ص و ع

KÖK HARFLER: ص و ع

ANLAM: 

صَاعَ : Bir şeyi bükmek, katlamak; eğmek.

AÇIKLAMA:

صُوَاعُ الْمَلِكِ : Eskiden kendisiyle su içilen ve ölçek, kile olarak kullanılan bir kap idi. Ayrıca buna صَاعٌ da denir. Eril olarak da, dişil olarak da kullanılır. Yüce Allah şöyle buyurmuştur: قَالُوا نَفْقِدُ صُوَاعَ الْمَلِكِ : Dediler ki: Hükümdarın su tasını kaybettik (12/72).

Sonra şöyle buyurmuştur: ثُمَّ اسْتَخْرَجَهَا مِن وِعَاء أَخِيهِ ; Sonra onu kardeşinin yükünden çıkardı (12/76).

صَاعٌ مِنْ بُرٍّ أَوْ صَاعٍ مِنْ تَمْرٍ (Bir sa’ buğday ya da bir sa’ hurma) sözünde “ölçülen şey”, kendiyle ölçüldüğü aracın adıyla ifade edilmektedir. 

  1. Şöyle denmiştir: صَاعٌ kelimesi “yerin içi” anlamına gelir. 
  2. Şöyle denmiştir: Bilakis buradaki صَاعٌ kelimesi “bir topla birlikte kendisiyle oyun oynanan صَاعٌ (değnek)tir”.

تَصَوَّعَ النَّبْتُ وَالشَّعَرُ : Bitki, saç kurudu ve dağıldı.

اَلْكَمِيُّ يَصُوعُ أَقْرَانَهُ : Cesur, yiğit bir adam ya da silahlı bir cesur, yiğit adam hasımlarını dağıtıyor. (Müfredât)

DİĞER BAZI TÜREVLER:

صَاعَ (geniş zaman يَصُوعُ mastar isim صَوْعٌ):

صَاعَ الشَّىْءَ : O şeyi büktü ya da katladı; o şeyi büktü, eğdi.

صَاعَ الْحَبَّ : Ekini صَاع şekilde bilinen ölçü ile ölçtü.

صَاعَ الْقَوْمَ : İnsanları birbirlerine karşı kışkırttı.

صَاعَ الْاِبِلَ : Develeri her taraftan bir araya topladı.

صَاعَ الرَّجُلَ : O kimseyi korkuttu ya da ürküttü.

صُوَاعٌ : Tahılı ölçmek için kullanılan belirli bir ölçü; birinin içerisinden içtiği ve جَامٌ diye adlandırılan bir tür tas, kupa.

KUR’ÂN’DA GEÇEN TÜREVLERİ: 

Aşağıdaki tabloda Kur’ân’da geçen ve bu kökten gelen kelime türevleri, bunların gramatik adlandırılışları, Kur’ân’da kaç kere geçmiş olduğu belirtilmiş ve örnek bir ayet için, sûre/âyet numarası verilmiştir.


Tür Adet Anlam Örnek
صُوَاعٌ isim 1 Ölçek, su kabı 12/72

Toplam 1

BENZERLİKLER VE FARKLILIKLAR: 

Kök Harflerinin Yer Değişimi

Mahreci Benzeyen Kökler

Benzer Manada Kelimeler

TÜRKÇEYE GEÇEN KELİMELER: 

Aşağıdaki tabloda bu kökten Türkçeye geçmiş olan kelimeler, bunların Arapça yazılışları, Türkçe anlamları verilmiştir. Bu kelimelerin bazılarına günümüz Türkçesinde pek rastlanmaz. Daha çok Osmanlıca metinlerde görülmektedir.

Sa’ صَاع Ölçek. Çoğulu: Esvâ’

ÂYETLER:

DİKKAT! İncelediğimiz kökten gelen kelimeleri, Kur’an-ı Kerim’deki yerlerinde, yakın çevresindeki kelimelerle ilişkilerini gösterecek şekilde listeliyoruz. Uzun ayetlerin sadece bir bölümünü ele aldık. Bazı ayetlerin sadece bir kısmını gördüğümüz için, ayetler hakkında yanlış bir hüküm verilmemesi gerekir. Tamamını ele aldığımız ayetlerin meallerinin sonuna bir yıldız (*) işareti konmuştur.

صُوَاعٌ : İsim.

12:72 قَالُوا نَفْقِدُ صُوَاعَ الْمَلِكِ وَلِمَنْ جَاءَ بِهِ حِمْلُ بَعِيرٍ
Diyanet Meali: Onlar, “Hükümdar’ın su kabını yitirdik. Onu getirene bir deve yükü ödül var.” dediler.