KÖK HARFLER: ق ه ر
ANLAM:
قَهَرَ : Bir kişi veya şeye üstün gelmek, onu zapt etmek. Hakimiyet kurmak, boyun eğdirmek, hakkından gelmek, hükmetmek, baskın gelmek.Bir şey üzerinde üstün bir güce veya kuvvete sahip olmak. Birisini küçük düşürmek; onu ezmek; onu bir şey yapmaya zorlamak; ona baskı yapmak.
AÇIKLAMA:
xx
DİĞER BAZI TÜREVLER:
xx
KUR’ÂN’DA GEÇEN TÜREVLERİ:
Aşağıdaki tabloda Kur’ân’da geçen ve bu kökten gelen kelime türevleri, bunların gramatik adlandırılışları, Kur’ân’da kaç kere geçmiş olduğu belirtilmiş ve örnek bir ayet için, sûre/âyet numarası verilmiştir.
| Tür | Adet | Anlam | Örnek |
قَهَرَ | fiil-I | 1 | Yendi, hakimiyet sahibi oldu | 93/9 |
قَهَّارٌ | isim | 6 | Allah’u Teâlâ’nın isimlerinden: Üstün, ebedi hakimiyet sahibi | 12/39 |
قَاهِرٌ | isim | 3 | Allah’u Teâlâ’nın isimlerinden: Galip (saltanat ve hükümranlık sahibi) | 6/18 |
| Toplam | 10 |
|
|
BENZERLİKLER VE FARKLILIKLAR:
Kök Harflerinin Yer Değişimi
Benzer Manada Kelimeler
AÇIKLAMA:
KAHR ile GALEBE kelimeleri arasındaki fark
( غ ل ب – ق ه ر )
Galebe, kudret üstünlüğü ve / veya ilim üstünlüğü ile gerçekleşir. Oysa kahr, ancak kudret üstünlüğü ile olur. (Farklar Sözlüğü 137) Bknz: ( غ ل ب )
TÜRKÇEYE GEÇEN KELİMELER:
Aşağıdaki tabloda bu kökten Türkçeye geçmiş olan kelimeler, bunların Arapça yazılışları, Türkçe anlamları verilmiştir. Bu kelimelerin bazılarına günümüz Türkçesinde pek rastlanmaz. Daha çok Osmanlıca metinlerde görülmektedir.
Kahr | قَهْر | Zorlama. Cebir. Ezme. Mahvetme. Fazlaca üzüntü. | Kahr etmek |
Kahren | قَهْرًا | Kahr ile, zorla. |
|
Kâhir | قَاهِر | Kahredici, zorlayan. |
|
Kahhâr | قَهَّار | Galib-I Mutlak ve her an kahretmeğe muktedir olan Allah’ın (C.C.) esma ve sıfatındandır. |
|
Kahriyyât | قَهْرِيَّات | Zorlamalar. |
|
Takhîr | تَقْهِير | Kahretme. |
|
Takahhur | تَقَهُّر | Kahrolmak. |
|
Kahire | قَاهِرَة | Kahire. |
|
ÂYETLER:
DİKKAT! İncelediğimiz kökten gelen kelimeleri, Kur’an-ı Kerim’deki yerlerinde, yakın çevresindeki kelimelerle ilişkilerini gösterecek şekilde listeliyoruz. Uzun ayetlerin sadece bir bölümünü ele aldık. Bazı ayetlerin sadece bir kısmını gördüğümüz için, ayetler hakkında yanlış bir hüküm verilmemesi gerekir. Tamamını ele aldığımız ayetlerin meallerinin sonuna bir yıldız (*) işareti konmuştur.
قَهَرَ : Fiil-I.
93:9 | فَأَمَّا الْيَتِيمَ فَلَا تَقْهَرْ |
Diyanet Meali: | Öyleyse sakın yetimi ezme! * |
قَهَّارٌ : İsim.
12:39 | أَأَرْبَابٌ مُتَفَرِّقُونَ خَيْرٌ أَمِ اللَّهُ الْوَاحِدُ الْقَهَّارُ |
Diyanet Meali: | “Ayrı ayrı ilâhlar mı daha iyidir, yoksa mutlak hâkimiyet sahibi olan tek Allah mı?” |
13:16 | قُلِ اللَّهُ خَالِقُ كُلِّ شَيْءٍ وَهُوَ الْوَاحِدُ الْقَهَّارُ |
Diyanet Meali: | De ki: “Her şeyin yaratıcısı Allah’tır. O, birdir, mutlak hâkimiyet sahibidir.” |
14:48 | وَبَرَزُوا لِلَّهِ الْوَاحِدِ الْقَهَّارِ |
Diyanet Meali: | İnsanlar bir ve kahhar (her şeyin üzerinde yegâne hâkim) olan Allah’ın huzuruna çıkarlar. |
38:65 | قُلْ إِنَّمَا أَنَا مُنْذِرٌ وَمَا مِنْ إِلَٰهٍ إِلَّا اللَّهُ الْوَاحِدُ الْقَهَّارُ |
Diyanet Meali: | (Ey Muhammed!) De ki: “Ben ancak bir uyarıcıyım. Her şey üzerinde mutlak otorite sahibi olan bir Allah’tan başka hiçbir ilâh yoktur.” * |
39:4 | سُبْحَانَهُ هُوَ اللَّهُ الْوَاحِدُ الْقَهَّارُ |
Diyanet Meali: | O, bundan uzaktır, yücedir. O, bir ve her şey üzerinde mutlak otorite sahibi olan Allah’tır. |
40:16 | لِمَنِ الْمُلْكُ الْيَوْمَ لِلَّهِ الْوَاحِدِ الْقَهَّارِ |
Diyanet Meali: | Bugün mülk (hükümranlık) kimindir? Tek olan, her şeyi kudret ve hâkimiyeti altında tutan Allah’ındır |
قَاهِرٌ : İsim. İsm-i Fâil.
6:18 | وَهُوَ الْقَاهِرُ فَوْقَ عِبَادِهِ وَهُوَ الْحَكِيمُ الْخَبِيرُ |
Diyanet Meali: | O, kullarının üstünde mutlak hâkimiyet sahibidir. O, hüküm ve hikmet sahibidir, (her şeyden) hakkıyla haberdardır. * |
6:61 | وَهُوَ الْقَاهِرُ فَوْقَ عِبَادِهِ وَيُرْسِلُ عَلَيْكُمْ حَفَظَةً |
Diyanet Meali: | O, kullarının üstünde mutlak hâkimiyet sahibidir. Üzerinize de koruyucu melekler gönderir. |
7:127 | وَنَسْتَحْيِي نِسَاءَهُمْ وَإِنَّا فَوْقَهُمْ قَاهِرُونَ |
Diyanet Meali: | “Kadınlarını sağ bırakacağız. Biz onların üzerinde ezici bir güce sahibiz.” |