ج ه ز

KÖK HARFLER:  ج ه ز

ANLAM: 

جَهَّزَ : Bir şeyi donatmak, ihtiyacı olan şeyleri ona sağlamak.

AÇIKLAMA:

xx

KUR’ÂN’DA GEÇEN TÜREVLERİ: 

Aşağıdaki tabloda Kur’ân’da geçen ve bu kökten gelen kelime türevleri, bunların gramatik adlandırılışları, Kur’ân’da kaç kere geçmiş olduğu belirtilmiş ve örnek bir ayet için, sûre/âyet numarası verilmiştir.


Tür Adet Anlam Örnek
جَهَّزَ fiil-II 2 Yükü, malzemeyi, muhtaç olunan eşyayı hazırladı, teçhizat yaptı 12/59
جَهَازٌ isim 2 Bir işte muhtaç olunan eşya, malzeme, teçhizat 12/59

Toplam 4

BENZERLİKLER VE FARKLILIKLAR: 

Benzer Manada Kelimeler

  • جَهَّزَ

Zıt Manada Kelimeler

  • جَهَّزَ
    • تَهَاوَنَ > bak: ه و ن
    • أَهْمَلَ
    • اِسْتَهْتَرَ

TÜRKÇEYE GEÇEN KELİMELER: 

Aşağıdaki tabloda bu kökten Türkçeye geçmiş olan kelimeler, bunların Arapça yazılışları, Türkçe anlamları verilmiştir. Bu kelimelerin bazılarına günümüz Türkçesinde pek rastlanmaz. Daha çok Osmanlıca metinlerde görülmektedir.

Cihâz جِهَاز Aygıt, alet, takım. Çoğul: Cihâzât
Cehiz (Çeyiz) جَهِيز Gelin için hazırlanan her türlü eşya.
Cazgır ——— *Çeyiz taşıyan. (Ar + Fars) Çeyiz taşıyan
Techîz تَجْهِيز Donatma. Gereken şeyleri tamamlama. Cihazlanma.
Techîzât تَجْهِيزَات Donatım.
Mücehhez مُجَهَّز 1: Donanmış. 2: Hazırlıklı, hazırlanmış.
Mücehhiz مُجَهِّز Gerekli cihazları hazırlayan. Techiz eden, donatan.
İchâz إِجْهَاز Hazırlandırmak.
Tecehhüz تَجَهُّز Hazır bulunma. Cihazlanma, hazırlanma.
Mütecehhiz مُتَجَهِّز Donanmış, techizatlı. Mücehhez.

Cihaz kelimesi, “donattı” manasındaki fiil kökünden türetilmiş bir mastardır ve “donanım, teçhizat, aparat” anlamına gelmektedir. (Nişanyan Sözlük)

Çeyiz kelimesi, “donanım; kız tarafınca verilen hediyeler” anlamındadır. (Nişanyan Sözlük) 

Cazgır kelimesi, “donanım; her türlü tören için gerekli eşya ve gereçler” anlamındaki “cihaz” ile Farsça “tutan” anlamındaki “gîr” kelimelerinin birleşmesinden oluşmuştur. (Nişanyan Sözlük)

ÂYETLER:

DİKKAT! İncelediğimiz kökten gelen kelimeleri, Kur’an-ı Kerim’deki yerlerinde, yakın çevresindeki kelimelerle ilişkilerini gösterecek şekilde listeliyoruz. Uzun ayetlerin sadece bir bölümünü ele aldık. Bazı ayetlerin sadece bir kısmını gördüğümüz için, ayetler hakkında yanlış bir hüküm verilmemesi gerekir. Tamamını ele aldığımız ayetlerin meallerinin sonuna bir yıldız (*) işareti konmuştur.

جَهَّزَ : fiil-II.

12:59 وَلَمَّا جَهَّزَهُمْ بِجَهَازِهِمْ قَالَ ائْتُونِي بِأَخٍ لَكُمْ مِنْ أَبِيكُمْ
Diyanet Meali: Yûsuf, onların yüklerini hazırlatınca dedi ki: “Sizin baba bir kardeşinizi de bana getirin.”
12:70 فَلَمَّا جَهَّزَهُمْ بِجَهَازِهِمْ جَعَلَ السِّقَايَةَ فِي رَحْلِ أَخِيهِ
Diyanet Meali: Yûsuf, onların yüklerini hazırlatırken su kabını kardeşinin yüküne koydurdu. 

جَهَازٌ : İsim.

12:59 وَلَمَّا جَهَّزَهُمْ بِجَهَازِهِمْ قَالَ ائْتُونِي بِأَخٍ لَكُمْ مِنْ أَبِيكُمْ
Diyanet Meali: Yûsuf, onların yüklerini hazırlatınca dedi ki: “Sizin baba bir kardeşinizi de bana getirin.”
12:70 فَلَمَّا جَهَّزَهُمْ بِجَهَازِهِمْ جَعَلَ السِّقَايَةَ فِي رَحْلِ أَخِيهِ
Diyanet Meali: Yûsuf, onların yüklerini hazırlatırken su kabını kardeşinin yüküne koydurdu.