KÖK HARFLER: ب ط ر
ANLAM:
بَطِرَ : Şımarmak, çok veya aşırı şımarmak; küstahça veya nankörce davranmak; zenginliğinden ötürü gururlu davranmak, böbürlenmek. Afallamak, şaşırmak. Korkudan şaşkına dönmek.
AÇIKLAMA:
بَطَرٌ : Nimetin sorumluluğunu iyi taşımamaktan, gereğini, hakkını az yerine getirmekten ve onu asıl amacından, maksadından saptırmaktan, uzaklaştırmaktan dolayı insana arız olan (mest olma gibi) bir dehşet, şaşkınlık, hayret hali. Yüce Allah şöyle buyurmuştur: بَطَراً وَرِئَاء النَّاسِ Yurtlarında çalım satarak, gösteriş yaparak (8/47); بَطِرَتْ مَعِيشَتَهَا Biz refah içinde şımarmış (28/58).
Aslı بَطِرَ مَعِيشَتَهُ şeklindedir. Sonradan fiil kendisinden sarf edilmiş, çevrilmiş ve kendisine nasp hareke verilmiştir.
Ayrıca بَطَرٌ ile طَرَبٌ kelimeleri yakın anlamdadır. Fakat ikincisi, “daha çok sevinçten dolayı insana arız olan bir hareketliliğe, canlılığa ya da aktifliğe (خِفَّةٌ)” denir. Ayrıca ikincisi bazen “hüzün, tasa ya da kederle” ilgili olarak da kullanılır.
بَيْطَرَةٌ : Baytarlık, hayvanları ya da binekleri tedavi etmek.
DİĞER BAZI TÜREVLER:
بَطِرَ (geniş zaman يَبْطِرُ) ve بَطَرَ (geniş zaman يَبْطُرُ mastar isim بَطَرٌ): Anlamları: (1) Şımardı, aşırı şımardı; küstahça veya nankörce davrandı; zenginliğinden ötürü gururlu davrandı veya böbürlendi; nankör davrandı, haddi aştı (2) afallamış, şaşırmıştı ya da o hale geldi ve ne yapacağını bilmiyordu; (3) korkudan afallamış veya şaşkına dönmüştü.
بَطِرَ الْحَقَّ : Gerçeği hor gördü ve kabullenmedi.
بَطِرَ الشَّىْءَ : Bir şey o antipatiyi hak etmese de o şeyi sevmedi; canlı ve enerjikti veya öyle oldu; gururlu ve kendini beğenmiş bir edayla yürüdü.
بَطِرَ عَيْشُهُ : Yaşamında küstah ve nankör bir tarzı vardır.
بَطِرَ النِّعْمَةَ : Zenginliğe fazla değer vermedi.
ذَهَبَ دَمُهُ بِطْرًا : Kanı yerde kaldı (akan kanının öcü alınamadı).
KUR’ÂN’DA GEÇEN TÜREVLERİ:
Aşağıdaki tabloda Kur’ân’da geçen ve bu kökten gelen kelime türevleri, bunların gramatik adlandırılışları, Kur’ân’da kaç kere geçmiş olduğu belirtilmiş ve örnek bir ayet için, sûre/âyet numarası verilmiştir.
| Tür | Adet | Anlam | Örnek Âyet |
بَطِرَ | fiil-I | 1 | Şükretmedi; (nimetle) şımardı, azgınlık etti | 28/58 |
بَطَرٌ | isim | 1 | Şımarmak, gösteriş yapmak | 8/47 |
| Toplam: | 2 |
|
|
TÜRKÇEYE GEÇEN KELİMELER:
Aşağıdaki tabloda bu kökten Türkçeye geçmiş olan kelimeler, bunların Arapça yazılışları, Türkçe anlamları verilmiştir. Bu kelimelerin bazılarına günümüz Türkçesinde pek rastlanmaz. Daha çok Osmanlıca metinlerde görülmektedir.
Batar | بَطَر | Çok kibirlenme, gururlanma. Haksızlık etme. |
İbtâr | إِبْطَار | Şaşma, fazla yük yüklenme. |
Baytar | بَيْطَر | Veteriner hekim. |
Bu kökten gelen “baytar” kelimesinin asıl kökeni eski Yunancadır. (Nişanyan Sözlük)
ÂYETLER:
DİKKAT! İncelediğimiz kökten gelen kelimeleri, Kur’an-ı Kerim’deki yerlerinde, yakın çevresindeki kelimelerle ilişkilerini gösterecek şekilde listeliyoruz. Uzun ayetlerin sadece bir bölümünü ele aldık. Bazı ayetlerin sadece bir kısmını gördüğümüz için, ayetler hakkında yanlış bir hüküm verilmemesi gerekir. Tamamını ele aldığımız ayetlerin meallerinin sonuna bir yıldız (*) işareti konmuştur.
بَطِرَ : Fiil-I.
28:58 | وَكَمْ أَهْلَكْنَا مِنْ قَرْيَةٍ بَطِرَتْ مَعِيشَتَهَا |
Diyanet Meali: | Biz nimetler içinde şımaran nice memleket halkını helâk etmişizdir. |
بَطَرٌ : İsim.
8:47 | وَلَا تَكُونُوا كَالَّذِينَ خَرَجُوا مِنْ دِيَارِهِمْ بَطَرًا وَرِئَاءَ النَّاسِ |
Diyanet Meali: | Şımarıp böbürlenmek, insanlara gösteriş yapmak için yurtlarından çıkanlar (Mekke müşrikleri) gibi olmayın. |