ش ف ي

KÖK HARFLER: ش ف ي

ANLAM: 

شَفَى : (Allah c.c.) birisine şifa vermek.

AÇIKLAMA:

Müfradât’ta (ش ف و) kökü ile (ش ف ي) kökü bir arada ele alınmış ve aralarında bir anlam bağı bulunmuştur.

شَفًا : Kuyu, nehir ve benzeri bir şeyin ucu veya kenarı. “Helake yakınlıkla, yakın olmayla” ilgili mesel olarak kullanılır. Yüce Allah şöyle buyurmuştur: أَفَمَنْ أَسَّسَ بُنْيَانَهُ عَلَى تَقْوَى مِنَ اللَّهِ وَرِضْوَانٍ خَيْرٌ أَمْ مَنْ أَسَّسَ بُنْيَانَهُ عَلَى شَفَا جُرُفٍ هَارٍ فَانْهَارَ بِهِ فِي نَارِ جَهَنَّمَ : Yapısını Allah’tan korku ve rıza üzerine kuran mı, yoksa yapısını bir uçurumun kenarına kurup onunla birlikte cehennem ateşine yuvarlanan mı daha iyidir? (9/109); وَكُنْتُمْ عَلَى شَفَا حُفْرَةٍ مِنَ النَّارِ فَأَنْقَذَكُمْ مِنْهَا : Siz ateşten bir çukurun kenarında bulunuyordunuz, Allah sizi ondan kurtardı (3/103).

أَشْفَى فُلاَنٌ عَلَى الْهَلاَكِ : Filan kişi helâkin شَفًا’ına (ucuna veya kenarına) geldi. Buradan müstear olarak “şöyle bir şeyden geriye yalnızca شَفًا yani kuyunun ucu veya kenarı gibi olan az bir miktar kaldı” anlamında مَا بَقِيَ مِنْ كَذَا إِلاَّ شَفًا denmiştir.

شَفًا kelimesinin ikili شَفَوَانِ şeklinde, çoğulu ise أَشْفَاء şeklinde gelir.

Hastalıkla ilgili kullanılan شِفَاءٌ kelimesi temelde “selâmetin, esenliğin شَفًا’ına (ucuna veya kenarına) gelmek” anlamındadır. Sonradan “iyileşmenin, hastalıktan, dertten kurtulmanın” adı haline gelmiştir. Yüce Allah balı vasfederken şöyle buyurmuştur: فِيهِ شِفَاءٌ لِلنَّاسِ Onda insanlara şifa vardır (16/69). Kur’an’ı vasfederken şöyle buyurmuştur: هُوَ لِلَّذِينَ آَمَنُوا هُدًى وَشِفَاءٌ O, inananlar için bir yol gösterici ve şifadır (41/44); يَا أَيُّهَا النَّاسُ قَدْ جَاءَتْكُمْ مَوْعِظَةٌ مِنْ رَبِّكُمْ وَشِفَاءٌ لِمَا فِي الصُّدُورِ وَهُدًى وَرَحْمَةٌ لِلْمُؤْمِنِينَ : Ey insanlar, size Rabbinizden bir öğüt, göğüslerde olan (sıkıntılar)a şifa ve inananlara bir yol gösterici ve rahmet gelmiştir (10/57); وَيَشْفِ صُدُورَ قَوْمٍ مُؤْمِنِينَ : Ve inananlar toplumunun göğüslerine şifa versin (9/14).

DİĞER BAZI TÜREVLER:

شَفَاهُ اللّٰهُ : Allah (c.c.) ona şifa verdi.

شَفَاهُ عَنِ الْمَسْئَلَةِ : Onu soruya dair şüphesinden arındırdı.

يَشْفِيكَ اَنْ قَالَ : Onun konuşması seni hoşnut edecektir.

شِفَاءٌ : Hastalık veya rahatsızlıktan uzak olmak; hastalıktan vb.den kurtulmak; iyileşmek; tıbbi tedavi; bir deva, şifa veya çare.

KUR’ÂN’DA GEÇEN TÜREVLERİ: 

Aşağıdaki tabloda Kur’ân’da geçen ve bu kökten gelen kelime türevleri, bunların gramatik adlandırılışları, Kur’ân’da kaç kere geçmiş olduğu belirtilmiş ve örnek bir ayet için, sûre/âyet numarası verilmiştir.


Tür Adet Anlam Örnek
شَفَى fiil-I 2 Şifa verdi, iyileştirdi, kurtardı, ferahlandırdı 26/80
شِفَاءٌ isim 4 Şifa, iyileştirme, ilaç 41/44

Toplam 6

BENZERLİKLER VE FARKLILIKLAR: 

Mahreci Benzeyen Kökler

Benzer Manada Kelimeler

Zıt Manada Kelimeler

  • شَفِيَ
    • مَرِضَ > bak: م ر ض
    • سَقِمَ > bak: س ق م
    • وَصِبَ > bak: و ص ب
    • اِعْتَلَّ
    • تَوَعَّكَ

TÜRKÇEYE GEÇEN KELİMELER: 

Aşağıdaki tabloda bu kökten Türkçeye geçmiş olan kelimeler, bunların Arapça yazılışları, Türkçe anlamları verilmiştir. Bu kelimelerin bazılarına günümüz Türkçesinde pek rastlanmaz. Daha çok Osmanlıca metinlerde görülmektedir.

Şifâ’ شِفَاء Hastalıktan iyi olma, iyileşme.
Eşfâ أَشْفَى En şifalı.
İşfâ’ إِشْفَاء Hastaya şifalı şeyler verme. Hastanın iyileşmesi için çeşitli çarelere başvurma.
Teşfiye تَشْفِيَة İyileştirme, şifalandırma.
Teşeffî تَشَفِّى Şifa bulmak.
Müteşeffî مُتَشَفِّى Şifa bulan, iyileşen.
İstişfâ’ اِسْتِشْفَاء Şifa istemek. Hastalıktan kurtulup iyi olmayı arzulamak.

ÂYETLER:

DİKKAT! İncelediğimiz kökten gelen kelimeleri, Kur’an-ı Kerim’deki yerlerinde, yakın çevresindeki kelimelerle ilişkilerini gösterecek şekilde listeliyoruz. Uzun ayetlerin sadece bir bölümünü ele aldık. Bazı ayetlerin sadece bir kısmını gördüğümüz için, ayetler hakkında yanlış bir hüküm verilmemesi gerekir. Tamamını ele aldığımız ayetlerin meallerinin sonuna bir yıldız (*) işareti konmuştur.

شَفَى : Fiil-I.

9:14 وَيُخْزِهِمْ وَيَنْصُرْكُمْ عَلَيْهِمْ وَيَشْفِ صُدُورَ قَوْمٍ مُؤْمِنِينَ
Diyanet Meali: (Onlarla savaşın ki, Allah onlara sizin ellerinizle azap etsin) onları rezil etsin, onlara karşı size yardım etsin, mü’min topluluğun gönüllerini ferahlatsın..
26:80 وَإِذَا مَرِضْتُ فَهُوَ يَشْفِينِ
Diyanet Meali: “Hastalandığımda da O bana şifa verir.”  *

شِفَاءٌ : İsim.

10:57 قَدْ جَاءَتْكُمْ مَوْعِظَةٌ مِنْ رَبِّكُمْ وَشِفَاءٌ لِمَا فِي الصُّدُورِ
Diyanet Meali: İşte size Rabbinizden bir öğüt, kalplere bir şifâ  (olan Kur’an) geldi.
16:69 يَخْرُجُ مِنْ بُطُونِهَا شَرَابٌ مُخْتَلِفٌ أَلْوَانُهُ فِيهِ شِفَاءٌ لِلنَّاسِ
Diyanet Meali: Onların karınlarından çeşitli renklerde bal çıkar. Onda insanlar için şifa vardır. 
17:82 وَنُنَزِّلُ مِنَ الْقُرْآنِ مَا هُوَ شِفَاءٌ وَرَحْمَةٌ لِلْمُؤْمِنِينَ
Diyanet Meali: Biz Kur’an’dan, mü’minler için şifa ve rahmet olacak şeyler indiriyoruz. 
41:44 أَأَعْجَمِيٌّ وَعَرَبِيٌّ قُلْ هُوَ لِلَّذِينَ آمَنُوا هُدًى وَشِفَاءٌ
Diyanet Meali: Başka dilde bir kitap ve Arap bir peygamber öyle mi?” derlerdi. De ki: “O, inananlar için bir hidayet ve şifâdır.”