KÖK HARFLER: ص و ف
ANLAM:
صَافَ : Koçun çok yünü olmak. (Ok) hedeften sapmak.
AÇIKLAMA:
Yüce Allah şöyle buyurmuştur: وَاللَّهُ جَعَلَ لَكُمْ وَمِنْ أَصْوَافِهَا وَأَوْبَارِهَا وَأَشْعَارِهَا أَثَاثًا وَمَتَاعًا إِلَى حِينٍ : Allah, …hayvanların yünlerinden, tüylerinden ve kıllarından yaşama sürenizin bitimine kadar yararlanabileceğiniz çeşitli giyim ve kullanım eşyası yapmanızı sağladı (16/80).
صُوفٌ : Yün, yapağı. Çoğulu اَصْوَافٌ şeklinde gelir.
أَخَذَ بِصُوفَةِ قَفَاهُ : Ensesinde biten kılını tuttu.
كَبْشٌ صَافٍ ve كَبْشٌ أَصْوَفُ ve كَبْشٌ صَائِفٌ : Yünü, yapağısı çok olan koç.
صُوفَةٌ : Eskiden Kabe’ye hizmet eden bir topluluk. Bundan dolayı şöyle denmiştir: Böyle adlandırılmalarının nedeni “onların, tıpkı yünün, üzerinde bittiği şeyle birbirine geçmesi, birbirine kenetlenmesi gibi Kabe ile birbirlerine geçmeleri, birbirine kenetlenmeleridir”.
صُوفَانٌ : İnce tüylü bir bitki.
صُوفِيّ kelimesine gelince bu,
- Bir görüşe göre “onun صُوفٌ giyinmesine nispet edilerek” böyle denmiştir.
- Bir görüşe göre, “ibadetle meşgul olmalarından dolayı, eskiden Kabe’ye hizmet eden صُوفَةٌ’ye nispet edilerek böyle denmiştir.
- Bir görüşe göre ise, “yemek yemede, gıda noktasında faydasının az olması itibariyle صُوفَانٌ bitkisi gibi olan şeylerle iktisat edip israfa kaçmamalarından ve yetinmelerinden dolayı bu صُوفَانٌ bitkisine nispet edilerek” böyle denmiştir. (Müfredât)
DİĞER BAZI TÜREVLER:
صَافَ (geniş zaman يَصُوفُ mastar isim صَوْفٌ):
صَافَ الْكَبْشُ : Koçun çok yünü vardı.
صَافَ السَّهْمُ عَنِ الْهَدَفِ : Ok hedeften saptı.
صُوفٌ : Yün (çoğul hali اَصْوَافٌ)
KUR’ÂN’DA GEÇEN TÜREVLERİ:
Aşağıdaki tabloda Kur’ân’da geçen ve bu kökten gelen kelime türevleri, bunların gramatik adlandırılışları, Kur’ân’da kaç kere geçmiş olduğu belirtilmiş ve örnek bir ayet için, sûre/âyet numarası verilmiştir.
|
| Tür | Adet | Anlam | Örnek | Açıklama |
| اَصْوَافٌ | isim | 1 | Yün (Çoğul) | 16/80 | Tekili: صُوفٌ |
|
| Toplam | 1 |
|
|
|
TÜRKÇEYE GEÇEN KELİMELER:
Aşağıdaki tabloda bu kökten Türkçeye geçmiş olan kelimeler, bunların Arapça yazılışları, Türkçe anlamları verilmiştir. Bu kelimelerin bazılarına günümüz Türkçesinde pek rastlanmaz. Daha çok Osmanlıca metinlerde görülmektedir.
| Sûf | صُوف | Koyun yünü. | Çoğulu: Esvâf |
| Sûfî | صُوفِى | Tasavvuf ehli. |
|
| Sofu | ——— | Dinin buyruk ve yasaklarına bütünüyle uyan (kimse). |
|
| Tasavvuf | تَصَوُّف | Kalbi dünyanın fani işlerinden ayırıp Allah (C.C.) sevgisi ile bağlamak. |
|
| Mutasavvıf | مُتَصَوِّف | Tasavvufla uğraşan. |
|
“Yün, özellikle keçe yünü” anlamındaki sof kelimesi, “yün” anlamındaki sûf (صُوف) sözcüğünden gelmektedir. (Nişanyan Sözlük)
ÂYETLER:
DİKKAT! İncelediğimiz kökten gelen kelimeleri, Kur’an-ı Kerim’deki yerlerinde, yakın çevresindeki kelimelerle ilişkilerini gösterecek şekilde listeliyoruz. Uzun ayetlerin sadece bir bölümünü ele aldık. Bazı ayetlerin sadece bir kısmını gördüğümüz için, ayetler hakkında yanlış bir hüküm verilmemesi gerekir. Tamamını ele aldığımız ayetlerin meallerinin sonuna bir yıldız (*) işareti konmuştur.
اَصْوَافٌ : İsim. Çoğul. Tekili: صُوفٌ
| 16:80 | وَمِنْ أَصْوَافِهَا وَأَوْبَارِهَا وَأَشْعَارِهَا أَثَاثًا وَمَتَاعًا إِلَىٰ حِينٍ |
| Diyanet Meali: | (Hayvanların) yünlerinden, yapağılarından ve kıllarından bir süreye kadar yararlanacağınız ev eşyası ve geçimlikler meydana getirdi. |