غ ل ف

KÖK HARFLER: غ ل ف

ANLAM: 

غَلَفَ : Bir şeyi örtmek; bir kılıf veya perde ile muhafaza etmek.

AÇIKLAMA:

Yüce Allah şöyle buyurmuştur : وَقَالُوا قُلُوبُنَا غُلْفٌ : Dediler ki: Bizim kalplerimiz perdelidir (2/88). 

  1. Bir görüşe göre, burada geçen غُلْفٌ kelimesi أَغْلَفُ kelimesinin çoğuludur. Bu itibarla ayet Arapların “kınında, kılıfının (غِلَافٌ) içinde olan kılıç” anlamında söyledikleri سَيْفٌ أَغْلَفُ sözlerine benzer. Bu bakımdan ayet Yüce Allah’ın şu sözlerine benzer olmaktadır: وَقَالُوا قُلُوبُنَا فِي أَكِنَّةٍ مِمَّا تَدْعُونَا إِلَيْهِ : Dediler ki: Bizi çağırdığın şeye karşı kalplerimiz kapalıdır (41/5); لَقَدْ كُنْتَ فِي غَفْلَةٍ مِنْ هَذَا : Andolsun sen bundan gaflet içinde idin (50/22).
  2. Bir görüşe göre, ayetteki ifade “kalplerimiz, ilim kaplarıdır” anlamına gelir. 
  3. Başka bir görüşe göre ise, “kalplerimiz örtülü ya da perdeli” anlamındadır. 

غُلاَمٌ أَغْلَفُ ifadesinde kinayeli olarak “oğlan çocuğunun sünnetsiz oluşu” kastedilir. 

غُلْفَةٌ kelimesi tıpkı قُلْفَةٌ kelimesi gibi “sünnet edilecek deriye” denir. 

غَلَّفْتُ السَّيْفَ، وَالْقَارُورَةَ، وَالرَّحْلَ، وَالسَّرْجَ : Kılıca, şişeye, devenin ya da atın semerine, kılıf (غِلَافٌ) yaptım. 

“Sakalını kınayla kapladım” anlamına gelen غَلَّفْتُ لِحْيَتَهُ بِالْحِنَاءِ kullanımı تَخَضَّبَ kullanımına benzer. 

Şöyle denmiştir: غُلْفٌ kelimesi غِلَافٌ kelimesinin çoğuludur. Bunun aslı, tıpkı كُتُبٌ kelimesi gibi ل harfi denmeli olarak غُلُفٌ şeklindedir. Ayet böyle de okunmuştur. Bu okunuşu itibariyle, “kalplerimiz ilim kaplarıdır” anlamına gelir ki bu da onların “Bizim senden bir şey öğrenmeye ihtiyacımız yok. Sahip olduklarımız bize yeter” demek istediklerine yönelik bir dikkat çekme ifade eder. (Müfredât)

DİĞER BAZI TÜREVLER:

غَلَفَ (geniş zaman يَغْلُفُ mastar isim غَلْفٌ):

غَلَفَ الشَّىْءَ : O şeyi örttü; onu bir mahfazaya koydu.

غِلَافٌ : Kılıf, perde, kılıcın kını (çoğulu: غُلْفٌ).

غِلَافُ الْقَلْبِ : Kalp dış zarı.

اَغْلَفُ : Bir kılıf (غِلَافٌ) içerisine saklanmış: Bir kimseye istinaden kullanıldığında, şu manaya gelmektedir: sünnetsiz; bir örtü gibi olan sünnet derisi kesilmemiş biri; bir kalbe istinaden kullanıldığında, şu manaya gelmektedir: bir perde (غِلَافٌ) ile engellenmişçesine, duyma ve hakikati kabul etmesi engellenmiş (çoğulu: غُلْفٌ).

KUR’ÂN’DA GEÇEN TÜREVLERİ: 

Aşağıdaki tabloda Kur’ân’da geçen ve bu kökten gelen kelime türevleri, bunların gramatik adlandırılışları, Kur’ân’da kaç kere geçmiş olduğu belirtilmiş ve örnek bir ayet için, sûre/âyet numarası verilmiştir.


Tür Adet Anlam Örnek
غُلْفٌ isim 2 Kılıf, perde (çoğul) 2/88

Toplam 2

BENZERLİKLER VE FARKLILIKLAR: 

Kök Harflerinin Yer Değişimi

Benzer Manada Kelimeler

Zıt Manada Kelimeler

TÜRKÇEYE GEÇEN KELİMELER: 

Aşağıdaki tabloda bu kökten Türkçeye geçmiş olan kelimeler, bunların Arapça yazılışları, Türkçe anlamları verilmiştir. Bu kelimelerin bazılarına günümüz Türkçesinde pek rastlanmaz. Daha çok Osmanlıca metinlerde görülmektedir.

Gulf (Gulüf) غُلْف Kılıflar. Kınlar. Kabuklar. Gilâf’in çoğulu
Gılâf غِلَاف Kın. Kılıcın kılıfı. Çoğulu: Gulf
Kılıf ——— Bir şeyi korumak için kendi biçimine göre, çoğunlukla yumuşak bir nesneden yapılmış özel kap.
Gulfe غُلْفَة Sünnet derisi.
Taglîf تَغْلِيف Kınına koyma, kılıfına sokma.
İglâf إِغْلَاف Kınına sokma, kılıfa koyma.
Tagallüf تَغَلُّف Kılıflanma.
Mütegallif مُتَغَلِّف Kılıflanmış. Kılıflı. 

ÂYETLER:

DİKKAT! İncelediğimiz kökten gelen kelimeleri, Kur’an-ı Kerim’deki yerlerinde, yakın çevresindeki kelimelerle ilişkilerini gösterecek şekilde listeliyoruz. Uzun ayetlerin sadece bir bölümünü ele aldık. Bazı ayetlerin sadece bir kısmını gördüğümüz için, ayetler hakkında yanlış bir hüküm verilmemesi gerekir. Tamamını ele aldığımız ayetlerin meallerinin sonuna bir yıldız (*) işareti konmuştur.

غُلْفٌ : İsim. 

2:88 وَقَالُوا قُلُوبُنَا غُلْفٌ بَلْ لَعَنَهُمُ اللَّهُ بِكُفْرِهِمْ فَقَلِيلًا مَا يُؤْمِنُونَ
Diyanet Meali: “Kalplerimiz muhafazalıdır” dediler. Öyle değil. İnkârları sebebiyle Allah onları lânetlemiştir. Bu yüzden pek az iman ederler. *
4:155 وَقَتْلِهِمُ الْأَنْبِيَاءَ بِغَيْرِ حَقٍّ وَقَوْلِهِمْ قُلُوبُنَا غُلْفٌ
Diyanet Meali: Peygamberleri haksız yere öldürmelerinden ve “kalplerimiz muhafazalıdır” demelerinden dolayı (başlarına türlü belâlar verdik).