ط ف أ

KÖK HARFLER: ط ف أ

ANLAM: 

طَفِئَ : (Ateş) sönmek veya bastırılmak. Alev almayı kesmek ve yanan korları sönmek.

AÇIKLAMA:

طَفِئَتِ النَّارُ : Ateş söndü.

وَأَطْفَأْتُ النَّارَ : Ateşi söndürdüm. Yüce Allah şöyle buyurmuştur: يُرِيدُونَ أَنْ يُطْفِئُوا نُورَ اللَّهِ بِأَفْوَاهِهِمْ : Allah’ın nurunu ağızlarıyla söndürmek istiyorlar (9/32); يُرِيدُونَ لِيُطْفِئُوا نُورَ اللَّهِ بِأَفْوَاهِهِمْ : Allah’ın nurunu ağızlarıyla söndürecek bir şey istiyorlar (61/8).

Bu iki yerde şu fark vardır:

يُرِيدُونَ أَنْ يُطْفِؤُوا  sözünde onların “Allah’ın nurunu söndürmeyi amaçladıkları” ifade edilir. يُرِيدُونَ لِيُطْفِؤُوا sözünde ise “kendilerini Allah’ın nurunu söndürme hedefine ulaştıracak, kendilerine bu hususta vasıta olacak bir işi amaçladıkları” ifade edilir. (Müfredât)

DİĞER BAZI TÜREVLER:

طَفِئَ (geniş zaman يَطْفَئُ mastar isim طُفُوءٌ):

طَفِئَتِ النَّارُ : Ateş söndü veya bastırıldı, alev almayı kesti ve yanan korları söndü. Ateşin alevi dindiği fakat korları hala yandığı zaman, şöyle denir: خَامِدَةٌ ; ancak alevi dindiği ve korları söndüğü zaman ise şöyle denir: هَامِدَةٌ ve طَائِفَة

طَفِئَتْ عَيْنُهُ : Gözünün feri gitti.

اَطْفَأَ النَّارَ : Ateşi söndürdü.

اَطْفَأَ الْفِتْنَةَ وَ اَطْفَأَ الْحَرْبَ : Savaş ateşini söndürdü ve kargaşayı bastırdı.

KUR’ÂN’DA GEÇEN TÜREVLERİ: 

Aşağıdaki tabloda Kur’ân’da geçen ve bu kökten gelen kelime türevleri, bunların gramatik adlandırılışları, Kur’ân’da kaç kere geçmiş olduğu belirtilmiş ve örnek bir ayet için, sûre/âyet numarası verilmiştir.


Tür Adet Anlam Örnek
أَطْفَأَ fiil-IV 3 Söndürdü, (ateşi) kesti 9/32

Toplam 3

BENZERLİKLER VE FARKLILIKLAR: 

Benzer Manada Kelimeler

  • طَفِئَ
  • أَطْفَأَ

Zıt Manada Kelimeler

AÇIKLAMA:

خَامِدَةٌ ile هَامِدَةٌ ve طَائِفَةٌ kelimeleri arasındaki fark:

Ateşin alevi dindiği fakat korları hala yandığı zaman, bu ateş için خَامِدَةٌ denir, ancak alevi dindiği ve korları söndüğü zaman هَامِدَةٌ veya طَائِفَةٌ denir.

TÜRKÇEYE GEÇEN KELİMELER: 

Aşağıdaki tabloda bu kökten Türkçeye geçmiş olan kelimeler, bunların Arapça yazılışları, Türkçe anlamları verilmiştir. Bu kelimelerin bazılarına günümüz Türkçesinde pek rastlanmaz. Daha çok Osmanlıca metinlerde görülmektedir.

İtfâ’ إِطْفَاء Söndürme.
İtfâiye إِطْفَائِيَّة Yangın söndürme kuruluşu.
Matfa’ مَطْفَأ Söndürülmüş.
Matfû مَطْفُو Söndürülmüş.

ÂYETLER:

DİKKAT! İncelediğimiz kökten gelen kelimeleri, Kur’an-ı Kerim’deki yerlerinde, yakın çevresindeki kelimelerle ilişkilerini gösterecek şekilde listeliyoruz. Uzun ayetlerin sadece bir bölümünü ele aldık. Bazı ayetlerin sadece bir kısmını gördüğümüz için, ayetler hakkında yanlış bir hüküm verilmemesi gerekir. Tamamını ele aldığımız ayetlerin meallerinin sonuna bir yıldız (*) işareti konmuştur.

أَطْفَأَ : Fiil-IV. 

5:64 كُلَّمَا أَوْقَدُوا نَارًا لِلْحَرْبِ أَطْفَأَهَا اللَّهُ
Diyanet Meali: Her ne zaman savaş için bir ateş yakmışlarsa, Allah onu söndürmüştür.
9:32 يُرِيدُونَ أَنْ يُطْفِئُوا نُورَ اللَّهِ بِأَفْوَاهِهِمْ
Diyanet Meali: Allah’ın nurunu ağızlarıyla söndürmek istiyorlar.
61:8 يُرِيدُونَ لِيُطْفِئُوا نُورَ اللَّهِ بِأَفْوَاهِهِمْ وَاللَّهُ مُتِمُّ نُورِهِ
Diyanet Meali: Onlar ağızlarıyla Allah’ın nurunu söndürmek istiyorlar. Hâlbuki Allah nurunu tamamlayacaktır.