KÖK HARFLER: ع ر م
ANLAM:
عَرَمَ / عَرِمَ : Yaratılışı itibariyle kötü veya kötü huylu olmak. Bir hayli sapkın, huysuz, çirkin, hiddetli, öfkeli olmak. Küstahça ve nankörce davranmak. Birine aşırı sapkınlık veya çirkinlikle davranmak. (Çocuk) annesinin memesini emmek.
AÇIKLAMA:
عَرَامَةٌ : Huy itibarıyla kötü, huysuz ve serkeş, inatçı olmak. Fiiliyatta, davranışta ortaya çıkar. Fiil olarak “Filan kişi bu itibarla kötü, huysuz, serkeş ve inatçı idi ya da o hale geldi” anlamında عَرَمَ فُلاَنٌ şeklinde kullanılır. İsm-i faili عَارِمٌ şeklinde gelir.
عَرُمَ : Ķötü huyluluğu, serkeşliği ve inatçılığı kendine huy edindi.
“Ordunun çokluğu, keskinliği ve şiddeti” anlamına gelen عُرَامُ الْجَيْشِ kullanımı buradan gelir.
Yüce Allah’ın şu sözüne gelince: فَأَعْرَضُوا فَأَرْسَلْنَا عَلَيْهِمْ سَيْلَ الْعَرِمِ : Onlar yüz çevirdiler. Bu yüzden üzerlerine Arim selini gönderdik (34/16).
Bir görüşe göre Yüce Allah burada “şiddetli, çetin veya kötü bir işin seli (سَيْلَ الْأَمْرِ الْعَرِمِ)” demek istemiştir.
- Bir görüşe göre, Yüce Allah burada “şiddetli, çetin veya kötü işin seli” demek istemiştir.
- Bir görüşe göre ayette geçen عَرِمٌ kelimesi “baraj, su bendi” anlamındadır.
- Başka bir görüşe göre ise عَرِمٌ “erkek sıçan” anlamındadır. Bu barajı delen o olduğu için ayette bu sel ona nispet edilmiştir. (Müfredât)
DİĞER BAZI TÜREVLER:
عَرَمَ (geniş zaman يَعْرُمُ ve يَعْرِمُ mastar isim عُرَامٌ) ve عَرِمَ (geniş zaman يَ)عْرَمُ ve عَرُمَ (geniş zaman يَعْرُمُ mastar isim عَرَامَةٌ):
عَرَمَ ve عَرِمَ ve عَرُمَ : Yaratılışı itibariyle kötüydü, kötü huyluydu; bir hayli sapkın, huysuz, çirkin, hiddetli veya öfkeliydi ya da o hale geldi; küstahça ve nankörce davrandı (eşanlamlısı اَشِرَ ya da مَرِحَ ya da بَطِرَ ).
عَرَمَ فُلَانًا : Falanca birine aşırı sapkınlık veya çirkinlikle davrandı.
عَرَمَ اُمَّهُ : Çocuk annesinin memesini emdi.
عَرِمٌ : Vadilerde inşa edilmiş bir baraj veya barajlar; hızına karşı koyulamayacak bir sel; şiddetli bir yağmur. Yemen’de bulunan belirli bir vadinin de adıdır.
رَجُلٌ عَرِمٌ : Günahkar bir kimse.
KUR’ÂN’DA GEÇEN TÜREVLERİ:
Aşağıdaki tabloda Kur’ân’da geçen ve bu kökten gelen kelime türevleri, bunların gramatik adlandırılışları, Kur’ân’da kaç kere geçmiş olduğu belirtilmiş ve örnek bir ayet için, sûre/âyet numarası verilmiştir.
|
| Tür | Adet | Anlam | Örnek |
| عَرِمٌ | isim / özel isim | 1 | Bir vadi adı. Mukavemet gösterilemeyecek derecede şiddetli. Vadi önündeki set, baraj. Şiddetli yağmur. | 34/16 |
|
| Toplam | 1 |
|
|
TÜRKÇEYE GEÇEN KELİMELER:
Aşağıdaki tabloda bu kökten Türkçeye geçmiş olan kelimeler, bunların Arapça yazılışları, Türkçe anlamları verilmiştir. Bu kelimelerin bazılarına günümüz Türkçesinde pek rastlanmaz. Daha çok Osmanlıca metinlerde görülmektedir.
| Arim | عَرِم | İnatçı, kafa tutan. |
| Ârim | عَارِم | Uygunsuz, ters. |
ÂYETLER:
DİKKAT! İncelediğimiz kökten gelen kelimeleri, Kur’an-ı Kerim’deki yerlerinde, yakın çevresindeki kelimelerle ilişkilerini gösterecek şekilde listeliyoruz. Uzun ayetlerin sadece bir bölümünü ele aldık. Bazı ayetlerin sadece bir kısmını gördüğümüz için, ayetler hakkında yanlış bir hüküm verilmemesi gerekir. Tamamını ele aldığımız ayetlerin meallerinin sonuna bir yıldız (*) işareti konmuştur.
عَرِمٌ : İsim.
| 34:16 | فَأَعْرَضُوا فَأَرْسَلْنَا عَلَيْهِمْ سَيْلَ الْعَرِمِ |
| Diyanet Meali: | Fakat onlar yüz çevirdiler. Biz de üzerlerine Arim selini gönderdik. |