ف ت ر

KÖK HARFLER: ف ت ر

ANLAM: 

فَتَرَ : (Coşkunluğun ardından bir şey) azalmak, dinmek, durmak. Kuvveti kesilmek, tembelleşmek, ağırlaşmak. Vücudu eklemlerinden gevşemek. Sıcaklığın şiddeti azalmak.

AÇIKLAMA:

فُتُورٌ : Hiddetten sonra sakinleşme, katıldıktan veya sertlikten sonra yumuşama ve kuvvetten sonra zayıflama. Yüce Allah şöyle buyurmuştur: يَا أَهْلَ الْكِتَابِ قَدْ جَاءَكُمْ رَسُولُنَا يُبَيِّنُ لَكُمْ عَلَى فَتْرَةٍ مِنَ الرُّسُلِ : Ey kitap ehli! Peygamberlerin arasının kesildiği bir sırada size gerçekleri açıklayan Resûlümüz geldi (5/19). Yani “Allah Rasulünün (s.a.v.) gelişi ile ilgili bir durgunluk, sükunet hali hakimken…” 

Yüce Allah’ın şu sözüne gelince: يُسَبِّحُونَ اللَّيْلَ وَالنَّهَارَ لَا يَفْتُرُونَ : Gece ve gündüz, hiç durmaksızın tesbih ederler (21/20). Yani “ibadet noktasındaki canlılıklarında ya da hareketliliklerinde bir durgunlaşma yaşamazlar.”  

Allah Rasulünden (s.a.v.) şöyle dediği rivayet edilmiştir: لِكُلِّ عَالِمٍ شِرَّةٌ وَلِكُلِّ شِرَّةٍ فَتْرَةٌ فَمَنْ فَتَرَ إِلَى سُنَّتِي فَقَدْ نَجَا وَإِلاَّ فَقَدْ هَلَكَ “Her alimde bir hırs ya da şevk bulunur, her hırsın ya da şevkin bir durgunlaşma dönemi olur. Her kim benim sünnetime dayanırsa, itimat ederse, kurtulmuştur, aksi takdirde helak olmuştur.” 

Allah Resulünün (s.a.v.) لِكُلِّ عَالِمٍ شِرَّةٌ (Her hırsın ya da şevkin bir durgunlaşma dönemi olur) sözüne gelince burada, لِلْبَاطِلِ جَوْلَةٌ ثُمَّ يَضْمَحِلُّ وَلِلْحَقِّ دَوْلَةٌ لَا تَدِلُّ وَلَا تَقِلُّ (Batıl, ortalıkta bir kez dolaşır sonra da yok olup gider. Hakkın ise, bir üstünlüğü, devleti vardır ki ne zelil olur ne de hak oluşunda bir azalma olur) sözüne işaret edilmektedir.  مَنْ فَتَرَ إِلَى سُنَّتِي sözü ise, “…sünnetime dayanırsa, itimat ederse…” anlamındadır. 

اَلطَّرْفُ الْفَاتِرُ : İçinde, güzel addedilen bir zayıflığın olduğu süzgün/mahmur bakışlı göz ya da gözler. 

فِتْرٌ: Açıldıkları zaman başparmağın ucuyla şehadet parmağının ucu arasındaki uzaklık; (yani sere). Şöyle denir: فَتَرْتُهُ بِفِتْرِي وَشَبَرْتُهُ بِشِبْرِي “Onu seremle ölçtüm ve karışımla ölçtüm.” (Müfredât)

DİĞER BAZI TÜREVLER:

فَتَرَ (geniş zaman يَفْتُرُ ve يَفْتِرُ mastar isim فُتُورٌ ve فُتَارٌ):

فَتَرَ الشَّىْءُ : Coşkunluğun ardından o şey azaldı, dindi veya durdu.

فَتَرَ عَنْ عَمَلِهِ : İşinde veya gücünde kuvveti kesildi, tembelleşti ya da ağırlaştı.

فَتَرَ الْحَرُّ (mastar isim فَتْرَةٌ ve فُتُورٌ ) : Şiddetli olduktan sonra sıcaklık azaldı ya da dindi.

فَتَرَ جِسْمُهُ (geniş zaman فُتُورٌ mastar isim فَتْرَةٌ): Vücudu eklemlerden gevşedi ve güçsüzleşti.

فَتْرَةٌ : Durgunluk veya tembellik; güçsüzlük veya kuvvetsizlik; iki şey veya iki Peygamber arasındaki bir boşluk, aralık.

KUR’ÂN’DA GEÇEN TÜREVLERİ: 

Aşağıdaki tabloda Kur’ân’da geçen ve bu kökten gelen kelime türevleri, bunların gramatik adlandırılışları, Kur’ân’da kaç kere geçmiş olduğu belirtilmiş ve örnek bir ayet için, sûre/âyet numarası verilmiştir.


TürAdetAnlamÖrnekAçıklama
فَتَرَfiil-I1Fütur getirdi, ara verdi, gevşedi, gevşeklik gösterdi21/20Meçhul Muzari: يُفَتَّرُ
فَتَّرَfiil-II1Gevşetti, hafifletti, ara verdirdi43/75
فَتْرَةٌisim1Fetret, boşluk, ara5/19

Toplam3


BENZERLİKLER VE FARKLILIKLAR: 

Kök Harflerinin Yer Değişimi

Mahreci Benzeyen Kökler

Benzer Manada Kelimeler

Zıt Manada Kelimeler

  • فَتَرَ (a)
  • فَتَرَ (b)
    • بَرُدَ > bak: ب ر د
    • قَرَّ > bak: ق ر ر
    • صَرِدَ
    • قَرَسَ
  • فَتَرَ (c)
    • تَيَقَّظَ > bak: ي ق ظ
    • تَنَبَّهَ
    • اِنْتَهَبَ
    • حَمُسَ

TÜRKÇEYE GEÇEN KELİMELER: 

Aşağıdaki tabloda bu kökten Türkçeye geçmiş olan kelimeler, bunların Arapça yazılışları, Türkçe anlamları verilmiştir. Bu kelimelerin bazılarına günümüz Türkçesinde pek rastlanmaz. Daha çok Osmanlıca metinlerde görülmektedir.

Fetr فَتْر Baş parmakla şehadet parmağı arası. Çoğulu: Eftâr
Fütûr فُتُور Bezginlik, umutsuzluk, usanç. Fütûrsuz
Fetret فَتْرَة 1: Uyuşukluk, zayıflık. 2: İki olay arasındaki süre.

ÂYETLER:

DİKKAT! İncelediğimiz kökten gelen kelimeleri, Kur’an-ı Kerim’deki yerlerinde, yakın çevresindeki kelimelerle ilişkilerini gösterecek şekilde listeliyoruz. Uzun ayetlerin sadece bir bölümünü ele aldık. Bazı ayetlerin sadece bir kısmını gördüğümüz için, ayetler hakkında yanlış bir hüküm verilmemesi gerekir. Tamamını ele aldığımız ayetlerin meallerinin sonuna bir yıldız (*) işareti konmuştur.

فَتَرَ : Fiil-I. 

21:20 يُسَبِّحُونَ اللَّيْلَ وَالنَّهَارَ لَا يَفْتُرُونَ
Diyanet Meali: Hiç ara vermeksizin gece gündüz tespih ederler. *

فَتَّرَ : Fiil-II. Meçhul Muzari: يُفَتَّرُ

43:75 لَا يُفَتَّرُ عَنْهُمْ وَهُمْ فِيهِ مُبْلِسُونَ
Diyanet Meali: Azapları hafifletilmeyecektir. Onlar azap içinde ümitsizdirler. *

فَتْرَةٌ : İsim. 

5:19 يَا أَهْلَ الْكِتَابِ قَدْ جَاءَكُمْ رَسُولُنَا يُبَيِّنُ لَكُمْ عَلَىٰ فَتْرَةٍ مِنَ الرُّسُلِ
Diyanet Meali: Ey kitap ehli! Peygamberlerin arası kesildiği bir sırada, işte size (hakikatı) açıklayan elçimiz (Muhammed) geldi.