الْمُؤْمِنِينَ
Diyanet Meali:Mü’minler, mü’minleri bırakıp inkârcıları dost edinmesin.
3:32فَإِنْ تَوَلَّوْا فَإِنَّ اللَّهَ لَا يُحِبُّ الْكَافِرِينَ
Diyanet Meali:Eğer yüz çevirirlerse şüphe yok ki Allah kâfirleri sevmez.
3:100يَرُدُّوكُمْ بَعْدَ إِيمَانِكُمْ كَافِرِينَ
Diyanet Meali:(Ey iman edenler! Kendilerine kitap verilenlerden herhangi bir gruba uyarsanız), imanınızdan sonra sizi döndürüp kâfir yaparlar.
3:131وَاتَّقُوا النَّارَ الَّتِي أُعِدَّتْ لِلْكَافِرِينَ
Diyanet Meali:Kâfirler için hazırlanmış ateşten sakının.*
3:141وَلِيُمَحِّصَ اللَّهُ الَّذِينَ آمَنُوا وَيَمْحَقَ الْكَافِرِينَ
Diyanet Meali:Bir de Allah, iman edenleri arındırmak ve küfre sapanları mahvetmek için böyle yapar.*
4:37وَأَعْتَدْنَا لِلْكَافِرِينَ عَذَابًا مُهِينًا
Diyanet Meali:Biz de o nankörlere alçaltıcı bir azap hazırlamışızdır.
4:101إِنَّ الْكَافِرِينَ كَانُوا لَكُمْ عَدُوًّا مُبِينًا
Diyanet Meali:Şüphesiz kâfirler sizin apaçık düşmanınızdır.
4:102وَخُذُوا حِذْرَكُمْ إِنَّ اللَّهَ أَعَدَّ لِلْكَافِرِينَ عَذَابًا مُهِينًا
Diyanet Meali:Bununla birlikte ihtiyatlı olun (tedbirinizi alın). Şüphesiz Allah, inkârcılara alçaltıcı bir azap hazırlamıştır.
4:139الَّذِينَ يَتَّخِذُونَ الْكَافِرِينَ أَوْلِيَاءَ مِنْ دُونِ الْمُؤْمِنِينَ
Diyanet Meali:Onlar, mü’minleri bırakıp kâfirleri dost edinen kimselerdir.
4:140إِنَّ اللَّهَ جَامِعُ الْمُنَافِقِينَ وَالْكَافِرِينَ فِي جَهَنَّمَ جَمِيعًا
Diyanet Meali:Şüphesiz Allah, münafıkların ve kâfirlerin hepsini cehennemde toplayacaktır.
4:141وَإِنْ كَانَ لِلْكَافِرِينَ نَصِيبٌ قَالُوا أَلَمْ نَسْتَحْوِذْ عَلَيْكُمْ
Diyanet Meali:Şayet kâfirlerin (zaferden) bir payı olursa, “Size üstünlük sağlayıp (sizi mü’minlerden korumadık) mı?” derler.
4:141وَلَنْ يَجْعَلَ اللَّهُ لِلْكَافِرِينَ عَلَى الْمُؤْمِنِينَ سَبِيلًا
Diyanet Meali:Allah, mü’minlerin aleyhine kâfirlere hiçbir yol vermeyecektir.
4:144لَا تَتَّخِذُوا الْكَافِرِينَ أَوْلِيَاءَ مِنْ دُونِ الْمُؤْمِنِينَ
Diyanet Meali:Mü’minleri bırakıp da kâfirleri dost edinmeyin.
4:151أُولَٰئِكَ هُمُ الْكَافِرُونَ حَقًّا
Diyanet Meali:İşte onlar gerçekten kâfirlerdir.
4:151أُولَٰئِكَ هُمُ الْكَافِرُونَ حَقًّا وَأَعْتَدْنَا لِلْكَافِرِينَ عَذَابًا مُهِينًا
Diyanet Meali:İşte onlar gerçekten kâfirlerdir. Biz de kâfirlere alçaltıcı bir azap hazırlamışızdır.*
4:161وَأَعْتَدْنَا لِلْكَافِرِينَ مِنْهُمْ عَذَابًا أَلِيمًا
Diyanet Meali:İçlerinden inkâr edenlere de acı bir azap hazırladık.
5:44وَمَنْ لَمْ يَحْكُمْ بِمَا أَنْزَلَ اللَّهُ فَأُولَٰئِكَ هُمُ الْكَافِرُونَ
Diyanet Meali:Allah’ın indirdiği ile hükmetmeyenler kâfirlerin ta kendileridir.
5:54أَذِلَّةٍ عَلَى الْمُؤْمِنِينَ أَعِزَّةٍ عَلَى الْكَافِرِينَ
Diyanet Meali:Onlar mü’minlere karşı alçak gönüllü, kâfirlere karşı güçlü ve onurludurlar.
5:102قَدْ سَأَلَهَا قَوْمٌ مِنْ قَبْلِكُمْ ثُمَّ أَصْبَحُوا بِهَا كَافِرِينَ
Diyanet Meali:Sizden önceki bir millet o tür şeyleri sordu da sonra o yüzden kâfir oldu.*
6:89فَإِنْ يَكْفُرْ بِهَا هَٰؤُلَاءِ فَقَدْ وَكَّلْنَا بِهَا قَوْمًا لَيْسُوا بِهَا بِكَافِرِينَ
Diyanet Meali:Eğer şunlar (inanmayanlar) bunları tanımayıp inkâr ederlerse, biz onları inkâr etmeyecek olan bir kavmi, onlara vekil kılmışızdır.
6:122كَذَٰلِكَ زُيِّنَ لِلْكَافِرِينَ مَا كَانُوا يَعْمَلُونَ
Diyanet Meali:İşte kâfirlere, işlemekte oldukları çirkinlikler böyle süslü gösterilmiştir.
6:130وَشَهِدُوا عَلَىٰ أَنْفُسِهِمْ أَنَّهُمْ كَانُوا كَافِرِينَ
Diyanet Meali:Ve kâfir olduklarına dair kendi aleyhlerine şahitlik ettiler.
7:37قَالُوا ضَلُّوا عَنَّا وَشَهِدُوا عَلَىٰ أَنْفُسِهِمْ أَنَّهُمْ كَانُوا كَافِرِينَ
Diyanet Meali:Onlar da, “Bizi yüzüstü bırakıp kayboldular” derler ve kâfir olduklarına dair kendi aleyhlerine şahitlik ederler.
7:45وَهُمْ بِالْآخِرَةِ كَافِرُونَ
Diyanet Meali:Onlar ahireti de inkâr edenlerdir.
7:50قَالُوا إِنَّ اللَّهَ حَرَّمَهُمَا عَلَى الْكَافِرِينَ
Diyanet Meali:Onlar, “Şüphesiz, Allah bunları kâfirlere haram kılmıştır” derler.
7:76قَالَ الَّذِينَ اسْتَكْبَرُوا إِنَّا بِالَّذِي آمَنْتُمْ بِهِ كَافِرُونَ
Diyanet Meali:Büyüklük taslayanlar, “Şüphesiz biz sizin inandığınız şeyi inkâr edenleriz” dediler.*
7:93وَنَصَحْتُ لَكُمْ فَكَيْفَ آسَىٰ عَلَىٰ قَوْمٍ كَافِرِينَ
Diyanet Meali:“Size nasihat de ettim. Şimdi ben, inkârcı bir topluluğa nasıl üzülürüm?”
7:101كَذَٰلِكَ يَطْبَعُ اللَّهُ عَلَىٰ قُلُوبِ الْكَافِرِينَ
Diyanet Meali:Allah, kâfirlerin kalplerini işte böyle mühürler.
8:7وَيُرِيدُ اللَّهُ أَنْ يُحِقَّ الْحَقَّ بِكَلِمَاتِهِ وَيَقْطَعَ دَابِرَ الْكَافِرِينَ
Diyanet Meali:Oysa Allah, sözleriyle hakkı meydana çıkarmak ve kâfirlerin ardını kesmek istiyordu.
8:14ذَٰلِكُمْ فَذُوقُوهُ وَأَنَّ لِلْكَافِرِينَ عَذَابَ النَّارِ
Diyanet Meali:İşte şimdi siz tadın onu! Kâfirlere bir de cehennem azabı vardır.*
8:18ذَٰلِكُمْ وَأَنَّ اللَّهَ مُوهِنُ كَيْدِ الْكَافِرِينَ
Diyanet Meali:Bir de Allah, kâfirlerin tuzağını zayıf düşürendir.
9:2وَاعْلَمُوا أَنَّكُمْ غَيْرُ مُعْجِزِي اللَّهِ وَأَنَّ اللَّهَ مُخْزِي الْكَافِرِينَ
Diyanet Meali:Şunu bilin ki, siz Allah’ı âciz bırakacak değilsiniz; Allah ise, inkârcıları perişan edecektir.
9:26وَعَذَّبَ الَّذِينَ كَفَرُوا وَذَٰلِكَ جَزَاءُ الْكَافِرِينَ
Diyanet Meali:Ve inkâr edenlere azap verdi. İşte bu, inkârcıların cezasıdır.
9:32وَيَأْبَى اللَّهُ إِلَّا أَنْ يُتِمَّ نُورَهُ وَلَوْ كَرِهَ الْكَافِرُونَ
Diyanet Meali:Oysa kâfirler hoşlanmasalar da Allah, nurunu tamamlamaktan başka bir şeye razı olmaz.
9:49أَلَا فِي الْفِتْنَةِ سَقَطُوا وَإِنَّ جَهَنَّمَ لَمُحِيطَةٌ بِالْكَافِرِينَ
Diyanet Meali:Bilesiniz ki onlar (böyle diyerek) fitnenin ta içine düştüler. Şüphesiz ki cehennem, kâfirleri elbette kuşatacaktır.
9:55وَتَزْهَقَ أَنْفُسُهُمْ وَهُمْ كَافِرُونَ
Diyanet Meali:(Allah, bununla ancak onlara dünya hayatında azap etmeyi) ve canlarının kâfir olarak çıkmasını (istiyor).
9:85وَتَزْهَقَ أَنْفُسُهُمْ وَهُمْ كَافِرُونَ
Diyanet Meali:(Allah, bunlarla ancak, dünyada kendilerine azap etmeyi) ve canlarının kâfir olarak çıkmasını (istiyor).
9:125فَزَادَتْهُمْ رِجْسًا إِلَىٰ رِجْسِهِمْ وَمَاتُوا وَهُمْ كَافِرُونَ
Diyanet Meali:(Kalplerinde hastalık olanların ise), pisliklerine pislik katmıştır (küfürlerini artırmıştır), böylece kâfir olarak ölüp gitmişlerdir.
10:2قَالَ الْكَافِرُونَ إِنَّ هَٰذَا لَسَاحِرٌ مُبِينٌ
Diyanet Meali:O kâfirler, “Bu elbette apaçık bir sihirbazdır” dediler?
11:19وَهُمْ بِالْآخِرَةِ هُمْ كَافِرُونَ
Diyanet Meali:Hem de onlar ahireti inkâr edenlerin ta kendileridir.
11:42يَا بُنَيَّ ارْكَبْ مَعَنَا وَلَا تَكُنْ مَعَ الْكَافِرِينَ
Diyanet Meali:“Yavrucuğum, bizimle beraber sen de bin, inkârcılarla birlikte olma.”
12:37وَهُمْ بِالْآخِرَةِ هُمْ كَافِرُونَ
Diyanet Meali:“(Ben, Allah’a inanmayan) ve ahireti inkâr eden (bir milletin dinini bıraktım).”
12:87إِنَّهُ لَا يَيْأَسُ مِنْ رَوْحِ اللَّهِ إِلَّا الْقَوْمُ الْكَافِرُونَ
Diyanet Meali:“Çünkü kâfirler topluluğundan başkası Allah’ın rahmetinden ümidini kesmez.”
13:14وَمَا دُعَاءُ الْكَافِرِينَ إِلَّا فِي ضَلَالٍ
Diyanet Meali:Kâfirlerin duası daima boşa çıkar.
13:35تِلْكَ عُقْبَى الَّذِينَ اتَّقَوْا وَعُقْبَى الْكَافِرِينَ النَّارُ
Diyanet Meali:İşte bu, Allah’a karşı gelmekten sakınanların sonudur. İnkâr edenlerin sonu ise ateştir.
14:2وَوَيْلٌ لِلْكَافِرِينَ مِنْ عَذَابٍ شَدِيدٍ
Diyanet Meali:Şiddetli azaptan dolayı vay kâfirlerin hâline.
16:27قَالَ الَّذِينَ أُوتُوا الْعِلْمَ إِنَّ الْخِزْيَ الْيَوْمَ وَالسُّوءَ عَلَى الْكَافِرِينَ
Diyanet Meali:Kendilerine ilim verilenler ise şöyle derler: “Şüphesiz bugün rezillik, aşağılık ve kötülük kâfirlerin üzerinedir.”
16:83يَعْرِفُونَ نِعْمَتَ اللَّهِ ثُمَّ يُنْكِرُونَهَا وَأَكْثَرُهُمُ الْكَافِرُونَ
Diyanet Meali:Onlar, Allah’ın nimetini bilirler, sonra da inkâr ederler. Onların çoğu kâfirlerdir.*
17:8وَجَعَلْنَا جَهَنَّمَ لِلْكَافِرِينَ حَصِيرًا
Diyanet Meali:Biz cehennemi kâfirlere bir zindan yapmışızdır.
18:100وَعَرَضْنَا جَهَنَّمَ يَوْمَئِذٍ لِلْكَافِرِينَ عَرْضًا
Diyanet Meali:O gün cehennemi kâfirlerin karşısına (bütün dehşetiyle) dikeriz!*
18:102إِنَّا أَعْتَدْنَا جَهَنَّمَ لِلْكَافِرِينَ نُزُلًا
Diyanet Meali:Biz cehennemi kâfirlere konak olarak hazırladık.
19:83أَلَمْ تَرَ أَنَّا أَرْسَلْنَا الشَّيَاطِينَ عَلَى الْكَافِرِينَ تَؤُزُّهُمْ أَزًّا
Diyanet Meali:Kâfirlerin başına, onları durmadan (günaha ve azgınlığa) tahrik eden şeytanları gönderdiğimizi görmedin mi?*
21:36أَهَٰذَا الَّذِي يَذْكُرُ آلِهَتَكُمْ وَهُمْ بِذِكْرِ الرَّحْمَٰنِ هُمْ كَافِرُونَ
Diyanet Meali:“Bu mu ilâhlarınızı diline dolayan?” derler. Hâlbuki kendileri Rahmân’ın kitabını inkâr ediyorlar.
22:44فَأَمْلَيْتُ لِلْكَافِرِينَ ثُمَّ أَخَذْتُهُمْ فَكَيْفَ كَانَ نَكِيرِ
Diyanet Meali:Ve nihayet o inkârcılara mühlet verdim, sonra da onları yakalayıverdim. Beni inkâr etmek nasılmış, (gördüler).
23:117فَإِنَّمَا حِسَابُهُ عِنْدَ رَبِّهِ إِنَّهُ لَا يُفْلِحُ الْكَافِرُونَ
Diyanet Meali:Oun hesabı ancak Rabbi katındadır. Şüphesiz kâfirler asla kurtuluşa eremezler.
25:26الْمُلْكُ يَوْمَئِذٍ الْحَقُّ لِلرَّحْمَٰنِ وَكَانَ يَوْمًا عَلَى الْكَافِرِينَ عَسِيرًا
Diyanet Meali:O gün gerçek hükümranlık Rahmân’ındır ve kâfirlere zorlu bir gün olacaktır.*
25:52فَلَا تُطِعِ الْكَافِرِينَ وَجَاهِدْهُمْ بِهِ جِهَادًا كَبِيرًا
Diyanet Meali:Öyle ise kâfirlere itaat etme, onlara karşı bu Kur’an’la büyük bir mücadele ver.*
26:19وَفَعَلْتَ فَعْلَتَكَ الَّتِي فَعَلْتَ وَأَنْتَ مِنَ الْكَافِرِينَ
Diyanet Meali:“(Böyle iken) sen o yaptığın işi yaptın (adam öldürdün). Sen nankörlerdensin.”*
28:48قَالُوا سِحْرَانِ تَظَاهَرَا وَقَالُوا إِنَّا بِكُلٍّ كَافِرُونَ
Diyanet Meali:Onlar, “İki sihirbaz birbirlerine destek oluyor” dediler. “Biz hepsini inkâr ediyoruz” dediler.
28:82لَوْلَا أَنْ مَنَّ اللَّهُ عَلَيْنَا لَخَسَفَ بِنَا وَيْكَأَنَّهُ لَا يُفْلِحُ الْكَافِرُونَ
Diyanet Meali:“Allah, bize lütfetmiş olmasaydı, bizi de yerin dibine geçirirdi. Demek ki kâfirler iflah olmayacak.”
28:86فَلَا تَكُونَنَّ ظَهِيرًا لِلْكَافِرِينَ
Diyanet Meali:Öyle ise kâfirlere sakın arka çıkma.
29:47وَمَا يَجْحَدُ بِآيَاتِنَا إِلَّا الْكَافِرُونَ
Diyanet Meali:Bizim âyetlerimizi ancak kâfirler inkâr ederler.
29:54يَسْتَعْجِلُونَكَ بِالْعَذَابِ وَإِنَّ جَهَنَّمَ لَمُحِيطَةٌ بِالْكَافِرِينَ
Diyanet Meali:(Evet) senden azabı çarçabuk (getirmeni) istiyorlar. Hiç şüpheleri olmasın, cehennem kâfirleri çepeçevre kuşatacaktır.
29:68أَلَيْسَ فِي جَهَنَّمَ مَثْوًى لِلْكَافِرِينَ
Diyanet Meali:Cehennemde kâfirler için bir yer mi yok?
30:8وَإِنَّ كَثِيرًا مِنَ النَّاسِ بِلِقَاءِ رَبِّهِمْ لَكَافِرُونَ
Diyanet Meali:Şüphesiz insanların birçoğu Rablerine kavuşacaklarını inkâr ediyorlar.
30:13وَلَمْ يَكُنْ لَهُمْ مِنْ شُرَكَائِهِمْ شُفَعَاءُ وَكَانُوا بِشُرَكَائِهِمْ كَافِرِينَ
Diyanet Meali:Onların, Allah’a koştukları ortaklardan kendileri için şefaatçılar da olmayacaktır. Artık onlar ortak koştukları şeyleri de inkâr ederler.*
30:45إِنَّهُ لَا يُحِبُّ الْكَافِرِينَ
Diyanet Meali:Şüphesiz O, inkâr edenleri sevmez.
32:10بَلْ هُمْ بِلِقَاءِ رَبِّهِمْ كَافِرُونَ
Diyanet Meali:Hayır, onlar Rablerine kavuşmayı inkâr etmektedirler.
33:1يَا أَيُّهَا النَّبِيُّ اتَّقِ اللَّهَ وَلَا تُطِعِ الْكَافِرِينَ وَالْمُنَافِقِينَ
Diyanet Meali:Ey Peygamber! Allah’a karşı gelmekten sakın. Kâfirlere ve münafıklara itaat etme. 
33:8لِيَسْأَلَ الصَّادِقِينَ عَنْ صِدْقِهِمْ وَأَعَدَّ لِلْكَافِرِينَ عَذَابًا أَلِيمًا
Diyanet Meali:(Allah, bunu) doğru kimseleri doğruluklarından hesaba çekmek için (yapmıştır.) Kâfirlere de elem dolu bir azap hazırlamıştır.*
33:48وَلَا تُطِعِ الْكَافِرِينَ وَالْمُنَافِقِينَ وَدَعْ أَذَاهُمْ
Diyanet Meali:Kâfirlere ve münafıklara itaat etme! Onların eziyetlerine aldırma.
33:64إِنَّ اللَّهَ لَعَنَ الْكَافِرِينَ وَأَعَدَّ لَهُمْ سَعِيرًا
Diyanet Meali:Şüphesiz Allah, kâfirlere lânet etmiş ve onlara alevli bir ateş hazırlamıştır.*
34:34إِلَّا قَالَ مُتْرَفُوهَا إِنَّا بِمَا أُرْسِلْتُمْ بِهِ كَافِرُونَ
Diyanet Meali:(Biz, hangi memlekete bir uyarıcı göndermişsek) oranın şımarık zenginleri, “Biz, sizinle gönderileni inkâr ediyoruz” demişlerdir.
35:39وَلَا يَزِيدُ الْكَافِرِينَ كُفْرُهُمْ عِنْدَ رَبِّهِمْ إِلَّا مَقْتًا
Diyanet Meali:İnkârcıların inkârı, Rableri katında ancak uğrayacakları gazabı artırır.
35:39وَلَا يَزِيدُ الْكَافِرِينَ كُفْرُهُمْ إِلَّا خَسَارًا
Diyanet Meali:İnkârcıların inkârı, ancak ziyanlarını arttırır.
36:70لِيُنْذِرَ مَنْ كَانَ حَيًّا وَيَحِقَّ الْقَوْلُ عَلَى الْكَافِرِينَ
Diyanet Meali:(Aklen ve fikren) diri olanları uyarması ve kâfirler hakkındaki o sözün (azabın) gerçekleşmesi için Kur’an’ı indirdik.*
38:4وَقَالَ الْكَافِرُونَ هَٰذَا سَاحِرٌ كَذَّابٌ
Diyanet Meali:Ve şöyle dediler: “Bu, yalancı bir sihirbazdır.”
38:74إِلَّا إِبْلِيسَ اسْتَكْبَرَ وَكَانَ مِنَ الْكَافِرِينَ
Diyanet Meali:Ancak İblis eğilmedi. O büyüklük tasladı ve kâfirlerden oldu.*
39:32أَلَيْسَ فِي جَهَنَّمَ مَثْوًى لِلْكَافِرِينَ
Diyanet Meali:Cehennemde kâfirler için kalacak bir yer mi yok!?
39:59فَكَذَّبْتَ بِهَا وَاسْتَكْبَرْتَ وَكُنْتَ مِنَ الْكَافِرِينَ
Diyanet Meali:(Allah, şöyle diyecek: “Hayır, öyle değil! Âyetlerim sana geldi de) sen onları yalanladın, büyüklük tasladın ve inkârcılardan oldun.”
39:71قَالُوا بَلَىٰ وَلَٰكِنْ حَقَّتْ كَلِمَةُ الْعَذَابِ عَلَى الْكَافِرِينَ
Diyanet Meali:Onlar da, “Evet geldi” derler. Fakat inkârcılar hakkında azap sözü gerçekleşmiştir.
40:14فَادْعُوا اللَّهَ مُخْلِصِينَ لَهُ الدِّينَ وَلَوْ كَرِهَ الْكَافِرُونَ
Diyanet Meali:O hâlde, kâfirlerin hoşuna gitmese de, siz dini Allah’a has kılarak O’na ibadet edin.*
40:25وَاسْتَحْيُوا نِسَاءَهُمْ وَمَا كَيْدُ الْكَافِرِينَ إِلَّا فِي ضَلَالٍ
Diyanet Meali:“(Onunla beraber iman edenlerin oğullarını öldürün), kadınlarını sağ bırakın” (dediler). Fakat kâfirlerin tuzağı hep boşa çıkmıştır.
40:50قَالُوا فَادْعُوا وَمَا دُعَاءُ الْكَافِرِينَ إِلَّا فِي ضَلَالٍ
Diyanet Meali:(Bekçiler), “Öyleyse kendiniz yalvarın” derler. Şüphesiz kâfirlerin duası boşunadır.
40:74كَذَٰلِكَ يُضِلُّ اللَّهُ الْكَافِرِينَ
Diyanet Meali:İşte Allah, inkârcıları böyle saptırır.
40:85سُنَّتَ اللَّهِ الَّتِي قَدْ خَلَتْ فِي عِبَادِهِ وَخَسِرَ هُنَالِكَ الْكَافِرُونَ
Diyanet Meali:Bu, Allah’ın kulları hakkında eskiden beri yürürlükte olan kanunudur. İşte orada inkârcılar hüsrana uğradılar.
41:7الَّذِينَ لَا يُؤْتُونَ الزَّكَاةَ وَهُمْ بِالْآخِرَةِ هُمْ كَافِرُونَ
Diyanet Meali:Onlar zekâtı vermeyen kimselerdir. Onlar ahireti de inkâr ederler.*
41:14قَالُوا لَوْ شَاءَ رَبُّنَا لَأَنْزَلَ مَلَائِكَةً فَإِنَّا بِمَا أُرْسِلْتُمْ بِهِ كَافِرُونَ
Diyanet Meali:Onlar da, “Eğer Rabbimiz dileseydi (Peygamber olarak) melekler indirirdi. Bu sebeple, biz sizinle gönderilenleri inkâr ediyoruz” demişlerdi.
42:26وَالْكَافِرُونَ لَهُمْ عَذَابٌ شَدِيدٌ
Diyanet Meali:Kâfirler için ise çetin bir azap vardır.
43:24قَالُوا إِنَّا بِمَا أُرْسِلْتُمْ بِهِ كَافِرُونَ
Diyanet Meali:Onlar, “Biz kesinlikle sizinle gönderilen şeyi inkâr ediyoruz” dediler.
43:30وَلَمَّا جَاءَهُمُ الْحَقُّ قَالُوا هَٰذَا سِحْرٌ وَإِنَّا بِهِ كَافِرُونَ
Diyanet Meali:Fakat kendilerine Hak gelince, “Bu bir büyüdür, biz onu kesinlikle inkâr ediyoruz” dediler.*
46:6وَإِذَا حُشِرَ النَّاسُ كَانُوا لَهُمْ أَعْدَاءً وَكَانُوا بِعِبَادَتِهِمْ كَافِرِينَ
Diyanet Meali:İnsanlar (kıyamet günü) toplandığında, o taptıkları kendilerine düşman oluverir, onların ibâdetlerini de inkâr ederler.*
47:10دَمَّرَ اللَّهُ عَلَيْهِمْ وَلِلْكَافِرِينَ أَمْثَالُهَا
Diyanet Meali:Allah, onları yerle bir etmiştir. İnkâr edenlere de bu akıbetin benzerleri vardır.
47:11ذَٰلِكَ بِأَنَّ اللَّهَ مَوْلَى الَّذِينَ آمَنُوا وَأَنَّ الْكَافِرِينَ لَا مَوْلَىٰ لَهُمْ
Diyanet Meali:Bu, Allah’ın inananların yardımcısı olması, inkâr edenlerin ise, hiçbir yardımcısı bulunmamasından dolayıdır.*
48:13وَمَنْ لَمْ يُؤْمِنْ بِاللَّهِ وَرَسُولِهِ فَإِنَّا أَعْتَدْنَا لِلْكَافِرِينَ سَعِيرًا
Diyanet Meali:Kim Allah’a ve Peygambere inanmazsa bilsin ki, şüphesiz biz, inkârcılar için alevli bir ateş hazırladık.*
50:2فَقَالَ الْكَافِرُونَ هَٰذَا شَيْءٌ عَجِيبٌ
Diyanet Meali:Ve kafirler şöyle dediler: “Bu tuhaf bir şeydir!”
54:8مُهْطِعِينَ إِلَى الدَّاعِ يَقُولُ الْكَافِرُونَ هَٰذَا يَوْمٌ عَسِرٌ
Diyanet Meali:Davetçiye doğru koşarlarken kâfirler, “Bu zor bir gün” derler.*
58:4وَتِلْكَ حُدُودُ اللَّهِ وَلِلْكَافِرِينَ عَذَابٌ أَلِيمٌ
Diyanet Meali:İşte bunlar Allah’ın sınırlarıdır. Kâfirler için elem dolu bir azap vardır.
58:5وَقَدْ أَنْزَلْنَا آيَاتٍ بَيِّنَاتٍ وَلِلْكَافِرِينَ عَذَابٌ مُهِينٌ
Diyanet Meali:Oysa biz apaçık âyetler indirdik. Kâfirler için alçaltıcı bir azap vardır.
61:8وَاللَّهُ مُتِمُّ نُورِهِ وَلَوْ كَرِهَ الْكَافِرُونَ
Diyanet Meali:Hâlbuki kâfirler istemeseler de Allah nurunu tamamlayacaktır.
67:20إِنِ الْكَافِرُونَ إِلَّا فِي غُرُورٍ
Diyanet Meali:İnkârcılar ancak bir aldanış içindedirler.
67:28فَمَنْ يُجِيرُ الْكَافِرِينَ مِنْ عَذَابٍ أَلِيمٍ
Diyanet Meali:“Peki, ya inkârcıları elem dolu bir azaptan kim koruyacak?”
69:50وَإِنَّهُ لَحَسْرَةٌ عَلَى الْكَافِرِينَ
Diyanet Meali:Şüphesiz Kur’an, kâfirler için mutlaka bir pişmanlık sebebidir.*
70:2لِلْكَافِرِينَ لَيْسَ لَهُ دَافِعٌ
Diyanet Meali:(Soran birisi, yükselme yollarının sahibi Allah tarafından) kâfirlere (kesinlikle inecek olan ve) hiç kimsenin uzaklaştıramayacağı (azabı sordu).
71:26وَقَالَ نُوحٌ رَبِّ لَا تَذَرْ عَلَى الْأَرْضِ مِنَ الْكَافِرِينَ دَيَّارًا
Diyanet Meali:Nûh, şöyle dedi: “Ey Rabbim! Kâfirlerden hiç kimseyi yeryüzünde bırakma!”*
74:10عَلَى الْكَافِرِينَ غَيْرُ يَسِيرٍ
Diyanet Meali:Kâfirler için hiç kolay değildir.*
74:31وَلِيَقُولَ الَّذِينَ فِي قُلُوبِهِمْ مَرَضٌ وَالْكَافِرُونَ مَاذَا أَرَادَ اللَّهُ بِهَٰذَا مَثَلًا
Diyanet Meali:Kalplerinde bir hastalık bulunanlar ile kâfirler, “Allah, örnek olarak bununla neyi anlatmak istedi” desinler.
76:4إِنَّا أَعْتَدْنَا لِلْكَافِرِينَ سَلَاسِلَ وَأَغْلَالًا وَسَعِيرًا
Diyanet Meali:Şüphesiz biz, kâfirler için zincirler, demir halkalar ve alevli bir ateş hazırladık.*
86:17فَمَهِّلِ الْكَافِرِينَ أَمْهِلْهُمْ رُوَيْدًا
Diyanet Meali:Artık sen inkârcılara mühlet ver; onlara biraz zaman tanı!*
109:1قُلْ يَا أَيُّهَا الْكَافِرُونَ
Diyanet Meali:De ki: “Ey Kâfirler!”*
2:250أَفْرِغْ عَلَيْنَا صَبْرًا وَثَبِّتْ أَقْدَامَنَا وَانْصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْكَافِرِينَ
Diyanet Meali:“Üzerimize sabır yağdır, ayaklarımızı sağlam bastır ve şu kâfir kavme karşı bize yardım et.”
2:264لَا يَقْدِرُونَ عَلَىٰ شَيْءٍ مِمَّا كَسَبُوا وَاللَّهُ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الْكَافِرِينَ
Diyanet Meali:Onlar kazandıklarından hiçbir şey elde edemezler. Allah, kâfirler topluluğunu hidayete erdirmez.
2:286أَنْتَ مَوْلَانَا فَانْصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْكَافِرِينَ
Diyanet Meali:“Sen bizim Mevlâmızsın. Kâfirler topluluğuna karşı bize yardım et.”
3:147وَثَبِّتْ أَقْدَامَنَا وَانْصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْكَافِرِينَ
Diyanet Meali:“Ve (yolunda) ayaklarımızı sağlam tut. Kâfir topluma karşı bize yardım et.”
5:67وَاللَّهُ يَعْصِمُكَ مِنَ النَّاسِ إِنَّ اللَّهَ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الْكَافِرِينَ
Diyanet Meali:Allah, seni insanlardan korur. Şüphesiz Allah, kâfirler topluluğunu hidayete erdirmeyecektir.
5:68فَلَا تَأْسَ عَلَى الْقَوْمِ الْكَافِرِينَ
Diyanet Meali:Öyle ise o kâfirler toplumu için üzülme.
9:37زُيِّنَ لَهُمْ سُوءُ أَعْمَالِهِمْ وَاللَّهُ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الْكَافِرِينَ
Diyanet Meali:Onların bu çirkin işleri, kendilerine süslenip güzel gösterildi. Allah, inkârcı toplumu doğru yola iletmez.
10:86وَنَجِّنَا بِرَحْمَتِكَ مِنَ الْقَوْمِ الْكَافِرِينَ
Diyanet Meali:Bizi rahmetinle o kâfirler topluluğundan kurtar.*
16:107وَأَنَّ اللَّهَ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الْكَافِرِينَ
Diyanet Meali:(Bu, onların dünya hayatını sevip ahirete tercih etmelerinden) ve Allah’ın kâfirler topluluğunu asla doğru yola iletmeyeceğindendir.
27:43إِنَّهَا كَانَتْ مِنْ قَوْمٍ كَافِرِينَ
Diyanet Meali:Çünkü o inkâr eden bir kavimden idi.

كَافِرَةٌ : İsim. İsm-i Fâil. Müennes. Kırık Çoğulu: كَوَافِرُ  Müzekkeri: كَافِرٌ

3:13فِئَةٌ تُقَاتِلُ فِي سَبِيلِ اللَّهِ وَأُخْرَىٰ كَافِرَةٌ
Diyanet Meali:Bir topluluk Allah yolunda çarpışıyordu. Öteki ise kâfirdi.
60:10وَلَا تُمْسِكُوا بِعِصَمِ الْكَوَافِرِ وَاسْأَلُوا مَا أَنْفَقْتُمْ
Diyanet Meali:Müşrik karılarınızın nikâhlarına tutunmayın. (Zira bu nikâhlar ortadan kalkmıştır.) Onlara harcadığınız mehri, (evlendikleri kâfir kocalarından) isteyin.

كُفْرٌ : İsim.

2:88بَلْ لَعَنَهُمُ اللَّهُ بِكُفْرِهِمْ فَقَلِيلًا مَا يُؤْمِنُونَ
Diyanet Meali:Öyle değil. İnkârları sebebiyle Allah onları lânetlemiştir. Bu yüzden pek az iman ederler.
2:93قَالُوا سَمِعْنَا وَعَصَيْنَا وَأُشْرِبُوا فِي قُلُوبِهِمُ الْعِجْلَ بِكُفْرِهِمْ
Diyanet Meali:Onlar, “Dinledik, karşı geldik” demişlerdi. İnkârları yüzünden buzağı sevgisi onların kalplerine sindirilmişti.
2:108وَمَنْ يَتَبَدَّلِ الْكُفْرَ بِالْإِيمَانِ فَقَدْ ضَلَّ سَوَاءَ السَّبِيلِ
Diyanet Meali:Her kim imanı küfre değişirse, o artık doğru yoldan sapmış olur.
2:217وَصَدٌّ عَنْ سَبِيلِ اللَّهِ وَكُفْرٌ بِهِ وَالْمَسْجِدِ الْحَرَامِ
Diyanet Meali:“Allah’ın yolundan alıkoymak, onu inkâr etmek, Mescid-i Haram’ın ziyaretine engel olmak (ve halkını oradan çıkarmak, Allah katında daha büyük günahtır).”
3:52فَلَمَّا أَحَسَّ عِيسَىٰ مِنْهُمُ الْكُفْرَ قَالَ مَنْ أَنْصَارِي إِلَى اللَّهِ
Diyanet Meali:İsa, onların inkârlarını sezince, “Allah yolunda yardımcılarım kim?” dedi.
3:80أَيَأْمُرُكُمْ بِالْكُفْرِ بَعْدَ إِذْ أَنْتُمْ مُسْلِمُونَ
Diyanet Meali:Siz müslüman olduktan sonra, o size hiç inkârı emreder mi?
3:90إِنَّ الَّذِينَ كَفَرُوا بَعْدَ إِيمَانِهِمْ ثُمَّ ازْدَادُوا كُفْرًا لَنْ تُقْبَلَ تَوْبَتُهُمْ
Diyanet Meali:Şüphesiz iman ettikten sonra inkâr eden, sonra da inkârda ileri gidenlerin tövbeleri asla kabul edilmeyecektir.
3:167هُمْ لِلْكُفْرِ يَوْمَئِذٍ أَقْرَبُ مِنْهُمْ لِلْإِيمَانِ
Diyanet Meali:Onlar o gün, imandan çok küfre yakın idiler.
3:176وَلَا يَحْزُنْكَ الَّذِينَ يُسَارِعُونَ فِي الْكُفْرِ
Diyanet Meali:Küfürde yarışanlar seni üzmesin.
3:177إِنَّ الَّذِينَ اشْتَرَوُا الْكُفْرَ بِالْإِيمَانِ لَنْ يَضُرُّوا اللَّهَ شَيْئًا
Diyanet Meali:İman karşılığında küfrü satın alanlar Allah’a hiçbir zarar veremezler.
4:46وَلَٰكِنْ لَعَنَهُمُ اللَّهُ بِكُفْرِهِمْ فَلَا يُؤْمِنُونَ إِلَّا قَلِيلًا
Diyanet Meali:Fakat Allah, küfürleri yüzünden kendilerini lânetlemiştir. Bu yüzden pek az iman ederler.
4:137ثُمَّ كَفَرُوا ثُمَّ ازْدَادُوا كُفْرًا لَمْ يَكُنِ اللَّهُ لِيَغْفِرَ لَهُمْ
Diyanet Meali:(İman edip sonra inkâr eden, sonra inanıp) tekrar inkâr eden, sonra da inkârlarında ileri gidenler var ya; Allah, onları bağışlayacak da değildir, (doğru yola iletecek de değildir).
4:155فَبِمَا نَقْضِهِمْ مِيثَاقَهُمْ وَكُفْرِهِمْ بِآيَاتِ اللَّهِ
Diyanet Meali:Verdikleri sağlam sözü bozmalarından, Allah’ın âyetlerini inkâr etmelerinden … dolayı (başlarına türlü belâlar verdik).
4:155بَلْ طَبَعَ اللَّهُ عَلَيْهَا بِكُفْرِهِمْ فَلَا يُؤْمِنُونَ إِلَّا قَلِيلًا
Diyanet Meali:(Onların kalpleri muhafazalı değildir), tam aksine inkârları sebebiyle Allah onların kalplerini mühürlemiştir. Artık onlar inanmazlar.
4:156وَبِكُفْرِهِمْ وَقَوْلِهِمْ عَلَىٰ مَرْيَمَ بُهْتَانًا عَظِيمًا
Diyanet Meali:Bir de inkârlarından ve Meryem’e büyük bir iftira atmalarından … dolayı (kalplerini mühürledik).
5:41يَا أَيُّهَا الرَّسُولُ لَا يَحْزُنْكَ الَّذِينَ يُسَارِعُونَ فِي الْكُفْرِ
Diyanet Meali:Ey Peygamber! (Kalpten inanmadıkları hâlde, ağızlarıyla “İnandık” diyenler ile Yahudilerden) küfürde yarışanlar seni üzmesin.
5:61وَقَدْ دَخَلُوا بِالْكُفْرِ وَهُمْ قَدْ خَرَجُوا بِهِ
Diyanet Meali:(Yanınıza) küfürle girip yine (yanınızdan) küfürle çıktıkları hâlde, (size geldiklerinde “İnandık” dediler).
5:64وَلَيَزِيدَنَّ كَثِيرًا مِنْهُمْ مَا أُنْزِلَ إِلَيْكَ مِنْ رَبِّكَ طُغْيَانًا وَكُفْرًا
Diyanet Meali:Andolsun, sana Rabbinden indirilen (Kur’an) onlardan birçoğunun azgınlık ve küfrünü artıracaktır.
5:68وَلَيَزِيدَنَّ كَثِيرًا مِنْهُمْ مَا أُنْزِلَ إِلَيْكَ مِنْ رَبِّكَ طُغْيَانًا وَكُفْرًا
Diyanet Meali:Andolsun ki sana Rabbinden indirilen bu Kur’an, onlardan çoğunun taşkınlık ve küfrünü artıracaktır.
9:12فَقَاتِلُوا أَئِمَّةَ الْكُفْرِ إِنَّهُمْ لَا أَيْمَانَ لَهُمْ لَعَلَّهُمْ يَنْتَهُونَ
Diyanet Meali:Küfrün elebaşlarıyla savaşın. Çünkü onlar yeminlerine riayet etmeyen kimselerdir. Umulur ki, vazgeçerler.
9:17مَا كَانَ لِلْمُشْرِكِينَ أَنْ يَعْمُرُوا مَسَاجِدَ اللَّهِ شَاهِدِينَ عَلَىٰ أَنْفُسِهِمْ بِالْكُفْرِ
Diyanet Meali:Allah’a ortak koşanların, inkârlarına bizzat kendileri şahitlik edip dururken, Allah’ın mescitlerini imar etmeleri düşünülemez.
9:23لَا تَتَّخِذُوا آبَاءَكُمْ وَإِخْوَانَكُمْ أَوْلِيَاءَ إِنِ اسْتَحَبُّوا الْكُفْرَ
Diyanet Meali:Eğer küfrü imana tercih ederlerse, babalarınızı ve kardeşlerinizi bile dost edinmeyin.
9:37إِنَّمَا النَّسِيءُ زِيَادَةٌ فِي الْكُفْرِ يُضَلُّ بِهِ الَّذِينَ كَفَرُوا
Diyanet Meali:Haram ayları ertelemek, ancak inkârda daha da ileri gitmektir ki bununla inkâr edenler saptırılır.
9:74يَحْلِفُونَ بِاللَّهِ مَا قَالُوا وَلَقَدْ قَالُوا كَلِمَةَ الْكُفْرِ
Diyanet Meali:Bir şey söylemediklerine dair Allah’a yemin ediyorlar. Hâlbuki o küfür sözünü söylediler…
9:97الْأَعْرَابُ أَشَدُّ كُفْرًا وَنِفَاقًا
Diyanet Meali:Bedevîler inkâr ve nifak bakımından daha ileridirler.
9:107وَالَّذِينَ اتَّخَذُوا مَسْجِدًا ضِرَارًا وَكُفْرًا
Diyanet Meali:Bir de zararlı faaliyetlerde bulunmak, küfre yardım etmek, (mü’minler arasına ayrılık sokmak için ve öteden beri Allah ve Resûlüne karşı savaşanlara üs olsun diye) bir mescit yapanlar vardır.
14:28أَلَمْ تَرَ إِلَى الَّذِينَ بَدَّلُوا نِعْمَتَ اللَّهِ كُفْرًا
Diyanet Meali:Allah’ın nimetini küfre değişenleri görmedin mi?
16:106وَلَٰكِنْ مَنْ شَرَحَ بِالْكُفْرِ صَدْرًا فَعَلَيْهِمْ غَضَبٌ مِنَ اللَّهِ
Diyanet Meali:Ve böylece göğsünü küfre açanlara Allah’tan gazap iner.
18:80فَخَشِينَا أَنْ يُرْهِقَهُمَا طُغْيَانًا وَكُفْرًا
Diyanet Meali:“(Çocuğa gelince, anası babası mü’min insanlardı.) Onları azgınlığa ve küfre sürüklemesinden korktuk.”
30:44مَنْ كَفَرَ فَعَلَيْهِ كُفْرُهُ
Diyanet Meali:Kim inkâr ederse, inkârı kendi aleyhinedir.
31:23وَمَنْ كَفَرَ فَلَا يَحْزُنْكَ كُفْرُهُ
Diyanet Meali:Kim inkâr ederse, onun inkârı seni üzmesin.
35:39فَمَنْ كَفَرَ فَعَلَيْهِ كُفْرُهُ
Diyanet Meali:Artık kim inkâr ederse inkârı kendi aleyhinedir.
35:39وَلَا يَزِيدُ الْكَافِرِينَ كُفْرُهُمْ عِنْدَ رَبِّهِمْ إِلَّا مَقْتًا
Diyanet Meali:İnkârcıların inkârı, Rableri katında ancak uğrayacakları gazabı artırır.
35:39وَلَا يَزِيدُ الْكَافِرِينَ كُفْرُهُمْ إِلَّا خَسَارًا
Diyanet Meali:İnkârcıların inkârı, ancak ziyanlarını arttırır.
39:7إِنْ تَكْفُرُوا فَإِنَّ اللَّهَ غَنِيٌّ عَنْكُمْ وَلَا يَرْضَىٰ لِعِبَادِهِ الْكُفْرَ
Diyanet Meali:Eğer inkâr ederseniz, şüphesiz ki Allah sizin iman etmenize muhtaç değildir. Ama kullarının inkâr etmesine razı olmaz.
39:8قُلْ تَمَتَّعْ بِكُفْرِكَ قَلِيلًا إِنَّكَ مِنْ أَصْحَابِ النَّارِ
Diyanet Meali:De ki: “Küfrünle az bir süre yaşayıp geçin! Şüphesiz sen cehennemliklerdensin.”
49:7وَكَرَّهَ إِلَيْكُمُ الْكُفْرَ وَالْفُسُوقَ وَالْعِصْيَانَ
Diyanet Meali:(Fakat Allah, size imanı sevdirmiş ve onu gönüllerinize güzel göstermiş); inkârı, fasıklığı ve (İslâm’ın emirlerine) karşı çıkmayı da çirkin göstermiştir.

كُفْرَانٌ : İsim.

21:94فَمَنْ يَعْمَلْ مِنَ الصَّالِحَاتِ وَهُوَ مُؤْمِنٌ فَلَا كُفْرَانَ لِسَعْيِهِ
Diyanet Meali:Şu hâlde, kim mü’min olarak bir salih amel işlerse, çalışması asla inkâr edilmez.

كَفُورٌ : İsim. Mübalağalı İsm-i Fâil.

11:9إِنَّهُ لَيَئُوسٌ كَفُورٌ
Diyanet Meali:(Eğer insana tarafımızdan bir rahmet tattırır da, sonra bunu ondan çekip alırsak), şüphesiz o ümitsiz ve nankör oluverir.
17:27وَكَانَ الشَّيْطَانُ لِرَبِّهِ كَفُورًا
Diyanet Meali:Şeytan ise Rabbine karşı çok nankörlük etmiştir.
22:38إِنَّ اللَّهَ يُدَافِعُ عَنِ الَّذِينَ آمَنُوا إِنَّ اللَّهَ لَا يُحِبُّ كُلَّ خَوَّانٍ كَفُورٍ
Diyanet Meali:Şüphesiz, Allah inananları savunur. Doğrusu Allah hiçbir haini, nankörü sevmez.*
31:32وَمَا يَجْحَدُ بِآيَاتِنَا إِلَّا كُلُّ خَتَّارٍ كَفُورٍ
Diyanet Meali:Bizim âyetlerimizi ise ancak son derece kaypak, son derece nankör olanlar inkâr eder.
35:36وَلَا يُخَفَّفُ عَنْهُمْ مِنْ عَذَابِهَا كَذَٰلِكَ نَجْزِي كُلَّ كَفُورٍ
Diyanet Meali:Kendilerinden cehennem azabı da hafifletilmez. İşte biz her nankörü böyle cezalandırırız.
42:48وَإِنْ تُصِبْهُمْ سَيِّئَةٌ بِمَا قَدَّمَتْ أَيْدِيهِمْ فَإِنَّ الْإِنْسَانَ كَفُورٌ
Diyanet Meali:Ama elleriyle yaptıkları işler yüzünden onlara bir kötülük dokunursa, o zaman da insan pek nankördür.
17:67فَلَمَّا نَجَّاكُمْ إِلَى الْبَرِّ أَعْرَضْتُمْ وَكَانَ الْإِنْسَانُ كَفُورًا
Diyanet Meali:Fakat sizi kurtarıp karaya çıkarınca yüz çevirirsiniz. Zaten insan çok nankördür.
22:66وَهُوَ الَّذِي أَحْيَاكُمْ ثُمَّ يُمِيتُكُمْ ثُمَّ يُحْيِيكُمْ إِنَّ الْإِنْسَانَ لَكَفُورٌ
Diyanet Meali:O, size hayat veren, sonra sizi öldürecek, daha sonra da diriltecek olandır. Şüphesiz, insan çok nankördür.*
34:17ذَٰلِكَ جَزَيْنَاهُمْ بِمَا كَفَرُوا وَهَلْ نُجَازِي إِلَّا الْكَفُورَ
Diyanet Meali:Nimetlere karşı nankörlük etmeleri sebebiyle onları işte böyle cezalandırdık. Biz (bu şekilde) ancak nankörleri cezalandırırız.*
43:15وَجَعَلُوا لَهُ مِنْ عِبَادِهِ جُزْءًا إِنَّ الْإِنْسَانَ لَكَفُورٌ مُبِينٌ
Diyanet Meali:Böyle iken (“melekler Allah’ın kızlarıdır” demek suretiyle) kullarından bir kısmını O’nun parçası saydılar. Şüphesiz insan apaçık bir nankördür.*
76:3إِنَّا هَدَيْنَاهُ السَّبِيلَ إِمَّا شَاكِرًا وَإِمَّا كَفُورًا
Diyanet Meali:Şüphesiz biz onu (ömür boyu yürüyeceği) yola koyduk. O bu yolu ya şükrederek ya da nankörlük ederek kat eder.*
76:24فَاصْبِرْ لِحُكْمِ رَبِّكَ وَلَا تُطِعْ مِنْهُمْ آثِمًا أَوْ كَفُورًا
Diyanet Meali:O hâlde, Rabbinin hükmüne sabret. Onlardan hiçbir günahkâra ve hiçbir nanköre itaat etme.*

كُفُورٌ : İsim.

17:89فَأَبَىٰ أَكْثَرُ النَّاسِ إِلَّا كُفُورًا
Diyanet Meali:Yine de insanların çoğu ancak inkârda direttiler.
17:99وَجَعَلَ لَهُمْ أَجَلًا لَا رَيْبَ فِيهِ فَأَبَى الظَّالِمُونَ إِلَّا كُفُورًا
Diyanet Meali:Allah onlar için, hakkında hiçbir şüphe bulunmayan bir ecel belirlemiştir. Fakat zalimler ancak inkârda direttiler.
25:50وَلَقَدْ صَرَّفْنَاهُ بَيْنَهُمْ لِيَذَّكَّرُوا فَأَبَىٰ أَكْثَرُ النَّاسِ إِلَّا كُفُورًا
Diyanet Meali:Andolsun, biz bunu insanlar arasında, düşünüp ibret alsınlar diye tekrar tekrar açıkladık. Fakat insanların çoğu nankörlükte direttiler.*

كَفَّارٌ : İsim. Mübalağalı İsm-i Fâil.

14:34وَإِنْ تَعُدُّوا نِعْمَتَ اللَّهِ لَا تُحْصُوهَا إِنَّ الْإِنْسَانَ لَظَلُومٌ كَفَّارٌ
Diyanet Meali:Eğer Allah’ın nimetlerini saymaya kalkışsanız sayamazsınız. Şüphesiz insan çok zalimdir, çok nankördür.
39:3إِنَّ اللَّهَ لَا يَهْدِي مَنْ هُوَ كَاذِبٌ كَفَّارٌ
Diyanet Meali:Şüphesiz Allah, yalancı ve nankör olanları doğru yola iletmez.
50:24أَلْقِيَا فِي جَهَنَّمَ كُلَّ كَفَّارٍ عَنِيدٍ
Diyanet Meali:(Allah, şöyle der:) “Atın cehenneme, (hakka karşı) inatçı, her kâfiri!”*
71:27إِنَّكَ إِنْ تَذَرْهُمْ يُضِلُّوا عِبَادَكَ وَلَا يَلِدُوا إِلَّا فَاجِرًا كَفَّارًا
Diyanet Meali:“Çünkü sen onları bırakırsan, kullarını saptırırlar; sadece ahlâksız ve kâfir kimseler yetiştirirler.”*
2:276يَمْحَقُ اللَّهُ الرِّبَا وَيُرْبِي الصَّدَقَاتِ وَاللَّهُ لَا يُحِبُّ كُلَّ كَفَّارٍ أَثِيمٍ
Diyanet Meali:Allah, faiz malını mahveder, sadakaları ise artırır (bereketlendirir). Allah, hiçbir günahkâr nankörü sevmez.*

كَفَّارَةٌ : İsim.

5:45وَالْجُرُوحَ قِصَاصٌ فَمَنْ تَصَدَّقَ بِهِ فَهُوَ كَفَّارَةٌ لَهُ
Diyanet Meali:Yaralar da kısasa tabidir. Kim de bu hakkını bağışlar, sadakasına sayarsa o, kendisi için keffaret olur.
5:89فَكَفَّارَتُهُ إِطْعَامُ عَشَرَةِ مَسَاكِينَ
Diyanet Meali:Bu durumda yeminin keffareti, (ailenize yedirdiğinizin orta hâllisinden) on yoksulu doyurmak…
5:89ذَٰلِكَ كَفَّارَةُ أَيْمَانِكُمْ إِذَا حَلَفْتُمْ
Diyanet Meali:İşte yemin ettiğiniz vakit yeminlerinizin keffareti budur.
5:95أَوْ كَفَّارَةٌ طَعَامُ مَسَاكِينَ أَوْ عَدْلُ ذَٰلِكَ صِيَامًا
Diyanet Meali:Veya yoksulları yedirmek suretiyle keffaret; yahut onun dengi oruç tutmaktır.

كَافُورٌ : İsim.

76:5إِنَّ الْأَبْرَارَ يَشْرَبُونَ مِنْ كَأْسٍ كَانَ مِزَاجُهَا كَافُورًا
Diyanet Meali:İyiler ise, katkısı kâfur olan içecekler dolu bir kadehten içerler.*