ع ث و

KÖK HARFLER: ع ث و

ANLAM: 

عَثَا / عَثَى : Bozgunculuk yapmak, fesat çıkarmak, en üst seviyede böyle davranmak. 

AÇIKLAMA:

عَيْثٌ ve عِثِيٌّ kelimeleri tıpkı جَذَبَ ve جَبَذَ fiilleri gibi anlamca birbirine yakındır. Fakat عَيْثٌ kelimesi daha çok “duyu ile algılanan fesatla, bozuklukla” ilgili kullanılırken عِثِيٌّ kelimesi ise “hüküm ya da akıl yoluyla idrak edilen fesatla, bozuklukla” ilgili kullanılır. Fiil olarak “İfsad etti, bozdu” anlamında عَثِيَ-يَعْثَي şeklinde kullanılır. Bu fiilin mastarı عِثِيٌّ şeklinde gelir.  Yüce Allah’ın şu sözünde bu çerçevededir: كُلُوا وَاشْرَبُوا مِنْ رِزْقِ اللَّهِ وَلاَ تَعْثَوْا فِي اْلأَرْضِ مُفْسِدِينَ : Allah’ın verdiği rızıktan yiyin, için ve yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın (2/60). Ayrıca fiil olarak yine aynı anlamda عَثَا-يَعْثُو şeklinde kullanılır. Bu fiilin mastarı ise عُثُوٌّ şeklinde gelir.

أَعْثَى : Siyaha çalan bir renk. Ayrıca “ağır veya kalın kafalı ve ahmak adama” da أَعْثَى denir. (Müfredât)

DİĞER BAZI TÜREVLER:

عَثَا (geniş zaman يَعْثُو mastar isim عُثُوٌّ ve عَثْوٌ) ve عَثَى (geniş zaman يَعْثِى mastar isim عَثَيَانٌ): Bozgunculuk yaptı, fesat çıkardı.

KUR’ÂN’DA GEÇEN TÜREVLERİ: 

Aşağıdaki tabloda Kur’ân’da geçen ve bu kökten gelen kelime türevleri, bunların gramatik adlandırılışları, Kur’ân’da kaç kere geçmiş olduğu belirtilmiş ve örnek bir ayet için, sûre/âyet numarası verilmiştir.


Tür Adet Anlam Örnek
عَثِىَ fiil-I 5 Asayişi bozdu, karışıklık çıkardı, bozgunculuk etti. 2/60

Toplam 5

BENZERLİKLER VE FARKLILIKLAR: 

Mahreci Benzeyen Kökler

AÇIKLAMA:

‘USUVV ile FESÂD kelimeleri arasındaki fark

( ع ث وف س د )

‘Usuvv, “fesâdın çokluğu anlamına gelir. Yüce Allah, velâ ta’sû fi’l arzi müfsidîne (yeryüzünde fesâdı çoğaltmayın) (Bakara / 60) buyurmaktadır. (Farklar Sözlüğü 312) Bknz: ( ف س د )

TÜRKÇEYE GEÇEN KELİMELER: 

Aşağıdaki tabloda bu kökten Türkçeye geçmiş olan kelimeler, bunların Arapça yazılışları, Türkçe anlamları verilmiştir.

Âsî عَاثِى Ahlaksız, fesadda ileri giden.

ÂYETLER:

DİKKAT! İncelediğimiz kökten gelen kelimeleri, Kur’an-ı Kerim’deki yerlerinde, yakın çevresindeki kelimelerle ilişkilerini gösterecek şekilde listeliyoruz. Uzun ayetlerin sadece bir bölümünü ele aldık. Bazı ayetlerin sadece bir kısmını gördüğümüz için, ayetler hakkında yanlış bir hüküm verilmemesi gerekir. Tamamını ele aldığımız ayetlerin meallerinin sonuna bir yıldız (*) işareti konmuştur.

عَثِىَ : Fiil-I. 

2:60كُلُوا وَاشْرَبُوا مِنْ رِزْقِ اللَّهِ وَلَا تَعْثَوْا فِي الْأَرْضِ مُفْسِدِينَ
Diyanet Meali:“Allah’ın rızkından yiyin, için. Yalnız, yeryüzünde bozgunculuk yaparak fesat çıkarmayın.”
7:74فَاذْكُرُوا آلَاءَ اللَّهِ وَلَا تَعْثَوْا فِي الْأَرْضِ مُفْسِدِينَ
Diyanet Meali:“Artık Allah’ın nimetlerini anın da yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın.”
11:85وَلَا تَبْخَسُوا النَّاسَ أَشْيَاءَهُمْ وَلَا تَعْثَوْا فِي الْأَرْضِ مُفْسِدِينَ
Diyanet Meali:“İnsanların eşyalarını (mallarını ve haklarını) eksiltmeyin. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın.”
26:183وَلَا تَبْخَسُوا النَّاسَ أَشْيَاءَهُمْ وَلَا تَعْثَوْا فِي الْأَرْضِ مُفْسِدِينَ
Diyanet Meali:“Ey kavmim! Ölçüyü ve tartıyı adaletle tam yapın. İnsanların eşyalarını (mallarını ve haklarını) eksiltmeyin. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın.” *
29:36وَارْجُوا الْيَوْمَ الْآخِرَ وَلَا تَعْثَوْا فِي الْأَرْضِ مُفْسِدِينَ
Diyanet Meali:“Ahiret gününe ümit besleyin ve yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın.”