KÖK HARFLER: غ ض ض
ANLAM:
غَضَّ : Gözünü indirmek, gözlerini kısmak ve yere bakmak; gözünü çekmek, sakınmak; göz kırpmak; göz kapaklarını kısmak; baygın baygın bakmak. (Ses) alçaltmak. Bir şeyi azaltmak, o şeyi noksan veya eksik kılmak.
AÇIKLAMA:
غَضٌّ : Gözü veya gözleri, sesi kısmak ve kabın içinde bulunan bir şeyi eksiltmek. Fiil olarak “Gözünü veya gözlerini, sesini kıstı, kabın içindeki bir şeyi eksiltti” anlamında غَضَّ ve أَغَضَّ şekillerinde kullanılır. Yüce Allah şöyle buyurmuştur: قُلْ لِلْمُؤْمِنِينَ يَغُضُّوا مِنْ أَبْصَارِهِمْ : Mü’min erkeklere söyle: Gözlerini (harama bakmaktan) kıssınlar (24/30); وَقُلْ لِلْمُؤْمِنَاتِ يَغْضُضْنَ مِنْ أَبْصَارِهِنَّ : Mü’min kadınlara da söyle: Gözlerini (harama bakmaktan) kıssınlar (24/31); وَاغْضُضْ مِنْ صَوْتِكَ : Sesini de kıs (31/19).
غَضَضْتُ السِّقَاءَ : Tulumun içindekileri azalttım, eksilttim.
غَضٌّ : Beklemesi uzun sürmemiş olan ya da uzun süre beklememiş/beklemeyen taze şey. (Müfredât)
DİĞER BAZI TÜREVLER:
غَضَّ (geniş zaman يَغُضُّ mastar isim غَضٌّ ve غِضَاضٌ ve غَضَاضٌ ve غَضَاضَةٌ):
غَضَّ طَرْفَهُ اَوْ بَصَرَهُ وَ غَضَّ مِنْ بَصَرِهِ اَوْ طَرْفِهِ : Gözünü indirdi, gözünü kıstı ve yere baktı; gözünü çekti, sakındı; göz kırptı; göz kapaklarını kıstı; baygın baygın baktı.
غَضَّ صَوْتَهُ ve غَضَّ مِنْ صَوْتِهِ : Sesini alçalttı.
غَضَّ مِنْهُ : İtibardan düştü.
غَضَّهُ : O şeyi azalttı, o şeyi noksan veya eksik kıldı.
مَا غَضَضْتُكَ شَيْئًا : Seni herhangi bir alıştan mahrum bırakmadım ya da elinden almadım.
غَضَّ الْغُصْنَ : Dalı kırdı ama onu tamamen kırmadı.
غَضَّ o şey taze, sulu, ıslak idi ya da o hale geldi, manasına da gelmektedir.
KUR’ÂN’DA GEÇEN TÜREVLERİ:
Aşağıdaki tabloda Kur’ân’da geçen ve bu kökten gelen kelime türevleri, bunların gramatik adlandırılışları, Kur’ân’da kaç kere geçmiş olduğu belirtilmiş ve örnek bir ayet için, sûre/âyet numarası verilmiştir.
|
| Tür | Adet | Anlam | Örnek |
| غَضَّ | fiil-I | 4 | (Gözü) çekmek, (sesi) kısmak. | 24/30 |
|
| Toplam | 4 |
|
|
BENZERLİKLER VE FARKLILIKLAR:
Benzer Manada Kelimeler
- غَضَّ (a)
- غَضَّ (b)
- غَضٌّ (a)
- غَضٌّ (b)
Zıt Manada Kelimeler
TÜRKÇEYE GEÇEN KELİMELER:
Aşağıdaki tabloda bu kökten Türkçeye geçmiş olan kelimeler, bunların Arapça yazılışları, Türkçe anlamları verilmiştir. Bu kelimelere günümüz Türkçesinde pek rastlanmaz. Daha çok Osmanlıca metinlerde görülmektedir.
| Müngazz | مُنْغَضّ | Zindeliği kalmamış, hayatı bozuk olan. | Müngazzen |
ÂYETLER:
DİKKAT! İncelediğimiz kökten gelen kelimeleri, Kur’an-ı Kerim’deki yerlerinde, yakın çevresindeki kelimelerle ilişkilerini gösterecek şekilde listeliyoruz. Uzun ayetlerin sadece bir bölümünü ele aldık. Bazı ayetlerin sadece bir kısmını gördüğümüz için, ayetler hakkında yanlış bir hüküm verilmemesi gerekir. Tamamını ele aldığımız ayetlerin meallerinin sonuna bir yıldız (*) işareti konmuştur.
غَضَّ : Fiil-I.
| 24:30 | قُلْ لِلْمُؤْمِنِينَ يَغُضُّوا مِنْ أَبْصَارِهِمْ وَيَحْفَظُوا فُرُوجَهُمْ |
| Diyanet Meali: | Mü’min erkeklere söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar. |
| 24:31 | وَقُلْ لِلْمُؤْمِنَاتِ يَغْضُضْنَ مِنْ أَبْصَارِهِنَّ |
| Diyanet Meali: | Mü’min kadınlara da söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar… |
| 31:19 | وَاقْصِدْ فِي مَشْيِكَ وَاغْضُضْ مِنْ صَوْتِكَ |
| Diyanet Meali: | “Yürüyüşünde tabiî ol. Sesini alçalt.” |
| 49:3 | إِنَّ الَّذِينَ يَغُضُّونَ أَصْوَاتَهُمْ عِنْدَ رَسُولِ اللَّهِ أُولَٰئِكَ الَّذِينَ امْتَحَنَ اللَّهُ قُلُوبَهُمْ لِلتَّقْوَىٰ |
| Diyanet Meali: | Allah’ın elçisinin huzurunda seslerini kısanlar, Allah’ın, gönüllerini takvâ (Allah’a karşı gelmekten sakınma) konusunda sınadığı kimselerdir. |