ع ي ي

KÖK HARFLER: ع ي ي

ANLAM: 

عَيِىَ / عَىَّ : İşini icra etmek veya tamamlamak için gücü, kuvvet, veya ehliyeti yetmemek. Bir şeyi adamakıllı gerçekleştiremeyecek durumda olmak. Bir şeyi yapmak için doğru yolu bulamamak. Bir şeyden bihaber olmak.

AÇIKLAMA:

xx

DİĞER BAZI TÜREVLER:

عَىَّ (geniş zaman يَعَىُّ) ve عَيِىَ (geniş zaman يَعْيَى ve يَعَىَّ mastar isim عَىٌّ ve عَيَاءٌ):

عَىَّ بِاَمْرِهِ اَوْ عَنْ اَمْرِهِ وَ عَيِىَ : İşini icra etmek veya tamamlamak için gücü, kuvvet veya ehliyeti yetmedi; o şeyi adamakıllı gerçekleştiremeyecek durumdaydı, o şeyi yapmak için doğru yolu bulamadı.

عَيِىَ فِى مَنْطِقِهِ : Kendini ifade etmek için doğru yolu bulamadı.

اَلْعَىُّ şu sözcüğün zıt halidir: اَلْبَيَان

عَىَّ الْاَمْرَ : O işten bihaberdi.

اَعْيَا : Engelli veya ehliyetsiz idi ya da o hale geldi; yorgun, yorulmuş veya bitkin idi ya da o hale geldi.

اَعْيَاهُ : O şey onu yorgun, yorulmuş veya bitkin kıldı; o şey onu ehliyetsiz veya engelli hale getirdi.

اَعْيَا بِهِ بَعِيرُهُ : Devesi yoruldu ve ondan geri kaldı.

KUR’ÂN’DA GEÇEN TÜREVLERİ: 

Aşağıdaki tabloda Kur’ân’da geçen ve bu kökten gelen kelime türevleri, bunların gramatik adlandırılışları, Kur’ân’da kaç kere geçmiş olduğu belirtilmiş ve örnek bir ayet için, sûre/âyet numarası verilmiştir.


Tür Adet Anlam Örnek
عَيِىَ – عَىَّ  fiil-I 2 Yoruldu, âciz kaldı. 46/33

Toplam 2

BENZERLİKLER VE FARKLILIKLAR: 

Mahreci Benzeyen Kökler

Benzer Manada Kelimeler

  • عَيِيٌّ (a)
    • أَعْجَمُ > bak: ع ج م
    • مُفْحَمٌ
    • أَلْكَنُ
  • عَيِيٌّ (b)

Zıt Manada Kelimeler

  • عَيِيٌّ

TÜRKÇEYE GEÇEN KELİMELER: 

Aşağıdaki tabloda bu kökten Türkçeye geçmiş olan kelimeler, bunların Arapça yazılışları, Türkçe anlamları verilmiştir. Bu kelimelere günümüz Türkçesinde pek rastlanmaz. Daha çok Osmanlıca metinlerde görülmektedir.

A’yâ أَعْيَا En kudretsiz, kabiliyetsiz. İktidarı hiç olmayan.
Ayyân عَيَّان Yorgun. Bitkin.

ÂYETLER:

DİKKAT! İncelediğimiz kökten gelen kelimeleri, Kur’an-ı Kerim’deki yerlerinde, yakın çevresindeki kelimelerle ilişkilerini gösterecek şekilde listeliyoruz. Uzun ayetlerin sadece bir bölümünü ele aldık. Bazı ayetlerin sadece bir kısmını gördüğümüz için, ayetler hakkında yanlış bir hüküm verilmemesi gerekir. Tamamını ele aldığımız ayetlerin meallerinin sonuna bir yıldız (*) işareti konmuştur.

عَيِىَ – عَىَّ : Fiil-I. 

46:33أَوَلَمْ يَرَوْا أَنَّ اللَّهَ الَّذِي خَلَقَ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضَ وَلَمْ يَعْيَ بِخَلْقِهِنَّ بِقَادِرٍ عَلَىٰ أَنْ يُحْيِيَ الْمَوْتَىٰ
Diyanet Meali:Gökleri ve yeri yaratan ve onları yaratmaktan yorulmayan Allah’ın, ölüleri diriltmeye gücünün yeteceğini görmediler mi?
50:15أَفَعَيِينَا بِالْخَلْقِ الْأَوَّلِ بَلْ هُمْ فِي لَبْسٍ مِنْ خَلْقٍ جَدِيدٍ
Diyanet Meali:İlk yaratmada âcizlik mi gösterdik ki (yeniden yaratamayalım)? Doğrusu onlar, yeniden yaratılış konusunda şüphe içindedirler. *