غ ز ل

KÖK HARFLER: غ ز ل

ANLAM: 

غَزَلَ / غَزِلَ : Pamuğu, keteni, yünü bükmek, eğirmek. 

غَزِلَ : Bir kadınla âşıkane ve cazibeli bir tavırla konuşmak ve öyle davranmak.

AÇIKLAMA:

Yüce Allah şöyle buyurmuştur: وَلَا تَكُونُوا كَالَّتِي نَقَضَتْ غَزْلَهَا مِنْ بَعْدِ قُوَّةٍ أَنْكَاثًا : İpliğini iyice eğirip katladıktan sonra, söküp bozan kadın gibi olmayın (16/92). 

وَقَدْ غَزَلَتْ غَزْلَهَا : Kadın iplik eğirdi. 

غَزَالٌ : Ceylan yavrusu. 

غَزَالَةٌ : Güneş tekeri, kursu, yuvarlağı.

غَزْلٌ ve مُغَازَلَةٌ kelimeleri kinayeli olarak “sanki bir ceylan yavrusu gibi olan kadının göz arkasıyla bakması. 

“Köpek Ceylan yavrusuna yetiştiğinde ve sonra dikkatini başka bir tarafa verdiğinde ve ondan vaz geçtiğinde” غَزِلَ الْكَلْبُ غَزَلاً denir. (Müfredât)

DİĞER BAZI TÜREVLER:

غَزَلَ (geniş zaman يَغْزِلُ mastar isim غَزْلٌ):

غَزَلَتِ الْقُطْنَ/اَلصُّوفَ/اَلْكَتَّانَ ve غَزِلَ : Pamuğu ve keteni ve yünü büktü/eğirdi.

غَزِلَ (mastar isim غَزَلٌ ). Bir kadınla âşıkane ve cazibeli bir tavırla konuştu ve davrandı.

غَازَلَهَا : O kadına karşı cazibeli ve aşıkane bir tavırla konuştu ve davrandı.

غَزْلٌ : Pamuk, keten, yün, vb.ne istinaden kullanılmıştır. 

مَغْزُولٌ : Bükülmüş/eğirilmiş veya ziyadesiyle bükülmüş/eğirilmiş her tür yiv veya iplik; örümcek ağı.

اَغْزَلُ مِنْ عَنْكَبُوتٍ : Örmede bir örümcekten daha hünerli.

KUR’ÂN’DA GEÇEN TÜREVLERİ: 

Aşağıdaki tabloda Kur’ân’da geçen ve bu kökten gelen kelime türevleri, bunların gramatik adlandırılışları, Kur’ân’da kaç kere geçmiş olduğu belirtilmiş ve örnek bir ayet için, sûre/âyet numarası verilmiştir.


Tür Adet Anlam Örnek
غَزْلٌ isim 1 Eğrilmiş ip 16/92

Toplam 1

BENZERLİKLER VE FARKLILIKLAR: 

Yok.

TÜRKÇEYE GEÇEN KELİMELER: 

Aşağıdaki tabloda bu kökten Türkçeye geçmiş olan kelimeler, bunların Arapça yazılışları, Türkçe anlamları verilmiştir. Bu kelimelerin bazılarına günümüz Türkçesinde pek rastlanmaz. Daha çok Osmanlıca metinlerde görülmektedir.

Gazal غَزَال 1: Güzel göz, iri göz. 2: Geyik yavrusu.
Gazel غَزَل Gazel
Migzel مِغْزَل İplik eğirmekte kullanılan alet. Çoğulu: Megâzil
Tegazzül تَغَزُّل Gazel söyleme.

Gazal kelimesi, “ceylan, antilop” anlamındaki gazâl (غزال) sözcüğünden gelmektedir. 

Gazel kelimesi, “flört etme, aşk sözleri, aşk şiiri” anlamındaki gazel (غزل) sözcüğünden gelmektedir. (Nişanyan Sözlük) 

ÂYETLER:

DİKKAT! İncelediğimiz kökten gelen kelimeleri, Kur’an-ı Kerim’deki yerlerinde, yakın çevresindeki kelimelerle ilişkilerini gösterecek şekilde listeliyoruz. Uzun ayetlerin sadece bir bölümünü ele aldık. Bazı ayetlerin sadece bir kısmını gördüğümüz için, ayetler hakkında yanlış bir hüküm verilmemesi gerekir. Tamamını ele aldığımız ayetlerin meallerinin sonuna bir yıldız (*) işareti konmuştur.

غَزْلٌ : İsim. 

16:92 وَلَا تَكُونُوا كَالَّتِي نَقَضَتْ غَزْلَهَا مِنْ بَعْدِ قُوَّةٍ أَنْكَاثًا
Diyanet Meali: İpliğini iyice eğirip büktükten sonra (tekrar) çözüp bozan kadın gibi olmayın.