ش ف ي

KÖK HARFLER: ش ف ي

ANLAM: 

شَفَى : (Allah c.c.) birisine şifa vermek.

AÇIKLAMA:

xx

DİĞER BAZI TÜREVLER:

xx

KUR’ÂN’DA GEÇEN TÜREVLERİ: 

Aşağıdaki tabloda Kur’ân’da geçen ve bu kökten gelen kelime türevleri, bunların gramatik adlandırılışları, Kur’ân’da kaç kere geçmiş olduğu belirtilmiş ve örnek bir ayet için, sûre/âyet numarası verilmiştir.


Tür Adet Anlam Örnek
شَفَى fiil-I 2 Şifa verdi, iyileştirdi, kurtardı, ferahlandırdı 26/80
شِفَاءٌ isim 4 Şifa, iyileştirme, ilaç 41/44

Toplam 6

BENZERLİKLER VE FARKLILIKLAR: 

Mahreci Benzeyen Kökler

TÜRKÇEYE GEÇEN KELİMELER: 

Aşağıdaki tabloda bu kökten Türkçeye geçmiş olan kelimeler, bunların Arapça yazılışları, Türkçe anlamları verilmiştir. Bu kelimelerin bazılarına günümüz Türkçesinde pek rastlanmaz. Daha çok Osmanlıca metinlerde görülmektedir.

Şifâ’ شِفَاء Hastalıktan iyi olma, iyileşme.
Eşfâ أَشْفَى En şifalı.
İşfâ’ إِشْفَاء Hastaya şifalı şeyler verme. Hastanın iyileşmesi için çeşitli çarelere başvurma.
Teşfiye تَشْفِيَة İyileştirme, şifalandırma.
Teşeffî تَشَفِّى Şifa bulmak.
Müteşeffî مُتَشَفِّى Şifa bulan, iyileşen.
İstişfâ’ اِسْتِشْفَاء Şifa istemek. Hastalıktan kurtulup iyi olmayı arzulamak.

ÂYETLER:

DİKKAT! İncelediğimiz kökten gelen kelimeleri, Kur’an-ı Kerim’deki yerlerinde, yakın çevresindeki kelimelerle ilişkilerini gösterecek şekilde listeliyoruz. Uzun ayetlerin sadece bir bölümünü ele aldık. Bazı ayetlerin sadece bir kısmını gördüğümüz için, ayetler hakkında yanlış bir hüküm verilmemesi gerekir. Tamamını ele aldığımız ayetlerin meallerinin sonuna bir yıldız (*) işareti konmuştur.

شَفَى : Fiil-I.

9:14 وَيُخْزِهِمْ وَيَنْصُرْكُمْ عَلَيْهِمْ وَيَشْفِ صُدُورَ قَوْمٍ مُؤْمِنِينَ
Diyanet Meali: (Onlarla savaşın ki, Allah onlara sizin ellerinizle azap etsin) onları rezil etsin, onlara karşı size yardım etsin, mü’min topluluğun gönüllerini ferahlatsın..
26:80 وَإِذَا مَرِضْتُ فَهُوَ يَشْفِينِ
Diyanet Meali: “Hastalandığımda da O bana şifa verir.”  *

شِفَاءٌ : İsim.

10:57 قَدْ جَاءَتْكُمْ مَوْعِظَةٌ مِنْ رَبِّكُمْ وَشِفَاءٌ لِمَا فِي الصُّدُورِ
Diyanet Meali: İşte size Rabbinizden bir öğüt, kalplere bir şifâ  (olan Kur’an) geldi.
16:69 يَخْرُجُ مِنْ بُطُونِهَا شَرَابٌ مُخْتَلِفٌ أَلْوَانُهُ فِيهِ شِفَاءٌ لِلنَّاسِ
Diyanet Meali: Onların karınlarından çeşitli renklerde bal çıkar. Onda insanlar için şifa vardır. 
17:82 وَنُنَزِّلُ مِنَ الْقُرْآنِ مَا هُوَ شِفَاءٌ وَرَحْمَةٌ لِلْمُؤْمِنِينَ
Diyanet Meali: Biz Kur’an’dan, mü’minler için şifa ve rahmet olacak şeyler indiriyoruz. 
41:44 أَأَعْجَمِيٌّ وَعَرَبِيٌّ قُلْ هُوَ لِلَّذِينَ آمَنُوا هُدًى وَشِفَاءٌ
Diyanet Meali: Başka dilde bir kitap ve Arap bir peygamber öyle mi?” derlerdi. De ki: “O, inananlar için bir hidayet ve şifâdır.”