ق د د

KÖK HARFLER: ق د د

ANLAM: 

قَدَّ : Bir şeyi boylamasına kesmek. Bir şeyi kesmek, biçmek, yarmak, ayırmak, parçalamak; o şeyi tamamen kesmek.

AÇIKLAMA:

قَدٌّ : Bir şeyi boylamasına kesmek. Yüce Allah şöyle buyurmuştur: إِنْ كَانَ قَمِيصُهُ قُدَّ مِنْ قُبُلٍ : Eğer gömleği önden yırtılmışsa (12/26); وَإِنْ كَانَ قَمِيصُهُ قُدَّ مِنْ دُبُرٍ : Eğer gömleği arkadan yırtılmışsa (12/27).

قِدٌّ : Boylamasına kesilmiş nesne (مَقْدُودٌ). Buradan hareketle “insanın boyuna” قَدٌّ denmiştir. Bu kullanımı itibariyle insanın boyu anlamına gelen تَقْطِيعُ الْإِنْسَانِ sözüne benzer.  

قَدَّدْتُ اللَّحْمَ : Eti boylamasına kestim. Bu fiilin ism-i faili قَدِيدٌ şeklinde gelir. 

قِدَدٌ : Yollar. Yüce Allah şöyle buyurmuştur: كُنَّا طَرَائِقَ قِدَدًا : Farklı yollara ayrıldık (72/11). Burada geçen قِدَدٌ kelimesinin tekili قِدَّةٌ şeklinde gelir. 

قِدَّةٌ : İnsanlardan ayrı, kendi başlarına olan topluluk, fırka. قِدَّةٌ kelimesi قِطْعَةٌ kelimesi gibidir. 

اِقْتَدَّ اْلأَمْرَ : İşin arkasını sonuçlarını düşündü, tedbir eyledi. Bu kullanımı bakımından kişinin, فَصَلَهُ ve صَرَمَهُ demesine benzer. 

قَدْ : Yalnızca fiille birlikte kullanılan bir edattır. Gramerciler bu edatın “tevakku: bekleme veya umma” anlamını ifade etmek için kullanıldığını söylerler. Hakikatte ise, geçmiş zaman fiilinin başına geldiğinde bu anlamı ifade eder. Dolayısıyla sadece, yinelenen her fiilin başına gelir… (Müfredât) 

Ragıp el Isfahanî قَدْ edatını bu kök altında incelemiştir ama bu edatın bu köke ait olması uzak bir ihtimaldir.

DİĞER BAZI TÜREVLER:

قَدَّ (geniş zaman يَقُدُّ mastar isim قَدٌّ):

قَدَّهُ : O şeyi boylamasına kesti; o şeyi kesti, biçti, yardı, ayırdı, parçaladı.

قِدَدٌ (tekil hali قِدَّةٌ ) : Bir şeyin parçaları; belirli ilkeler, inançlar veya fikirler bütününe sahip gruplar, bölükler, mezhepler, fırkalar ya da çeşit çeşit insan yığınları, sınıfları.

صَارَ الْقَوْمُ قِدَدًا : İnsanlar, durumları, koşulları, arzuları veya hatalı fikirlerinde bölündüler.

KUR’ÂN’DA GEÇEN TÜREVLERİ: 

Aşağıdaki tabloda Kur’ân’da geçen ve bu kökten gelen kelime türevleri, bunların gramatik adlandırılışları, Kur’ân’da kaç kere geçmiş olduğu belirtilmiş ve örnek bir ayet için, sûre/âyet numarası verilmiştir.


Tür Adet Anlam Örnek Açıklama
قَدَّ fiil-I 4 Kesip biçti, yırttı. 12/25 Meçhulü: قُدَّ
قِدَدٌ isim 1 (Mezheb ve meşrepleri ayrı ayrı olan) topluluklar (Çoğul) 72/11 Tekili: قِدَّةٌ

Toplam 5


BENZERLİKLER VE FARKLILIKLAR: 

Mahreci Benzeyen Kökler

Benzer Manada Kelimeler

  • قَدَّ (a)
  • قَدَّ (b)
  • قَدَّ (c)
    • صَنَعَ > bak: ص ن ع
    • صَاغَ

Zıt Manada Kelimeler

AÇIKLAMA:

KATT ile KADD kelimeleri arasındaki fark

( ق د د – ق ط ط )

Katt kelimesi, “enlemesine kesmek” anlamına gelir. Kadd kelimesi ise “boylamasına, uzunlamasına kesmek” anlamına gelir. (Farklar Sözlüğü 210) Bknz: ( ق ط ط )

TÜRKÇEYE GEÇEN KELİMELER: 

Aşağıdaki tabloda bu kökten Türkçeye geçmiş olan kelimeler, bunların Arapça yazılışları, Türkçe anlamları verilmiştir. Bu kelimelere günümüz Türkçesinde pek rastlanmaz. Daha çok Osmanlıca metinlerde görülmektedir.

Kadd قَدّ Boy, bos.
Kadîd قَدِيد Dilimlenmiş, Kurutulmuş et.
Mikdâd مِقْدَاد 1: Keskin kılıç.  2: Demir kesme aleti.  3: Tercüman.  4: Güzel konuşan.

ÂYETLER:

DİKKAT! İncelediğimiz kökten gelen kelimeleri, Kur’an-ı Kerim’deki yerlerinde, yakın çevresindeki kelimelerle ilişkilerini gösterecek şekilde listeliyoruz. Uzun ayetlerin sadece bir bölümünü ele aldık. Bazı ayetlerin sadece bir kısmını gördüğümüz için, ayetler hakkında yanlış bir hüküm verilmemesi gerekir. Tamamını ele aldığımız ayetlerin meallerinin sonuna bir yıldız (*) işareti konmuştur.

قَدَّ : Fiil-I. Meçhulü: قُدَّ

12:25 وَاسْتَبَقَا الْبَابَ وَقَدَّتْ قَمِيصَهُ مِنْ دُبُرٍ
Diyanet Meali:  İkisi de kapıya koştular. Kadın, Yûsuf’un gömleğini arkadan yırttı.
12:26 إِنْ كَانَ قَمِيصُهُ قُدَّ مِنْ قُبُلٍ فَصَدَقَتْ وَهُوَ مِنَ الْكَاذِبِينَ
Diyanet Meali: “Eğer onun gömleği önden yırtılmışsa, kadın doğru söylemiştir, o (Yûsuf) yalancılardandır.”
12:27 وَإِنْ كَانَ قَمِيصُهُ قُدَّ مِنْ دُبُرٍ فَكَذَبَتْ وَهُوَ مِنَ الصَّادِقِينَ
Diyanet Meali: “Eğer gömleği arkadan yırtılmışsa, kadın yalan söylemiştir. O (Yûsuf) ise, doğru söyleyenlerdendir.” *
12:28 فَلَمَّا رَأَىٰ قَمِيصَهُ قُدَّ مِنْ دُبُرٍ قَالَ إِنَّهُ مِنْ كَيْدِكُنَّ
Diyanet Meali: Kadının kocası Yûsuf’un gömleğinin arkadan yırtıldığını görünce, dedi ki: “Şüphesiz bu, siz kadınların tuzağıdır.”

قِدَدٌ :  İsim. Sıfat. 

72:11 وَأَنَّا مِنَّا الصَّالِحُونَ وَمِنَّا دُونَ ذَٰلِكَ كُنَّا طَرَائِقَ قِدَدًا
Diyanet Meali: “Doğrusu içimizde salih olanlar da var, olmayanlar da. Ayrı ayrı yollar tutmuşuz.” *