ص ي د

KÖK HARFLER: ص ي د

ANLAM: 

صَادَ : Avı yakalamak, kapana kıstırmak, tuzağa düşürmek. Yakalamaya, kapana kıstırmaya veya tuzağa düşürmeye çabalamak. Bir şeyi avlamak veya kovalamak veya pusu kurmak.

AÇIKLAMA:

صَيْدٌ : “Mümteni, yaklaşılması zor şeyler arasından kendisine galip gelineni, alt edileni el uzatıp almak, yakalamak, tutmak veya avlamak” anlamına gelen صَادَ fiilinin mastarıdır. Şer’i dilde ise, “herhangi bir mülkiyet altında olmayan hayvanlardan mümteni, yaklaşılması zor olanları el uzatıp almak, yakalamak, tutmak veya avlamak” anlamına gelir. Bu el uzatılıp alınan, yakalanan, tutulan veya avlanan hayvan helal olmalıdır. Ayrıca Yüce Allah’ın şu sözünde olduğu gibi bazen “avlanan hayvan (مَصِيدٌ)”, صَيْدٌ diye adlandırılır.

أُحِلَّ لَكُمْ صَيْدُ الْبَحْرِ : Size deniz avı helâl kılındı (5/96). Yani “denizdeki hayvanların avlanması…”

Yüce Allah’ın şu sözlerine gelince: يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آَمَنُوا لَا تَقْتُلُوا الصَّيْدَ وَأَنْتُمْ حُرُمٌ : Ey iman edenler, sizler ihramda iken av hayvanını öldürmeyin (5/95); وَإِذَا حَلَلْتُمْ فَاصْطَادُوا : İhramdan çıktığınız zaman avlanınız (5/2); أُحِلَّتْ لَكُمْ بَهِيمَةُ الْأَنْعَامِ إِلَّا مَا يُتْلَى عَلَيْكُمْ غَيْرَ مُحِلِّي الصَّيْدِ وَأَنْتُمْ حُرُمٌ : İhramda iken avlanmayı helal görmeksizin, size bildirilecek olanlar dışında, hayvanlar helal kılındı (5/1). Böyle denmesinin nedenine gelince, çünkü bu yerlerde zikredilen av (صَيْدٌ), İslam hukukçularının şu rivayeti delil göstererek söyledikleri üzere yalnızca “eti yenen hayvanlara” mahsustur: خَمْسَةٌ يَقْتُلُهُنَّ الْمُحْرِمُ فِي الْحِلِّ وَالْحَرَمِ: اَلْحَيَّةُ وَالْعَقْرَبُ وَالْفَأْرَةُ وَالذِّئْبُ وَالْكَلْبُ الْعَقُورُ “Beş tür hayvan vardır ki, ihramlı kimse hill,(yani Harem bölgesinin dışında) ve harem bölgesinde onları öldürebilir: Yılan, akrep, fare, kurt ve akûr (ısıran, kuduz) köpek.

أَصْيَدُ : Boynunda eğiklik olan kişi. “Kibirlenen, büyüklenen kişiyle” ilgili mesel haline getirilmiştir.

صِيدَانٌ : Taş çömlekler. Ayrıca buna صَادٌ da denmiştir. 

Yüce Allah’ın صٓ وَالْقُرْاٰنِ ذِي الذِّكْرِ : Sâd. O şanlı, şerefli Kur’an’a andolsun (ki o, Allah sözüdür) (38 /1) sözünde geçen ص  lafzına gelince, 

  1. Bir görüşe göre bu bir harftir. 
  2. Bir görüşe göre ise, “onu hüsnü kabul ile karşıla” anlamı taşır. Aslı ise صَادَيْتُ كَذَا kullanımından gelir. Doğrusunu en iyi Allah (c.c.) bilir. (Müfredât)

DİĞER BAZI TÜREVLER:

صَادَ (geniş zaman يَصِيدُ ve يَصَادُ mastar isim صَيْدٌ): Avı yakaladı veya kapana kıstırdı, tuzağa düşürdü; yakalamaya, kapana kıstırmaya veya tuzağa düşürmeye çabaladı; o şeyi avladı, kovaladı veya pusu kurdu.

صَيْدٌ : Alınan, esir edilen, yakalanan veya tuzağa düşürülmeye çalışılan şey; avlanan veya kovalanan şey; av veya avlanan şey; bir av hedefi; her tür hayvan veya kuşun avı.

KUR’ÂN’DA GEÇEN TÜREVLERİ: 

Aşağıdaki tabloda Kur’ân’da geçen ve bu kökten gelen kelime türevleri, bunların gramatik adlandırılışları, Kur’ân’da kaç kere geçmiş olduğu belirtilmiş ve örnek bir ayet için, sûre/âyet numarası verilmiştir.


Tür Adet Anlam Örnek
اِصْطَادَ fiil-VIII 1 Avladı, avlandı. 5/2
صَيْدٌ isim 5 Av, avlama. 5/1

Toplam 6

BENZERLİKLER VE FARKLILIKLAR: 

Kök Harflerinin Yer Değişimi

Mahreci Benzeyen Kökler

Benzer Manada Kelimeler

  • صَادَ
    • اِصْتَادَ > bu kök
    • قَنَصَ

Zıt Manada Kelimeler

TÜRKÇEYE GEÇEN KELİMELER: 

Aşağıdaki tabloda bu kökten Türkçeye geçmiş olan kelimeler, bunların Arapça yazılışları, Türkçe anlamları verilmiştir. Bu kelimelere günümüz Türkçesinde pek rastlanmaz. Daha çok Osmanlıca metinlerde görülmektedir.

Sayd صَيْد Av. Avlanmak.
Sayyâd صَيَّاد Avcı.
Mesâid مَصَائِد Av yerleri. Mesâd’ın çoğulu
Tasayyud تَصَيُّد Ava gitme. Avlanma. Ava çıkma.

ÂYETLER:

DİKKAT! İncelediğimiz kökten gelen kelimeleri, Kur’an-ı Kerim’deki yerlerinde, yakın çevresindeki kelimelerle ilişkilerini gösterecek şekilde listeliyoruz. Uzun ayetlerin sadece bir bölümünü ele aldık. Bazı ayetlerin sadece bir kısmını gördüğümüz için, ayetler hakkında yanlış bir hüküm verilmemesi gerekir. Tamamını ele aldığımız ayetlerin meallerinin sonuna bir yıldız (*) işareti konmuştur.

اِصْطَادَ : Fiil-VIII. 

5:2 وَإِذَا حَلَلْتُمْ فَاصْطَادُوا
Diyanet Meali: İhramdan çıktığınızda (isterseniz) avlanın.

صَيْدٌ : İsim.

5:1 أُحِلَّتْ لَكُمْ بَهِيمَةُ الْأَنْعَامِ إِلَّا مَا يُتْلَىٰ عَلَيْكُمْ غَيْرَ مُحِلِّي الصَّيْدِ
Diyanet Meali: (İhramlı iken) avlanmayı helâl saymamanız kaydıyla, okunacak (bildirilecek) olanlardan başka hayvanlar, size helâl kılındı.
5:94 يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا لَيَبْلُوَنَّكُمُ اللَّهُ بِشَيْءٍ مِنَ الصَّيْدِ تَنَالُهُ أَيْدِيكُمْ
Diyanet Meali: Ey iman edenler! Andolsun, Allah sizleri, ellerinizin (ve mızraklarınızın) erişebileceği av(lar) ile elbette deneyecek..
5:95 يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا لَا تَقْتُلُوا الصَّيْدَ وَأَنْتُمْ حُرُمٌ
Diyanet Meali: Ey iman edenler! İhramlı iken (karada) av hayvanı öldürmeyin.
5:96 أُحِلَّ لَكُمْ صَيْدُ الْبَحْرِ وَطَعَامُهُ مَتَاعًا لَكُمْ وَلِلسَّيَّارَةِ
Diyanet Meali: Sizin için de yolcular için de bir geçimlik olmak üzere deniz avı yapmak ve deniz ürünlerini yemek sizlere helâl kılındı.
5:96 وَحُرِّمَ عَلَيْكُمْ صَيْدُ الْبَرِّ مَا دُمْتُمْ حُرُمًا
Diyanet Meali: Kara avı ise ihramlı olduğunuz sürece size haram kılındı.