KÖK HARFLER: ض م ر
ANLAM:
ضَمَرَ / ضَمُرَ : Cılız, zayıf ve bedenen ince olmak.
AÇIKLAMA:
ضامِرٌ : Arıklıktan değil çalışmalarından dolayı hafif etli olan at. Yüce Allah şöyle buyurmuştur: وَأَذِّنْ فِي النَّاسِ بِالْحَجِّ يَأْتُوكَ رِجَالًا وَعَلَى كُلِّ ضَامِرٍ يَأْتِينَ مِنْ كُلِّ فَجٍّ عَمِيقٍ : İnsanları hacca çağır; yaya olarak veya incelmiş/yorgun develer üzerinde her derin vadiyi aşarak/uzak yollardan sana gelsinler (22/Hac 27).
ضَمَرَ : At hafif etli, zayıf veya arık idi ya da o hale geldi. Mastarı ضُمُورٌ şeklinde gelir.
اِضْطَمَرَ : At semizleyinceye, semirtinceye kadar beslendikten sonra, yemi ancak hayatta kalmasına yetecek bir miktara düşürüldü. “Semizleyinceye, semirtinceye kadar beslendikten sonra, yemi ancak hayatta kalmasına yetecek bir miktara düşürülmüş olan ata” مُضْطَمِرٌ denir.
ضَمَّرْتُهُ :Atı semizledikten, semirdikten sonra, ancak hayatta kalmasına yetecek bir yemle besledim.
مِضْمَارٌ : Atların semizledikten, semirdikten sonra ancak yaşamlarını sürdürmelerine yetecek kadar bir yemle beslenip yarışa ya da askeri bir hizmete hazırlandığı yer.
ضَمِيرٌ : Kalbin üzerine dürüldüğü ve kendisine vakıf olmak için inceldiği şey. Bazen “hıfzeden, ezberleme işini yapan kuvve” de ضَمِيرٌ olarak adlandırılır. (Müfredât)
DİĞER BAZI TÜREVLER:
ضَمَرَ ve ضَمُرَ (geniş zaman يَضْمُرُ mastar isim ضُمُورٌ): O (bir at veya deve) cılız, zayıf ve bedenen inceydi ya da o hale geldi.
ضَامِرٌ ve ضَامِرَةٌ : Dişi bir deveye istinaden kullanıldığında: Bedenen cılız veya ince; ضَامِرٌ bir erkek deve ve bir at ve bir insana istinaden kullanıldığında: Bedenen cılız, sıska ve ince (ضَوَامِرُ çoğul hali).
ضَامِرٌ semirtildikten sonra onu ancak ayakta tutmaya yetecek gıdayla beslenmiş yarış hazırlığında olan bir at, manasına da gelmektedir.
خَيْلٌ ضَامِرَةٌ ve ضَوَامِرُ : Yukarıda tanımlanan halde olan atlar. Bir tahıla istinaden kullanıldığında, ince ve zayıf, manasına gelmektedir.
KUR’ÂN’DA GEÇEN TÜREVLERİ:
Aşağıdaki tabloda Kur’ân’da geçen ve bu kökten gelen kelime türevleri, bunların gramatik adlandırılışları, Kur’ân’da kaç kere geçmiş olduğu belirtilmiş ve örnek bir ayet için, sûre/âyet numarası verilmiştir.
|
| Tür | Adet | Anlam | Örnek |
| ضَامِرٌ | isim | 1 | Binek, binmede kullanılan hayvan | 22/27 |
|
| Toplam | 1 |
|
|
BENZERLİKLER VE FARKLILIKLAR:
Kök Harflerinin Yer Değişimi
Mahreci Benzeyen Kökler
Benzer Manada Kelimeler
- ضَمُرَ
- ضَامِرٌ
Zıt Manada Kelimeler
TÜRKÇEYE GEÇEN KELİMELER:
Aşağıdaki tabloda bu kökten Türkçeye geçmiş olan kelimeler, bunların Arapça yazılışları, Türkçe anlamları verilmiştir. Bu kelimelerin bazılarına günümüz Türkçesinde pek rastlanmaz. Daha çok Osmanlıca metinlerde görülmektedir.
| Dâmir | ضَامِر | Zayıf, ince. |
| Dumûr | ضُمُور | Zayıflıktan dolayı hayvanın karnının içine çökmesi. |
| Zamîr | ضَمِير | 1: İç yüz. 2: Yürek. |
| Izmâr | إِضْمَار | Kalbde gizlemek, saklamak. Belli etmemek. |
| İstizmâr | اِسْتِضْمَار | Düşüncelerini öğrenme, fikrini yoklama. Maksad ve niyetini anlamaya çalışma. |
Dumur kelimesi, “zayıflama, büzüşme” anlamındaki dumûr (ضمور) sözcüğünden gelmektedir. Dumura uğramak deyimi 1920’lerden, dumur olmak deyimi 1990’lardan itibaren câridir. (Nişanyan Sözlük)
ÂYETLER:
DİKKAT! İncelediğimiz kökten gelen kelimeleri, Kur’an-ı Kerim’deki yerlerinde, yakın çevresindeki kelimelerle ilişkilerini gösterecek şekilde listeliyoruz. Uzun ayetlerin sadece bir bölümünü ele aldık. Bazı ayetlerin sadece bir kısmını gördüğümüz için, ayetler hakkında yanlış bir hüküm verilmemesi gerekir. Tamamını ele aldığımız ayetlerin meallerinin sonuna bir yıldız (*) işareti konmuştur.
ضَامِرٌ : İsim. İsm-i Fâil.
| 22:27 | وَأَذِّنْ فِي النَّاسِ بِالْحَجِّ يَأْتُوكَ رِجَالًا وَعَلَىٰ كُلِّ ضَامِرٍ |
| Diyanet Meali: | İnsanlar arasında haccı ilan et ki, gerek yaya olarak, gerek yorgun develer üzerinde sana gelsinler. |