خ و ض

KÖK HARFLER:  خ و ض

ANLAM: 

خَاضَ : Suda yürümek, suyu yürüyerek geçmek; suya girmek ve içinde yürümek; dalmak. 

AÇIKLAMA:

خَوْضٌ : Suya girmek ve suyun içinden yürüyerek veya binekle geçmek. İstiâre yoluyla birçok şey için kullanılır. Kur’an’da zikredildiği yerlerin çoğunda içine girilmesi, dalınması veya girişilmesi yerilen işlerle, hususlarla ilgili zikredilmiştir. Mesela: وَلَئِنْ سَألْتَهُمْ لَيَقُولُنَّ إِنَّمَا كُنَّا نَخُوضُ وَنَلْعَبُ Eğer onlara soracak olursan, ‘Biz lafa daldık aramızda eğleniyorduk, derler (9/65); وَخُضْتُمْ كَالَّذِي خَاضُوا Siz de dünyaya (batağa) dalanlar gibi daldınız (9/69); ذَرْهُمْ فِي خَوْضِهِمْ يَلْعَبُونَ Bırak onları, dalıp gittiklerinde oynayıp dursunlar (6/91); وَإِذَا رَأيْتَ الَّذِينَ يَخُوضُونَ فِي آيَاتِنَا فَأعْرِضْ عَنْهُمْ حَتَّى يَخُوضُوا فِي حَدِيثٍ غَيْرِهِ âyetlerimiz hakkında asılsız lâf ebeliğine dalanları gördüğünde (bu adamlar) başka bir söze geçinceye kadar yanlarından uzaklaş (6/68).

Şöyle kullanılır:

أَخَضْتُ دَابَّتيِ فِي الْمَاءِ : Bineğimi suya soktum.

تَخَاوَضُوا فِي الْحَدِيثِ : Onlar söze, lakırdıya daldılar. (Müfredât)

DİĞER BAZI TÜREVLER:

خَاضَ (geniş zaman يَخُوضُ mastar ismi  خَوْضٌ ve خِيَاضٌ):

خَاضَ الْمَاءَ : Suda yürüdü ya da yürüyerek geçti; suya girdi ve içinde yürüdü, daldı.

خَاضَ فِى الْاَمْرِ : İşe daldı.

خَاضَ فِى الْبَاطِلِ : Yanlış, batıl lakırdı veya söze girdi ya da daldı.

خَاضَ فِي الْكَلَامِ = Çene çaldı.

خَاضَ فِيهِ : O şeyle ilgili yanlış olan bir şey söyledi.

خَاضَ الْقَوْمُ فِى الْاَحَادِيثِ : İnsanlar lakırdıya daldı.

خَاضَهُ بِالسَّيْفِ : Kılıcı bedenine sapladı ve onu içinde hareket ettirdi.

اِنَّهُ يَخُوضُ الْمَنَايَا : Tehlikeye daldı.

خَاضَ الشَّرَابَ : Şarabı içine kattı ve karıştırdı.

خَوْضٌ : Bir işte karıştıran ve çelişen. 

خَائِضٌ (İsmi fail): Lüzumsuz konuşma yapan, lakırdı eden, çene çalan.

مَخَاضٌ : Doğum sancıları; yavrusuyla büyük dişi develer.

KUR’ÂN’DA GEÇEN TÜREVLERİ: 

Aşağıdaki tabloda Kur’ân’da geçen ve bu kökten gelen kelime türevleri, bunların gramatik adlandırılışları, Kur’ân’da kaç kere geçmiş olduğu belirtilmiş ve örnek bir ayet için, sûre/âyet numarası verilmiştir.


Tür Adet Anlam Örnek
خَاضَ fiil-I 9 Daldı, girdi, girişti, girip yürüdü 9/69
خَوْضٌ isim 2 Dalmak, girmek 52/12
خَائِضٌ isim 1 Dalan, girişen 74/45

Toplam 12

BENZERLİKLER VE FARKLILIKLAR: 

Mahreci Benzeyen Kökler

Benzer Manada Kelimeler

TÜRKÇEYE GEÇEN KELİMELER: 

Aşağıdaki tabloda bu kökten Türkçeye geçmiş olan kelimeler, bunların Arapça yazılışları, Türkçe anlamları verilmiştir.

Havz (Havuz) خَوْض Suya girme. Sakınılacak bir işe girme.

ÂYETLER:

DİKKAT! İncelediğimiz kökten gelen kelimeleri, Kur’an-ı Kerim’deki yerlerinde, yakın çevresindeki kelimelerle ilişkilerini gösterecek şekilde listeliyoruz. Uzun ayetlerin sadece bir bölümünü ele aldık. Bazı ayetlerin sadece bir kısmını gördüğümüz için, ayetler hakkında yanlış bir hüküm verilmemesi gerekir. Tamamını ele aldığımız ayetlerin meallerinin sonuna bir yıldız (*) işareti konmuştur.

خَاضَ : Fiil-I.

4:140 فَلَا تَقْعُدُوا مَعَهُمْ حَتَّىٰ يَخُوضُوا فِي حَدِيثٍ غَيْرِهِ
Diyanet Meali: Başka bir söze geçmedikleri müddetçe, onlarla oturmayın.
6:68 وَإِذَا رَأَيْتَ الَّذِينَ يَخُوضُونَ فِي آيَاتِنَا فَأَعْرِضْ عَنْهُمْ
Diyanet Meali: Âyetlerimiz hakkında dedikoduya dalanları gördüğün vakitonlardan yüz çevir, uzaklaş. 
6:68 فَأَعْرِضْ عَنْهُمْ حَتَّىٰ يَخُوضُوا فِي حَدِيثٍ غَيْرِهِ
Diyanet Meali: Başka bir söze dalıncaya kadar onlardan yüz çevir, uzaklaş. 
9:65 وَلَئِنْ سَأَلْتَهُمْ لَيَقُولُنَّ إِنَّمَا كُنَّا نَخُوضُ وَنَلْعَبُ
Diyanet Meali: Şâyet kendilerine (niçin alay ettiklerini) sorsan, “Biz sadece lâfa dalmıştık ve aramızda eğleniyorduk”, derler.
9:69 وَخُضْتُمْ كَالَّذِي خَاضُوا
Diyanet Meali: Ve onların daldığı gibi, siz de (dünya zevkine) daldınız. 
9:69 وَخُضْتُمْ كَالَّذِي خَاضُوا
Diyanet Meali: Ve onların daldığı gibi, siz de (dünya zevkine) daldınız. 
43:83 فَذَرْهُمْ يَخُوضُوا وَيَلْعَبُوا حَتَّىٰ يُلَاقُوا يَوْمَهُمُ الَّذِي يُوعَدُونَ
Diyanet Meali: Bırak onları, tehdit edildikleri güne kavuşana kadar, (batıl inançlarına) dalsınlar ve (dünya hayatlarında) oynayadursunlar.*
70:42 فَذَرْهُمْ يَخُوضُوا وَيَلْعَبُوا حَتَّىٰ يُلَاقُوا يَوْمَهُمُ الَّذِي يُوعَدُونَ
Diyanet Meali: Sen onları bırak, uyarıldıkları günlerine kavuşuncaya kadar batıl inançlarına dalsınlar ve oynasınlar.*
74:45 وَكُنَّا نَخُوضُ مَعَ الْخَائِضِينَ
Diyanet Meali:  “Batıla dalanlarla birlikte biz de dalardık.”*

خَوْضٌ : İsim. Masdar.

6:91 قُلِ اللَّهُ ثُمَّ ذَرْهُمْ فِي خَوْضِهِمْ يَلْعَبُونَ
Diyanet Meali: “Allah” (indirdi) de, sonra bırak onları, içine daldıkları batakta oynayadursunlar.
52:12 الَّذِينَ هُمْ فِي خَوْضٍ يَلْعَبُونَ
Diyanet Meali: Ki onlar daldıkları bir batakta oynayıp duruyorlar.*

خَآئِضِينَ : İsim. İsm-i Fâil. Çoğul. Tekili: خَائِضٌ

74:45 وَكُنَّا نَخُوضُ مَعَ الْخَائِضِينَ
Diyanet Meali:  “Batıla dalanlarla birlikte biz de dalardık.”*