ح ف ف

KÖK HARFLER:  ح ف ف

ANLAM: 

حَفَّ : Bir şeyin etrafında yürümek, etrafında dönmek ya da çevrelemek.

AÇIKLAMA:

xx

DİĞER BAZI TÜREVLER:

xx

KUR’ÂN’DA GEÇEN TÜREVLERİ: 

Aşağıdaki tabloda Kur’ân’da geçen ve bu kökten gelen kelime türevleri, bunların gramatik adlandırılışları, Kur’ân’da kaç kere geçmiş olduğu belirtilmiş ve örnek bir ayet için, sûre/âyet numarası verilmiştir.


TürAdetAnlamÖrnek
حَفَّfiil-I1Kuşattı, çevreledi, etrafında dolaştı, etrafını çevirdi18/32
حَافٌّisim1Kuşatan, çevreleyen, etrafını dolaşan39/75

Toplam2

BENZERLİKLER VE FARKLILIKLAR: 

Mahreci Benzeyen Kökler

TÜRKÇEYE GEÇEN KELİMELER: 

Aşağıdaki tabloda bu kökten Türkçeye geçmiş olan kelimeler, bunların Arapça yazılışları, Türkçe anlamları verilmiştir. Bu kelimelere günümüz Türkçesinde pek rastlanmaz. Daha çok Osmanlıca metinlerde görülmektedir.

Hâff حَافّ Bir şeyin etrafını dolanan. Bir nesnenin çevresini dolanan.
Hafîf حَفِيف Hışırtı. Hışlama.
Mahfûf مَحْفُوف Zarar gelmesin diye etrafı çevrili, kuşatılmış.
Mihaffe مِحَفَّة Mahfe. Katır veya develerin sırtına konulan ve iki kişinin oturabileceği büyüklükte olan sepet.
İhfâf إِحْفَاف Birinin onurunu kıracak sözler söyleme.
İhtifâf اِحْتِفَاف Kuşatma, etrafını çevirme.

ÂYETLER:

DİKKAT! İncelediğimiz kökten gelen kelimeleri, Kur’an-ı Kerim’deki yerlerinde, yakın çevresindeki kelimelerle ilişkilerini gösterecek şekilde listeliyoruz. Uzun ayetlerin sadece bir bölümünü ele aldık. Bazı ayetlerin sadece bir kısmını gördüğümüz için, ayetler hakkında yanlış bir hüküm verilmemesi gerekir. Tamamını ele aldığımız ayetlerin meallerinin sonuna bir yıldız (*) işareti konmuştur.

حَفَّ : Fiil-I.

18:32 جَعَلْنَا لِأَحَدِهِمَا جَنَّتَيْنِ مِنْ أَعْنَابٍ وَحَفَفْنَاهُمَا بِنَخْلٍ
Diyanet Meali: Onlardan birine iki üzüm bağı vermiş, bağların çevresini hurmalarla donatmıştık.

حَافِّين : İsim. İsm-i Fâil. Kurallı Erkek Çoğul. Nasb / Cerr Hali. Tekili: حَافٌّ

39:75 وَتَرَى الْمَلَائِكَةَ حَافِّينَ مِنْ حَوْلِ الْعَرْشِ
Diyanet Meali: Melekleri de, Rablerini hamd ile tesbih edip yücelterek Arş’ın etrafını kuşatmış hâlde görürsün.